Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi

Soma’nın şok gerçekleri

19 Şubat 2016 Cuma, 18:11
Soma’daki maden faciasına ilişkin görülen davanın oturumunda madenci yakınlarının konuşmaları damga vurgu. Madencilerin yaşamın kıyısında çalıştıklarını vurgulayan ailelerin verdiği örnekler, kazanın göz göre göre geldiğini gözler önüne serdi.

Soma’daki maden faciasına ilişkin görülen davanın 38’inci oturumu tamamlandı.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, öğle arasının ardından, hayatını kaybeden madenci yakınlarının anlatımıyla devam edildi. Söz alan ve dinleyiciler arasında bulunan bazı madenci yakınları, gözyaşlarını tutamadı, fenalaşan bazılarına ise sağlık görevlilerince müdahale edildi.

Mehmet Çelik, kazada yaşamını yitiren maden mühendisi oğlu İbrahim’in, olayın ardından duman yönünün ters çevrilmesi sonucu öldüğünü ileri sürerek, şikayetçi olduğunu söyledi.

ÖLENLERİN İSMİ BİLE TUTULMAMIŞTI

Veli Çetiner de oğlu Adem’in son zamanlarında ocaktaki sıcaklık artışında şikayet ettiğini dile getirerek, “(Her şeyi düzgün yaptık) diyorlar ama olaydan sonra kim çıkarıldı kim öldü kim yaralı, onların isimleri bile tutulmamıştı” dedi.

ÇAVUŞ OLMAYI GURURUNA YEDİREMEDİ

Osman Çeçen de ocaktaki üretim baskısı iddialarına ilişkin, şunları söyledi:

“Oğlum Davut’u çavuş yapmak istediler. Oğlum, amirlerinin yönlendirmesiyle sürekli ‘Çalışın’ diyen çavuşlar, altında çalışanlarca sevilmediğinden, ‘Ben eşime sövdüremem’ diye çavuşluğu kabul etmedi.”

DİZLERİ YARA OLMUŞTU

Sevinç Karaçoban da eşi Kazım’ın zor koşullarda çalıştığını, “Bazen o kadar dar yerden geçiyorlarmış ki çantalarını ağızlarında taşımak zorunda kalıyorlarmış. Bir süre de dizleri üzerinde çalışmak zorunda kaldığından, dizleri yara olmuştu” sözleriyle anlattı.

Tutuklu sanıklardan teknik nezaretçi Ertan Ersoy’un, önceki duruşmalarda tutukluluk halinin kaldırılmasını isterken, çocuklarına ödev yaptırabilmek istediğini söylediğini anımsatan Karaçoban, “Ne hakla bunu istiyor? Ödevlerimizi hep ağlayarak yapıyoruz. Oğlum babasını istiyor, okula götürmesini, elini tutmasını istiyor” diye konuştu.

Diğer madenci yakınları da ocaktaki sıcaklık artışını, üretim baskısı iddialarını dile getirdi.

Madenci yakınlarının, duruşma sırasında zaman zaman güldüğü gerekçesiyle tepki gösterdiği sanık avukatlarından Yusuf Koçyiğit de söz alıp, duruşmanın gidişatında zaman zaman mahkeme heyeti ve müşteki avukatlarının da tebessüm ettiğini öne sürerek, kendisinin de zaman zaman tebessüm ettiğini ancak yanlış anlaşıldıysa özür dilediğini ifade etti.

Ölü muayene ve otopsi tutanaklarının okunmasına başlanan duruşmaya, 50 kişinin raporunun okunmasının ardından, pazartesi gününe kadar ara verildi.
SOMA’DA NELER YAŞANMIŞTI

Manisa’nın Soma ilçesi Eynez mevkisinde Soma Kömürleri AŞ tarafından işletilen ocakta 13 Mayıs 2014’te 15.00 sıralarında başlayan yangında, 420 metre derinlikte ve 3,5 kilometre uzunluğundaki galeriler dumanla dolmuş, faciada 301 madenci ölmüş, 162 işçi kurtarılmıştı.

Olayla ilgili soruşturma sonucunda açılan davada tutuklu 6 sanık ile beşinci duruşma sonunda yargılanmalarına tutuksuz devam edilmesine karar verilen vardiya amirleri Yasin Kurnaz ve Hilmi Kazık, “olası kastla öldürme” suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, “neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama” suçundan da 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar hapisle cezalandırılmaları istemiyle yargılanıyor.

Tutuksuz 38 sanık hakkında ise “taksirle birden fazla kişinin ölümüyle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis isteniyor. Bunlardan 25’i hakkında da bu suçları “bilinçli taksirle” işledikleri gerekçesiyle aynı aralıktaki ceza süresinin, üçte birden yarısına kadar artırılarak uygulanması talep ediliyor.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz