Son Dakika
12 Aralık 2017 Salı

03 Şubat 2016 Çarşamba, 02:45
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

33 Askerden Emre As’a…

Amaç, kitlenin kandırılmasıydı.

1968 sonrasında başlayan sol tandanslı terör, 1980’den itibaren PKK üzerinden etnik bölücülüğe dönüşerek ülke çapına yayılan terörizm sorunu halini aldı.

Neredeyse yarım asırdır şiddetle, çatışmayla, terörle burun buruna yaşamış, can vermiş, korkutulmuş, dehşete düşürülmüş ve yer yer sindirilmiş bir Türkiye gerçeği var karşımızda…

Buna rağmen terör okumalarındaki hatalar, yöntemlerdeki farklılıklar ve daha dün beyaz dediğine bugün siyah diyen siyasiler yüzünden terör sorunu her geçen gün daha da büyüyor.

Çözüm sürecinde Abdullah Öcalan üzerine giydirilen imaj çok çarpıcıydı. Çözümün yürütücülerine göre Öcalan pragmatikti, akıllıydı, mantıklıydı… Hatta onlara göre birçok olayda da kendisi suçlu değildi. Öyle ki PKK’nın yaktığı köylerden, öldürdüğü çocuklardan, silahsız 33 askerin katledilmesinden bile başkaları sorumluydu!

Bu süreçte “Faili meçhul” kelimeleri üzerinden devleti suçlayan afaki bir dil hakim oluyor, terörün devam etmesini isteyen “derin devlet” isimli kocaman ve belirsiz bir düşman üretiliyordu. Bugün hükümetle ters düşen cemaatin yayın organları da bu sürecin baş aktörleriydi.

Hal böyle olunca “Terörle mücade edilsin, Türklük silinemez, bu ülkeyi Türkler kurmuştur, federasyon kabul edilemez, Öcalan serbest bırakılamaz, süreç doğru yere gitmiyor” diyenlerin tamamı  (onların nazarında) terörün devam etmesini isteyen kişilerdi.

Bugünlerde itiraf sürecine giren Arınç o dönem “Kim bu sürece karşı çıkar engel olursa, altında kalır” diyerek üst perdeden konuşuyordu.

 

33 asker olayı

1993 yılında, Bingöl-Elazığ Karayolu’nda 33 silahsız askerin otobüslerinden indirilerek şehit edildiği olay bir dönüm noktası olarak ifade ediliyor.

Çözüm sürecinde, olay faili meçhulmüş gibi gösterilerek, “devletin karanlık güçleri” diye belirsiz bir düşman üzerine yıkılıyor, Öcalan da Şemdik Sakık’ı işaret ediyordu.  Aniden derinlerde düşman aranmaya başlanıyor ve Öcalan ‘masum’laştırılıyordu. Hatta yalan, yanlış belgeseller bile uydurulmuştu. Amaç, kitlenin kandırılmasıydı.

Halbuki 1993 yılının gazete arşivlerine ve örgütün aylık yayın organı olarak Almanya’da basılıp dağıtılan Serxwebun Dergisi’ne bakmak kimsenin aklına gelmiyordu.  Serxwebun’un 1993 tarihli, mayıs sayısında:“Eylemin TC’ye bir uyarı olduğu, ateşkes isteniyorsa örgütün taleplerinin göz ardı edilmemesi gerektiği” gibi cümlelerle 33 askerin şehit edildiği olay üstleniliyordu. Ayrıca örgüt, tehdidine devam ederek devlete gözdağı vermeye devam ediyordu.

33 askerin şehit edilmesinin ardından BBC’ye röportaj veren Öcalan, “misilleme” hakkını kullandıklarını açıklayarak  olayı üstleniyordu. Yine o dönemin basın arşivlerine bakıldığında, çözüm sürecinde Türkiye’ye“Kürt aydını” olarak getirilen ve havalimanlarında devlet görevlileri tarafından karşılanan  Kemal Burkay, 1993 yılında yaptığı açıklamada olayı ‘doğal’ olarak karşılamış, devleti gerekli adımları atmamakla suçlamıştı.

 

İntikamı alındı!

Geçtiğimiz günlerde “Teğmen Emre As’ın intikamı alındı”  haberleri geldi. As’ı şehit eden PKK’lılar kıstırıldıkları evde öldürülmüştü. Lakin konuyla ilgili atlanan bir detay var. Emre As, harp okulundan birincilikle mezun olmuş, son derece başarılı bir teğmen olarak Van’ın Saray ilçesinde görevine başlamıştı. Çözüm süreci devam ediyordu, 2014’ün Ağustos ayıydı. Örgüte operasyonlar yapılmıyordu. Şehit Teğmen, kaçakçılara darbe üstüne darbe indirmiş ve adeta göz açtırmıyordu. PKK doğrudan As’ı hedef aldı ve kurdukları pusuda şehit ettiler. Olayın ardından gece görüş kamerası olan helikoptere teröristleri vurma yetkisi verilmedi, kaçan terörist grup termal kameradan adım adım izlendi, herhangi bir müdahale olmadı.

Çünkü çözüm süreci vardı!

Unutulmasın ki bu süreç kapsamında Emre As olayında olduğu gibi helikopterlerin kaldırılmadığı, operasyonların başlatılmadığı yüzlerce vaka yaşandı! Şimdi süreç bitti. Kötü ilan edilen “terörle mücade edilsin” diyenler haklı çıktı.

Yazıyı yazdığım anlarda Sur’daki şehit sayısı 5’e çıktı… Cizre’de kaybettiğimiz şehitleri toprağa vermeden yeni acı haberler geliyor.

Hepsi de çözüm sürecinde şehirlere inen teröristler tarafından gerçekleştiriliyor!

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz