Son Dakika
17 Aralık 2017 Pazar

23 Aralık 2015 Çarşamba, 19:22
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

PKK Kazançlı Çıktı

Örgüte verilen tavizler ne olacak!

Güvenlik güçlerimiz,  sokaklara, evlere, okullara, camilere tuzaklar kurup, akla gelmedik saldırılara imza atan PKK’ya karşı çetin bir mücadele veriyor.

Şehitlerimiz de gelmeye devam ediyor.

PKK ile askeri anlamda etkin bir mücadele yapılıyor. Ancak hatırlanacağı üzere çözüm sürecinde örgütün istediği birçok talep için yasal değişikliklere gidilmişti.

2010-2015 yıllarında yapılan düzenlemelerden bazıları:

  • Yol ve arama noktalarının azaltılması,
  • Farklı dil ve lehçelerde siyasi propaganda yapılabilmesi,
  • Kültür Bakanlığı tarafından Kürtçe önemli eserlerin tıpkı basımının yapılması,
  • Kürt dili ve edebiyatı bölümlerinin kurulması,
  • Üniversitelerde farklı dil ve lehçelerle ilgili enstitü ve ana bilim dallarının açılması,
  • Kürtçe’nin TBMM kataloğunda yer bulması,
  • Milli güvenlik derslerinin kaldırılması,
  • Kürtçe’nin seçmeli ders haline getirilmesi,
  • Bakanlık destekli Kürtçe tiyatro oyunlarının sergilenmesi,
  • Meclis’te çözüm komisyonunun oluşturulması,
  • Partilerin eş genel başkanlık uygulamasına geçebilmesi,
  • Sadece Kürtçe eğitim veren özel okulların açılması,
  • Kürtçe-Türkçe sözlüklerin basımı…

Yukarıdaki maddelerin hepsi İçişleri Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın “Demokratikleşme Envanteri”nde geçiyor. Müsteşarlık yıl yıl yapılanları yazmış. Çözüm süreciyle ilgili de pek çok madde var ve halen yürürlükte…

Maddeler incelendiğinde PKK’nın birçok talebinin yerine getirildiği gözüküyor.

Zamanında bu maddelerin yasalaşmasına tepki gösterenler “Barış istemeyenler” olarak tanımlanıp, ötekileştirilmişti.

‘Maddelerin yürürlüğe girmesi milli birliğimizde ayrıştırmaya neden olabilir, bölünmenin temel taşlarını oluşturmayın’ diyenlere ise “Sürecin altında kalırsınız” denilerek en üst perdeden dolaylı tehditler savrulmuş, Kürtçe eğitim talebi için insan öldürdüğünü açıklayacak kadar ileriye giden bir örgüt muhatap alınmıştı.

7 Haziran seçimleri sonrasında yeniden patlak veren PKK terörü gösteriyor ki, terör yasalardan, eksik haklardan ya da mağduriyetten kaynaklanmıyor.

Amaç, Türkiye’nin doğrudan hedef alınması… Türkiye’de sistematik olarak sürdürülen terör, 1978’den bu yana “Kürtlerin devlet tarafından mağdur edildiği” düşüncesi üzerinden inşa ediliyor.

Devlet, örgütün istediklerini ne kadar yaparsa yapsın, terörle etkin bir mücadele sağlanmadan, terörizmin kaynaklarına inilmeden bu vandallığın son bulması pek mümkün görünmüyor.

Örgütün onlarca talebi yerine getirilmiş, siyasallaşması için tüm olanaklar kullanılmış olmasına rağmen yeni yeni talepler geliyor.

Öz yönetim, özerklik ve daha niceleri…

Bu işin sonu gelmeyecek…

Örgüte verilen tavizler Türkiye’ye acı ve gözyaşı olarak dönüyor. Değiştirilen yasaların hızlı bir şekilde eski haline getirilmesi gerekiyor.

Arama-kontrol noktalarının azaltılmasından, sokağa çıkma yasağının ilan edildiği bir döneme girdiysek terörle etkin bir mücadele verilmesi şart.

KCK davalarının anlamını yitirmesi ve birçok KCK tutuklusunun serbest bırakılması PKK terörünü tırmandıran en büyük hatalardan biriydi.

KCK’nın yeniden gündeme alınması, örgütün siyasi, sivil, akademik uzantılarının üzerine gidilmesi şart.

Örümcek ağı gibi kurumlarımızı, kampüslerimizi saran terörizm gerçeğiyle mücadele edebilmek için sadece askeri yöntemlerin yeterli olmadığı ve son 5 yılda atılan adımların yanlış olduğu kabul edilmeli.

 

 

 

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz