Son Dakika
12 Aralık 2017 Salı

03 Aralık 2015 Perşembe, 13:15
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Devlete Meydan Okunan Üniversite!

Boğaziçi’nde sular durulmuyor…

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki PKK yapılanmasıyla ilgili sıcak gelişmeler yaşanıyor.

Kutlama rezaletinden sonra göstermelik yaptırımlarla karşılaşan örgüt yandaşları, daha da cesaretlenmiş bir şekilde propagandalarını sürdürüyorlar.

Hem de üniversite kampüsünün en merkezi yerinde, binlerce öğrencinin gözü önünde.

Üniversitenin kuzey kampüsünde yer alan ETA-B olarak bilinen binanın yangın merdiveniyle çıkılan arka cephesine “Yaşasın Bağımsız Sosyalist Kürdistan”, “İşgalci TC Kürdistan’dan Defol” yazdılar.

boğaziçi1

Yazılar gün boyunca orada kaldı. Üniversite yönetiminden gelen bilgilere göre ancak akşam saatlerinde bu yazının kapanabileceği söyleniyor. Oysa bu rezalet 20 dakikada çözülebilir, güvenlik kameralarından sorumlular tespit edilebilirdi.

Ancak ortada böyle bir irade olmadığı için PKK’lılar ellerini kollarını sallayarak, Türkiye’nin en önemli üniversitelerinden biri olan Boğaziçi’nde etkinliklerine devam ediyorlar.

Açıkça meydan okuyorlar, öğrenciler üzerinde baskı kurmaya çalışıyorlar.

Edindiğimiz bilgilere göre bazı akademisyenler de PKK’lı grubu destekliyor. Kamuoyuna verilmek istenen mesaj açık, “Biz buradayız ve bize kimse bir şey yapamaz.”

boğaziçi2

Üzerine basa basa, yeniden ve tekrar ifade ediyorum; Öğrencilerimizin anayasal eğitim hakları zorla ellerinden alınmaktadır. Devlet veya vakıf üniversitelerinde yasa dışı PKK oluşumlarına müsaade edilmesi, görmezden gelinmesi suçtur. Öğrencilerimizin eğitim hakkını elinden alanlar ve olayı görmezden gelenler bu suça ortaktır!

DİCLE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ’NE TEŞEKKÜR

Dün gazeteye geldiğimde Dicle Üniversitesi Rektörlüğü’nden ısrarla arandığımı iletti arkadaşlar. Hemen geri dönüş sağladık ve son yazdığımız yazı konusunda kendileriyle istişarede bulunduk.

Öncelikle şunu belirtmem gerekir ki, “Dicle Üniversitesi’ndeki PKK kutlaması”nın tamamen bir örgüt oyunu olduğunu; kampüs alanı içerisinde örgüt yandaşlarının toplanmaya başlamasından hemen sonra müdahale edildiğini ve grubun dağıtıldığı bilgisini verdiler.

Türkiye’nin en büyük kampüs alanına sahip olduklarını belirten rektörlük kaynakları 28 bin dönüm arazi içerisinde huzur ve sükuneti sağlamak için ellerinden geleni yaptıklarını ifade ettiler. O günkü görüntülerin 1 dakikalık bir eylem girişimi olduğu ve propagandaya kesinlikle müsaade etmeyeceklerini söylediler.

Öğrencilerle ilgili bir soruşturma açılıp açılmadığını sorduğumda, sadece geçen yıl örgütle bağlantılı olduğu gerekçesiyle 20 öğrencinin okulla ilişiklerine son verdiklerini, son yaşananlarla ilgili de soruşturmanın açıldığını ve sorumlular hakkında gerekenlerin yapıldığını vurguladılar.

Üniversite yönetiminin konu hakkındaki hassasiyeti ve ince düşüncesi takdire şayan… Diyarbakır gibi örgütün güçlü olduğu bir bölgede kamu görevi yapmak, dahası örgütün önünde dimdik durabilmek cesaret ister. Böylesine değerli yöneticilerimiz, akademisyenlerimiz olduğu sürece gençlerimizi bizden kimse koparamaz.

Dicle Üniversitesi Rektörlüğü’ne ve tüm çalışanlarına gösterdikleri hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum.

Üniversitelerdeki terör konusunda tüm üniversite yönetimlerinin aynı duyarlılığı sergilemelerini temenni ediyoruz.

HAİN TEZGAH

Doğu ve Güneydoğu’da güvenlik güçlerimizin terör örgütüne karşı operasyonları zor şartlar altında yapılmaya devam ediyor. Örneğin dün 2 polisimizin şehit edildiği, Tahir Elçi’nin öldürüldüğü Sur ilçesinde son derece aşağılık bir saldırı tertiplendi.

Hedefte ise kadın polis memurları vardı.

Adı sonradan “Şeyh Said” Meydanı olarak değiştirilen alanda sokağa çıkma yasağını protesto etmek isteyen çoğunluğu HDP’li bir kalabalık toplandı. Hepsi sivil giyimliydi. Polisin tüm uyarılarına rağmen dağılmadılar ve sözlü tacizlerini sürdürdüler.

Tam bu sırada kalabalıktaki bir kadın, polisin dikkatini çekti, çantasını aramak istedi.

Silah sesleri ardı ardına duyuldu. Çantayı aramak isteyen kadın polis memuru yerde yatıyor, saldırgandan ise kanlar akıyordu.

Olay çok geçmeden anlaşıldı.

Protesto gösterisi altında HDP’lilerin arasında bulunan PKK’lı terörist polisleri şehit edecekti.

Ama çok şükür ki hain amacına ulaşamadı.

Kadın polis memurunun üzerindeki çelik yelek hayatını kurtardı.

Terörist silahını ikinci kez ateşlemeye fırsat bulamadan güvenlik güçlerimiz tarafından etkisiz hale getirildi.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz