Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi

Devlet Bey’e Sorular

02 Aralık 2015 Çarşamba, 12:49

BURAK KILIÇASLAN burak kılıçaslan

Devlet Bey, emin olun ki sizi yanınızda bulunanlardan daha çok seviyor ve daha çok sayıyorum. Hem de hiçbir ikbal beklentim olmadan!

Sizin ile ilgili bir araştırma kitabım, tarihe not düşülmüş onlarca yazım var. Ve hepsinin virgülünden noktasına kadar, arkasındayım.

Lâkin bugünkü (01.12.2015) grup toplantınızdan sonra basın mensuplarının sorularını cevaplarken,  “ Bunların içerisinde birisi vardır ki gelecekte hep beraber göreceksiniz, Fethullah Gülen Hareketi’nin siyasi figürü olarak, MHP’de görevlendirilme meselesidir. Bu da ne ona, ne de başkasına fayda getirmez. Herkes aklını başına alsın” mealinde bir ithamda bulunarak, bunun kokusunun gelecekte çıkacağından dem vurdunuz.

Kastettiğiniz kişi, tartışmasız olarak açık ve nettir ki Meral Akşener’den bir başkası değildir. Çünkü karşınızdaki en güçlü rakiplerden birisi odur.

Geçmişte aynı yakıştırma, karşınıza güçlü bir şekilde aday olarak çıkan Koray Aydın için de yapılmıştı.

meral akşener

Bugün rüzgâr Koray Aydın’dan yana esmiyor.

Diyelim ki her ikisi de Cemaat’in adamı ve Cemaat’e hizmet ediyor. O zaman parti içerisinde bu şahısları yüksek makamlara getirmenizdeki sebep neydi?

Veyahut Cemaat’e karşı hükümetin yapmış olduğu operasyonlarda canını siper eder gibi Celal Adan başta olmak üzere yüksek makamlarınızda bulunan şahısların Cemaat’i kollamasının sebebi nedir?

Madem ki Cemaat sizin gözünüzde de bu kadar itibarsız ve tehlikeli bir yapıdır, neden MHP tarafından Cemaat savunulmasına geçildi?

Neden bu savunmaları yapan kişileri görevde tutarak ödüllendirdiniz de ihraç etmediniz?

Neden Ortadoğu Gazetesi başta olmak üzere, Bengütürk TV Cemaat’in yayın organlarının reklamını aylarca yaptı?

Ki  Zaman Gazetesi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tasfiye edilmesine kadar getirmişti olayı.

Referandum sürecinde hükümetin yanında yer alarak, sizlere kara çalmış, mümkün olsa ölülere dahi oy kullandırtacaklarını deklare etmişlerdi.

Hedeflerinde ulus devlet ve MHP vardı.

Neden bu tehlikeli yapının kanallarında MHP’nin üst düzey yetkilileri aylarca cirit attı.

Ortada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni tehdit eden bir yapı var ise bu yapı ile mücadele eden hükümete neden destek verilmedi de tam karşı tarafına konuşlanıldı?

Konu hukuksuzluk ve adaletsizlik ise Can Dündar ve Erdem Gül’e neden sahip çıkılmadı?

Hepsini geçtik, Aksiyon Dergisi Ortadoğu Gazetesi’ne reklam vermiş olduğundan dolayı, Ortadoğu Gazetesi’nin bir yazarı olarak Cemaat’in bu limana kayık bağlayamayacağını yazdığımdan dolayı, şahsımı da gazeteden tasfiye ederlerken, neden siz ve kurmaylarınız tarafından fikri namusuna sahip çıkan şahsıma sahip çıkılmadı?

Fetullah Gülen’in yayın organlarının reklamlarından gelecek olan para, bizim değerlerimizden daha mı değerli idi?

Biliyoruz, AKP hükümeti döneminde hukuk rafa kalktı ve adalet ayaklar altına alındı.

Tüm bunların altyapısının oluşmasında Cemaat’in hiç payı yok mudur?

Senelerce bu adaletsizlikte ve hukuksuzlukta omuz omuz yol yürümediler mi?

Fırat Yılmaz Çakıroğlu için canını siper ederek savunmaya geçmeyenler ve buna mazeret üretmekte mahir olanlar, terör örgütünün medya güzellemelerinden sorumlu olan Hasan Cemal ile yan yana poz verirken hiç vicdanları sızlamadı mı?

Fırat’a bıçağı saplayanların savunuculuğuna soyunmuş olanlar ile aynı karede bulunmak hainlik değil de her biri birbirinden değerli olan şahsiyetlerin genel başkan adayı olması mı hainlik sebebidir?

Geçmiş dönemlerde Ümit Özdağ da sizin karşınıza genel başkan adayı olarak çıkmıştı ve onu da CIA ajanı ilan etmişlerdi.

Şu an ise Ümit Özdağ genel başkan yardımcınız.

Buradan yola çıkacak olur isek, Ümit Özdağ CIA’nın MHP içine sızmış olan ajanı mıdır?

Eğer ajan ise bu yüksek makamda işi nedir?

Bu tezatları nasıl açıklayacaksınız?

Yazının Dibi; bizim sizden farkımız nedir biliyor musunuz efendiler:
Biz doğru gördüklerimizi hem yazıyor, hem de söylüyoruz. Siz menfaatleriniz uğruna dönemsel olarak hareket ederken, bir inançlarımız uğruna gerektiği zaman gerektiği şekilde konuşmaktan çekinmiyoruz. Kısacası biz tüm şimşekleri üzerimize çeksek de siz ikbal kaygısında, biz ise “dava” kaygısındayız.

Selâm, sevgi ve muhabbet ile…

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz