Son Dakika
19 Kasım 2017 Pazar

Birlik ve Beraberlik Evet Ama, Niçin ve Nasıl?

27 Ekim 2015 Salı, 14:57

 

Efendi BARUTCU

                 Türkçemizde belki de en çok kullanılan ibarelerden biri ‘’birlik ve beraberlik’’tir. Hepimiz siyasi tartışmalarda, gazete makalelerinde ara dönemlerde darbe bildirilerinde ve özellikle de genel seçimler öncesi sık sık birlik ve beraberlik çağrılarını duymuşuzdur.

Neredeyse bıktırıcı denecek kadar çok birlik ve beraberlikten bahsedilmesi acaba dindirilmeyen bir ihtiyacın dile getirilişi midir? Yoksa bir ihtiyacın suistimal edilmesi midir?

Bu iki sorunun ikisine de evet diyebiliriz. Yani, hem birlik ve beraberlik ihtiyacımız karşılanamamaktadır, hem de bu ihtiyaç karşılanmak yerine suistimal edilmektedir.

Hatta denebilir ki, sırf suistimal edilebilsin diye birlik ve beraberliğin sağlanmasına engel olanlar vardır. Peki, niçin böyle olmaktadır ve bu hal nasıl devam etmektedir?

Bu soru başka bir şekilde sorulursa konuya daha kestirme bir yoldan varabiliriz: ‘’Birlik ve beraberlik’’ niçin bizim ihtiyacımızdır ve bu ihtiyaç nasıl giderilir? Önce şu birlik ve beraberlik ibaresini yeniden birleştirmek üzere ayıralım ki, meramımızı daha iyi ifade edelim. Birlik ve beraberlik aynı ibarede yer almaktaysa da farklı anlamlar taşırlar.

Beraber olduğumuz herkesle birlik halinde olmayabiliriz, birlikte olduğumuz kişilerden ise beraber olduklarımızdan daha fazla şey bekleriz. Birlik daha sıcaktır ama beraberlik kadar geniş değildir. Bu nüansa dikkat etmek bize birlik ve beraberlikten kastedilenin, birliğin ve birlikte olduklarımızın ötesine vurgu yaptığını öğretmelidir.

O yüzden niçin birlik ve beraberlik sorusunun cevabı birliğin sıcaklığı ve beraberliğin genişliği olabilir. Farklılıkları veya beraber olduklarımızı kabul edeceğimiz onlarla alış – veriş ederek karşılıklı öğreneceklerimizin ve paylaşacaklarımız için birlik ve beraberlik.

Birlik ve beraberlik şiarını bir türlü giderilemeyen ihtiyaca dönüştüren şey, birlik ve beraberliğin tesis edilme tarzıdır. Çünkü bu ihtiyacımızı suistimal edenler karşılıklı bir ilişki ve kabulü değil, kendilerinden menkul ve kendi kontrollerinde bir birlik ve beraberlik istemekteler… Hâlbuki gerçek birlik ve beraberliği en fazla zedeleyen işte bu tavırdır.

Nasıl zorla güzellik olmazsa, zorla birlik ve beraberlik de olmaz. Evvela konuşmak, dinlemek, anlamak ve anlaşmak lazım. Bunu yapmayanların birlik ve beraberlik çağrıları samimi değildir.

Bu noktada açıklığa kavuşturmamız gereken bir husus daha var. Birlik ve beraberlik bizatihi gaye midir? Yoksa üstün bir gayeye hizmet edecek bir vasıta mıdır?

Birlik ve beraberliğin bizatihi bir gaye olarak kabul edilmesi, mevcudu muhafaza etmekten ötesine ulaşamaz. Hâlbuki birlik ve beraberlik daha üstün bir gayeye hizmet eden bir vasıta olmalıdır. Fazilet mücadelesine talip olmayan birlik ve beraberlik mevcudu muhafaza etmek isteyen iktidar sahiplerinin hizmetkârı olabilir ancak.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz