Son Dakika
21 Eylül 2017 Perşembe

Bu Çocukların İsimlerini Neden Biliyoruz?

09 Ekim 2015 Cuma, 11:44

 

SERVET AVCI / YENİÇAĞ GAZETESİ

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer‘in de çocukları vardı… Peki kaç tane olduklarını bilen, herhangi birinin ismini hatırlayan var mı?

Önce şunu ifade edeyim: Kendisinden çok hazzetmeyenlerdenim… Haklı sebeplerim vardı kendimce… Meclis’te bulunan 5 partinin ortak desteğiyle seçilmesine rağmen çoğunlukla ideolojik davrandı… Manevî alanla ilgili pek hassasiyet göstermedi… Rektör atamalarında yetkisini nasıl kullandığı mâlûm… Toplumda ‘bugünkü iktidarın ihtiyaç gibi hissedilmesine zemin hazırlayan’ kötü uygulamaların altında imzası vardı… 28 Şubat’ın muhafızı gibi davrandı ve yaptıkları mağduriyetten beleş iktidar devşiren AKP’ye yaradı hep…

En kötü icraatlerinden birisi ‘sağlık durumu cezaevinde yatmaya elverişli olmayan’ bazı mahkûmlar için kullandığı af yetkisiydi… Salınan yüzün üzerindeki mahkûmun çoğu radikal sol örgüt üyesiydi… Çoğunlukla ‘Korsakoff‘ hastalığıydı tahliyelere gerçekçe olan… O da açlık grevi ve ölüm orucuyla ortaya çıkan bir hastalıktı ve beyinde kalıcı hasarlar meydana geldiği için dönüşü yoktu… Fakat nasıl olmuşsa‘iyileşmez’ diyen salınanların bir kısmı hayata dönmüş, bazıları dağlarda askerlerle çatışma sırasında öldürülmüştü…

1991’de İstanbul’da Emniyet Müdür Yardımcısı Şakir Koç ve şoförünü şehit eden teröristlerden Mustafa Demirer ömür boyu hapse mahkûm olmuştu…  6 Mart 2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan ve altında Sezer’in imzası olan kararla serbest kaldı… Mustafa Demirer’in kızkardeşinin kocası Ali Yılmaz da cezaevindeydi… Suçu ‘terör örgütü üyeliği‘ydi… Aynı yılın Haziran ayında o da sağlık gerekçesiyle affedildi… 15 yıl hapis cezasına mahkûm olan karısı Hatice Yılmaz ise yine sağlık gerekçesiyle Sezer’in imzasıyla Temmuz ayında salındı…

*****

Sezer böyle bir Cumhurbaşkanı’ydı ve dolayısıyla şahsım gibilerin kendisini sevmemekte haklı sebepleri vardı… Şimdi gelelim hakkı teslim etmeye… O yüzden soruyu yine soralım: Ahmet Necdet Sezer’in de çocukları vardı… Peki kaç tane olduklarını bilen, herhangi birinin ismini hatırlayan var mı?

İsmini bilmesem de bir oğlu olduğunu hatırlıyorum, hani şu düğünü Köşk’te yapılıp da elektrik parasına kadar harcamaları bizzat Sezer tarafından karşılanan… Meğer iki de kızı varmış… Başkaları gibi ufku yetmemiş, Eximbank‘ı ‘nasıl toptan götürürüm’ diye hesap yapmaktansa, o iki kızını bankada işe sokmakla yetinmiş!.. Onlar da daha sonra bankanın genel müdürlüğü İstanbul’a taşınırken, ailevî sebeplerle gidemeyeceklerini belirtince işten çıkarılmışlar…

*****

O çocukların isimlerini bilmezdik ama şimdiki muktedir siyasetçilerin çocuklarını, Bilalleri, Sümeyyeleri, Osmanları, Ahmetleri, Barışları, Kaanları, Oğuzları biliyoruz… Sadece çocukları değil, hanımları, damatları, bacanakları, görümceleri de…

Peki bunlar ne yaptılar da hafızalarımıza çakıldılar? Denizlerle yakından ilgili olduğu için Bilal suyun kaldırma kuvvetiyle ilgili yeni bir tez mi geliştirdi? Ya da Kaan parayı ışık hızıyla sayan yeni bir para sayma makinesi mi buldu teknolojiye boyut kazandıran? İçlerinde Nobel Kimya Ödülü kazanan mı var yoksa?  Meselâ Osman musluk suyuyla çalışan son derece ekonomik bir televizyon kanalı mı icat etti? Ya daBarış simyacı mı oldu, trilyonları anında kuruşa, kuruşları da anında trilyona çeviren?

Şimdi bu durumda Ahmet Necdet Sezer‘in hakkını vermemek olmaz… Çünkü adil olmak lâzım… Kimden gelirse gelsin, yanlışa yanlış, doğruya da doğru… Çocuklarının ismini bilmiyoruz işte… Diğerlerini ise yüz yıl geçse unutamayacağız!.. Niye?

Sezer‘in farz edelim ki İslamî hassasiyeti pek yoktu… Olduğu var sayılanları da görüyoruz işte!.. Yüksek tepelere câmi kondururken, İslâm’ın ‘olmazsa olmaz’ı, adaleti yok sayanları… ‘İtibar‘ı adaletle değil, lüks ve şatafatla ölçenleri…

Bütün araştırmalarda dindarlığın değer kaybettiğine şahit oluyoruz… ‘Dindarlık‘la ‘iyi, ahlâklı ve namuslu insan’ olmak arasındaki makasın gittikçe açıldığını üzülerek gözlemliyoruz… Tuhaftır, şaşırmıyoruz… Olup bitene bakınca hiçbir şey sürpriz gelmiyor… Oysa bazen bir yığın delile ihtiyaç yoktur, çünkü ‘akledenler‘ için tek soru yetmeli insana: “Bu çocukların isimlerini neden biliyoruz?”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz