DALKAVUK VE LİDER

28 Eylül 2015 Pazartesi, 14:55

HAZRETİ ALİ’DEN DERSLER
DALKAVUK VE LİDER

LÜTFÜ ŞEHSUVAROĞLU / VAHDET

1 Kasım yaklaşıyor.
Hiç heyecan yok.
Terör belası gündemi işgal etse de bunun siyasette zerre-i miskal tesirinin olmadığı anlaşıldı.
Partiler 7 Haziran’dan farklı ne getirdiler ki kamuoyunun önüne de durumun değişmesini umuyorlar?
Aslında kimsenin bir şey umduğu da yok.
Belki biraz dalkavukluk mesleği pirim yapıyor, üç beş kuruş kazanıyor; ülkenin mesaisi boşa harcanıyor fakat…
Siyaset ve ilim İslâm tarihinde Hz. Ali’nin şahsında heyakilleşmiştir.
Altından, tunçtan, gümüşten heykeller sağlam kaidelerinin üstünde bize aydınlık, nurdan ufuklar çizer…
Öyle sağlam söylem ve eylem birliği vardır ki Hz. Ali’de bütün çağlar için ve bütün insanlık için rehber mahiyetindedir.
Şehidin ilmin kapısı olduğuna şek ve şüphe yok.
Hz. Ali için yüce Peygamber şöyle dedi: “Ben bilimin şehriyim, Ali de onun kapısıdır.”(Ene Medinetül ilm vü Ali babha).
“Yargı ve takdirde Ali tümünüze üstündür.” (Akdâ küm Alî)
“Kim ilim edinmek isterse Alî’nin kapısına gelsin. (Femen erâdel ilm felye’t ül bâb).
Yunus’un “İlim ilim bilmektir/ İlim kendin bilmektir?/ Sen kendini bilmezsin/ Bu nice okumaktır” şiirinin Alî’den mülhem olduğuna da şüphe yok.
“Kendini bilen Rabbini bilir” ilahî hükmünün en güzel müfessiri Ali’dir.
Bugünlerde siyaset hareketlenecek, ister istemez.
Hareketlenmesi gerektiği için değil belki, ama netice itibariyle insanlar heva ve heveslerinin daha çok kışkırtıcılığına kapılacaklar. Kamuoyu araştırmaları yapılacak, şu şöyle bu böyle diye, sonra da aman olmadı olsuncular yalanlara, iftiralara, pusulara, tuzak kurmalara râm olacaklar.
Cehennemin taşlarını döşeyen bir sürü yalana dolana, dalkavukluğa sarılacaklar…
Sözler, sözler, sözler birbirini kovalayacak.
Hazreti Ali “söz ilaçtır, azı yaşatır, çoğu öldürür” diye boşuna dememiş.
Siyasiler çok ama pek çok konuşuyorlar. Yapamayacakları işleri söylüyorlar.
Yapamayacaklarınızı niçin söylersiniz?
Kur’an’ın hükmünü bilmiyor musunuz? Yapamayacaklarını söyleyenlere ne diyor?
Bir de bu yapamayacaklarını söyleyenlerin megafonları var. Sözleri bir volüm üste çıkarmaya çalışanlar. Dalkavuklar yani.
Dalkavuktan geçilmiyor ortalık.
Hemen her siyasi liderin yanında mebzul miktarda bulunuyor.
Liderimin yanlışı benim doğrumda yeğdir düsturuyla hareket ediyorlar.
Olmayanı olmuş gibi gösteriyorlar.
Hazreti Ali şöyle diyor:
“Dalkavukluk, Allah’a iman edenlerin işi değildir.”
O yüzden siyasetin de, askerliğin de, ilmin de sultanı olan Hazreti Ali düsturuyla hareket edenler pejmürdenin zaferini paylaşmazlar, hakikatın nurunda yanarlar.
Bugünlerde image-maker’lar, kişisel gelişimcilik dininden olanlar, kamuoyu araştırmacıları, kısaca lider dalkavukları Hazreti Ali’nin ilmi hilafına liderlerine olmadık ve onmadık taktikler, yalanlar, riyalar hercümerci hazırlıyorlar. Buradan zaferler çıkabileceği müjdesi veriyorlar.
Oysa ki liderlerin tam da bugünlerde Hazreti Ali’nin şu sözlerine ihtiyaçları var:
“Bir kez ağzından çıktı mı söz seni bağlar, sana egemen olur; iyisi mi sen onu bağla.”
“Kendini beğenmek ahmaklığın ta kendisidir. Varını yoğunu çarçur etmek de yoksulluğun anası…”
“Kendisinin tutmadığı öğütleri başkasına veren kirişsiz bir yaya benzer.”
“Dil yırtıcı bir hayvana benzer, ipini gevşetirsen ısırır.”
“Ustaca konuşmak sunturlu laflar etmek değil, rahat ve anlaşılır olmaktır.”
“Bilgisiz dostunun fikrini geç, akıllı düşmana danış.”
“İktidara sahip olanlar için en çirkin şey öç almaktır.”
“Konuşmanın en kötü olanı uzun ve inanılmadan yapılanıdır.”
“Saygıdeğer insan başarıların en yücesine çıksa bile küstahlaşmaz. Kuzeyden esen rüzgâra rağmen yerinden kımıldamayan bir dağ gibi sağlam durur. Aşağılık insan da en küçük bir başarıda esrikleşir, hafif bir yel esse otlar gibi sallanır durur.”
“Suçlu ve ayıplı adam, kendi yaptıklarının hoş görülmesini sağlamak için başkalarına ilişkin günah ve ayıpları büyüte büyüte sağa sola yaymaya çalışır.”
“Suçsuzları korkutan hükümete hükümet demem.”
“Susmak bilgisizin peçesidir.”
“Seni, sende bulunmayan özellikler ve değerler uydurup koltuklayan bir gün gelir, yapmadığın suçları da üstüne yıkarak seni çekiştirmeğe çalışır.”
“Yüzünüze karşı yapılan şişirilme övgüleri dinlemekten kendinizi koruyunuz. Çünkü onlar, kalpleri kirletip ortalığa pis bir koku yayarlar.”
“Bir ülkede ayaklar baş olursa, başlar ayaklar altında çiğnenir.”
“Bir sözle patlak vermiş ne savaşlar vardır, bir bakışla doğmuş ne aşklar!”
“Bir devletin çökmesi şu dört sebebe dayanır: 1. Asıl ilkelerinden ayrılma, 2. İkinci planda gelen şeylere önem verme, 3. Aşağılık adamların en başa geçmesi, 4. Erdemli kişilerin gerilere atılması.”
“Bir milletin başı, halkını yönetmeden önce kendini yönetmeyi bilmelidir.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz