Çin, Sudan’ı Perişan Etti

13 Eylül 2015 Pazar, 11:19

Sudan’lı uzmanlar, Çin’le imzalanan ticari anlaşmaların ekonomik krize çözüm olamayacağını, çözümün batılı ülkelerle ilişkileri düzeltip iç reformlarla sağlanabileceğini belirtiyor.

Sudan, ABD’nin yaptırımlarıyla küresel ekonomik pazardan uzak kalması nedeniyle, Çin pazarına yönelerek ilişkileri güçlendirmeye ve ülke ekonomisini rahatlatmaya çalışsa da uzmanlar bunun yeterli olmadığını belirtiyor.

Sudan Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammed İbrahim Kebec, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Hükümet devamlı abartma politikası izliyor. Bu yol Sudan Lirasının satın alma gücünü zayıflattığı için Çin’den sadece ucuz malları ithal etmeye başladık. Konserveden tutun ağır iş makinasına kadar Sudan pazarındaki mallar Çin’den getiriliyor” dedi.

Hartum-Pekin ortaklığının dezavantajının sadece ürünlerin kalitesizliğiyle sınırlı olmadığını dile getiren Kebec, “Çin’in sadece petrol sektörüne odaklanması, Sudan gelirinin bir kaynaktan beslenmesine neden oluyor. Çin, petrol sektörü dışında tarım gibi hayati sektörlere yatırım yapmış olsaydı Sudan’ın bölünmesine neden olan ekonomik kriz yaşanmaz, petrol gelirlerini de kaybetmiş olmazdık” ifadelerini kullandı.

-Tek taraflı çıkar sağladı

Hartum Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi öğretim görevlisi Hac Hamd ise, Çin’in, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Sudan aleyhindeki birçok kararda “veto hakkı olmasına rağmen” çekimser kalmasının Sudan’ın Çin işbirliğinden faydalanamadığının bir göstergesi olduğuna işaret etti.

“Çin tarafından altyapı projeleri için verilen kredilerde dahi projeleri Çin şirketlerinin üstlenmesi şartı koşulması, Pekin’in Hartum hesabından kazanımlarının büyüklüğünü gösteriyor. Çin ile ticari ortaklığımız ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krize çözüm olmayacak. Çözüm, uluslararası düzeyde ilişkileri düzeltip iç reformlarla mümkün olabilir” değerlendirmesinde bulunan Hamd sözlerine şöyle devam etti:

“İki ülke arasındaki bu işbirliği her zaman Çin lehine olmuştur. Çin, Sudan pazarına girdiği sırada hiçbir rakibi olmadığından Avrupa’ya ihraç ettiği ürünlerin aksine bizlere kalitesi düşük olanları ihraç etti.”

Güney Sudan, yıllarca süren iç savaşın ardından 9 Temmuz 2011’de yapılan referandumla Sudan’dan ayrılmıştı.

Sudan’ın petrol yataklarının yüzde 80’i, bağımsızlığını ilan eden Güney Sudan sınırları içinde yer alıyor. Bu durum, topraklarının ve nüfusunun üçte birini kaybeden Sudan’ın ekonomisinde negatif etki meydana getirmiş durumda. ABD ve Avrupa ülkeleriyle siyasi kriz yaşayan Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir ise, ülkeyi kalkındırma hamlesini Çin’le ortak iş yaparak gerçekleştireceğini belirtmişti. Beşir, bu ayın başlarında Çin’e gerçekleştirdiği 6 günlük ziyareti esnasında birçok ticari anlaşmaya imza atmıştı.

Sudan’ın önemli ticari ortağı Çin, aynı zamanda ülkenin petrol sektöründeki en büyük yatırımcısı olma özelliğini de taşıyor.

Askeri darbeyle 1989’da yönetime gelen Beşir hükümeti ile gergin ilişkiler yaşayan ABD yönetimi, 1993 yılında “teröre destek veren ülkeler” listesine aldığı Sudan’a, 1997’den bu yana her yıl yenilenen ekonomik yaptırımlar uyguluyor.

Beşir, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından savaş ve insanlığa karşı suçlar işlemekle itham ediliyor. Mahkeme, Darfur’da çok sayıda kişinin hayatını kaybettiği çatışmalarda sorumluluğu bulunduğu gerekçesiyle Beşir hakkında 2009 ve 2010’da iki tutuklama kararı çıkartmıştı.

UCM’nin temelini oluşturan Roma Statüsü’ne taraf olmayan ABD, Beşir’in Haziran ayında 25. Afrika Birliği Zirvesi’ne katıldığı Güney Afrika’da tutuklanmamasına tepki göstermişti.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz