Babasını Yanında Şehit Etmişlerdi

09 Eylül 2015 Çarşamba, 16:14
IĞDIR’da şehit düşen polis memurları İbrahim Derindere ve Yalçın Palıt ile Tunceli’de emeklilik dilekçesini verip, Adana’ya dönmek üzere çıktığı yolda PKK’lı teröristler tarafından açılan ateş sonucu şehit olan polis memuru Kadri Özkara, düzenlenen törenlerle son yolculuklarına uğurlandı.
Şehit İbrahim Derindere ile Yalçın Palıt’ın Çukurova Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi morgundan alınan cenazeleri Adana Valiliği bahçesinde getirildi. Hastaneden cenazelerin alınması sırasında İbrahim Derindere’nin eşi Şeyma, kucağındaki kızı 2 yaşındaki Hafsa ile gözyaşı döktü. Valilik bahçesindeki törene Vali Mustafa Büyük, Adana Ak Parti, CHP ve MHP milletvekilleri, 6’ıncı Mekanize Tümen Komutanı Tümgeneral Osman Erbaş, Büyükşehir Belediye Başkanı MHP’li Hüseyin Sözlü, Emniyet Müdürü Cengiz Zeybek ile şehit yakınları katıldı. Emniyet Müdürü Cengiz Zeybek ile Vali Mustafa Büyük birer konuşma yaptı. Törene katılan vatandaşlar ise sık sık ‘Kahrolsun PKK’ sloganları attı.

EŞİNİN VAKUR DURUŞU

Törenin ardından İbrahim Derindere’nin eşi Şeyma kucağındaki kızı Hafsa ile yerinden kalkıp, eşinin naaşının yanına gitti. Eğilip tabutu öpen genç kadın, ardından eliyle sevip, kenara çekildi. Genç kadın vakur duruşu ile dikkat çekti. Yalçın Palıt’ın kız kardeşi Elif de “Ağabey” diye arkasından koştuğu tabuta sarılıp ağladı. Ardından şehit cenazeleri, son kez baba evine götürülüp helallik alındıktan sonra Buruk Mezarlığı’na götürüldü.

ASTSUBAY OĞLU ÜNİFORMAYLA KATILDI

Emekli dilekçesini verdikten sonra Adana’ya gitmek üzere kızı 25 yaşındaki Hatice Özkara ile yola çıkan ve PKK’lı teröristlerin açtığı ateş sonucu şehit düşen özel hareket polisi Kadri Özkara’nın cenazesini, Çukurova Aşkım Tüfekçi Devlet Hastanesi morgundan resmi elbiseli oğlu Hava Astsubay Üstçavuş Emre Özkara aldı. Elazığ’da resmi tören yapıldığı için Ağrı Emniyet Müdürlüğü’nde görevli Özkara’nın naaşı emekliliğini geçirmek için Sarıçam İlçesi’nde yaptırdığı 3 katlı evine getirildi. Eşi Canan Özkara, astsubay oğlu, saldırıdan hafif yaralı kurtulan kızı Hatice, babalarına selam durdu. Ailesi ve yakınları Türk Bayrağına sarılı şehit naaşını görünce sinir krizi geçirdi. Burada bir süre bekletilen Özkara’nın cenazesi daha sonra Buruk Mezarlığı’na götürüldü.

YAN YANA TOPRAĞA VERİLDİLER

İbrahim Derindere, Yalçın Palık ve Kadir Özkara’nın cenazeleri Buruk Mezarlığı’na getirildi. Mezarlıkta toplanan vatandaşlar ‘Tayyip oğlunu askere gönder’, ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diye sloganlar attı. Kadir Özkara’nın ağabeyi Hasan Özkara ile İncirlik Hava Üssü’nde görevli oğlu Hava Astsubay Üstçavuş Emre Özkara, tabut başına geldi. Hasan Özkara, “Lanet olsun PKK’ya, inşallah tez zamanda hepsi yok olur” dedi. Astsubay Özkara, amcasının koluna girip tekrar yerlerine geçti. Bu sırada şehit İbrahim Derindere’nin kızı 2 yaşındaki Hafsa’nın ise kalabalık ve izdiham nedeniyle sık sık ağlaması dikkat çekti.

Adana Müftüsü Arif Gökce, tabutları yan yana konulan 3 şehit polis için ayrı ayrı cenaze namazı kıldırdı. Ardından Iğdır’da şehit düşen İbrahim Derindere ile Yalçın Palıt’ın cenazeleri mezarlık içindeki Polis Şehitliği’nde yan yana, Kadir Özkara’nın naaşı ise şehitliğin farklı bir bölgesinde toprağa verildi. Özel Hareket polisleri, şehit meslektaşları için 3’er kez saygı atışı yaptı.

 

Yorum

  1. Hamdi YALÇIN

    12 Eylül 2015 at 09:19

    BEN İNANIYORUM, TERÖR BİTECEK…

    Kurtuluş savaşında ülkemizin güneyinde Antep, Maraş ve Urfa Fransızlar tarafından işgal edilmiş ve Fransızlar Ermeniler’i de silâhlandırarak 10 bin kişilik bir Ermeni kuvvetini kendi ordularına katmışlardı. Ermeniler’in köylere saldırmaları, kadınlara sarkıntılık etmeleri, bölge halkının katlanabileceği bir hareket değildi. Fransızların halka yaptığı,zulüm ve baskılar ile can ve mala verdikleri zararlar karşısında halkı sindireceklerini düşünen düşman-işgalciler bu işin sonunun gelmeyeceğini anlayınca kahramanca direnen halk karşısında sinsi planlarını uyğulayamadan ve amaçlarına ulaşamadan çekilip gitmek zorunda kalmıştı.
    İşgalcilerle savaşan üç şehrimize, Kurtuluş Savaşı’ndan sonra “Gazi”, “Kahraman” ve “Şanlı” unvanları verildi ve bu vatansever inançlı, imanlı insanların kazandıkları zafer karşısında şehirlerin adları Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa olarak değiştirilmişti.

    Bu defa Doğu ve Güneydoğu bölgemiz başta olmak üzere ülkemizin başına PKK terör örgütü bela oldu. Teröristler bölge halkına huzur vermiyor, Ermeni ve Fransızların yaptıkları zulmü sürdürüyor. Yakıp yıkma ile yıldırma politikaları uygulayan PKK terör örgütü bölgede gerginliği tırmandırarak, ülkemiz insanlarına her türlü zulmü reva görüyor.

    Milletimiz her gün şehit haberlerini duymak istemiyor. Bölgenin terör şehirleri imajından biran önce kurtulmasını, anaların göz yaşının son bulmasını sabırsızlıkla bekliyor.

    Bu üç ilimizde büyük kahramanlıklar gösteren yerel halk canlarını hiçe sayarak nasıl ki işgalci-düşmanları memleketlerinden kovmuşlarsa bugün de PKK terör örgütünden kurtulmak için “Terörden kurtuluş meşalesi” ni yakmayı bekleyen Doğu ve Güneydoğu’da ve ülkemizin dörtbir yanında milyonlarca kararlı, imanlı ve vatansever insanların olduğu unutulmamalıdır.

    Terörden kurtuluş için ayrıca bölgedeki Kürt ileri gelenler ile Kürt iş adamları, Kürt yazar ve çizerler, Kürt gazeteciler, Kürt siyasetçiler ile ülkenin dört bir yanında bulunan Kürt vatandaşlarımıza ve tüm ülke insanlarına çok büyük görevler düşüyor. Devletin o bölgelerde yeniden bir organizasyona ğirişmesi de kaçınılmazdır. Zira terör örgütünden ve uzantılarından korkan insanlar, gençler ve çocuklar düzenli bir organizasyon ile PKK’nın saldığı korku ve zulümden kurtarılarak devlete olan güvenin tesis edilmesi gerekiyor.
    Korkutulan ve kandırılan, henüz yaşları 12-13 olan çocukların güvenlik güçlerine taş atmaları,araçlarına saldırmaları can ve mala zarar vermeleri asla tasvip edilemez.

    Diğer taraftan HDP’nin eş başkanlarına,yöneticilerine ve milletvekillerine de çok büyük görevler düşüyor. Ülkemizde meydana getirilen terör olaylarında, akan kanda, öldürülen insanlar ve şehitler ortadayken, olayların vehameti onların bu olaylardaki sorumluluğunu ortadan kaldırmaz ve sadece hükümeti suçlayarak bir yere varamazlar. Üzerlerine düşen görev ve sorumluluktan asla kaçamazlar. Bugün hiç vakit kaybetmeden PKK’ya silah bırakma çağrısını yapmalı, PKK’nın tehdit ve santajında korkan bölge halkına, devletine ve ülkesine sahip çıkılması gerektiği hatırlatılmalı ve hepsinden önemlisi terör örgütü ile arasına çok belirgin şekilde sed koymalılar. Çünkü yarin çok geç olabilir…

    Devletimiz çözüm sürecinde PKK terör örgüt elemanlarına çok güzel imkanlar ortaya koymuştu; ama onlar gelmediler, silahlarını bırakmadılar.
    Yine o bölgeye Hava limanları, duble yollar, okullar, sağlık ocakları, sulama kanalları, TOKİ konutları, hastahaneler vs. yapılmıştı.Devletimiz Kürt vatandaşlarımızın dillerini rahatça konuşmalarına imkan tanımış, çocuklarına kürtçe isimler verilmesinin yolunu açmış, Kürtçe Tv.kanalını hizmete sokmuş ve Kürtçe Tv.kanallarının açılmasını teşvik etmiş vs. bölgedeki Kürt halkına yapılan yatırım ve hizmetler uzadıkça uzar ğider.

    Devletimiz ciltler dolusu kitap olacak bu yatırım ve hizmetleri yaparken PKK ise bunları yakıp-yıkmayı, insanları dağa kaçırmayı, yol kesmeyi,yollara mayın döşemeyi, araç-gereçleri, iş makinalarını tahrip ederek veya yakarak kullanılmaz hale getirmeyi, askerimizi ve polisimizi şehit etmeyi görev saymıştır. O bölgede yaşayan Kürt kardeşlerimiz PKK’nın meydana getirdiği bu olumsuz tablodan biran önce kurtulmayı arzu ediyor.

    Devletimiz,Kürt vatandaşlarımıza hizmetkar olarak görev yaptığı dönemde, PKK ile göbek bağını bir türlü kesemeyen bir siyasi parti, hükümetten çözüm sürecini sürdürmesini ısrarla istemiş ancak bu dönemde terör örgütü bölgede hiç boş durmamış, cephane ve silahlanma ikmalini tamamlama yolunu seçmiş, parti ise terör örgütü PKK’yı baş tacı ederek yoluna devam etmeyi tercih etmiştir.

    Yine diğer tarafta aydın olduğunu söyleyen bir kısım insan PKK’nın ekmeğine yağ sürmeye devam etmiştir.
    Ben de onlara soruyorum; Bugün hala PKK terör örgütüne güveniyor musun? Silahlarını bırakacağına inanıyormusun? İnsanları öldürmeyeceğine, polisi, askeri şehit etmeyeceğine, devletin yaptığı yatırım ve hizmetleri yakıp yıkmayacağına inanıyormusun?

    Kardeşim ilk önce sen hangi tarafta olduğuna karar ver, siyasiler,yazar-çizerler, kısaca bu ülkede yaşayan herkes hangi tarafta olduğuna karar vermelidir. PKK’yı halk nezdinde neredeyse erişilmez göstererek, devletin Emniyet Güçleri ile Türk Silahlı Kuvvetlerini azc içinde gösterme gayreti içerisinde yarışan bir kısım aydınlar bu tutumlarından vaz geçmelidirler. Neredeyse devletin, o terör örgütünden özür dilemesini bekleyecek kadar fütursuzca konuşan bazı yazar-çizerler,gazeteciler vs. herhalde PKK’dan ödleri kopuyor!

    Ben, o aydın’cık takımına tekrar soruyorum;
    PKK’nın siyasi uzantısına niçin söylemiyorsunuz veya soramıyorsunuz? Sizin de çok büyük yanlışlarınız var, PKK ile göbek bağınızı koparın, her türlü terör örgütlerine karşı kararlı tavır sergileyin, bölge değil,ülkeyi kucaklayacak Türkiye partisi olun, sizin en çok oy aldığınız illerde devletimiz Cumhuriyet tarihinde görülmeyen yatırım ve hizmetleri gerçekleştirdi. Çözüm sürecinde de çok büyük kredi açılmıştı, bu krediyi çok iyi kullanabilirdiniz, hizmetlerin sürmesi için Türk Devletine yardımcı olun ve PKK’nın oyuncağı olmayın diye, niçin söylemiyorsunuz?

    Ben, aydın’cıklara şunu hatırlatırım; PKK terör örgütü şehirlerde ve o dağlarda bir daha tutunamayacak, inlerine kaçmaya fırsat bulamayacaklar. Onların ekmeğine sağ sürmeye çalışanların yağları da birgün mutlaka tükenecektir.

    Hiç şüphe etmiyorum ve inanıyorum ki, bugüne kadar birçok badireler atlatan, canlarını ortaya koyan ve teröre karşı birçok şehit veren ülkemizin gözbebeği, kanımız, canımız, şerefli Türk Silahlı Kuvvetleri ile Güvenlik Güçlerimiz terör belasından Türk Milletini kurtaracak ve güzel günleri bizlere armağan edeceklerdir. (Şehitlerimiz mekanlarınız cennet olsun…)

    Ve yine inanıyorum ki,ülkeyi yönetenler de “Gözün aydın Türkiye! PKK terör örgütü şanlı ordumuz ve Güvenlik Güçlerimiz tarafından bertaraf edilerek, ülkemizde huzur ve barış tesis edilmiştir. Ülkemiz ve milletimiz için yatırım ve hizmetler aralıksız devam edecektir. ” diyecekler…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz