Son Dakika
22 Ekim 2017 Pazar

12 Nisan 2015 Pazar, 12:26
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Üniversite Öğrencisinden Terör Mektubu

“Türküm dersen o da Kürdüm” der diyerek devletin temelini sarsmak isteyenler…

Türkiye, 1968’lerden beri iç terör olaylarının, asayiş sorunlarının etkisinde…

Şekli, rengi, amacı, militan profili, saldırı biçimi farklı çok sayıda terör grubuyla karşılaştık. Birçoğu ortadan kaldırıldı. Ancak geriye tek bir gerçek kaldı; o da Türkiye’ye yönelen terörün hiç bitmemesi gerçeğiydi.

İnsanlarımız; haince, acımasızca öldürülürken, büyük ekonomik kayıplar yaşandı.

Gündemimizden çıkarmaya, farklı konular konuşmaya çalışsak da, yaşanan gelişmeler bizi bu gerçekle bir kez daha yüz yüze getiriyor.

Dün Ağrı’da, vatandaşlara zorla terör örgütü propagandası ve baskı yapıldığı ihbarının alınması üzerine bölgeye giden Mehmetçik, pusuya düşürüldü.

25 kişilik PKK’lı grubun uzun namlulu silahlarla saldırdığı ve 4 askerimizin yaralandığı bildirildi. Resmi açıklamalar bu yönde. Umarız ki hainler gereken cezayı bulur, kayıpsız atlatırız.

Çözüm sürecinde PKK’lıların silahları bırakarak sınır dışına çıktığını iddia edenler,

1990’lı yıllara dönmeyelim, güvenlikçi politikalardan kurtulalım diye yol gösterenler,

“Türküm dersen o da Kürdüm” der diyerek devletin temelini sarsmak isteyenler,

PKK’yı iyilik meleği gibi gösterip, siyasi uzantısının her yerde yapılanmasına, yayılmasına “hoşgörü” çerçevesinde bakanlar,

Hepsinden de ötesi PKK’nın bitmek üzere olduğu bir zaman diliminde (KCK operasyonları), güç toplayıp yeniden saldırı yapabilir hale gelmesine neden olanlar, acaba bugün ne düşünüyorlar?

Bu memleketin evlatları kolay yetişmiyor ve hepsi çok değerlidir.

PKK’yı, Avrupa’da desteklemeyen ülke neredeyse yok, Irak’ta emirlerinde villaları, kampları, ağır silahları var. Suriye’nin kuzeyindeki durum malum.

Bunlar bir günde olmadı, göz göre göre, bağıra bağıra geldi.

Can yakmaktan, terör estirmekten başka bir şey bilmeyenleri normalleştirenler, Türkiye’nin yarınlarına patlamaya hazır bir bomba bıraktılar.

Bu gibi terör grupları; askeri sistemleri güçsüz, devlet kurumları ve millet kimlikleri oturmamış, kültürel birliktelikleri sağlanamamış toplumlarda bitmez, tükenmezler.

Türkiye’yi “aciz bir devlet” haline getirmek için çabalayanlar karşısında, yasal sorumluluklarını yerine getirmeyenler ise ayrı bir inceleme konusudur.

Tıpkı üniversitelerdeki terör olaylarına sessiz kalanların yaptığı gibi.

Aşağıda dün gece aldığım elektronik postayı noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyorum. Bu metin; harekete geçmeyen, geçirilmeyenler için “ihbar” niteliğindedir.

Ankara Üniversitesi’nde anayasal eğitim hakkı elinden alınmak isteyen birinci sınıfta okuyan bir kardeşimizin mektubu:

 “Batuhan Abicim merhabalar,

Bu mesaj sana ne zaman ulaşır, ne zaman okursun bilmiyorum ama okuduğunda senden Allah rızası için beni es geçmemeni, kale alım cevap yazmanı temenni ediyorum.

Ben … Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi… 1. sınıf öğrencisiyim.

Senin ismini yeni duydum, çalışmalarından yeni haberdar oldum. Ve iltica edecek bir fikir kapısı ararken senin de ilgi alanından dolayı en iyi seçeneklerden birisi olduğunu düşünüyorum.

Hülasa, sadete gelecek olursam Cebeci Kampüsü’nün durumu malumundur. Okulda milliyetçi, Atatürkçü, ülkücü ve muhafazakar eksende fikre sahip öğrenciler bizzat PKK’lı öğrencilerin çok yoğun bir tahakkümü altındalar.

Şahsımda dahil olmak üzere okuldaki vatansever ve milliyetçi insanları sürekli tehdit ve baskı altında tutarak gerektiğinde sözlü ve fiziki müdahalelerde bulunuyorlar.

Okul yönetimi yaptığımız şikayetlere kaygısız, akademisyenler hissiz kalınca biz öğrenciler de pusulasız ve haritasız kaldık.

Ben gençliğimin en güzel yıllarını üniversite kazanmak için feda ettim.

Dirseklerimi bu okullara girebilmek için çalışma masalarında çürüttüm.

Ama bugünkü durum öyle manidar ki, bir mensubu olduğum okul-ki kendisini Cumhuriyetin İlim Işığı olarak tanımlar- Cumhuriyet ve Türk Milletine karşı savaş açmış silahsız militanların baskısı altında.

Bu durum manen ve vicdanen beni çok rahatsız ediyor. Umuyorum ki bu mesajımı görüp bana ulaşırsınız.

Çünkü sizden ne yapacağımıza dair bir yol haritası bir alternatif bilgi umuyorum. Saygılarımla.”

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz