Son Dakika
18 Aralık 2017 Pazartesi

07 Nisan 2015 Salı, 11:13
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Sen de mi Nejat?

Nejat İşler’in parmağını kaybetmesine bile üzülen, hatta sağlığına kavuşsun diye dua eden bir milletiz…

Oyuncu Nejat İşler’in bir süre önce geçirdiği rahatsızlık uzun süre gündemde yer bulmuştu. İşler’in sağlık durumu ciddi bir sürece girmiş, hatta hayati tehlikesi ortaya çıkmış, sevenlerinin duası beklenmeye başlamıştı.

Gün gün, an be an gelişmeler takip edildi… İnsanlar evlerinden, hastane önlerinden dualar ettiler sağlığına kavuşsun diye.

Hastaneden taburcu olduktan sonra parmaklarını kaybetme riski vardı. Parmaklarını kaybedeceğini düşünüp, “Acaba ne yapar, nasıl olur, kurtulma şansı yok mu” diye düşünceler geçti birçoğumuzun aklından…

Sadece ekranlardan tanıdığımız bir isimdi… Bir başka tanıdık sima da aynı sorunları yaşasa yine aynı hisleri duyacaktık.

Vicdan bunu gerektirirdi çünkü.

***

Aslan gibi bir delikanlı, efendiliğiyle, karakteriyle herkese örnek bir genç…

Anadolu’nun insanı, işçi emeklisi bir babanın oğlu…

Adı Hüseyin Gürlekli…

Kendisini Ankara’dan tanıyorum, adı gibi Hüseyin, mert ve dava insanı…

Hüseyin Gürlekli

Hüseyin Gürlekli

Vatani görevini yapmak için, tekbirlerle, Türk bayraklarıyla yola koyuluyor, çünkü bir kahraman yola çıkıyor…

Askerliği Siirt’in Eruh İlçesi’nde komando olarak yapıyor…

İzin alınca önce Ankara’ya uğruyor… Arkadaşlarının, kardeşlerinin yanına…

“Dikkat ediyorsun değil mi, oralar çok zordur, terör her yerde, aman dikkatli olun” diyorum…

Kendinden emin bir şekilde “Hiç merak etmeyin, dikkat ediyoruz, gayet iyiyiz” şeklinde cevap veriyor…

Bu sözleri söylerken gözlerindeki ışıltısı dün gibi hatırımda…

Aradan yaklaşık 20 gün geçtikten sonra acı haber geliyor…

Siirt’in Eruh İlçesi’nde teröristlerle çıkan çatışmada Hüseyin şehit düşüyor…

Hava kararıyor, bulutlar, gökler Hüseyin’e ağlıyor…

Hüseyin 26 yaşında şehit düşüyor, bilmediği, daha önce gitmediği topraklarda, bayrağı daha gür dalgalansın diye…

Toprağa verilirken ailesi dimdik ayakta duruyor, 68 gün sonra askerden döndükten sonra evleneceği nişanlısı ise, resmini öpüyor, Hüseyin’e kavuşmuş gibi…

Hüseyin şehit düştüğünde tarihler 8 Ağustos 2009’u gösteriyordu.

Hüseyin’in yazdığı şiirin dört kıtası bize çok şey anlatıyor:

“Asırların son kuşağı son dilimi,

Yadigâr kaldı tek güzel ismi,

Kıyamete kadar kalacaktır TÜRKİYEMİN her bir milimi,

Tarif gerekmez çünkü Biz TÜRKÜZ.”

***

Nejat İşler’in parmağını kaybetmesine bile üzülen, hatta sağlığına kavuşsun diye dua eden bir milletiz… Henüz genç sayılabilecek bir yaşta, mesleğinde başarılı bir insanın sağlık sorunu yaşamasına gönlümüz el vermiyor.

Ancak durum diğer cephede hiç de öyle değil…

PKK’nın gazetesi Özgür Gündem’in dünkü manşetinde, aralarında Nejat İşler’in de olduğu bazı isimler “Barış ve Demokrasi için oyumuz HDP’ye” kampanyasına katıldılar.

Her şeyi anladık da, bir tek seni anlayamadık Nejat…

Seni tanımayan insanların bile dua ettiği bir millet var yanında. Diğer yanda ise o milletin evlatlarını öldürenler.

Vicdanın mı karardı, gönlün mü karardı?

O isimlerin arasında olan Murathan Mungan, Oya Baydar ve dahası…

Sizin hiç mi yüreğiniz yok, hiç mi canınız yanmıyor, Hüseyin’i hatırlayınca…

Ve Hüseyin gibi binlerce aslanı hatırladığınızda, “Barış ve Demokrasi” mi diyorsunuz?

Yazık, hem de çok yazık…

Milli Mefkûre Birliği

Milli Mefkûre Birliği, idealist ve hedefleri olan gençlerin kurduğu güzel bir oluşum. Hoca Ahmet Yesevi Vakfı’nda düzenli olarak eğitim faaliyetleri sürdürüyorlar. Türkiye’nin meselelerinden, Türk dünyasına kadar kapsamlı bir alanda fikir paylaşımı yapılıyor. Geçtiğimiz pazar günü kendilerinin davetlisi olarak üniversitelerdeki terör olaylarını konuştuk. Edirne’den eşinin rahatsızlığına rağmen, etkinlikte bizleri yalnız bırakmamak için yola çıkan dönem başkanı ve kuruculardan Dr. Halit Gökalp Küçük Bey başta olmak üzere birliğin bir önceki başkanı Selim Uysal Bey’in tüm imkânlarını zorlayarak gerçekleştirdikleri bu oluşumun önü çok açık.

Güneşli bir pazar günü, belki de tek tatil günlerinden fedakârlık yapıp oraya gelen gözleri ışıl ışıl gençleri görmek beni çok ümitlendirdi. Böylesine güzel insanlar, böylesine değerli gençlerimiz olduğu sürece sırtımızı kimse yere getiremez.

Bu güzel oluşum ileride çok daha iyi yerlere gelecek.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz