Son Dakika
17 Eylül 2019 Salı

04 Nisan 2015 Cumartesi, 15:40
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

DHKP-C’nin Kirli İlişkileri

DHKP-C’nin kanlı tarihini deşifre etmeye devam ediyoruz. Gün Sazak’ı katledenlerin Almanya’daki rahat yaşamları, örgütün Alevi kimliği ve diğer bilinmezlikleri… İşte tüm yönleriyle DHKP-C dosyası… DHKP-C Ku­ru­lu­yor Bedri Yağan-Dursun Karataş (soldan sağa) Ör­gü­tün li­de­ri ko­nu­mun­da­ki Ka­ra­ta­ş’­a ya­pı­lan dar­be­den son­ra Dev-So­l’­un ye­ri­ne ye­ni bir ör­güt­len­me­nin ku­rul­ma­sı ça­lış­ma­la­rı­na baş­lan­mış­tı. Dev-So­l’­un li­der­li­ği­ni ele ge­çi­ren Bed­ri Ya­ğan Tür­ki­ye­’de fa­ali­yet­le­ri­ne de­vam […]

DHKP-C’nin kanlı tarihini deşifre etmeye devam ediyoruz. Gün Sazak’ı katledenlerin Almanya’daki rahat yaşamları, örgütün Alevi kimliği ve diğer bilinmezlikleri… İşte tüm yönleriyle DHKP-C dosyası…

DHKP-C Ku­ru­lu­yor

bedri yağan

Bedri Yağan-Dursun Karataş (soldan sağa)

Ör­gü­tün li­de­ri ko­nu­mun­da­ki Ka­ra­ta­ş’­a ya­pı­lan dar­be­den son­ra Dev-So­l’­un ye­ri­ne ye­ni bir ör­güt­len­me­nin ku­rul­ma­sı ça­lış­ma­la­rı­na baş­lan­mış­tı.

Dev-So­l’­un li­der­li­ği­ni ele ge­çi­ren Bed­ri Ya­ğan Tür­ki­ye­’de fa­ali­yet­le­ri­ne de­vam eder­ken, 6 Mart 1993’te İs­tan­bul Kar­ta­l’­da ya­pı­lan em­ni­yet ope­ras­yo­nu son­ra­sın­da 4 yö­ne­ti­ciy­le bir­lik­te ölü ola­rak ele ge­çi­ril­di.

Bed­ri Ya­ğan ve ar­ka­daş­la­rı­nın ha­ya­tı­nı kay­bet­ti­ği ola­ya iliş­kin önem­li id­di­alar söz ko­nu­su­dur. Bun­la­rın ba­şın­da da Dur­sun Ka­ra­ta­ş’­ın, Bed­ri Ya­ğa­n’­ın kal­dı­ğı evi po­li­se ih­bar et­me­si­dir. Bu du­rum ör­güt­ten gi­de­rek gü­cü­nü yi­tir­me­ye baş­la­yan Dur­sun Ka­ra­taş için bu­lun­maz bir fır­sat­tı.

Bed­ri Ya­ğa­n’­ın ölü­mün­den son­ra, Dur­sun Ka­ra­taş uzun yıl­lar des­tek gör­dük­le­ri Su­ri­ye­’ye gi­de­rek I. Kon­gre adı al­tın­da Dev­rim­ci Halk Kur­tu­luş Par­ti­si Cep­he­’yi (DHKP-C) kur­duk­la­rı­nı ilan et­ti. Ar­dın­dan bu­nu Dev-Sol yan­daş­la­rı­na, kad­ro­la­rı­na ilan ede­rek ye­ni ya­pı­lan­ma­ya des­tek is­te­di.

SUİKASTLER

fahriye erdal

DHKP-C 90’lı yıllarda PKK’nın gölgesinde kalmış bir örgüttü. Bu durumdan kurtularak bir an ön­ce ka­mu­oyun­da ken­di­si­ni ta­nıt­mak is­ti­yor­du. Bu amaç­la es­ki Ada­let Ba­kan­la­rın­dan Meh­met To­paç, An­ka­ra­’da­ki bü­ro­sun­da DHKP-C’­li te­rö­rist­ler ta­ra­fın­dan öl­dü­rü­lü­yor­du. To­paç, DHKP-C ta­ra­fın­dan öl­dü­rül­dü­ğün­de ta­rih­ler 29 Ey­lül 1994’ü gös­te­ri­yor­du.

Son­ra­sın­da Dur­sun Ka­ra­taş ve DHKP-C’­ye yö­ne­lik em­ni­yet ope­ras­yon­la­rı sık­la­şı­yor ör­gü­tün li­der kad­ro­su yurt­ dı­şı­na ka­çı­yor­du. Hak­kın­da ke­sin­leş­miş idam ce­za­sı olan ör­güt li­de­ri Dur­sun Ka­ra­taş 26 Ocak 1995 yı­lın­da Fran­sa­’da tu­tuk­la­nı­yor­du. Tür­ki­ye­’nin tüm ta­lep­le­ri­ne rağ­men Fran­sa, Ka­ra­ta­ş’­ı ia­de et­mi­yor ve ör­gü­tün ya­şa­ma­sı­na dev­let ola­rak des­tek ve­ri­yor­du.

Bu olay­dan yak­la­şık 2 ay son­ra Ga­zi olay­la­rı ola­rak bi­li­nen İs­tan­bul Ga­zi Ma­hal­le­si­’n­de şid­det olay­la­rı mey­da­na ge­li­yor­du. DHKP-C bu olay­lar­da baş­ro­lü kim­se­le­re bı­rak­mı­yor­du.

1996 yı­lın­da ise Sa­ban­cı Sui­kas­ti ile DHKP-C ka­mu­oyun­da ol­duk­ça ta­nı­nan ve bi­lin­mez­lik­ler­le do­lu bir ör­güt ha­li­ne dö­nüş­müş­tü. Sa­ban­cı Sui­kas­ti­’nin sa­nık­la­rın­dan Feh­ri­ye Er­dal, üni­ver­si­te­de DHKP-C ile ta­nış­tı. Ci­na­ye­ti ger­çek­leş­tir­di­ğin­de İs­tan­bul Üni­ver­si­te­si, İle­ti­şim Fa­kül­te­si, Halk­la İliş­ki­ler Bö­lü­mü 2.sı­nıf öğ­ren­ci­si­ydi.

Bu dö­nem­den iti­ba­ren ör­gü­te yö­ne­lik ope­ras­yon­la­rı­nı sık­laş­tı­ran gü­ven­lik güç­le­ri bir­çok böl­ge­de DHKP-C’­ye göz aç­tır­mı­yor­du. Ör­güt, çok sa­yı­da mi­li­ta­nı­nı kay­be­di­yor ve ce­za­ev­le­rin­de ya­pı­lan­ma­ya baş­lı­yor­du. Ar­tık DHKP-C’­nin et­ki­li ol­du­ğu yer­ler ce­za­ev­le­riy­di.

2000’li yıl­la­rın ba­şın­da F ti­pi ce­za­ev­le­ri­nin açıl­ma­sı ve bir­çok ör­güt men­su­bu­nun bu­ra­la­ra yer­leş­ti­ril­me­si gün­de­me gel­miş­ti. DHKP-C bu du­ru­mu pro­tes­to edi­yor ve “ö­lüm oru­cu­” adı­nı ver­dik­le­ri ey­lem­le­re baş­lı­yor­du.

Ör­gü­tün son yıl­lar­da­ki ha­fı­za­lar­dan si­lin­me­yen kan­lı ey­lem­le­ri ara­sın­da 1 Şu­bat 2013’te ABD’nin An­ka­ra Bü­yü­kel­çi­li­ği’ni he­def alarak kan­lı sal­dı­rı­sı ol­muş­tu. Olay­da sal­dır­gan Ece­vit Şan­lı el bom­ba­la­rı­nı pat­lat­mış, gü­ven­lik gö­rev­li­si Mus­ta­fa Akar­su ha­ya­tı­nı kay­be­der­ken, ga­ze­te­ci Di­dem Tun­cay ağır ya­ra­lan­mıştı. DHKP-C, kan­lı sal­dı­rı­la­rı­nın ya­nı sı­ra ta­ciz ey­lem­le­riy­le de biliniyor. Özel­lik­le Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü’ne ve ba­zı po­lis mer­kez­le­ri­ne ro­ket­li sal­dı­rı­nın ya­nı sı­ra AK Par­ti Ge­nel Mer­ke­zi’ne 19 Mart 2013 ta­ri­hin­de lav si­la­hıy­la sal­dır­ması uzun süre gündem olmuştu.

GÜN SAZAK’I ÖLDÜRENLERİN KAFETARYA KEYFİ

gün sazak

1990 son­ra­sı dö­nem­de DHKP-C adıy­la te­rör es­ti­ren ör­güt, 1980 ön­ce­sin­de Dev-Sol adıy­la fa­ali­yet yü­rü­tü­yor­du.

Es­ki Güm­rük ve Te­kel Ba­ka­nı Gün Sa­zak evi­nin önün­de ara­ba­sın­dan in­di­ği sı­ra­da çap­raz ate­şe tu­tu­la­rak şe­hit edi­li­yor­du­…

Gün Sa­zak, ba­kan­lı­ğı dö­ne­min­de; ka­çak­çı­lı­ğa, rüş­ve­te, maf­ya­ya ve ran­ta sa­vaş aç­mış bir isim­di.

Sui­kast, ör­güt li­de­ri Dur­sun Ka­ra­ta­ş’­ın ona­yıy­la ya­pıl­mış­tı.

Sal­dı­rı­dan 10 ay son­ra 3 Dev-Sol üye­si ya­ka­lan­dı.

Ya­ka­la­nan­lar­dan bi­ri­si ömür bo­yu, di­ğer iki isim ise 5 ve 6 yıl ha­pis ce­za­sı al­mış­lar­dı.

An­cak sal­dı­rı­nın asıl fa­il­le­ri yurt­dı­şı­na kaç­mış­tı.

Asıl fa­il­ler, Dev-Sol An­ka­ra So­rum­lu Meh­met Edip Era­nıl, Ha­cı Elia­çık, Cen­giz Gül ve CHP Mil­let­ve­ki­li Ah­met Al­tu­n’­un kar­de­şi Ce­mal Ke­mal Al­tu­n’­du.

Al­tun bir sü­re son­ra Al­man­ya­’da ya­ka­lan­dı. Yar­gı­la­ma­lar sı­ra­sın­da şüp­he­li bir şe­kil­de mah­ke­me sa­lo­nu­nun ca­mın­dan at­la­ya­rak in­ti­har et­ti.

Gün Sa­za­k’­ın ka­til­le­ri yurt ­dı­şı­na çık­tık­tan son­ra Bel­çi­ka, Fran­sa ve Al­man­ya gi­bi ül­ke­ler­de ika­met et­ti­ler.

Söz ko­nu­su ül­ke­ler tıp­kı PKK te­rö­rün­de ol­du­ğu gi­bi Gün Sa­zak sui­kas­tin­de de Tür­ki­ye­’nin aley­hin­de bir ta­vır ta­kın­dı­lar.

Sa­za­k’­ın ka­til­le­ri 1980’den bu ya­na AB ül­ke­le­rin­de el­le­ri­ni kol­la­rı­nı sal­la­ya­rak do­laş­ma­ya de­vam edi­yor­lar.

Ka­til­ler­den bi­ri olan Cen­giz Gü­l’­ün Bel­çi­ka­’da ya­şa­dı­ğı bi­li­ni­yor.

Ama asıl il­ginç olan ise sui­kas­tın en önem­li is­mi olan dö­ne­min Dev-Sol An­ka­ra So­rum­lu­su Meh­met Edip Era­nı­l’­ın du­ru­mu.

Era­nıl, MİT ta­ra­fın­dan yıl­lar­dır ta­kip edi­li­yor ve 2008 yı­lın­da Al­man­ya­’da izi­ne ula­şı­lı­yor.

Du­is­bur­g’­da ika­met et­ti­ği ve ‘Ay Ca­fe­’ isim­li bir ka­fe­ter­ya­yı iş­let­ti­ği tes­pit edi­len Era­nıl ha­ya­tı­na hiç­bir şey ol­ma­mış gi­bi de­vam edi­yor. Tür­ki­ye, Al­man ma­kam­la­ra ia­de­si için çe­şit­li gi­ri­şim­ler­de bu­lu­nu­lu­yor.

An­cak Al­man yet­ki­li­ler Era­nı­l’­ı Tür­ki­ye­’ye ia­de et­mi­yor!

Gün Sa­zak sui­kas­tı­nın fai­li meç­hul kal­ma­sı Tür­ki­ye­’nin bü­yük bir ayı­bı­dır.

Dev­let, ba­kan­lık kol­tu­ğun­da üs­tün hiz­met­ler gös­te­ren ve ay­nı za­man­da ta­şı­dı­ğı si­ya­si kim­lik­le bü­yük bir kit­le­yi tem­sil eden Sa­za­k’­ı ko­ru­ya­ma­mış­tır.

Sa­zak sui­kas­tıy­la il­gi­li ge­rek­li so­ruş­tur­ma­lar ve gi­ri­şim­ler ya­pıl­ma­mak­ta­dır,

Al­man­ya ka­til­le­ri ver­me­ye ya­naş­ma­mak­ta­dır.

An­cak bu du­rum Tür­ki­ye ta­ra­fın­dan ka­bul edi­le­bi­lir gö­rül­mek­te­dir ki, bir tek si­ya­si çı­kıp da ko­nu hak­kın­da açık­la­ma yap­ma­mak­ta­dır.

DHKP-C ALEVİLİK İLİŞKİSİ

1980 ön­ce­si­nin sol ör­güt­len­me­le­ri­nin bir­ço­ğu 1990 son­ra iş­lev­siz, ide­olo­ji­siz bir kim­li­ğe bü­rün­me­ye baş­la­mış­tı. Et­nik kim­lik­le­rin ya da di­ni fark­lı­lık­la­rın su­is­ti­mal edil­me­siy­le ken­di­le­ri­ne ya­şam ala­nı sağ­la­ma­ya ça­lı­şan bu ya­pı­lar, pro­pa­gan­da­la­rı­nı da bu te­mel­de ge­liş­tir­di­ler.

PKK, Kürt kim­li­ği üze­rin­den yap­tı­ğı açı­lım­lar­la ken­di­si­ne ya­şam ala­nı aç­ma­ya ça­lı­şır­ken, DHKP-C bu ko­nu­da bi­raz da­ha ba­şa­rı­sız bir gö­rün­tü çiz­di. Irk­çı­lı­ğı red­det­me­si­ne rağ­men Kürt ırk­çı­lı­ğı­na göz kır­pı­yor, Ale­vi kö­ken­li va­tan­daş­la­rın ara­sı­na giz­li­ce sı­za­rak pro­pa­gan­da ya­pı­yor, üni­ver­si­te­ler­de sol gö­rüş­lü öğ­ren­ci­le­ri ken­di saf­la­rı­na kat­ma­ya ça­lış­ıyordu.

Ay­nı za­man­da ör­gü­tün et­kin­lik alan­la­rı­nın sı­nır­lan­ma­sı ve be­lir­li ma­hal­le­le­re sı­kı­şan ey­lem­ler DHKP-C’­nin bü­yü­me­si­nin önün­de en­gel teş­kil et­ti. Bu kap­sam­da ör­güt ya­yın­la­rın­da yer ve­ril­me­me­si­ne ve söy­lem­le­ri­ne yan­sı­ma­ma­sı­na rağ­men Ale­vi kim­li­ği üze­rin­den Mark­sist-Le­ni­nist bir ör­gü­te dö­nüş­mek is­ten­di.

DHKP-C “A­le­vi­” kim­li­ği­ni su­is­ti­mal ede­rek, kan­dır­ma­ya ça­lış­tı­ğı va­tan­daş­lar ara­sın­da sa­de­ce be­lir­li ma­hal­le­ler­de et­kin­lik kurabildi. İs­tan­bul Ga­zi Ma­hal­le­si, Mal­te­pe, Gül­su­yu gi­bi böl­ge­ler ör­güt ta­ra­fın­dan “ka­le, kur­ta­rıl­mış böl­ge, bi­zim ma­hal­le­” gi­bi ifa­de­ler­le ta­nım­la­nı­yor.

Bu du­rum ör­gü­tün kul­lan­dı­ğı sem­bol­le­re de yan­sı­mış du­rum­da. Kır­mı­zı ku­şak­la­rın ve bant­la­rın kul­la­nıl­ma­sı, ya­pı­lan gör­sel pro­pa­gan­da ça­lış­ma­la­rın­da “gü­ne­ş” fi­gü­rü­ne yer verilmesi, ha­ya­tı­nı kay­be­den ör­güt mi­li­tan­la­rı­nın ge­nel­lik­le ce­mev­le­rin­de dü­zen­le­nen tö­ren­ler­den son­ra def­ne­dil­me­le­ri dik­kat çe­ki­yor.

alevilik dhkpc

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

escort izmir izmir escort porno izle türk porno porno escort izmir porno izle travesti porno izmir escort türkçe porno üvey anne pornosu
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
escort sakarya adapazarı escort sakarya escort bayan sakarya escort