Son Dakika
18 Aralık 2017 Pazartesi

04 Nisan 2015 Cumartesi, 15:40
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

DHKP-C’nin Kirli İlişkileri

DHKP-C’nin kanlı tarihini deşifre etmeye devam ediyoruz. Gün Sazak’ı katledenlerin Almanya’daki rahat yaşamları, örgütün Alevi kimliği ve diğer bilinmezlikleri… İşte tüm yönleriyle DHKP-C dosyası… DHKP-C Ku­ru­lu­yor Bedri Yağan-Dursun Karataş (soldan sağa) Ör­gü­tün li­de­ri ko­nu­mun­da­ki Ka­ra­ta­ş’­a ya­pı­lan dar­be­den son­ra Dev-So­l’­un ye­ri­ne ye­ni bir ör­güt­len­me­nin ku­rul­ma­sı ça­lış­ma­la­rı­na baş­lan­mış­tı. Dev-So­l’­un li­der­li­ği­ni ele ge­çi­ren Bed­ri Ya­ğan Tür­ki­ye­’de fa­ali­yet­le­ri­ne de­vam […]

DHKP-C’nin kanlı tarihini deşifre etmeye devam ediyoruz. Gün Sazak’ı katledenlerin Almanya’daki rahat yaşamları, örgütün Alevi kimliği ve diğer bilinmezlikleri… İşte tüm yönleriyle DHKP-C dosyası…

DHKP-C Ku­ru­lu­yor

bedri yağan

Bedri Yağan-Dursun Karataş (soldan sağa)

Ör­gü­tün li­de­ri ko­nu­mun­da­ki Ka­ra­ta­ş’­a ya­pı­lan dar­be­den son­ra Dev-So­l’­un ye­ri­ne ye­ni bir ör­güt­len­me­nin ku­rul­ma­sı ça­lış­ma­la­rı­na baş­lan­mış­tı.

Dev-So­l’­un li­der­li­ği­ni ele ge­çi­ren Bed­ri Ya­ğan Tür­ki­ye­’de fa­ali­yet­le­ri­ne de­vam eder­ken, 6 Mart 1993’te İs­tan­bul Kar­ta­l’­da ya­pı­lan em­ni­yet ope­ras­yo­nu son­ra­sın­da 4 yö­ne­ti­ciy­le bir­lik­te ölü ola­rak ele ge­çi­ril­di.

Bed­ri Ya­ğan ve ar­ka­daş­la­rı­nın ha­ya­tı­nı kay­bet­ti­ği ola­ya iliş­kin önem­li id­di­alar söz ko­nu­su­dur. Bun­la­rın ba­şın­da da Dur­sun Ka­ra­ta­ş’­ın, Bed­ri Ya­ğa­n’­ın kal­dı­ğı evi po­li­se ih­bar et­me­si­dir. Bu du­rum ör­güt­ten gi­de­rek gü­cü­nü yi­tir­me­ye baş­la­yan Dur­sun Ka­ra­taş için bu­lun­maz bir fır­sat­tı.

Bed­ri Ya­ğa­n’­ın ölü­mün­den son­ra, Dur­sun Ka­ra­taş uzun yıl­lar des­tek gör­dük­le­ri Su­ri­ye­’ye gi­de­rek I. Kon­gre adı al­tın­da Dev­rim­ci Halk Kur­tu­luş Par­ti­si Cep­he­’yi (DHKP-C) kur­duk­la­rı­nı ilan et­ti. Ar­dın­dan bu­nu Dev-Sol yan­daş­la­rı­na, kad­ro­la­rı­na ilan ede­rek ye­ni ya­pı­lan­ma­ya des­tek is­te­di.

SUİKASTLER

fahriye erdal

DHKP-C 90’lı yıllarda PKK’nın gölgesinde kalmış bir örgüttü. Bu durumdan kurtularak bir an ön­ce ka­mu­oyun­da ken­di­si­ni ta­nıt­mak is­ti­yor­du. Bu amaç­la es­ki Ada­let Ba­kan­la­rın­dan Meh­met To­paç, An­ka­ra­’da­ki bü­ro­sun­da DHKP-C’­li te­rö­rist­ler ta­ra­fın­dan öl­dü­rü­lü­yor­du. To­paç, DHKP-C ta­ra­fın­dan öl­dü­rül­dü­ğün­de ta­rih­ler 29 Ey­lül 1994’ü gös­te­ri­yor­du.

Son­ra­sın­da Dur­sun Ka­ra­taş ve DHKP-C’­ye yö­ne­lik em­ni­yet ope­ras­yon­la­rı sık­la­şı­yor ör­gü­tün li­der kad­ro­su yurt­ dı­şı­na ka­çı­yor­du. Hak­kın­da ke­sin­leş­miş idam ce­za­sı olan ör­güt li­de­ri Dur­sun Ka­ra­taş 26 Ocak 1995 yı­lın­da Fran­sa­’da tu­tuk­la­nı­yor­du. Tür­ki­ye­’nin tüm ta­lep­le­ri­ne rağ­men Fran­sa, Ka­ra­ta­ş’­ı ia­de et­mi­yor ve ör­gü­tün ya­şa­ma­sı­na dev­let ola­rak des­tek ve­ri­yor­du.

Bu olay­dan yak­la­şık 2 ay son­ra Ga­zi olay­la­rı ola­rak bi­li­nen İs­tan­bul Ga­zi Ma­hal­le­si­’n­de şid­det olay­la­rı mey­da­na ge­li­yor­du. DHKP-C bu olay­lar­da baş­ro­lü kim­se­le­re bı­rak­mı­yor­du.

1996 yı­lın­da ise Sa­ban­cı Sui­kas­ti ile DHKP-C ka­mu­oyun­da ol­duk­ça ta­nı­nan ve bi­lin­mez­lik­ler­le do­lu bir ör­güt ha­li­ne dö­nüş­müş­tü. Sa­ban­cı Sui­kas­ti­’nin sa­nık­la­rın­dan Feh­ri­ye Er­dal, üni­ver­si­te­de DHKP-C ile ta­nış­tı. Ci­na­ye­ti ger­çek­leş­tir­di­ğin­de İs­tan­bul Üni­ver­si­te­si, İle­ti­şim Fa­kül­te­si, Halk­la İliş­ki­ler Bö­lü­mü 2.sı­nıf öğ­ren­ci­si­ydi.

Bu dö­nem­den iti­ba­ren ör­gü­te yö­ne­lik ope­ras­yon­la­rı­nı sık­laş­tı­ran gü­ven­lik güç­le­ri bir­çok böl­ge­de DHKP-C’­ye göz aç­tır­mı­yor­du. Ör­güt, çok sa­yı­da mi­li­ta­nı­nı kay­be­di­yor ve ce­za­ev­le­rin­de ya­pı­lan­ma­ya baş­lı­yor­du. Ar­tık DHKP-C’­nin et­ki­li ol­du­ğu yer­ler ce­za­ev­le­riy­di.

2000’li yıl­la­rın ba­şın­da F ti­pi ce­za­ev­le­ri­nin açıl­ma­sı ve bir­çok ör­güt men­su­bu­nun bu­ra­la­ra yer­leş­ti­ril­me­si gün­de­me gel­miş­ti. DHKP-C bu du­ru­mu pro­tes­to edi­yor ve “ö­lüm oru­cu­” adı­nı ver­dik­le­ri ey­lem­le­re baş­lı­yor­du.

Ör­gü­tün son yıl­lar­da­ki ha­fı­za­lar­dan si­lin­me­yen kan­lı ey­lem­le­ri ara­sın­da 1 Şu­bat 2013’te ABD’nin An­ka­ra Bü­yü­kel­çi­li­ği’ni he­def alarak kan­lı sal­dı­rı­sı ol­muş­tu. Olay­da sal­dır­gan Ece­vit Şan­lı el bom­ba­la­rı­nı pat­lat­mış, gü­ven­lik gö­rev­li­si Mus­ta­fa Akar­su ha­ya­tı­nı kay­be­der­ken, ga­ze­te­ci Di­dem Tun­cay ağır ya­ra­lan­mıştı. DHKP-C, kan­lı sal­dı­rı­la­rı­nın ya­nı sı­ra ta­ciz ey­lem­le­riy­le de biliniyor. Özel­lik­le Em­ni­yet Ge­nel Mü­dür­lü­ğü’ne ve ba­zı po­lis mer­kez­le­ri­ne ro­ket­li sal­dı­rı­nın ya­nı sı­ra AK Par­ti Ge­nel Mer­ke­zi’ne 19 Mart 2013 ta­ri­hin­de lav si­la­hıy­la sal­dır­ması uzun süre gündem olmuştu.

GÜN SAZAK’I ÖLDÜRENLERİN KAFETARYA KEYFİ

gün sazak

1990 son­ra­sı dö­nem­de DHKP-C adıy­la te­rör es­ti­ren ör­güt, 1980 ön­ce­sin­de Dev-Sol adıy­la fa­ali­yet yü­rü­tü­yor­du.

Es­ki Güm­rük ve Te­kel Ba­ka­nı Gün Sa­zak evi­nin önün­de ara­ba­sın­dan in­di­ği sı­ra­da çap­raz ate­şe tu­tu­la­rak şe­hit edi­li­yor­du­…

Gün Sa­zak, ba­kan­lı­ğı dö­ne­min­de; ka­çak­çı­lı­ğa, rüş­ve­te, maf­ya­ya ve ran­ta sa­vaş aç­mış bir isim­di.

Sui­kast, ör­güt li­de­ri Dur­sun Ka­ra­ta­ş’­ın ona­yıy­la ya­pıl­mış­tı.

Sal­dı­rı­dan 10 ay son­ra 3 Dev-Sol üye­si ya­ka­lan­dı.

Ya­ka­la­nan­lar­dan bi­ri­si ömür bo­yu, di­ğer iki isim ise 5 ve 6 yıl ha­pis ce­za­sı al­mış­lar­dı.

An­cak sal­dı­rı­nın asıl fa­il­le­ri yurt­dı­şı­na kaç­mış­tı.

Asıl fa­il­ler, Dev-Sol An­ka­ra So­rum­lu Meh­met Edip Era­nıl, Ha­cı Elia­çık, Cen­giz Gül ve CHP Mil­let­ve­ki­li Ah­met Al­tu­n’­un kar­de­şi Ce­mal Ke­mal Al­tu­n’­du.

Al­tun bir sü­re son­ra Al­man­ya­’da ya­ka­lan­dı. Yar­gı­la­ma­lar sı­ra­sın­da şüp­he­li bir şe­kil­de mah­ke­me sa­lo­nu­nun ca­mın­dan at­la­ya­rak in­ti­har et­ti.

Gün Sa­za­k’­ın ka­til­le­ri yurt ­dı­şı­na çık­tık­tan son­ra Bel­çi­ka, Fran­sa ve Al­man­ya gi­bi ül­ke­ler­de ika­met et­ti­ler.

Söz ko­nu­su ül­ke­ler tıp­kı PKK te­rö­rün­de ol­du­ğu gi­bi Gün Sa­zak sui­kas­tin­de de Tür­ki­ye­’nin aley­hin­de bir ta­vır ta­kın­dı­lar.

Sa­za­k’­ın ka­til­le­ri 1980’den bu ya­na AB ül­ke­le­rin­de el­le­ri­ni kol­la­rı­nı sal­la­ya­rak do­laş­ma­ya de­vam edi­yor­lar.

Ka­til­ler­den bi­ri olan Cen­giz Gü­l’­ün Bel­çi­ka­’da ya­şa­dı­ğı bi­li­ni­yor.

Ama asıl il­ginç olan ise sui­kas­tın en önem­li is­mi olan dö­ne­min Dev-Sol An­ka­ra So­rum­lu­su Meh­met Edip Era­nı­l’­ın du­ru­mu.

Era­nıl, MİT ta­ra­fın­dan yıl­lar­dır ta­kip edi­li­yor ve 2008 yı­lın­da Al­man­ya­’da izi­ne ula­şı­lı­yor.

Du­is­bur­g’­da ika­met et­ti­ği ve ‘Ay Ca­fe­’ isim­li bir ka­fe­ter­ya­yı iş­let­ti­ği tes­pit edi­len Era­nıl ha­ya­tı­na hiç­bir şey ol­ma­mış gi­bi de­vam edi­yor. Tür­ki­ye, Al­man ma­kam­la­ra ia­de­si için çe­şit­li gi­ri­şim­ler­de bu­lu­nu­lu­yor.

An­cak Al­man yet­ki­li­ler Era­nı­l’­ı Tür­ki­ye­’ye ia­de et­mi­yor!

Gün Sa­zak sui­kas­tı­nın fai­li meç­hul kal­ma­sı Tür­ki­ye­’nin bü­yük bir ayı­bı­dır.

Dev­let, ba­kan­lık kol­tu­ğun­da üs­tün hiz­met­ler gös­te­ren ve ay­nı za­man­da ta­şı­dı­ğı si­ya­si kim­lik­le bü­yük bir kit­le­yi tem­sil eden Sa­za­k’­ı ko­ru­ya­ma­mış­tır.

Sa­zak sui­kas­tıy­la il­gi­li ge­rek­li so­ruş­tur­ma­lar ve gi­ri­şim­ler ya­pıl­ma­mak­ta­dır,

Al­man­ya ka­til­le­ri ver­me­ye ya­naş­ma­mak­ta­dır.

An­cak bu du­rum Tür­ki­ye ta­ra­fın­dan ka­bul edi­le­bi­lir gö­rül­mek­te­dir ki, bir tek si­ya­si çı­kıp da ko­nu hak­kın­da açık­la­ma yap­ma­mak­ta­dır.

DHKP-C ALEVİLİK İLİŞKİSİ

1980 ön­ce­si­nin sol ör­güt­len­me­le­ri­nin bir­ço­ğu 1990 son­ra iş­lev­siz, ide­olo­ji­siz bir kim­li­ğe bü­rün­me­ye baş­la­mış­tı. Et­nik kim­lik­le­rin ya da di­ni fark­lı­lık­la­rın su­is­ti­mal edil­me­siy­le ken­di­le­ri­ne ya­şam ala­nı sağ­la­ma­ya ça­lı­şan bu ya­pı­lar, pro­pa­gan­da­la­rı­nı da bu te­mel­de ge­liş­tir­di­ler.

PKK, Kürt kim­li­ği üze­rin­den yap­tı­ğı açı­lım­lar­la ken­di­si­ne ya­şam ala­nı aç­ma­ya ça­lı­şır­ken, DHKP-C bu ko­nu­da bi­raz da­ha ba­şa­rı­sız bir gö­rün­tü çiz­di. Irk­çı­lı­ğı red­det­me­si­ne rağ­men Kürt ırk­çı­lı­ğı­na göz kır­pı­yor, Ale­vi kö­ken­li va­tan­daş­la­rın ara­sı­na giz­li­ce sı­za­rak pro­pa­gan­da ya­pı­yor, üni­ver­si­te­ler­de sol gö­rüş­lü öğ­ren­ci­le­ri ken­di saf­la­rı­na kat­ma­ya ça­lış­ıyordu.

Ay­nı za­man­da ör­gü­tün et­kin­lik alan­la­rı­nın sı­nır­lan­ma­sı ve be­lir­li ma­hal­le­le­re sı­kı­şan ey­lem­ler DHKP-C’­nin bü­yü­me­si­nin önün­de en­gel teş­kil et­ti. Bu kap­sam­da ör­güt ya­yın­la­rın­da yer ve­ril­me­me­si­ne ve söy­lem­le­ri­ne yan­sı­ma­ma­sı­na rağ­men Ale­vi kim­li­ği üze­rin­den Mark­sist-Le­ni­nist bir ör­gü­te dö­nüş­mek is­ten­di.

DHKP-C “A­le­vi­” kim­li­ği­ni su­is­ti­mal ede­rek, kan­dır­ma­ya ça­lış­tı­ğı va­tan­daş­lar ara­sın­da sa­de­ce be­lir­li ma­hal­le­ler­de et­kin­lik kurabildi. İs­tan­bul Ga­zi Ma­hal­le­si, Mal­te­pe, Gül­su­yu gi­bi böl­ge­ler ör­güt ta­ra­fın­dan “ka­le, kur­ta­rıl­mış böl­ge, bi­zim ma­hal­le­” gi­bi ifa­de­ler­le ta­nım­la­nı­yor.

Bu du­rum ör­gü­tün kul­lan­dı­ğı sem­bol­le­re de yan­sı­mış du­rum­da. Kır­mı­zı ku­şak­la­rın ve bant­la­rın kul­la­nıl­ma­sı, ya­pı­lan gör­sel pro­pa­gan­da ça­lış­ma­la­rın­da “gü­ne­ş” fi­gü­rü­ne yer verilmesi, ha­ya­tı­nı kay­be­den ör­güt mi­li­tan­la­rı­nın ge­nel­lik­le ce­mev­le­rin­de dü­zen­le­nen tö­ren­ler­den son­ra def­ne­dil­me­le­ri dik­kat çe­ki­yor.

alevilik dhkpc

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz