Son Dakika
18 Aralık 2017 Pazartesi

02 Nisan 2015 Perşembe, 13:58
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

DHKP-C’nin Karanlık Tarihi

Önceki gün İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde Savcı Mehmet Selim Kiraz’ı şehit eden, dün de İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne saldırı düzenleyen DHKP-C terör örgütü yeniden gündemde. Peki örgüt nasıl doğdu, dünü bu günü… Tüm yönleriyle DHKP-C gerçeği…

Ku­ru­cu­su Dur­sun Ka­ra­ta­ş’­ın ha­ya­tı­nı kay­bet­me­sin­den son­ra da­ğıl­ma nok­ta­sı­na ge­len DHKP-C’­nin ta­ri­hi kan­lı sui­kast­ler­le do­lu. Ni­hat Erim (Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ta­ri­hin­de öl­dü­rü­len tek baş­ba­kan), Güm­rük ve Te­kel Ba­ka­nı Gün Sa­zak, Sa­kıp Sa­ban­cı­’nın kar­de­şi Öz­de­mir Sa­ban­cı­…

Tüm bu sui­kast­le­rin ar­ka­sın­da DHKP-C var­dı.

DHKP-C’­NİN KÖ­KEN­LE­Rİ MA­HİR ÇA­YA­N’­A DA­YA­NI­YOR

mahir çayan

1970’de Ma­hir Ça­ya­n’­ın ön­cü­lü­ğün­de ku­ru­lan Tür­ki­ye Halk Kur­tu­luş Par­ti­si-Cep­he­si (THKP-C), Tür­ki­ye­’de ör­güt­lü ve sis­tem­li ola­rak ha­re­ket eden ve şid­de­ti esas alan te­mel ya­pı gö­rü­nüm­dey­di. Ça­yan ve ar­ka­daş­la­rı­nın kur­du­ğu bu ya­pı; ör­güt­len­me, hi­ye­rar­şi ve ey­lem stra­te­ji­le­rin­de La­tin Ame­ri­ka ül­ke­le­rin­de­ki sol-dev­rim­ci ör­güt­len­me­le­ri ör­nek al­mış­tır.

THKP-C ve tü­rev­le­ri­nin he­de­fi, dev­let sis­te­mi­nin or­ta­dan kal­dı­ra­rak, ye­ri­ne iş­çi sı­nı­fı­nın ön­der­li­ğin­de Mark­sist-Le­ni­nist bir ya­pı kur­mak­tı.

Bu ba­kış açı­sı dö­ne­min Kürt­çü-Sol grup­la­rın­da da his­se­di­li­yor, o dö­nem­de An­ka­ra Si­ya­sal Bil­gi­ler Fa­kül­te­si olan Ab­dul­lah Öca­lan da Ça­ya­n’­ın ko­nuş­ma­la­rın­dan ve THKP-C’­nin fa­ali­yet­le­rin­den et­ki­le­ni­yor­du.

Dev­ri­min şe­hir­ler­de baş­la­yıp da­ha son­ra­sın­da kır­sal ke­si­me ya­yı­la­ca­ğı­nı sa­vu­nan THKP-C ken­di­sin­den son­ra ge­len bir­çok sol te­rör gru­bu­na ya­kın­dan et­ki­le­miş­tir, tıp­kı DHKP-C gi­bi­…

TERÖR İDEOLOJİSİ: ŞİDDET YOLUYLA DEVRİM

1978’DE ÖR­GÜ­TÜNTE­MEL­LE­Rİ ATILIYOR

bedri yağan

BEDRİ YAĞAN (SOLDA) ve DURSUN KARATAŞ (ORTADA)

1972 yı­lın­da, Ma­hir Ça­ya­n’­ın gü­ven­lik güç­le­ri ile gir­di­ği ça­tış­ma­da­ha­ya­tı­nı kay­bet­me­siy­le THKP-C da­ğıl­ma sü­re­ci­ne gir­miş­tir. Ör­güt­te, Ça­ya­n’­ın ye­ri­ne geç­mek is­te­yen aday­la­rın ço­ğal­ma­sı li­der­lik kav­ga­sı­na yol açı­yor ve THKP’­nin için­de­ki et­ki­li isim­ler ye­ni ör­güt­len­me­ler ku­rdu.

1978 yı­lı­na ge­lin­di­ğin­de, İs­tan­bul Üni­ver­si­te­si Or­man Fa­kül­te­si öğ­ren­ci­si olan 26 ya­şın­da­ki Dur­sun Ka­ra­taş, çe­şit­li ge­rek­çe­le­re da­ya­na­rak Dev­rim­ci Sol (Dev-Sol)’u kur­duk­la­rı­nı ilan edi­yor­du.  THKP-C iki ana gru­ba ay­rıl­mış­tı, İs­tan­bul ka­na­dı (Dev-Sol), An­ka­ra gru­bu ise (Dev-Yol) ola­rak fa­ali­yet­le­re baş­la­dı.

Dev-So­l’­un ku­ru­cu­su Dur­sun Ka­ra­ta­ş’­a gö­re ba­rış­çıl bir sos­ya­lizm müm­kün de­ğil­dir. Ame­ri­ka­’da Marx ve En­gel­s’­in ba­rış­çıl çö­züm öne­ri­si­nin uy­gu­la­na­bi­lir­li­ği kıs­men müm­kün­dür. Ka­ra­taş, Tür­ki­ye gi­bi ül­ke­ler­de sos­ya­liz­me ge­çi­şi sağ­la­ya­bil­mek için dev­let sis­te­mi­nin tü­müy­le kal­dı­rıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni sa­vun­mak­ta­dır.

Dev-So­l’­a gö­re: Ba­rış­çıl bir ge­çiş ha­yal­dir, Dev­let me­ka­niz­ma­sı­nı par­ça­la­ma­dan dev­ri­min ka­lı­cı ol­ma­sı müm­kün de­ğil­dir,

Sos­ya­list dev­le­tin ku­rul­ma­sı par­la­men­to ço­ğun­lu­ğu ile de­ğil, kit­le­le­rin ör­güt­lü si­lah­lı gü­cü­ne da­yan­ma­sı ile müm­kün­dür.

ÖRGÜTTE “DAYICILAR- DARBECİLER” BÖLÜNMESİ

Dursun Karataş’ın 1978 yılında Dev-Sol olarak adlandırdığı örgütlenmesi 1980 darbesinden sonra dağılmıştı. Karataş yargılamalar sonucunda idam cezasına çarptırılmış ancak 1989 yılında Bayrampaşa Cezaevi’nden firar ederek yurtdışına kaçtı.

Darbe döneminde yurtdışına kaçan örgüt militanlarının topladıkları maddi destek, kurdukları lobiler sonrasında Dev-Sol kendine yetebilecek maddi güce kavuşmuş, çeşitli ülkelerden gelen silah, para ve lojistik imkanlarla yeniden toparlanmaya başlamıştı.

GÜN SAZAK VE NİHAT ERİM SUİKASTLERİ

gün sazak nihat erim

Dev-Sol ey­lem­le­rin­de ge­nel­lik­le MHP ve Ül­kü Ocak­la­rı­’nı he­def alır­ken, gü­ven­lik güç­le­riy­le de ça­tış­ma­la­ra gi­ri­yor­du. İs­tan­bu­l’­da ba­zı po­lis ka­ra­kol­la­rı­na sal­dı­rı dü­zen­le­ni­di.

Dev-Sol, bu dö­nem­de Tür­ki­ye­’yi da­ha da ka­rış­tır­mak, te­rör ey­lem­le­riy­le ka­os ya­ra­ta­bil­mek ama­cıy­la san­sas­yo­nel sui­kast­lar plan­la­mış­tı. 27 Ma­yıs 1980’de es­ki Güm­rük ve Te­kel Ba­ka­nı Gün Sa­zak, 19 Tem­muz 1980’de ise es­ki Baş­ba­kan Ni­hat Erim Dev-Sol ta­ra­fın­dan kat­le­dil­di.

Olay ye­rin­de ya­pı­lan in­ce­le­me­ler­de “Gün Sa­za­k’­ı ce­za­lan­dır­dık, şim­di de Ni­hat Eri­m’­i Ce­za­lan­dı­rı­yo­ruz. (Dev-Sol)” ya­zı­lı bir bil­di­ri bu­lun­du. Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ta­ri­hin­de baş­ba­kan­lık gö­re­vi ya­pıp öl­dü­rü­len tek isim Ni­hat Eri­m’­dir.

ÖCALAN’A ÖZENDİ

Karataş, cezaevinden kaçtıktan sonra örgüt içerisindeki konumu giderek otoriter ve tek adam kimliğine büründürmeye çalışıyordu. Bu durum Dev-Sol (DHKP)’un yayınlarına da yansıdı. Dönemin Dev-Sol güdümündeki yayın organları incelendiğinde Karataş’ın tıpkı Öcalan gibi kendisini ön plana çıkardığı, örgütlenme içinde tek adam pozisyonuna gelmek istediği anlaşılıyor.

“Önderlik” adı altında kendisini tartışmasız bir lider olarak konumlandıran Karataş, cezaevinden kaçtıktan sonra yurtdışında rahat ve lüks bir yaşam sürdürdü. Ancak bu durum örgütün en güçlü isimlerinden biri olan Bedri Yağan tarafından tepkiyle karşılandı. Yağan, Karataş’ın lüks villalarda örgütün maddi imkanlarından yararlandığını, demokratik olmayan baskıcı kararlar aldığını ve kadınlara düşkünlüğünü eleştiriyordu.

Bedri Yağan ve arkadaşları bir süre sonra Dursun Karataş’ı devirmek için planlar kurmaya başlamışlardı. Bu planlar, Karataş’ın kaldığı villada Yağan ve arkadaşlarının baskınıyla örgüt içi darbeye dönüşüyordu. Yağan örgüt liderliğini ele geçirirken kaldığı villanın bodrum katına hapsedilen Karataş bir süre gözetim altında tutuluyor, Yağan ve arkadaşları tarafından sorgulandı.

13 Eylül 1992 tarihinde Almanya’da yapılan bu darbede Bedri Yağan’a, Aslan Şener Yıldırım, İbrahim Bingöl gibi isimler de destek verdi.

Karataş bir şekilde tutulduğu yerden kaçıyor ve Türkiye’deki faaliyetlerinin yürüten kişilere telefonla ulaşarak Yağan ve arkadaşları tarafından “tutsak edildiği”ni ve en kısa zamanda kendisinin bu durumda kurtarılması gerektiğini ifade ediyordu. Ancak olaylar Karataş’ın istediği gibi gitmiyor ve Dev-Sol’un Türkiye’deki en etkili isimleri Yağan’a destek veriyordu. Bunun üzerine Karataş cezaevlerindeki Dev-Sol’dan bazı isimlere mektup yazarak onları kaçırarak yeni bir örgütlemeye gitme planları yaptı.

Dev-Sol ilginç bir dönemden geçerken Karataş, Yağan’a tuzak kurma çalışmalarına başladı.

KIBRIS ÇIKARMASINDA RUM’DAN YANA OLDULAR

kıbrıs barış harekatı

THKP-C içinde faaliyetlerde bulunan kadroların zihin dünyalarını kavrayabilmek için bu anekdot son derece dikkat çekicidir:

1974 yazında Kıbrıs’ta EOKA’nın estirdiği terör üzerine adadaki Türkleri korumak için çıkarma yapan Türk Silahlı Kuvvetleri, dönemin THKP-C kadroları ve Dursun Karataş gibi isimler olayı protesto edip, duvarlara “Bağımsız Birleşik Kıbrıs” yazıları yazdılar. Bu yazılar sırasında Karataş gözaltına alındı ve bir süre sonra serbest bırakıldı.

ÜLKÜCÜLERDEN KAÇTI SAVCILIĞA SIĞINDI

şafak yayla, bahtiyar aydın

ŞAFAK YAYLA (SOLDA) VE BAHTİYAR DOĞRUYOL

Savcıyı şehit eden teröristlerden birisi 1987 doğumlu Bahtiyar Doğruyol. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi öğrencisiyken de çok aktifti. DHKP-C ve PKK kaynaklı etkinliklerde ortaya çıkıyor, sık sık da ülkücülerle karşı karşıya geliyordu. Hatta bir keresinde Ülkücülerin fiili saldırısına maruz kalmış ve savcılığa giderek suç duyurusunda bulunmuştu. Derslere devamsızlığı nedeniyle okuldan bir süre sonra ayrıldı, kendini tamamen terör eylemlerine adadı.

‘OĞLUMUN YAKALANMASI HAYIRLI OLDU’

Diğer saldırgan Şafak Yayla ise 1991 doğumlu ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi. Edinilen bilgilere göre ailesiyle arası son derece kötü. Aile kurumu çatırdamış, belki üniversiteye illegal yollardan yerleştirilmiş ama nihayetinde üniversitede de faaliyetlerine devam eden, terör örgütleri adına eylemler yapan biri… 2 sene önce polis tarafından terör örgütüne üye olduğunda babası “yakalanması benim için daha hayırlı” ifadelerini kullanmıştı.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz