Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi

28 Şubat 2015 Cumartesi, 14:40
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Sabır Biterse?

Kampüsleri saran terör olaylarına hızlı ve çabuk önlemler alınması gerekmektedir.

Siyasi partilerin, STK’ların, devlet kurumlarının umursamadığı olaylar yaşanıyor.

Olan Fırat’larımıza, yarınlarımıza oluyor.

Bu gidişat gidişat değildir.

İnsanlarımız ölse dahi bazı konular görmezden gelinmeye devam ediliyor, bunca haykırışa, bunca yürüyüşe, bunca gözyaşına rağmen.

Artık harekete geçilmelidir. “Düzen” görünümlü bu düzensizliğe son verilmelidir.

Anayasal sorumluluklarını yerine getirmeyenler acilen görevlerini yerine getirmelidir.

Üniversitelerde pazartesi gününden itibaren acil önlemler alınmalıdır. Yoksa olaylar kontrolden çıkabilir, “sabır” diyen insanlar tepki gösterebilirler.

Yasaların çalışmadığı hiçbir dev-lette huzur, asayiş olmaz.

Kurumlar kendi içinde bölünür, ideolojik kamplaşmalar sistemi et-kilerse orada devlet olmaz.

Kendi kanunlarını koyan, kendi güvenliğini sağlamaya çalışan bir düzen, bir şiddet atmosferi hasıl olur.

***

1968 yılında Batı Avrupa’daki üniversitelerde başlayan gençlik hareketleri Türkiye’ye şiddet olayları olarak yansımıştı. Batı’da öğrenci hakları, adil bir sistem ve katılımcı demokrasi için çabalayan bu hareketler Türkiye’ye onarılması güç olaylar, can kayıplarıyla geri dönmüştü.

1970’lerin başında Avrupa’da sona eren bu hareketler Türkiye’de adını bile telaffuz etmenin mümkün olmadığı “Marksist-leninist” çizgideki terör örgütleriyle devam etmiş, binlerce gencimiz hayatını yitirmiş, on binlercesi hapislere düşmüş, bazıları ise idam edilmişti.

Bugün dahi onarılması güç yaraların açıldığı bu hadise-lerin temeli üniversitelerdeki terör olaylarının kontrol altına alınmaması vardır.

Günümüzde de benzeri bir manzara söz konusudur.

Üniversiteleri şiddete boğan, terörize olan gruplar, etnik ırkçılık temelinde hareket etmekte, talimatlarının KCK denilen PKK terör örgütünün üst yapısından almaktadırlar.

Kurumlar işleyişini yitirmiştir.

Asayiş ortadan kalkmış, üniversiteler terör örgütünün özgürce hareket edebileceği, olay çıkarıp insan öldürebileceği, eleman devşirip, propaganda yapabileceği bölgeler haline dönüşmüştür.

Bu süreçte birçok PKK yanlısı STK da etkin rol oynamaktadır.

Üniversiteleri adeta örümcek ağı gibi saran bu yapılanmanın içerisinde bir takım akademisyenler de yer almakta, süreci yönlendirmekte, şiddeti körüklemektedirler.

***

Ege Üniversitesi’nde Fırat’ın şehit edildiği olay göz göre göre gelmiştir. Rektör onlarca çağrıya rağmen hala istifa etmemiş, ne işe yaradığı tam olarak bilinmeyen YÖK soruşturma dahi açmamıştır.

Vatanını seven insanlar, can verirken, devletin kurumları, terörü görmezden gelmeye devam etmektedirler.

Sistem kurulmuş, köşe başları tutulmuş, kitlelerin sesi olanlar odalarına çekilmiştir.

Gençlerin, karanlık sokaklarda, kapkaranlık yarınlara doğru yönlendirilmesi, bu ülkeye yapılacak en büyük ihanettir.

Ege Üniversitesi olayları bardağı taşıran son damla olmuştur.

Medyası, devlet kurumları ve şahıslarıyla onlarca suçlu vardır ve aymazca, utanmazca sessizliğe gömülmekte, hesap bile vermemektedirler.

Gençlerimize kurulan tuzaklara son verilmelidir.

Etnik ırkçılığın önünü açarak, Kürtçülüğü hortlatan, PKK’ya “terör” bile diyemeyip, “Türküm” diyenleri “faşist” olarak yaftalayanlar bu sistemde “aydın” olarak ekranları kaplıyor, gazete sütunlarını dolduruyorlarsa bize de yazıklar olsun.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz