Son Dakika
12 Aralık 2017 Salı

Üniversitenin Hocası ‘Ege Rezaleti’ni anlattı

24 Şubat 2015 Salı, 11:32

Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu katleden PKK yandaşlarının, Ege Üniversitesi’ni adeta açık cezaevine dönüştürdüğü ortaya çıktı. Hocalar da can güvenliği endişesi taşıyor.Hocaları hapsedip yakıp yıkıyorlar

Ülkücü öğrenci Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun PKK’lılar tarafından bıçaklanarak şehit edilmesi sonrası Ege Üniversitesi’ndeki illegal yapılanmalar yeniden tartışılmaya başlandı. PKK yandaşlarının üniversitede terör estirdiği ortaya çıktı.

ÖLDÜRECEKLER!

İsminin yazılmasını istemeyen bir öğretim üyesi, Ege Üniversitesi Fen ve Edebiyat Fakültesi’ndeki bölücü terör baskısının ayrıntılarını ve yaşadıklarını anlattı. Okulda can güvenliklerinin olmadığını, üniversite yönetiminin vandallıkları görmezden geldiğini belirten öğretim üyesi, “Öğrenci demekten imtina edeceğim gruplar, iki-üç güne bir eylem yaparlar. Bizi okula kilitlerler. Kendi aramızda, ‘Bir gün bizi öldürecekler, Allah vere de fakülteyi yakmasalar’ diye konuşurken, bir öğrenciyi öldürdüler. Bu olay geliyorum diyordu zaten” dedi.

ELİ KOLUNU SALLAYIP…

İsminin verilmemesini isteyen öğretim üyesi, Ege Üniversitesi’nde PKK tarafından yapılan yasadışı eylemler ve yaşadıkları hakkında şöyle konuştu: “Günümüz Türkiye’sinde sağ-sol çatışması kalmadı. Ege Üniversitesi’nde vatanseverler ve hainler var. Bu hainler grubunu tam olarak öğrenci diye adlandıramıyorum. Çünkü öğrenci olup olmadıklarından emin olmak mümkün değil. Öyle ODTÜ’deki gibi, İTÜ’deki gibi kartlı giriş uygulamaları yoktur. Kimlik kontrolleri yoktur. Üniversite’nin dört bir tarafı açıktır. Elinizi kolunuzu sallaya sallaya girersiniz.”

ONLARA HER TÜRLÜ İMKAN SAĞLANIYOR

“Bu Edebiyat Fakültesi önündeki terörist gruba her türlü imkan verilmiştir. Ses sistemleri vardır, her gün sabahtan akşama Kürtçe şarkılar ve sloganlar dinlersiniz. ‘Elektriği nereden alıyorlar?’ diye bir soru aklınıza gelmesin, Üniversite’den alıyorlar. Üniversitenin şenliğine katılmazlar ama alternatif şenlikler düzenlerler.”

PKK AFİŞLERİ

“Birtakım yazılar asarlar. Kürtçe bilmediğim için ne yazdığını bilmiyorum. PKK afişleri ve bayrakları vardır. Bunların arasından geçer girersiniz. Ancak fakülteden o gün nasıl çıkacaksınız belli değildir. Her 2-3 ayda bir tekrarlanan eylemleri vardır.”

SOPA VE TAŞLA…

“Eylem dediysem, öyle oturma, ayakta durma, slogan atma ya da ne bileyim polise çiçek ya da kitap verme gibi eylemler aklınıza gelmesin. Bunlar bizi fakülteye hapsedip, kapıyı da üzerimizden zincirlerler. Koridordan şangır şungur cam sesleriyle birlikte bağırışlar duyulduğunda kapıyı kilitler. Bizler de ışıkları söndürürüz. Çünkü sopa ya da taşlarla camları indirirler, kapıyı tekmelerler, yangın tüplerini kırarlar.”

POLİS SEYREDİYOR

“Polis müdahalede bulunmaz. Kapıyı açmaz. Yönetim yardım çağırmaz. Çünkü bu öğrencilerin ‘protesto hakkıdır’. Bir müddet sonra sesler kesilince sırayla arka kapıdan tahliye edilirsiniz.”

SİYAH MASKELİ, BALYOZLU DEHŞETİ YAŞADIM

“İşte böyle güya eylemlerden bir tanesi 16 Ocak’ta yaşandı. Yine hapsedildik içeri. Bu sefer ama daha sıkı hapis! Dekanlığı öğrenci girişine bağlayan kısmı kapattılar ve yukarda kalan yukarda kaldı. Dışarıdakiler de dışarıda kaldı ve iletişim kesildi. Yüzleri siyah maskeli insanlar, fakülte içinde yerdeki taşları söktüler, tüm sıraları kırdılar, camları kırdılar, demir kalorifer peteklerini kırdılar. Kırdıkları kalorifer peteklerini ellerini alıp balyoz yaptılar. Bu balyozlarla her koridor başında beklemeye başladılar.”

TAŞ KORKUSU

“Biz bir cesaretimizi toplayıp, siyah maskeli ve balyozlu adam ya da kadınlarla göz göze gelmeden, başı önde ve kafama taş mı vururlar korkusuyla, ‘intikam’, ‘mezar’ gibi yazılarla dolu duvarların yanından koşar adım giderek öğretim üyelerine ait asansörde sıra beklemeye başladık. Sırası ile tahliye edildik. Dışarıdakiler de dekanlık kapısının önünde bir iki saat bekledikten sonra eşyalarını toplamak için aynı asansörde kuyruğa girdiler ve eşyalarını toplayıp çıkmayı başardılar.”

OLAY GELİYORUM DİYORDU…

“Kendi aramızda, ‘bir gün öldürecekler bizi, Allah vere de fakülteyi yakmasalar’ diye konuşurken, bir öğrenciyi öldürdüler. Öldürülen çocuk ülkücüymüş. Bu siz de olabilirdiniz, herhangi sıradan başka bir kişi de olabilirdi. Bu olay geliyorum diyordu zaten.”

KÜRT ÖĞRENCİLERE DE BASKI YAPIYORLAR

“İki yıl önceydi. Kürt kökenli bir çocuğa kendilerinden olmuyorlar diye baskı yapıyorlarmış, Sıkıştırıp darp etmişler. O da almış bıçağı gelmiş. Koridorda arbede yaşandı ve birisi yaralandı. Bu olaydaki kan birikintisinin yanından geçip gittik. Yani diyeceğim; öldürülen, iki yıl önceki o Kürt çocuk da olabilirdi.”

YAŞAM HAKKI TEHLİKEDE

“Birkaç sene evvel şehit edilenleri anmak amacıyla ülkücü, milliyetçi grup, parti, dernek, kuruluş hiçbir şeyci değil, bunun altını çizerim- sadece öğrenci, sıradan öğrenci eline bayrak alıp, anmak için yürümek istedi. Sadece yürümek. Ve daha kapıdan çıkarken üstlerine saldırdılar. Hak mı bu şimdi? Dikkat ederseniz ben burada karşıt protesto hakkından bilmem neden bahsetmiyorum. Ben burada en temel hak olan yaşam hakkının tehlikede olduğundan, can güvenliğinden bahsediyorum.”

ANNEMİ SÖZLE TACİZ ETTİLER

“Kim olduğu belirsiz, muhtemelen geceyi kampüste geçirmiş tipler, girişte size sözlü tacizde bulunabilirler. 50 yaşındaki anneme sözlü cinsel tacizde bulundular da oradan biliyorum. Mesela bu tipler, fakülteye kadar girip tuvaletteki kız öğrencinin önünde pantolonunu indirebilirler. Yaşanmış eski bir olaydır. Bu sebeple de Edebiyat Fakültesi’nin önündeki gruba öğrenci derken biraz temkinli yaklaşmak zorundayım.”

kaynak: ÇINAR COŞKUNSERÇE /ANKARA / Vahdet

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz