Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi

17 Şubat 2015 Salı, 10:01
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

“Dur” Dememiz Gerekiyor

Özgecan Aslan… Gencecik bir kız… Hayatının baharında, ümitleri ve hayalleri var… Hunharca, adice, aşağılık bir şekilde öldürülüyor… Onunla birlikte insanlık da ölüyor… Allah mekânını cennet eylesin, ailesine sabırlar versin. *** Olayın sıcaklığıyla verilen tepkiler, toplumun belirli kesimlerine işlemiş caniliği, adiliği silmeyecek. Görmezden gelinen, duyarsız kalınan ahlaksızların üzeri kapanmayacak. Artık, Türkiye’de bazı şeylerin köklü bir şekilde […]

Özgecan Aslan… Gencecik bir kız… Hayatının baharında, ümitleri ve hayalleri var…

Hunharca, adice, aşağılık bir şekilde öldürülüyor…

Onunla birlikte insanlık da ölüyor…

Allah mekânını cennet eylesin, ailesine sabırlar versin.

***

Olayın sıcaklığıyla verilen tepkiler, toplumun belirli kesimlerine işlemiş caniliği, adiliği silmeyecek.

Görmezden gelinen, duyarsız kalınan ahlaksızların üzeri kapanmayacak.

Artık, Türkiye’de bazı şeylerin köklü bir şekilde değişmesi gerekiyor.

Gün boyu televizyon kanallarından pompalanan taciz, tecavüz ve türlü sapkınlıklara,

Magazin adı altında sergilenen türlü rezilliklere,

İnternet sitelerinde “çıplaklık, sapkınlık” dolu acayip haberlere, fotoğraf galerilerine,

Reyting için pazarlanan iğrençliklere,

Gençlerimize sunulan “popülerlik”  adı altındaki ahlaksızlıklara,

Tacizi, tecavüzcüyü görmezden gelenlere,

“Töre” adı altında kendi öz evlatlarını öldürenlere, kundaktaki bebeklerinden başlık parası alanlara,

“Adet, gelenek, görenek” adı altında kız çocuklarını “mal” gibi görenlere

Kadını yalnız bırakan yargı kararlarına,

Şiddet gören vatandaşını koruyamayan sisteme,

Küçük çocukları sapkınlıklarına alet etmek için tarihi olayları örnek gösteren sözde adamlara,

Kitle iletişim araçlarından dalga dalga yayılan “pop” adı altında pazarlanan küresel meta malzemelerine…

DUR DEMEMİZ GEREKİYOR!

Ve artık kendimizi, eğitim sistemimizi, hukuk sistemimizi sorgulamamız gerekiyor.

İnsana değer veren, insan hayatını esas alan, merkezine insanı koyan bir yapıya geçmemiz gerekiyor.

Bu yapının taşlarını döşeyecek olanlar bizleriz…

Fikri buhranlarını, sapkın düşüncelerini hiçbir kılıf altında pazarlamalarına müsaade etmemeliyiz.

Kadına şiddetin geldiği nokta ve aile kurumumuzun geldiği durum ortada…

Her geçen yıl artan sapkın ilişkiler, evlilik ve aile kurumunu yıpratan saçmalıklar, gazetelerin üçüncü sayfalarını işgal ediyor.

Ana haber bültenlerinde aile içi şiddet, taciz, saldırı haberlerinden geçilmiyor.

Aile kurumu tam ortasından çatırdadı.

Liselerimizde milli ve manevi değerler sistemi alt üst olmuş, eğitimcilerin çoğu boş vermiş durumda…

İdeolojik, insanları kutuplaştırmaktan başka bir işe yaramayan tartışmalarla, insana verilen değer artmaz.

Aileyi kurması gereken fiil, yani evlenme olayı bile reyting malzemelerine rezil bir şekilde meze olmuşken ve evlerde gün boyu zehir saçan bu yayınlar insanlar tarafından seviliyorken, bazı gerçekleri de görmek gerekiyor.

Kitleye arz edilen yapaylıklar, ışıltılar altında sunulan absürt sapkınlıklara DUR DEMEK İLK İŞİMİZ OLMALI ve artık sorgulamalıyız.

Bizim geleneğimiz, göreneğimiz, değerlerimiz nedir?

Gündem kısır siyasi tartışmalarla geçerken, vatandaşlarımıza çare olacak yegâne güç; özümüz, değerlerimiz olmalıdır.

Değerleri, aidiyetleri, inanç ve sembolleri olmayan milletler yok olurlar… Bunun ilk ayağı eğitimle başlar, aileyle devam eder sonrasında topluma yansır.

Temelden başlayarak, önce kafamızı, sonra da sistemimizi değiştirmeliyiz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz