Son Dakika
20 Ekim 2017 Cuma

Okuyun Tanıyın Bunları

13 Ocak 2015 Salı, 16:35

Vahdet gazetesine yönelik iftiraların arkasında kimler var? Dertleri ne, neyi amaçlıyorlar? Mevlüt Ustaoğlu, bu hususta son derece çarpıcı bir yazı kaleme aldı. İşte o yazı:

VAHDET’i okuyorum, göğsümü kabartarak.
Okudukça gururlanıyor, mutlu oluyorum.
Yazarları, her biri birbirinden değerli.
Milli mi milli, yerli mi yerli.
Cübbeli’si, Sifil’i, Özcan’ı, Doğan’ı, Eygi’si, Şehsuvaroğlu’su, İşbilir’i… 

Hele o logosu yok mu dostlar,
Ay yıldızlı bayrağımızı gördükçe, kendime güvenim geliyor.
Tekrar tekrar teşekkür ediyorum Nevşehirli kardeşim Yener’e, ailesine, ekibine.
Böyle muhteşem bir gazete kazandırdıkları için millete, ümmete.

***

Endişelenmiyor da değildim,
Bu güzelliği çekemeyenler, kıskananlar, haset edenler çıkacaktır diye.
Gördüm ki çıkmış.
Maskelerini geçirip yüzlerine, saldırıya bile geçmişler.
Bir takım komik iftiralar yayarak, VAHDET’in logosunda parlayan ay yıldızı söndürme peşindeler.
Vahdet’i iyice palazlanmadan boğmak niyetleri.

Çünkü Vahdet tertemiz, kendilerini ise teneşir bile paklamaz.
Çünkü insanlar akın akın Vahdet’e koşuyor, kendilerinin ise yüzüne bakan yok.
Çünkü Vahdet gündem oluşturuyor, kendileri ise tel tel dökülüyor.
Çünkü Vahdet büyüdükçe reklam pastasından daha fazla pay alacak, kendilerinin payı azalacak.

***

Bu camianın içinden biri olarak, sabır sabır bir yere kadar.
Neyin ne olduğunu görüp, topa girmemek Müslümana yakışmaz.
Ne diyor Peygamber Efendimiz:
“Bir kötülük gördüğünde elinle düzelt, ona gücün yetmiyorsa dilinle düzelt, ona da gücün yetmiyorsa kalbinle buğz et.”
Benim dilim de kalemim.
“Kim bunlar, niçin böyle yapıyorlar” sorusunun cevabını bildiğime göre, yukarıdaki Hadis-i Şerif’in gereğini yerine getirmek boynumun borcu.
Zamanı gelince daha açık ifşa sözünü verip, şimdilik şu kadarını yazıyorum:

VAHDET’e saldıranların arkasında kimlerin olduğunu biliyorum.
VAHDET için o yazılanları kimlerin hazırladığını biliyorum.
Tarif benden, tarife uygun olanı görmek sizden:

1- Bunların dilleri ve parmaklarından riyakarlık akar,
Kalpleri “para para” diye atar.

Para, makam, mevki için yapmayacakları şey yoktur.
Bu uğurda yalan yazmaktan, iftira atmaktan, hedef göstermekten zerre utanmaz, zerre çekinmezler.

2- Kirli işlerine bırakın dur demeyi, alet olmayanları bile anında alaşağı etmek isterler, hem de kahpece, haince yöntemlerle.

3- Rakip gördükleri herkesi ama herkesi, (dini bütünmüş, İslam’a hizmet ediyormuş hiç önemli değil), boğmak, piyasada yalnızca kendileri olmak isterler.

4- Biri çıkarlarına ters mi düştü, biri rantlarına mı dokundu, iftirayla, yalan dolanla saldırıya geçerler.

5- Bunlar hem muhafazakar AK Parti iktidarına yakın durup,
İktidarın nimetlerinden maksimum faydalanmak isterler,
Hem de hain zerdüştlerle, hain paralelcilerle düşüp kalkarlar.

6- Mesela, paralelcilerle biraraya gelip  “Gülen’i samimi bulduklarını, Erdoğan’ın, iktidarın Cemaat’e çok büyük haksızlık yaptığını” söyleyerek, okul, tv, radyo gibi bir takım isteklerde bulunurlar.
Olmadı mı, istedikleri verilmedi mi, bilgisayar başına geçip paralelcilere çakarlar.
Bunların paralel karşıtlığı samimi değil, tamamen parasaldır parasal.
Paralelciler götürüp üç beş kuruş atsa önlerine, anında keserler seslerini.
Cazgırdır, çirkeftir bunlar.
Bu gerçekleri yüzlerine vuracak biri çıktı mı, paralelcilerle iş tutmaya can atan kendileri iken, sizi paralelcilikle itham ederler.

7- Yine yazı çizilerinde sözde terör örgütünü eleştirirler,
Kapalı kapılar ardında ise terör örgütünün resmi yayın organları ile iş tutarlar.
Bunların kursağında PKK parası vardır,
Bunların kursağında zerdüşt parası vardır dostlar.

8- Yine bunlar, fakir edebiyatı yapıp, insanlara kendilerini acındırmasını da iyi bilirler.
Ama gel gör ki, ikiz kulelerde yaşarlar.
Arsalar, mülkler, katlar cabası…

9- Bunlar hem devletin imkanlarından maksimum faydalanırlar, hem de devletten vergi kaçırırlar; kaçak elektrik kullanırlar.

10- Bunlar, çalıştırdıkları insanların haklarının üzerine yatar, maaşlarından, tazminatlarından çalarlar.

***

Kimi/kimleri tarif ettiğimi anlayanlar anlamıştır.
Anlayamayan dostlar, duyuyorum “kim bunlar, isim verin” diye soruyorsunuz.
Onun da vakti zamanı gelecek.
İsim isim, olay olay, belge belge…

Hepsini ifşa edeceğim inşallah.
Mevlüt Ustaoğlu / Habervaktim.com

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz