Son Dakika
19 Ekim 2017 Perşembe

Büyük Bey

Türk Dünyası’nın yetiştirdiği en mümtaz şahsiyetlerin başında gelen Azerbaycan Türklüğünün yılmaz savunucusu Ebulfez Elçibey’i vefatının 14.Sene-i devriyesinde rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhu şad, mekanı cennet olsun.

22 Ağustos 2014 Cuma, 18:19

Elnur Paşa

Büyük bir idealist, emperyalizme karşı çıkan cesur bir dava adamı, siyasette ahlaklı olunabileceğini gösteren bilge, er kişi, Türklük mefkuresini yaşam biçimi olarak seçen bilgili bir lider, Turan sevdalısı, Güneyli, Kuzeyli, Büyük ve Bütün Azerbaycan, Türkistan ülkücüsü, milletine yol gösteren Bozkurt, Mehmet Emin Resulzade’nin açtığı bayrağı tekrar yükselten Alperen ve sade insan bir Beyoğlu Bey Elçibey…

Sadece Azerbaycan’da değil, Türk Dünyası’nda da yokluğun hissediliyor, Bey! Tebriz’i, Karabağ’ı, Kerkük’ü, Doğu Türkistan’ı azad göremedin. ‘’Orda bir yol var uzakta; O yol bizim yolumuzdur… Allah o yolu giden insanlara yar olsun!’’-diyordun. Çok şükür ki, o yolun yolcuları bıraktığın yerden devam ediyorlar. Bir avuç olsalar bile.

Kendisinin söylediği gibi mücadelemizin özeti şöyle olmalıdır. ‘’Şu an Azerbaycan üç ayak üzerinde durabilir. Başka yolu da yok. Birincisi Türklüğümüz, sonar demokrasi ve dinimiz İslam.’’ Mücadelenin bu üç çizgisi aslında Azerbaycan bayrağıdır. Mavi-Türklük, Kırmızı-Demokrasi, Yeşil-İslam.

Sağlığında yeterince kıymetini bilemedik, yeterince anlamadık. Bir çoğumuz için de hayalperesti. Hep bununla suçlandı. Sovyetler Birliğine karşı çıkarken de, Azerbaycan bağımsız olacak diye haykırdığında da ‘’deli’’ dediler, ‘’hayal insanı’’ dediler. Zaten bu hayallerinden dolayı dış güçler onun hükümetini devirdi. Hayalleri korkuttu. Neydi hedefi? Azerbaycan tam bağımsız olacak; Karabağ Ermenilerden temizlenecek ve güney-kuzey Azerbaycan birleşecek. Bu da tabii ki, Rusya, Ermenistan ve İran’ı karşına almak demekti.

elçibey

Bey bunun farkındaydı. Talebelerinden biri ona Bey, Rus ordusunun Azerbaycan topraklarından çıkartmanızın hükümet olarak bedelini ödemeğe hazır olmalıyız söylediğinde ‘’Biliyorum, ama bu gün ben onları çıkartmasam, yarın kimse çıkaramaz” cevabını vermiştir.

Kısa olarak özetlesek, Elçibey’in yüce Türk milletine vasiyyetinde bu fikirler yer alıyor:

‘’ Bu gün açıkca, hayatla vedalaştığım bir gün. Ne var ki bir çok idealimin gerçekleştiğini görmedim. En başta, Rus eliyle, yardımıyla Ermenilerin isgal ettiği Karabağ’I kurtarmayı, hürriyetine kavuşturmayı isterdim, yapamadım. Ama biliyorum ki Karabağ mutlaka hürriyetine kavuşacaktır.

Tebriz’e, hürriyetine kavuştuktan sonra gitmek, orayı hür ve müstakil olarak gore bilmek isterdim; göremedim.

Ama şimdi, Tebriz’i hür olarak gördüm diye düşünüyorum. Bu sözlerime ‘’hayal’’ diyecekler. Hayal değil. Yakın bir gelecekte, insanlar bunu görecekler ve bilecekler. Bu düşündüklerim çok yakın bir gelecekte gerçekleşecek.’’

Tarih Elçibey gibilerini az görmüş. Bana öğle bir cumhurbaşkanı göstere bilirmisiniz ki, oğlu yağmur yağdığında ayakkabısı yırtık olduğu için okula gidemesin. Evet, bu sadece Elçibey olabilirdi.

Derviş ruhlu şair Alperen şöyle yazmıştır:

     ‘’Milletine yol gösterip ona önderlik eden şahsiyetler, ebediyen ölümsüzlüğe kavuşur.’’

     Davası, Ülküsü, Milleti için her şeyi göze alan bu soylu bozkurt, aksakal, bilge kişi ölmez.

     Yeni Elçibeylere selam…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz