Son Dakika
23 Eylül 2017 Cumartesi

29 Mayıs 2014 Perşembe, 03:38
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Yeni Medya Dili:”Terörist” Yerine “Milis”

Zaman Gazetesi’nin gazetecilik anlayışı nereye gidiyor !

Basın; vatandaşın hakkını savunan, sorunlarını dile getiren bir yapıda, iktidar ve halk arasında köprü görevi kurabilmekle yükümlüdür.

Ancak Türkiye’de giderek tam tersi bir tablonun ortaya çıktığı net bir şekilde görülüyor.

Bu durum gazeteciliğin dilini de değiştiriyor.

Yeni basın dili, siyasi iktidar kontrolünde şekillendirilirken, “milli” olarak nitelendirilen kelimelere adeta cüzamlı muamelesi yapılıyor.

“Türk, Türklük, Atatürk, vatan, şehit, gazi, milliyet, terör, terörist, milli hedef” gibi kelimeler 3.dünya ülkelerine aitmiş gibi hor görülüyor.

Bu kelimeleri kullananlara ekranlarda yer verilmiyor, gazetelerdeki köşeleri ellerinden alınıyor…Medyanın en alt kadrolarında bile ideolojik kadrolaşmalar yaşanıyor.

28 Mayıs 2014 tarihinde Zaman Gazetesi’nin internet sitesinde yayınlanan bir haber, medya dilindeki değişimin son acı örneklerinden.

zaman-gazetesi-pkk

TERÖRİST YERİNE MİLİS !

Gazetenin internet sitesinde İsmail Avcı imzalı haberde Diyarbakır-Bingöl kara yolunun PKK tarafından kapatılması hakkında bilgiler veriliyor.

Ancak metinde ciddi bir ifade değişimi dikkat çekiyor. PKK’lı teröristlere “milis” tanımlaması yapılıyor.

TDK’ye göre “milis” sözcüğünün iki farklı anlamı var: “Savaş sırasında orduya yardımcı olarak toplanan silahlı halk gücü” ve “Bazı ülkelerde yardımcı güvenlik gücü”…

 

İşte Zaman Gazetesi’ndeki o haberden bazı bölümler:

“Alınan bilgilere göre, ellerinde silah olan PKK milisleri, kimlik kontrolü yaptı, onlarca aracı durdurarak kontak anahtarlarını aldı.

MİLİSLER DE SİLAH TAŞIYOR

Diyarbakır-Bingöl karayolunu 5 gündür kapatan PKK’nın gençlik yapılanmasına mensup kişiler ve milislerin silahlı olduğu belirtiliyor. Uzman çavuşu kaçıran kişilerin, PKK’nın silahlı milis yapılanması olduğu kaydediliyor.”

ismail-avcı-zaman-gazetesi

Böylesi önemli bir metnin ne amaçla ve hangi düşüncede hazırlandığı konusunda birçok yorum yapılabilir.

Ancak şu bir gerçek ki bu metindeki ifadeler gözden kaçabilecek küçük bir hata değildir.

Çünkü Türkiye’nin en yüksek tirajlı gazetesinin profesyonel editöryal denetimden geçmeden haber yayınlaması mümkün değildir.

ZAMAN GAZETESİ VE DEĞİŞEN YAYINLARI

İktidar merkezli yeni medya yapısı, gazeteciliğin temel ilkesi olan objektiflikten tamamen uzaklaşmış durumda.

Bir yıl öncesine kadar (özellikle Ergenekon ve Balyoz operasyonları) iktidarın en büyük savunucularından biri olan Gülen Cemaati’nin kontrolündeki Zaman Gazetesi, 17 Aralık süreciyle birlikte yeni bir safhaya geçti.

Zaman Gazetesi’ndeki değişim AKP’ye yönelik sert bir dili ön plana çıkarırken, uzun yıllardır iktidara yakın duran yazarların üslubunda da değişime yol açtı.

Ancak unutulan önemli bir konu bugün AKP’nin savunduğu görüşlerin birçoğunu cemaatin de savunduğu gerçeği.

ABANT PLATFORMLARI VE AÇILIM SÜRECİ

Son dönemde siyasi ve sivil toplum alanında hızla yükselişe geçen terör örgütü kaynaklı yapılar, hiç olmadıkları kadar rahat bir eylemlilik halindeler. Bu değişim Türkiye’nin milli bütünlüğü açısından gelecek yıllarda büyük bir güvenlik sorununun habercisi.

Açılım sürecindeki hatalar, söylemler ve sürecin başlı başına sorunlar yumağına dönüşmesi bir yana Zaman Gazetesi’nin bu sürecin mimarı olması dikkatlerden kaçan bir detay.

Cemaatin kontrolündeki Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından her yıl, yurt içi ve yurtdışından çok sayıda akademisyenin katılımıyla yapılan Abant Platformu’nda geçmiş yıllarda yaşananlar hala hafızalarımızda…

Örneğin 2009 yılında Irak’ın kuzeyinde toplanan platformdan akıllarda şu önemli bilgiler kalmıştı:

“Kürdistan” kelimesini kullanmayanların eleştirilmesi;

Katılımcılar, Türkiye’den gelen konuşmacıların Kürdistan tabirini kullanmamasını eleştirdi.”

Fethullah Gülen’in Açılış konuşması için okunan mesajında Irak İşgali için “olgunlaştırıcı” demesi;

“Son asırda bölge, uluslararası yoğun bir siyasi ilgiye mazhar olmuştur.Şüphesiz savaş da barış da farklı insani ve uluslararası ilişkiler öğretmekte ve ciddi kazanımlar sağlamaktadır. Getirdiği dramların yanında belki öğretici, insanı olgunlaştırıcı yanları da mevcuttur”[ii]

Zaman gazetesi yazarı Mümtazer Türköne’nin sözleri:

“Bir Kürdistan haritası var… Kiminin hayali, kiminin kâbusu… Türkiye’de en çok Kürt Diyarbakır’da değil, İstanbul’da yaşıyor. O yüzden hepimiz biraz Kürdüz!

Abant Platformu’ndaki söylemlerden bazıları bu şekildeydi…

Görüldüğü üzere son dönemdeki açılım, barış süreci gibi ifadelerle adlandırılan politikalarda cemaatin de AKP ile aynı görüşleri paylaştığı anlaşılıyor.

Dolayısıyla bugün kullanılan “milis” sözünü de ayıplamamak lazım !

Hatta PKK için “bölgedeki güvenlik gücü, halk gücü” gibi ifadeler de kullanılırsa, şaşırmayalım !

 

[i] http://www.superpoligon.com/haber/8832 Erişim Tarihi: 29 Mayıs 2014

Yorum

  1. Recep

    11 Ekim 2014 at 02:55

    Pkk yandaşcılarına gösterici diyorlar öyle bir hale geldi bu ülke..

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz