Son Dakika
16 Aralık 2019 Pazartesi

Fatih Altaylı Kasetler Hakkında Konuştu !

10 Şubat 2014 Pazartesi, 23:29

CNN Türk’te yayınlanan 5n1K’nın bu haftaki konuğu, Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Fatih Altaylı oldu. Altaylı, Gazeteci Cüneyt Özdemir’in sorularını yanıtladı.

MEDYAYA BASKI DOZU ARTARAK HEP OLDU

Ses kayıtları seni şaşırttı mı?” şeklindeki soruya Fatih Altaylı, “Şaşırdığımı söylemem mümkün değil. Benim garibime giden şu oldu: Sadece bizle ilgili olan kayıtların şu anda servis ediliyor olması ilgimi çekiyor. Çünkü sen de ben de biliyoruz ki, medyadan kim varsa herkes biliyor ki, medyanın tamamının benzer tavırlarla sıklıkla karşı karşıya kaldığı Türkiye için bir muamma değil. Yani bu olay karşısında sergilenen, sözde şaşkınlık, garip hissettiriyor. Türkiye’de yıllardan beri medyaya baskı konusu gündemde. Herkes meclis kürsüsünden sokak kahvesine kadar her yerde herkes medyaya baskıdan bahsediyor. 2007 yılında, benim çalıştığım gazeteye, bu gurubun sahip olduğu televizyon ve gazetelere, benim başımda olduğum gazeteye el konuldu. Kimse ağızını açıp tek kelime etmedi. Bundan daha büyük medyaya baskı olabilir miydi? Ben o günlerde ‘bana baskı yapıldı kardeşim, benim manşet değiştirmem istendi bir danışman tarafından’ diye bas bas bağırdım. Kimse yazmadı. Küçük bir dergide kayda geçti. Bu baskı hep dozu artarak oldu. Yarın öbür gün, bütün medya yöneticilerinin yapmış olduğu hükümet kanadından, iktidar kanadından insanlarla yapmış olduğu görüşmeler bir şekilde ortaya dökülürse, kimsenin durumunun benimkinden farklı olmadığı, herkesin gazetesini bir şekilde  evirmek için mücadele ettiği ortaya çıkacak” diye yanıt verdi.

“MEHMET FATİH SARAÇ KİMDİR NE İŞ YAPAR HABERTÜRK’TE?”

“Mehmet Fatih Saraç kimdir, ne iş yapar Habertürk’te?” şeklindeki bir soruya Altaylı, “Habertürk grubunda, herhalde 2 seneye yakın bir zamandır diye tahmin ediyorum. Tam başladığı günü hatırlamıyorum. Yönetim Kurulu üyesi ve patron vekili olarak görev yapıyor” diye yanıt verdi.

“HÜKÜMETE AİTMİŞ GİBİ İZLENİM EDİNMEN ÇOK DOĞRU DEĞİL”

Cüneyt Özdemir’in ‘Sanki bu kanalın sahibi Ciner Grubu’nun değil de hükümete aitmiş gibi bir izlenim ediniyorum’ şeklindeki açıklaması üzerine Altaylı şöyle konuştu: “Hükümete aitmiş gibi izlenim edinmen çok doğru değil ama, hükümet tarafından etki altına alınmaya çalışılan bir medya grubu izlenimi edinmen son derece sıradan. Belli ki buraya, sırf oraya değil, Türkiye’deki bütün medyaya , benzer şekillerde, bazen bu kadar açık bazen biraz daha az açık.. Bugün Türk medyasında, herhangi bir yöneticinin kalkıp da -ben şimdiye kadar, bir zılgıt yemedim. Bana şimdiye kadar bir müdahale olmadı- demesi mümkün değil”

“O ANKETLE İLGİLİ  BANT KONUŞMASI”

 

Anketle ilgili bant konuşması üzerine Altaylı şöyle konuştu: “O anketle ilgili  bant konuşması benim Fatih Saraç’la o gün yapmış olduğumuz 3 ayrı konuşmanın ustalıkla montajlanması. Türkçe’nin akışına uygun mu manipülasyon yapayım sözü? Şurası doğru. Kararsızların dağıtımıyla ilgili konuşurum diyorum. Tuhaf olmaz olur mu, aşırı tuhaf ama bu benden kaynaklanmıyor. Sen de gazetecisin yaşıyorsundur. Telefonda hı hı der geçersin. Direndim işte, değiştirmedim ki aynen koydum anketi. Hadi ben yalan söylüyorum. Diğer anketlerle karşılaştırsınlar. Ben, eğer o ankette değişiklik yapsaydım bırakırdım bu işi. Herkes biliyor kimin neye ne kadar direndiğini. Bugün medyadaki herkesin konuşmaları ortaya dökülse ben bir yandan çok üzüleceğim, bir yandan da sevineceğim çünkü herkesin bunları yaşadığı görülecek”

 

“BAŞBAKANLA BİR KERE KONUŞTUM”

Başbakan Erdoğan ile bir kere görüştüğünü belirten Altaylı, “Ben hayatta başbakanla bir kere konuştum kayınpederim öldüğünde. Kimin kimi arayacağına ben mi karar vereyim? Bu olay aynen böyle yaşanmış bir olaydır. Bu haber çıktı gazetede. Her başlığı görmem mümkün değil. Bir çocuğu hastane hastane dolaştırmışlar. İsyan eden bir babanın lafı başlığa çıkarılmış. Bu haber olunca Fatih Saraç’ın sözü üzerine bizde kötü niyet olmaz, arkadaşlar haberi okutmak için böyle bir başlık atmışlar dedim. Kayıtların tamamı yayınlansa benim ne dediğim anlaşılacak. Bu çocukları ben tanıyorum, gazetecilik heyecanıyla yapmışlar diyorum. Sağlık Bakanı’nı ararım diyorum. Nitekim aradım. Bunu bir komplo olarak algılamayın diyorum. Ben işten atmadım ama daha sonra bu arkadaşlar daha üst otoriteler tarafından işten atılmış. İsyan etmekten başka ne yapabilirsin” diye konuştu.

“ÇOK MUTLU OLACAKLARSA İSTİFA EDEYİM”

Gazetecilik mesleğini devam ettirmek için istifa etmediğini söyleyen Altaylı, “Çok mutlu olacaklarsa istifa edeyim. Ne için yerimde duruyorum. Gazetecilik için. Her şeye rağmen bir nebze habercilik yapmak için. Her dediklerini yapsak niçin fırça yiyelim? Bizim ne pahasına, ne haberler yaptığımızı bilmediğimiz için bizi şerefsiz ve haysiyetsiz sanıyorlar. Ben her şeye rağmen o haberleri yapabilmek için buradayım. Birileri birilerine tecavüz ediyor. Tecavüze uğrayanı suçlu göstermekten amaç nedir? Anladığım kadarıyla beni konuşmayı seviyorlar….. Ben şimdi desem ki ben artık Habertürk’te yeme içme mevzusu yazacağım desem bu istifa mı olur? Tapeler yayınlanmadıkça yaşananları kimse bilemez. Hangi gazeteci abi şahane gazetecilik yapıyorum, istediğimi de yazıyorum diyebilir. Ben hiç mutluyum dedim mi?” dedi.

“MEDYANIN BAŞINDA SADECE HAVUZCULAR MI OLSUN?”

Altaylı, “İstifa et istifa et. Ne olsun, medyanın başında sadece havuzcular mı olsun? Ben ne cemaatçiyim, ne hükümetçiyim. Ne yaşam tarzımın bunlarla alakası var? O yüzden muhalefet partileri niye var. Nasıl olsa iktidar olamıyorlar. Kılıçdaroğlu da bıraksın gitsin. Ben zorluklara rağmen bu gazeteyi yapmaya çalışıyorum. Gidelim yerleşelim bir balıkçı köyüne. Hayatımda benle muhatap olmasını istemediğim insanlarla da muhatap olmam. Sen mutlu musun Cüneyt? Ortada başka bir hedef var. Ben de arada meze olarak kullanılıyorum. Tüm arkadaşlarım bilirler ben bu baskılara karşı direniyorum. Beni bu gazeteden ötürü yargılasınlar. Adam kovmuşum? Ben kimseyi kovmadım. O arkadaşları sonuna kadar savundum” şeklinde konuştu.

“NEDEN BAŞBAKANIN UÇAĞINDA YOKUM”

 

Altaylı, “Madem ben bu kadar uslu çocuğum neden başbakanın uçağında yokum? Bunu soruyorlar mı? Başbakan’ın katıldığı program için teklif benden gelmedi. Programın içeriği için değil yaptığım için pişmanlığım var. O teklif onlardan geldi. Orada istifa edebilirdim. Belki de etmeliydim. ‘Herkese alkolik diyemezsiniz dedim.’ Size oy veriyorlar bazıları dedim. ‘Bana oy veriyorlarsa alkolik değiller’ dedi. ‘İki ayyaş’ derken Atatürk ve İnönü’yü mü kastediyorsunuz dedim. ‘Hayır’ dedi. Hiçbirimizin birbirimizden farkı yok. Hepimize baskı var. Özel sohbetlerimizde bunları birbirimize ifade etmiyor muyuz. Medyaya baskı nedir başka türlü? Rica ederiz bunları kullanmaz mısınız mı diyorlar sanıyorlardı. Ben kürsüden fırça yerken neden kimse arayıp sormuyordu? Ben kürsüden fırça yiyorum suçlu oluyorum” diye konuştu.

“KİMSE DE BANA RUHUNU ŞEYTANA SATMIŞSIN DİYEMİYOR”

Altaylı, “Bu olayların devamı da gelecektir. Ben namuslu bir gazeteci olarak bugünlerin elverdiği oranda elimden geleni yaptım. Ama ağırıma gidiyor. Aileme hakaret ediyorlar, bana hakaret ediyorlar. Ben hiçbir şeyimi gizli yapmam. Gezerim, yerim, içerim. Ben buyum. Herhalde Türkiye’de 20 onurlu gazeteci varsa onlardan biriyim. Kimse de bana ruhunu şeytana satmışsın diyemiyor. Ben de satılık hiç bir şey yok” dedi.

fatih-altaylı-cüneyt-özdemir

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.