Son Dakika
26 Eylül 2017 Salı

Suriye Türkmenleri “Tır” Değil “Hatır” Bekliyor

17 Ocak 2014 Cuma, 00:44

Hüseyin Alperen Burak

alperenburak67@hotmail.com

Suriye Türkmenleri…

Daha Alparslan Malazgirt’te Anadolu kapılarını Türklere aralamazdan evvel gelip, Rakka ve Halep’e yerleşen, bu bölgeleri yurt edinen…

Anadolu’nun fethiyle birlikte, Haçlı seferlerine karşı güzergahı koruma adına bölgeye yerleştirilen…

Kösedağ Savaşı  (1243) sonrası Moğol istilası nedeniyle Anadolu’dan göçe zorlanan…

Osmanlı zamanında Hac yolunu güvence altına almak için göç ettirilen…

Şuan Suriye’nin yoğun olarak Şam, Lazkiye, Hama, Humus, Halep ve Rakka şehirlerinde yaşayan ve yıllardır büyük bir asimilasyona tabi tutulan…

Çoğunluğu Oğuz’un Avşar, Salur ve Bayındır ve Bayat boyuna mensup Türkoğlu Türkler…

Osmanlı Cihan Devletinin 1.Dünya Savaşı’nı kaybetmesinin ardından Suriye topraklarını terki (1918) ve Ankara Hükümetinin Fransa ile yaptığı anlaşma (1921) gereği Suriye Türkmenleri yeni Türk Devletinin sınırları dışında kaldılar.

Hatay’ın anavatan katılımı ile birlikte Suriye Türkmenlerine uygulanan baskı da arttı. Türkçe yayınlar durduruldu, sınır ticareti engellendi hatta Türkçe konuşmak dahi yasak oldu.

Önce Fransız Manda Yönetiminin ardında Baas Rejiminin asimilasyonuna uğrayan Türkmenler, dilini öğrenmek, kültürünü yaşamak ve çocuklarına aktarmakta çok güçlük çektiler.

Ülkü Özel Akagündüz’ün 12 Aralık 2005 tarihli Aksiyon Dergisinde yayınlanan “Suriye Türkmenleri” başlıklı yazısındaki şu yaşam öyküsü Suriye Türkmenlerinin dramını özetler niteliktedir:

“Adı Türkiye. Suriye’de yaşayan 1,5 milyon Türkmen’den biri. Ülkenin kuzeyindeki Humus’un merkez köylerinden Kızhıl’da yaşıyor. Ona “Türkiye” adını veren babası oğluna da “Türkî” demiş. Şimdi 70’li yaşlarını süren ve tek kelime Türkçe bilmeyen bu kadın, Kızhıl’ın geniş avlularından birinde akşam serinliğiyle büyüyen halkaya dâhil oluyor. Komşular, akrabalar, arkadaşlar, üç-beş kelime Türkçe konuşanlar ya da Türkiye Türkçesi neye benziyor bilmek isteyenler; İstanbul’dan gelmiş konuklara dikkat kesiliyor.”

Bin yıllık Türk Mührünün olduğu coğrafyada, adı Türkiye olan bir Türk’ün, Türkçe bilmemesinden daha acı ne olabilir ki?

Gelelim Günümüze

Yönetim tarafından ötelenmiş, kültürel asimilasyona tabi tutulmuş ve fakir bırakılmış Türkmenler, Suriye’de başlayan iç karışıklık sonrası çok daha zor durumdalar.

Savunmasız Türkmen köyleri. Kadınlar korkularıyla bir başına, umutsuz,  çocuklar mutsuz…

Erkekler bir yandan, El Kaide bağlantılı El Nusra ile Kürt PYD’nin çatışmaları arasında Türkmenlerin varlık mücadelesi verirken diğer yandan Suriye rejimine karşı savaşıyorlar.

Savaşıyorlar Ama Yalnızlar

“Bugün kriz yaşayan Suriye Türklerine tek el uzatacak ülke Türkiye olduğu gibi Suriye Türklerinin kabul edeceği tek el de Türkiye elidir. Tarihi gerçekler böyle iken realitede Türk devleti maalesef Türkmenleri yalnız ve sahipsiz bırakmış, yeterli desteği verememiştir. Ne iç siyasetinde ne dünya kamuoyu nezdinde ne de Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı muhalefet nezdinde Türkmenlere sahip çıkmıştır. Türkiye gibi büyük ve kadim bir devlet geleneğine sahip ülkenin kendi tebaası ve uzantısı olan Türkmenleri kendi kaderleri ile baş başa bıraktığı görülmektedir.  (*)

Türkiye Ne Yapmalı?

Hiçbir şey için geç değildir. Türk Dışişlerinin etkinliği ve kararlı tutumu,  gerek Suriye gerekse Irak Türkmenleri için çözüm olacaktır. Türkiye Uluslar arası arenada Türkmenlerin sesi olmalıdır. Türkmen varlığına karşı tehdit oluşturan gruplara büyük devlet olmanın gereği olarak uyarılar yapmalı, göz dağı vermelidir.

Suriye’de muhalif gruplara verdiği desteği gizlemeye gerek duymayan Türkiye,  kan ve kültür bağı olan Bin yılı aşkın süredir o toprakların çilesini çeken Ata yadigarı Türkmenlere daha rahat ve açık destek verebilir.

Bu hem oradaki soydaşlarımızı felaha erdirecek hem de Türkiye’yi komşu ülkeler üzerinde daha etkili kılacaktır.

Suriye Türkmenleri günlük geçici çözüm değil, Türkiye’nin etkin güç olarak yanlarında olduğunu görmek istiyor.

Sözün Özü;  Suriye Türkmenleri “Tır” değil bin yıllık “Hatır” bekliyor.

Selam ile…

(*) Tarık Sülo Cevizci. “Suriye Türklerinin İç Savaştan Doğan Savaşı” , “21. Yüzyıl Dergisi-Eylül 2013-57. Sayı”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz