Son Dakika
19 Kasım 2017 Pazar

Bahçeli Yüce Divan’a Davet Etti !

04 Ocak 2014 Cumartesi, 22:44

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli karayolu ile Bursa’nın İznik İlçesi’nde yaptığı konuşmada Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yolsuzlukların üzerine gitmek yerine, onları örtmeye çalıştığını söyledi. Türkiye’nin refaha çıkması için Erdoğan ve ailesinin yüce divanda yargılanması gerektiği vurgusunu yaptı.

EKONOMİK SIKINTILAR ARTIYOR

Ekonomik sıkıntıların gün geçtikçe artığını dikkat çeken Bahçeli, hükümetin, ekonomideki kara deliklerinin faturalarını, beceriksizliği ve yeteneksizliğinin bedelini İzniklilere çıkartıp ödetmek istediğini belirtti. Başbakan’ın, Merkez Bankası döviz rezervini arttırmakla yalan ve asılsız yere övündüğünü savunan Bahçeli, “Başbakan IMF’ye borç ödemekle müsterih ve bununla da yetinmeyerek aldatmada da rekor kırarak bu kuruma borç vermekten dem vurmaktadır. Biliniz ki tarihimizin hiçbir devrinde bu kadar palavracı bu kadar kuru sıkı atan, milletimiz ahmak yerine koyan bir şahsiyet görülmemiştir” dedi.

bahçeliden-tepki

“ZENGİNLEŞEN TÜRKİYE DEĞİL, BAŞBAKAN’IN KENDİSİDİR”

“Başbakan’ın pembe tabloları yalnızca yandaşlarının karnını çatlarcasına doyurmaktadır” diyen Bahçeli, halkın çektiği sıkıntıyı ciddiye almayan Başbakan’ın, büyüdük, geliştik, zenginleştik masallarıyla halkı kandırmaya çalıştığını açıkladı. Konuşmasında milli gelirin 230 milyar dolardan 800 milyar dolara ulaştığını, 570 milyar dolarlık bir gelir artışı yaşandığını kaydeden Bahçeli, bu paranın nerede olduğunu sorarak, partililere şöyle seslendi:

“Bu artıştan payınıza düşeni aldınız mı? Ekonomik anlamda feraha kavuştunuz mu? Milli gelir arttı da sizlerin yüzümü güldü? İş mi buldunuz? Ekmeğiniz mi çoğaldı? ‘Hayır’ diyorsanız bu 570 milyar dolarlık rakamsal artış kimlerin cebine inmiş, kimlerin banka hesabına eklenmiştir? İznikliye vurmayan talih kimlerin başına konmuştur? Başbakan Erdoğan’ın zenginleştiğini söylediği Türkiye nerdedir? Ben size söyleyeyim. Zenginleşen Türkiye değil Başbakan’ın bizatihi kendisi, hısımları dünürleri ve evlatlarıdır. Parayı bulan sizler değil bakanlar ve çocuklarıdır. Servet ve gelirleri fırlayan sizler değil, yandaş iş adamları, ayrıcalıklı zümreler, kara paracılardır. İznik’te esnaftan çalınanlar, ‘ayakkabı kutularına’ koyulmuştur. İznikli çiftçiden gasp edilenler ayakkabı kutularına deste deste dizilmiştir. İznikli üreticinin hakkı yatak odalarındaki kasalara saklanmıştır. Sizlerin alın teri AKP’nin yolsuzluk değirmeninde öğütülmektedir. Küçücük yavrularınızın nafakaları hırsızlar tarafından ele geçirilmektedir.”

“BAŞBAKAN SANDIĞI PARAYA DEĞİŞMİŞTİR”

Türkiye’nin Başbakan hükümetinin yolsuzluğu ile karşı karşıya kaldığını öne süren Bahçeli, “Kul hakkı yiyenler, tüyü bitmemiş yetimin lokmasına göz dikenler, AKP’nin güdümünde zıvanadan çıkmıştır. Başbakan Erdoğan ve yandaşları demokrasinin nimetlerini, yanlışa yorarak kendi ikballeri için kullanmış ve milli irade açıkça aldatılmıştır. Milletimizin AKP’ye verdiği destekten dolayı gözü ve şuuru kapanan Başbakan Erdoğan, denge ve ölçüyü kaybetmiş, sandığı parasal imkanlara değiştirerek milli emanete resmen ihanet etmiştir” diye konuştu.

“BAŞBAKAN RÜŞVETİ SAKLAMAK İÇİN ÇIRPINIYOR”

Bu yanlışlara karşı adaletin sessiz kalmaması gerektiğini ifade eden Bahçeli, dokunulmaz ve ulaşılmaz olarak görülenlerin mahkeme önüne çıkarılmasının Başbakan ve hükümetini ürküttüğünü belirtti. Yolsuzluğu kapatmak amacıyla komplo teorileri üretildiğini dile getiren MHP Lideri Bahçeli, “Dış saldırılar icat edilmiş. Milli iradeye suikast iddialarından medet umulmuştur. Başbakan Erdoğan aklına nasıl yatıyorsa, işine ne şekilde geliyorsa rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını o şekilde gölgelemeye çalışmıştır. Başbakan Erdoğan rüşveti saklamak için çırpınmaktadır. Zira korkusu büyük. Etrafı ile birlikte açıkları çok fazladır. Milletimiz gerçekleri görmelidir” dedi.

“BAŞBAKAN ETRAFI İLE BİRLİKTE SUÇÜSTÜ YAKALANDI”

Başbakan’ın yolsuzluğu uydurma, rüşveti de iftira olarak değerlendirmesine rağmen dört bakanın görevden aldığını hatırlatan Bahçeli, “Yolsuzluk iddialarının merkezinde yer alan ve 29 yaşındaki karanlık bir kişi tarafından rüşvet bağımlısı yapılan bakanları görevden almak bir yönü ile suçlamaları kabullenmek değil midir? Başbakan Erdoğan etrafı ile birlikte suçüstü yakalanmıştır. Yargıya saldırması, savcıları karalamaya çalışması, örgüt ithamlarından fayda umması, polisleri görev alma ısrarı suçluluk halidir ki ancak bir suçlu bu denli telaşa kapılacaktır. İktidar kanunsuzluk çukuruna batmıştır. Başbakan Erdoğan bu işten yakayı kurtaramayacaktır. Gerçekleri değiştiremeyecektir. Paralel devlet ezberleriyle kirlililiği temizlemeyecektir. Komplo tezleriyle, suikast iddialarıyla neden olduğu karanlıktan çıkamayacaktır. Şayet devlet içinde bir devlet varsa bunun sorumlusu da kesinlikle Tayyip Erdoğan ve hükümetidir. Türkiye Cumhuriyetini temelinden dinamitlemek için 11 yıldır didinen, mücadele veren, her türlü ihaneti meşru gören bu zihniyet kazdığı kuyuya sarsıla sarsıla düşecektir” diye konuştu.

VATANDAŞ GİYECEK AYAKKABI BULAMIYOR

Başbakan’a seslenen Bahçeli, “Paralel devlet varsa devletin tüm organlarına sinmiş ve bulaşmışsa bunu bulup ortaya çıkartmak siyasi namus meselesi olarak görülmelidir. Öncelikle bu paralel devlet nasıl oluşmuştur? Devlete nasıl sızmıştır? Bu esnada Başbakan Erdoğan nerededir? Kimlerle zaman geçirmiştir? Başbakanın bahsettiği örgüt nerededir? Başı ve kadrosu kimlerden meydana gelmiştir? Görüyorsunuz AKP ülkemizi mahvetmiştir. Türkiye bugün demokrasiyi yozlaştıran hükümet ve yandaşları tarafından köşeye sıkıştırılmıştır. Yolsuzluk, usulsüzlük ve yasa dışı menfaat arayışları demokrasiyi erozyona uğratmış. Hukukun saygınlığını yaralamıştır. Başbakan Erdoğan Türkiye’yi yıkmak, askerinden polisine kadar milli güç unsurlarını tasfiye etme maksadıyla şeytanla bile ortaklık kuracak kadar gözü dönmüştür. Karşımızda kirli bir ittifak değil, kirlenmiş küflenmiş, küfre batmış, kalleş bir hükümet durmaktadır. Milyonlarca vatandaşımız giyecek ayakkabı dahi bulamazken yandaş zümrenin ayakkabı kutularına milyon dolarları saklaması AKP’nin eseridir” diye konuştu.

“BAŞBAKAN ERDOĞAN VE HANEDANI AYRICALIKLI DEĞİL”

Yapılan yolsuzluk ve rüşvetin AK Parti hükümetinden cesaret alınarak gerçekleştiğini iddia eden Bahçeli, Türkiye’de Genelkurmay Başkanlarının ve binlerce kişinin günahsız olmasına rağmen yıllarca süren davalarda yargılandığını kaydetti. Davaların kumpas olduğunun anlaşıldığını söyleyen Bahçeli, “Türk ordusunun alçakça, düşmanca muamelelere maruz bırakıldığı, bir çok bahadireden sonra ortaya çıkmıştır. Başbakan Erdoğan hukuka saygı göstermeli, mahkemelerin çalışmasını sabote etmemeli. Gerekirse çocuğu ile birlikte hakim karşısına çıkmaktan çekinmemelidir. Şunu herkes kabul etmelidir ki, Başbakan Erdoğan ve hanedanı ayrıcalıklı değildir. Hukukun karşısında herkes eşittir. Kim suç işlemişse cezasını görmelidir. Yalnızca ekmeğinin peşinde olan milyonlarca kardeşimizin isteği budur. Başbakan Erdoğan harama el uzatmadıysa korkacağı bir şey yoktur. Ancak korkunun da ecele faydası olmayacaktır” dedi.

“30 MART’TA HELAL KAZANCINIZA SAHİP ÇIKIN”

30 Mart 2014 yerel seçimlerine değinen Bahçeli, bu seçimin helal ile haramın mücadelesine sahne olacağını vurguladı. Bahçeli, seçimin dürüstlüğün, kul hakkı gözetmenin ve Allah korkusunun, yolsuzlukla, hırsızlıkla, vurgunculukla, yağmacılıkla mücadelesi halinde geçeceğini ifade etti. Vatandaşlara çağrıda bulunan Bahçeli, “Gelin hep birlikte Türkiye’yi kurtaralım. Gelin MHP’de buluşalım. Yolsuzları, hırsızları, hainleri, teslimiyetçileri ve terör lobilerini sandığa bir daha çıkmamak üzere süpürelim gitsin. Geleceğinize sahip çıkınız. Helal kazancınıza, ülkenize sahip çıkın. Eşkıya her taraftadır. Hükümet meşruiyetini kaybetmiştir. Başbakan ve zihniyeti ile geçecek her an geleceğimize darbedir. Bunun için 30 Mart 2014, rüşvetçilerin, kervan soyguncularının, sizlerden çaldıklarını, kutu kutu milyon dolarları biriktirenlerin yakasından tutmak en büyük görev halini almıştır” diye konuştu.

“YEREL SEÇİMLER HESAP GÜNÜ OLACAK”

Devlet Bahçeli, Bursa’nın Orhangazi İlçesi’nde partisinin ilçe teşkilatı tarafından Spor Salonu’nda düzenlenen aday tanıtım toplantısına katıldı, işadamı Mehmet Topçu’yu Orhangazi Belediye Başkan adayı olarak açıkladı. AKP’nin Türkiye’yi 11 yılı aşkın süredir yönettiğini söyleyen Bahçeli, şunları söyledi:

“AKP, ‘ben yüzde 51 ile geldim, millet beni tercih ediyor’ diyerek geriye kalan yüzde 49’u yok farz etmiş. Muhalefet ile ana muhalefeti aşağılayarak iktidarını sürdürmeyi bir ilke olarak ortaya koymuştur. 30 Mart seçimleri, bu siyasi iktidarın bütün çıplaklığı ile milletin önüne çıkmasını sağlayacak tarihi bir seçim günüdür. Bu seçimler, açılım zırvasıyla milletin nasıl bölündüğünü, aldatmaca ve kandırmacalar ile ‘milli ve manevi değerlere sahip çıkıyoruz’ derken, bu milletin her türlü değerini tahrip eden, andımızı ortadan kaldıran, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ sözünü silmeye çalışan bu günkü siyasi iktidarın vereceği hesap günü olacaktır.”

“OĞLUN BİLAL’İN ELİNDEN TUT YÜCE DİVAN ÖNÜNE ÇIK”

Hükümetin, milli ve manevi değerlerimizi bölüp istismar ettiğini belirten Bahçeli, “Cumhuriyetin kazanımlarını ve bu milletin evlatlarının öz değerlerini ortadan kaldırmaya yönelik faaliyetlerde bulunuyor. Ama bu milleti nasıl soyduğunu, hiç kimseye göstermeksizin soygunun ne şekilde olacağını sadece ve sadece kendi yandaşlarının bildiği bir yöntem kullanarak servetlerine servet katıyorlar” dedi. 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvetle mücadelenin başlangıcı olduğunu kaydeden Devlet Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“17 Aralık’ta savcılar harekete geçmiş ama kara para aklamak rüşvet, imar istismarları suçlarının yanında öyle bir noktaya gelinmiş ki, burada Recep Tayyip Erdoğan’a doğru bir yolsuzluk yolu açılmıştır. İşte bu yolsuzluk yolunu tıkamak için kendisine yönelik bir yargı darbesinin yapıldığını, büyük bir komployla karşı karşıya kaldığını, muhtelif toplantılarda ağlayarak, mağdur rolüne soyunarak, kendisine yönelen bir yüce divanın önünü kapatmak için her türlü faaliyeti ortaya koyuyor. Türkiye’de milli devlet varken o devletin iktidarı olarak milli irade ile gelmesine rağmen son günlerde bir paralel devlet, iktidara yönelik bir darbenin organizasyonu, çetesinin olduğunu iddia ediyor. Orhangazi’den sesleniyorum, Recep Tayyip Erdoğan, korkun yoksa yargının önünü aç. Korkun yoksa evladın Bilal’i elinden tut, yüce yargının önüne çık hesap ver. Bunları yapamayacaksan bu milleti aldatma. Bu milletin evlatlarına iftira etme, yalan dolanla iktidarı kurtarma gibi bir aşağılanma faaliyetlerinin içine girme. Eğer varsa bir paralel devlet, senin iktidarında. Başarılarını kıskananlar, bu çeteler kimdir? Komployu kuranlar kim? Bunlar nereden gelmiştir? Seninle beraber bu devletin yönetimine nasıl sızmıştır? Elinde belge varsa 400 polisle oyalanma, 500 memurla uğraşma, bu çeteleri de ortaya çıkar. Kendine aldatma, kime uzanıyorsa uzansın. Senin yolsuzluğun bir tarafta, öbür yanda da çetenin ki olsun. Bu hesabı milletin önünde beraber verin. Adaletin terazisi yolsuzlukla mücadele olmalı. Öbür terazinin biri de Türkiye’yi ele geçirmek isteyen, iç ve dış odakların hesabını sormak olmalıdır.”

“SIRA SİZE GELİNCE HERŞEYE AMBARGO KOYUYORSUN”

Konuşmasında dili sürçen Bahçeli, vesayeti veraset olarak ifade ederek, “Kalktınız yıllarca veraset veraset dediniz, uydurma bilgi ve belgelerle bugün karşı olduğunuz yargıya olağan üstü destek verdiniz. İktidar olarak, medya olarak her şeyi doğru yapmış gibi kamuoyuna aktardınız ama sıra size geldiğinde her şeye ambargo koyuyorsun, yargıyı suçluyorsun, medyanın bir bölümünü de dün sana hizmet edenleri bu gün ret etmiş oluyor ve mağduriyet rolüne bürünüyorsun. Peki o zaman bu verasetten kurtuldun ama bu seni soygun verasetinden nasıl kurtaracağınızı da bu millete anlat” dedi.

Kirlenmiş ne varsa Türk siyasi hayatından silinip gitmesi gerektiğini belirten Bahçeli, “Recep Tayyip Erdoğan, her gün milleti aldatma. Televizyonlarda sırayla kendini aklatma. Gel hemen pazartesi günü kendine güveniyorsan evladınla birlikte aşağıladığın sürgün ettiğin savcıların önüne çık” dedi.

Erdoğan’ın dün istismar ettiği yargının bugün kendisine lazım olduğunu belirten Bahçeli, “Eğer, Recep Tayyip Erdoğan kendini aklatma adına yargının önünde hesap vermekten kaçarsa, milletten kaçmamalı. Seçimlerde yüzde 51’den aşağı düşürülmeli. Oy kaybı ile bir korkuya daha kapılmalı, Cumhurbaşkanlığı hayalinden de kendini kurtarmalı, 2015 seçimlerinden önce de tarağını toplayarak Türk milletinin huzurundan iktidardan tıpış tıpış gidişinin işareti olmalı” diye konuştu.

KUNDURA ALMAYA GİDEN KUTUSUNU İSTEMİYOR”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Bursa gezisini, Gemlik İlçesi’nde partisinin seçim bürosunun açılışına katılarak sürdürdü. Burada konuşan Bahçeli, hastalık olan yolsuzluğun, millete ihanet olduğunu belirterek, “Yolsuzluk haramı güncelleştirmektir. Herkesi harama yönlendirmektir. Bu milletin, yetimin, kimsesizin öksüzün hakkını yiyerek saltanat sürenlere karşı bir cevabı olmalıdır. O cevapta yolsuzluklarda hesap sormak olmalıdır” dedi.

Konuşmasında, ayakkabı almak için gidenlerin kutusunu alamaz hale geldiğini ifade eden Bahçeli, “Şimdi herkes kundura almak için bir kunduracıya gittiği vakit, kundurayı alıyor, ‘sakın ola kutuya koyma yanlış anlaşılır’ diyor. Bir genel müdür bankanın kasasının şaşırmış, Halk Bankası’nın kasası yerine evini kasa haline getirmiş. Peki, bunlar ortada konuşulurken sen hangi algı yönetimi ile kendine darbe yapıldığını söylüyorsun?” diye konuştu.

Ak Parti seçmenine de seslenen Bahçeli ,konuşmasını, “Kunduran yok ki kutusu olsun. Bunu benzer bir takım şeylerde, geçimini zor temin ediyorsun. Gemiler, villalar, bankalar, şirketler yok. Öyleyse, senin omuzlarından, iktidarında bu yandaşları hanedanları besleyenlere yeter artık düş omuzumdan demenin zamanı geldi” diyerek sözlerini tamamladı.

TERÖRİSTLE KAHRAMANI AYNI KEFEYE KOYMA DENSİZLİĞİ MİLLETİMİZDE KARŞILIK BULMAYACAKTIR 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Bursa’daki son toplantısını Atatürk Spor Salonu’nda düzenledi. Yaklaşık 4 bin kişinin katıldığı aday tanıtım toplatısında partililerin ‘Vur de vuralım, öl de ölelim” sloganıyla karşılanan Bahçeli, burada yaptığı konuşmada, Türkiye’nin artık nefes alması gerektiğini söyledi. Tutuklu milletvekilleri konusunda pazarlıkların yapıldığını ve bu pazarlığın el altından yürütüldüğünü dile getiren Bahçeli, “Bu pazarlıklar meyvesini vermeye başladı. CHP’li milletvekilinden sonra, PKK kontenjanında seçilen milletvekillerinin de peş peşe serbest bırakıldı. İstanbul Milletvekilimiz Sayın Engin Alan’ın mahkumiyet kararına kadar hiç sesi çıkmayanlar, birden bire devreye girmişler, tutuklu milletvekili sorununu gündeme almışlardır. Anayasa Mahkemesine yapılan başvurular cevap bulmuş, sonuç itibariyle önüne gelen cezaevinden çıkmıştır. Şu işe bakınız ki, terörle mücadelede eşsiz kahramanlıklar sergileyen Engin Alan içerdedir, fakat KCK’dan tutuklanan PKK’lılar özgürlüğüne kavuşmuştur. Bu çifte standartlı uygulama vicdanları kanatmıştır. Ne olursa olsun, bu yanlışın ve bu art niyetin tarafları yaptıklarının bedelini ödeyecektir. Ayrıca Sayın Alan’ın PKK’lılarla bir ve aynı kategoride değerlendirilmesi, deyim yerindeyse pazarlıklara konu edilmeye çalışılması bizim için züldür, tahammül edemeyeceğimiz bir sapma halidir. Türkiye bu hatadan mutlaka dönecektir. Teröristle kahramanı aynı kefeye koyma densizliği milletimizde karşılık bulmayacaktır. Hukuku tahrip ederek ve hukuki vasıtaları yanlışa yorarak PKK’ların aklanması için bahane bulma arayışına hiçbir dava arkadaşımızı kurban vermeme konusunda kararlı olduğumuzu buradan ilan etmek istiyorum” dedi. Bu sırada konuşması ‘Vur de vuralım, öl de ölelim’ sloganlarıyla kesilen Bahçeli, “Önce bir sandığa vurun da, gerisi Allah kerim” diye konuştu.

SEÇİM FIRSATI HEBA OLMAMALI

30 Mart seçimlerinin milletin toparlanması, hakkına, hukukuna, varlığına ve iradesine sahip çıkması için önemli bir fırsat olduğunu belirten Bahçeli, “Seçim fırsatı heba olmamalıdır. Ya AKP tercih edilecek, yolsuzluk furyası, ihanet yarışı son hızla sürecektir. Ya da MHP seçilecek, doğruluk, vicdan, temizlik, asalet ve kul hakkına riayet kazanacaktır. Ya Başbakan Erdoğan’a destek verilecek, PKK, BOP, KCK, İmralı canisi, emperyalizm, Müslüman katilleri teyit edilecektir. Ya da MHP öne çıkarılacak, zalimler, çürümüşler, talancılar, vurguncular, pazarlıkçılar yabancı projeler ve küresel cinayetler son bulacaktır” dedi.

Ak Parti ile Türkiye’nin devamının artık mümkün olmadığını dile getiren MHP Lideri şunları söyledi: “AKP’yle geçecek her gün milletimize hakaret, hırsıza ikram, devletimize tehdittir. Bu iktidar sıfırı tüketmiştir. Bu iktidar bitmiş, tükenmiş ve kendi kendini yiyen, milletimizin varlıkların hiç eden bir canavara dönüşmüştür. Başbakan Erdoğan’dan kurtulmak lazımdır. AKP’den Türkiye’yi kurtarmak vatan görevi addedilmelidir. Şu felaket ve iç yaralayıcı tabloya bakınız ki, 4 bin 66 gündür AKP iktidarda, bölücüler ise tam mesaidedir. PKK ise yoğun faaliyettedir. Yağmacılar ise işbaşındadır. Kanunsuzlar, çeteler, suç örgütleri ise sokaktadır. Maalesef perişanlık diz boyu, sefalet ve yoksulluk ise facia boyutundadır. Türklük saldırı altında, bayrak taciz sağanağında, vatan ise zifiri karanlığın içindedir.”

ESKİ BAKAN TOPUN AĞZINA BAŞBAKANI KOYMUŞTUR

“Ülkenin rüşvetçiler tarafından yönetiliyor olması, hortumcuların hakimiyetinde bulunması tarifi olmayan bir kepazeliktir” diyen Bahçeli, “Hukuk rüşvetçilerin peşine düşmüştür. Hukuk hırsızın, uğursuzun yakasından tutmuştur. Ne var ki, Başbakan Erdoğan direnmekte, hala yolsuzluk ve rüşvet iddialarını yok saymaktadır. Yani hırsızın kabahati yoktur, ortada hırsızlık nam ve hesabına herhangi bir şey de görülmemektedir. Hatta bakanlara götürülen rüşvet çantalarının içinde aslında kitap vardır. Başbakan Erdoğan rüşvet ve yolsuzluk dosyasını karartmak, yargı sürecini sakatlamak amacıyla söylenmedik yalan, başvurmadık hile bırakmamıştır. Zira sıkışmış, dara düşmüş ve eli zayıflamıştır. Yolsuzluk okları Başbakan’a yöneldikçe, usulsüz imar düzenlemeleriyle ilgili suçlamalar Başbakan’ı ve çocuklarını gösterdikçe iktidar kontrolden çıkmış, telaşla önüne gelene saldırmıştır. Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı görevden ayrılırken, Başbakan’ın her karardan, her düzenlemeden, her imzadan haberdar olduğundan bahisle verilen emirleri uyguladığını, bununla birlikte asıl istifa etmesi gerekenin Recep Tayyip Erdoğan olmasını vurgulamıştır. AKP’li bu eski bakan topun ağzına Başbakan’ı koymuştur. Her düzeneğin başında Başbakan’ın olduğunu şifreli sözlerle beyan etmiştir” dedi.

BAŞBAKAN BALTAYI TAŞA VURUYOR 

Başbakan Erdoğan’ın rüşvet ve yolsuzluk iddialarını kapatmak istedikçe baltayı taşa vurduğunu öne süren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Başbakan Erdoğan, hayalinde canlandırdığı tehditlerle rüşvet ve yolsuzluk fırtınasını dindirmeyi amaçlamaktadır.

Bugün karşımızda komplo değil, dağ gibi beliren rüşvet ağı bulunmaktadır. Başbakan bizzat devlet içine yerleştirdiği, özenle gelişip büyümesini temin ettiği, fakat gün gelip ters düştüğü kim varsa örgüt kapsamına almış ve karşı saldırıya geçmiştir.

Anlaşıldığı kadarıyla dünkü ittifaklar çatlamıştır. 2002’den beri süren beraberlikler yarı yolda kalmıştır. Fakat her ne olursa olsun, Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturmasını hükümet-cemaat gerilimine bağlamak doğru ve isabetli bir değerlendirme olmayacaktır.

Bugün bir anlaşmazlığın analizini yapmak ve bir çekişmenin detaylarına inmek yerine, hukuksuzluğun, ahlaksızlığın, kural tanımazlığın üzerine gidilmeli, buna yönelik kafa yorulmalıdır. Hırsızlık ortadadır, fakat dikkatler başka tarafa çekilmek, algılar yanlış taraflara yönlendirilmek istenmektedir” diye konuştu.

62’NCİ HÜKÜMETİ YALÇIN AKDOĞAN KURSUN

61’inci hükümetin hukuken ve ahlaken iflas ettiğini söyleyen Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ın rüşvet ve yolsuzluk iddialarından dolayı fazlaca yıprandığını, yaralandığını ve dağıldığını belirtti. Başbakan Erdoğan’ın derhal istifa etmesi gerektiğini ifade eden MHP Lideri konuşmasını şöyle tamamladı: “Belirlenecek bir AKP’li milletvekili 62’nci hükümeti kurmakla görevlendirilmelidir. Şayet bu isim yeniden Recep Tayyip Erdoğan olursa tartışmalar yine kesilmeyecektir. Bize göre farklı bir isimle 62’nci hükümet oluşmalıdır. Başbakan’ın yanında her türlü konuya vakıf olan, AKP’yi çekip çeviren, komploları bildiğini iddia eden, dış bağlantıların izini süren, görüşleriyle kamuoyunda bakanlardan, parti yöneticilerinden fazla ilgi toplayan, sesi çok çıkan Yalçın Akdoğan’ın yeni hükümeti kurması için gerekli özveri ve uzlaşma sağlanmalıdır. Bu şahıs madem her şeyin farkındadır, madem Türkiye’nin hangi badirelerle karşılaştığını anlamıştır, o halde yetkiyi de eline alarak bir an önce çalışmalara başlamalıdır. Türkiye’yi önümüzdeki seçim süreçlerine bu şahıs taşımalıdır. Böylelikle Başbakan biraz geride kalarak bir iç muhasebe yapma imkanına kavuşacak, Türkiye yeni bir hükümet ve yeni bir başbakanla biraz olsun nefes alacaktır.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz