Son Dakika
11 Aralık 2017 Pazartesi

“Ya Kaçacak ya da Yüce Divan…”

29 Aralık 2013 Pazar, 18:31

MHP Genel başkanı Devlet Bahçeli Başbakan Erdoğan’ın önündeki yolların ikiye düştüğünü, ya rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının önünü açacağını ya da kendi sonunu hazırlayacağını söyleyerek, “Ya Tunus’un devrik lideri Zeynel Abidin Bin Ali gibi ülkeden kaçacak, ya da Yüce Divan’da yaptıklarının hesabını verecektir” dedi.

Kültürpark 3 Nolu Hol’de düzenlenen toplantıda İzmir Büyükşehir Belediyesi ve 25 ilçenin belediye başkan aday tanıtım toplantısına katılan Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “kendisini yanlış yönlendirenleri, kitleleri maniple etmek amacıyla uyguladıkları algı yönetiminin mimarlarını ve çok bilmiş akıl hocalarını, vakit geç olmadan baştan ayağa gözden geçirmesi gerektiğini” ifade etti.
Bahçeli, Gezi Parkı’nda Başbakan’ın kendisine tavsiye edilen redde dayalı siyaset stratejisinin bu kez tutmayacağını belirterek, “Toplumu sakinleştirmeli, herkese güven vermeli, yapay topluluklarla gece yarısı mitingler düzenleyip öfke ve nefret pompalamamalıdır. Başbakan aklı varsa biraz susmalı, geriye çekilmelidir. Her önüne gelen yerde konuşmamalı, tehlikenin farkına varmalı, Türkiye’nin meşru zeminlerden kayıp gittiğini idrak etmelidir” diye konuştu.
“Söz, eylem ve icraatlarıyla milli ahlaka, milli ruha, milli kimliğe ve milli varlığa açıktan ihanet ettiğini” ileri sürdüğü Başbakan Erdoğan’ın, hukuka, hukukçulara ve yürüyen yargısal süreçlere meydan okuyup, yönlendirmeye çalışarak “Anayasa suçu” işlediğini iddia eden Bahçeli, şunları söyledi:
“Başbakan Erdoğan, demokrasiyi devre dışı bırakmak üzeredir. Toplumsal kamplaşmaları tırmandırmaktadır. Havaalanlarında siyasi tarafgirlikten başka gözü bir şey görmeyen, gerçekte ise hakkını yediği, hukukunu çiğnediği kalabalıkların huzurunda şov yapmaktadır. Ve Türkiye, Recep Tayyip Erdoğan kriziyle boğuşmaktadır.
Görevini yapan savcılara ‘yüz karası’ diyen Başbakan, gücü yetiyorsa, vicdanı varsa, yolsuzluğun başında değilse, yüzü zift gibi kararmış yanındaki hırsızlara, milletin parasıyla zenginleştirdiği asalaklara bakmalıdır. HSYK’yı eleştiren, Danıştay’ın Adli Kolluk Yönetmeliğiyle ilgili verdiği iptal kararını yerden yere vuran bu zihniyet bize açıkça cevap vermelidir. 12 Eylül 2010 referandumunda ‘HSYK’yı birilerinin arka bahçesi olmaktan çıkarıp, milletin ön bahçesi yaptık’, ‘Hukuktaki kast sistemini bitirdik’ diyen kimdir? ‘Mahkemelerdeki ideolojik tercihleri sonlandırdık diyen, yargıyı siyasi tasalluttan kurtardık’ sözleriyle avaz avaz bağıran zeka özürlüsü kimdir? Soruyorum, yetmez ama evetçiler nerededir? Geçmişte, biz ‘Özel hayata müdahil olmayın’ dedikçe, Başbakan ‘Ne özeli, genel genel’ diyerek bas bas bağırıyor, itibar suikastçilerinin eline koz veriyordu. Biz ‘Hukuk siyasileşiyor’ dedikçe, ‘Mahkemeleri kimsenin emrine vermeyeceğiz, hukukun üstünlüğünü sağlayacağız’ diyerek ahkam kesiyordu.”
Başbakan Erdoğan’ın, bir zamanlar gurur duyduğu hukuktan şimdi şikayet ettiğini öne süren Bahçeli, “Çünkü hedefte, bizzat yolsuzluğa ve kirliliğe bulaşan kendisi ve çevresi vardır. Bunun için hedef saptırmak için yeni Türkiye’nin ve milletin saldırıya uğradığını ısrarla ifade etmektedir” dedi.
Bahçeli, “Başbakan’ın yeni Türkiye ucubesi, kaostur, palavradır, bölünmedir, kavgadır, teröristlerin affı ve siyasete taşınmasıdır” şeklindeki görüşünü dile getirerek, sözlerine şöyle devam etti:
“Yeni Türkiye, yolsuzluktur, kanunsuzluktur, anti demokratik uygulamaların meşruluk kazanmasıdır, hırsızın polisi görevden alma ahlaksızlığı, mahkemelerin karartılması ve mağduriyettir; hukukun keyfileşmesi, çetelerin güçlenmesi, kuvvetler ayrımının yok edilmesidir, Türklüğün yok sayılması, Andımız’ın kaldırılması, TC’nin silinmesi, milletin adına kast edilmesidir, rüşvetçilerin, kara paracıların, yabancı devletlerin hesabına çalışan ne idüğü belirsizlerin hayırsever olarak sunulmasıdır, para sayma makinelerinin yatak odalarına, milyon dolarların kutucuklara koyulmasıdır, hanedan çocuklarının vakıflara saklanarak devleti soyup soğana çevirmesi, imar mafyası haline gelmesidir, inkar, yalan, iftira, teslimiyet ve tavizdir, hızlanarak çalan tren soyguncularının övülmesi, hazine yağmacılarının baş tacı yapılmasıdır, iblise verilmiş açık çek, emperyalizme çıkarılan açık davetiye, Kürdistan’a verilen vizedir, İmralı canisinin, peşmerge başının, polis ve Mehmetçik katillerinin göklere çıkarıldığı, PKK’nın siyasi statü elde ettiği hıyanet ve hezimet tablosudur.”
“Başbakan’ın önündeki yolların ikiye düştüğünü, ya rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının önünü açacağını ya da kendi sonunu hazırlayacağını” öne süren Bahçeli, “Ya Tunus’un devrik lideri Zeynel Abidin Bin Ali gibi ülkeden kaçacak, ya da Yüce Divan’da yaptıklarının hesabını verecektir” dedi.
Bahçeli, kimsenin yargıya baskı yapmaması gerektiğini kaydederek, sözlerini şöyle tamamladı:
“Adli kolluğun mahkeme kararlarını uygulaması ve bu çerçevede savcı tarafından verilmiş emirlerin yerine getirilmesi gecikmeksizin temin edilmelidir. Hukuk devletinde yürütme yargıya talimat veremez, veremeyecektir. Konumu, sıfatı ve mevkii ne olursa olsun, hiç kimsenin suç işleme özgürlüğü, özelliği, ayrıcalığı, yoktur ve olamayacaktır. Türk askerine güç gösterisi yapanlar, sıra kendilerine gelince çifte standartta tevessül etmemelidir. Hukukun egemen olduğu bir ülkede yolsuzlukların üstünü örtmeyi kimse aklından geçirmemelidir. Milli irade yolsuzluğun bahanesi, aklayıcısı olamayacaktır. Demokrasi kişisel çıkar ilişkilerinin kılıfı görülemeyecektir. Devlet gücünü arkasına alanlar yasanın suç saydığı, ahlakın reddettiği, vicdanın kabullenmediği hiçbir ilişkiye mazeret bulamayacaklardır. Yargısal denetimden kimse muaf değildir. Konusu suç teşkil eden emir ve talimatlar asla yerine getirilemeyecektir. Aksi durumda görevi ne olursa olsun, ilgililer sorumluluktan kurtulamayacaktır. Yargı da objektif olmalı, adalete uygun, hiç kimsenin ve hiçbir grubun menfaatini gözetmemelidir. Türkiye bugünkü devlet, hükümet, yargı ve siyaset krizinden acilen çıkmalı ve kurtarılmalıdır. Demokrasi işlemeli, iktidar demokratik vasıtalarla değişmeli ve AKP gitmelidir.”
MHP’nin İzmir adayları
Konuşmanın ardından MHP’nin İzmir Büyükşehir ve 25 ilçesinin belediye başkan adayları, katılımcılara tanıtıldı. Tanıtımın ardından Devlet Bahçeli ve adaylar, gazetecilere poz verdi.
Buna göre, İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı, Murat Taşer oldu. İlçeler ve adaylığı açıklanan kişiler ise şunlar:
“Serkan Acar (Aliağa), Mümtaz Almışlar (Bayındır), Mehmet Toptaş
(Bayraklı), Özkan Karadiken (Bergama), Alaeddin Topçu (Beydağ), Erol Bahtiyar
(Bornova), Levent Çizmeli (Buca), Mehmet Yalçın Bırazeroğlu (Çiğli), Halis Devecioğlu (Dikili), Serdar Mersin (Foça), Köksal Koç (Gaziemir), Hasan Berrak (Güzelbahçe), Cihan Demir (Karabağlar), Ogün Dönmez (Karaburun), Lütfi Kılıç (Karşıyaka), Rıza Dönmez (Kınık), Saliha Şengül (Kiraz), Adil Özyiğit (Konak), Ahmet İncesu (Menemen), Umut Göl (Narlıdere), Mehmet Yılmazer (Ödemiş), Levent Görür (Selçuk), Hasan Çağlı (Tire), Yurdağdoğ Mutlu (Torbalı), Hasan Hüseyin Akgül (Urla).”
Balçova, Çeşme, Kemalpaşa, Menderes ve Seferihisar adaylarının ise önümüzdeki günlerde açıklanacağı bildirildi.
Notlar
Toplantının yapıldığı salon girişinde sloganlarla karşılanan Bahçeli ile partililerin fotoğraf çektirmeye çalıştıkları görüldü.
Halk oyunları ekibinin gösteri sunduğu toplantıya MHP genel başkan yardımcıları, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, milletvekilleri, çevre illerden MHP’li belediye başkanları ile 1994 yılında DYP’den İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Burhan Özfatura da katıldı.
MHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Taşer, Özfatura’nın başkanlığı döneminde belediyede çeşitli görevlerde bulunmuştu.
Bahçeli, program sonunda adaylarla hatıra fotoğrafı çektirdi. Adayların birçoğu Bahçeli’nin elini öptü.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz