Son Dakika
14 Aralık 2017 Perşembe

Tıp Eğitiminde Sorunlar ve Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu”

07 Aralık 2013 Cumartesi, 12:33

Tıp Eğitiminde Sorunlar ve Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu” farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyenin katılımıyla Dicle Üniversitesinde başladı.

Sağlık Bakanlığından 2 Yönetici, 3 YÖK Üyesi, Türk Tabipler Birliği Başkan Yardımcısı, 10 Rektör ve 67 Rektör Yardımcısı, Dekan, Dekan yardımcısı olmak üzere toplam 80 yönetici düzeyinde akademisyen, pratisyen hekim ve öğrenci temsilcileri, Diyarbakır Dicle Üniversitesi’nde ‘Tıp Eğitiminin Sorunları”nı tartışıyor.

Tıp Dekanlar Konseyi ve Dicle Üniversitesi işbirliği ile kongre merkezinde gerçekleştirilen “Tıp Eğitiminde Sorunlar ve Güncel Yaklaşımlar Sempozyumu” Türkiye’nin çeşitli yerlerinden çok sayıda akademisyenin katılımıyla başladı.

MODERN HALK DANSLARI TOPLULUĞUNUN GÖSTERİSİ İLE BAŞLADI

Dicle Üniversitesi Devlet Konservatuvarı müzik grubunun Türk sanat müziği dinletisi ve Dicle Üniversitesi Modern halk Dansları topluluğunun gösterisi ile başlayan program, açılış konuşmaları ile devam etti. Çok sayıda akademisyeni Diyarbakır’da ve Dicle Üniversitesi’nde ağırlamaktan büyük mutluluk ve onur duyduğunu dile getiren Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. M. Fuat Gürkan, sempozyumun gerçekleşmesinde emeği geçen herkese tek tek teşekkür etti.

TIP DEKANLAR KONSEYİ’NİN İLK SEMPOZYUMU DİYARBAKIR DİCLE ÜNİVERSİTESİ’NDE

2007 yılında sivil bir inisiyatif olarak çalışmalarına başlamış olan Tıp Dekanlar Konseyi’nin tıp eğitiminin sorunları ve tıp fakültelerinin eğitiminin planlanması ile ilgili bir topluluk olduğunu söyleyen Tıp Dekanlar Konseyi Başkanı Prof. Dr. Muhammed Güven, şu ana kadar çok sayıda çalıştay düzenlendiğini ve bu çalıştaylarda düzenlenen raporların paydaşlarla paylaşılarak ilgili mercilere gönderildiğini belirtti.

DİYARBAKIR, DÜNYADAKİ NADİR KÜLTÜR ŞEHİRLERİNDEN BİRİ

Bu sempozyumun Tıp Dekanlar Konseyi’nin sempozyum ve kongre anlamındaki ilk faaliyeti olması ve Diyarbakır ile Dicle Üniversitesi’nin ev sahipliği yapmış olmasının önemine değinen Güven, bu sempozyumda paydaşlarla sorunların her şekilde ele alınacağını ve ortak bir çözüm bulunmasını umut ettiğini ifade etti. Konuşmasına Diyarbakır’dan söz ederek başlayan Dicle Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Jale Saraç, Diyarbakır’ın 33 medeniyete ev sahipliği yapmış dünyadaki nadir kültür şehirlerinden biri olduğunu söyledi. Diyarbakır’ın saklı kalmış güzelliklerini gün ışığına çıkarmak amacıyla çok sayıda bilimsel, sosyal ve kültürel etkinliğe ev sahipliği yaptığını dile getiren Rektör Saraç, Diyarbakır’ın geçmiş dönemlerde gülcülük, ipekçilik ve çinicilikte önde olduğunu belirtti. Dinler arası hoşgörünün ve Diyarbakır’ın zamanında birçok din açısından kutsal kent olarak kabul edildiğini kaydeden Saraç, bu anlamda Diyarbakır’ın inanç turizmine açık bir şehir olduğunu anlattı. Üniversitenin çalışmaları konusunda da bilgiler veren Saraç, iyi bir sempozyum geçmesi dileğinde bulundu.

TIP FAKÜLTESİ’NİN SORUNLARI ÇÖZÜLEMEZ DEĞİL

Tıp alanındaki sorunların gittikçe büyüdüğünü açıklayan YÖK Üyesi Prof. Dr. Mehmet Emin Yılmaz “Diyarbakır kadim bir şehir, sorunların konuşulduğu tartışıldığı bir şehir olsun istedik. Diyarbakır’da bunlar konuşulsun kadim karalar alınsın istedik” dedi. Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tıp fakültelerinin sorunları çoktur. Bu sorunlar çözülmez sorunlar mıdır? Asla. Sorun varsa çözüm de beraberinde vardır. Sadece sorunu konuşmak, sorundan söz etmek acizliktir. Biz, sorunları masaya yatıracağız ama sorunların çözümlerini de beraberinde sunmak durumundayız”

Tıp fakültelerinin sayılarının çoğaldığına dikkat çeken Yılmaz, “Sayılarını kaçırdık. Bir türlü sayılarını toparlayamıyoruz. 83’ü faaliyette, 4’ü işlemi bitmiş açılma aşamasında 25’e yakını sırasını bekliyor. Böyle bir tıp fakültesinin açılımının da önümüzde durduğu bir ortamda sorunların devasa hale geldiği bir ortamda, öğretim üyelerinin üniversitelerden ayrılmak durumunda kaldığı bir ortamda, özlük haklarının iyileştirilmesinden veya yetersizliğinden kaynaklanan tıp fakültelerinin cazibe alanı olmaktan çıktığı bir noktada, araştırma görevlilerinin artık tıp fakültesinde uzmanlık yapmak yerine pratisyen hekimlikle irtifa ettiği bir ortamda, öğretim üyelerinin nöbete kalmakla karşı karşıya kaldığı bir ortamda sorun nedir diye sorulur mu? Sorun yoktur diye örtbas edemeyiz. Sorun var ve sorun ciddi. O zaman ciddi ciddi bu sorunu çözmek adına, burada konuşmalıyız ve burada problemlerimizi de ciddi bir şekilde masaya yatırmalıyız” şeklinde konuştu.

TIP FAKÜLTELERİ KONTENJAN SORUNU YAŞIYOR

Son olarak sorunların, farklılıklar içerisinde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Yılmaz, tıp fakültelerinin lokal sorunlarının farklı olsa bile, genel sorunlarının bir olduğunu ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından bir konferans veren İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Recep Öztürk, “Türkiye’de Tıp Eğitimi: Dünü, bugünü ve yarını” konusunda bir sunum yaptı. Tıp eğitiminin fedakârlık mesleği olduğunu söyleyen Öztürk, aynı zamanda pahalı ve zor bir eğitim dalı olduğunu belirtti. Eğitim öncesi, eğitim sırası ve mezuniyet sonrası eğitim döneminde insan gücü ve teknik donanım açısından şehirler değerlendirildi. Tıp fakültelerinin kontenjan sorunu da yaşadığını kaydeden Öztürk, ülkedeki mevcut tıp fakültelerinin sorunlarını ve mevcut durumunu değerlendirdi. Devlet Planlama Teşkilatının 2005 raporunu da gözden geçiren Öztürk, sonuç olarak hekimlik eğitiminde kaliteden asla ödün verilmemesi gerektiğinin altı çizildi. Sempozyum, tıp fakültelerinin sorunlarının her açıdan ele alındığı 6 oturumla 2 gün boyunca devam edecek.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz