Son Dakika
12 Aralık 2017 Salı

346 Bin Eser Çürümeye Bırakılmış

28 Kasım 2013 Perşembe, 19:22

Milli Kütüphane’de 10 yıldır depolarda unutulan 346 bin kitap yeniden Türk kültürüne kazandırıldı.

Kültür ve Turizm Bakanlığından yapılan açıklamada, Bakan Ömer Çelik’in Milli Kütüphane hassasiyeti sonucunda, yıllardır depolarda saklanan ve çürümeye terk edilmiş eserlerin açığa çıkarıldığı belirtildi.

Çelik’in göreve geldiğinde “Milli Kütüphane, milli kültürün kalesidir, milletin hafızasıdır. Milli kütüphaneler sadece birer kütüphane değildir, stratejik kurumlardır” dediği hatırlatılan açıklamada, adeta çürümeye terk edilen ve şimdiye kadar gün yüzüne çıkmamış depoları açarak kitapları kurtarma sürecininin başlatıldığı kaydedildi.

Yapılan çalışmalara göre elde edilen veriler şöyle:

Milli Kütüphane’nin sisteminde ve depolarda 1 milyon 355 bin kitap bulunuyor. Okuyucular ise yaklaşık 700 bin kitaba ulaşabiliyor, dolayısıyla kütüphanenin kitap varlığının yarıdan fazlası kayıt altında değil.

Bu kapsamda, kütüphanedeki yetersiz koşullara dair sorunları çözmek, mevcut depoları ıslah etmek için başlatılan “Büyük Onarım” projesinde ihale aşamasına gelindi. Kütüphane iklimlemesi yapılmayan depolar için de harekete geçildi.

– Atatürk Belgeliği

Kütüphane’deki çalışmaya konu olan bölümler dört depo ve Atatürk Belgeliği’nden oluşuyor. Çalışmalar için oluşturulan üç komisyondan ikisi kitapların sınıflandırılması, diğeriyse el yazmalarıyla ilgileniyor. Böylece, sınıflandırmaları tamamlanan yapıtlar kataloglanarak sisteme yerleştirecek.

Dünyada Atatürk ile ilgili ne kadar bilimsel çalışma varsa, bu çalışmaları takip ederek ve evrakları derleyerek burada arşivlemek ve araştırmacıların hizmetine sunmak amacıyla kurulan Atatürk Belgeliği ise bugüne dek bu işlevini tam anlamıyla gerçekleştirememiş.

Bölüme girildiğinde özensiz bir şekilde istiflenmiş Tarık Buğra, Nurullah Ataç, Reşat Nuri Güntekin, Uğur Mumcu gibi siyasi ve kültürel tarihin önemli isimlerine ait dokümanlar kötü koşullarda görülüyor. Arşivlenen diğer bilgilere ise bölümün bulunduğu yer ve dosyalama sistemi nedeniyle okuyucular ve araştırmacılar doğrudan ulaşamıyor.

Çalışmalarla Atatürk Belgeliği araştırmacıların, okuyucunun kolay ve sağlıklı çalışılacağı, rahat ulaşacağı bir mekana dönüştürülecek. Atatürk’e ait kitapların, fotoğrafların yer aldığı bir sergi alanı ve döneme ait diplomatik pasaportların, nişanların, madalyaların da yer alacağı Atatürk Belgeliği’nin yeni salonunun 2014’ün ilk aylarında tamamlanması planlanıyor
.

– Özel koleksiyonlar kurtarıldı

Depoları gözden geçiren kütüphane çalışanları, 1985 yılında hibe edilen ve kayıtlara alınan ancak balyalarının iplerinin bile açılmadığı, depoların arka bölümlerinde kutularla terk edilmiş kitaplar ve el yazmalarıyla karşılaştı.

Diğer bölümde ise 1912 yılında İstanbul’da bir kültür derneği olarak kurulan ve Cumhuriyet dönemine dair önemli anlarda rol oynayan Türk Ocağına ait koleksiyon bulundu. Yaklaşık 40 bin kitaptan ve Osmanlı Türkçesi’yle yazılan yüzlerce eserlerden oluşan koleksiyon, 1976’da Milli Kütüphane’ye devredilmişti.

Bağışlandığı günden bu yana hiçbir işlem görmeyen bir diğer özel koleksiyon da TBMM’nin kuruluşundan itibaren görev yapan, Diyanet İşleri ve Vakıflar Vekilliğinin yanı sıra 1920 yılından itibaren 30 yıl Bursa milletvekilliği yapan din ve siyaset adamı Mustafa Tevfik Gerçeker’e ait. Gerçeker’in torunları tarafından Milli Kütüphaneye bağışlanan kitap ve dokümanlar getirilen sandukalarda olduğu gibi bırakılmış.

Depolarda aralarında 400-450 yıllık olanların da bulunduğu toplam 20 yazma eserden oluşan 10 cilt el yazmasına, şu ana dek hiçbir nüshasıyla karşılaşılmayan Osmanlı Türkçesiyle yazılmış gazete ve dergiler de bulundu. 1922 yılına ışık tutan bireysel günlüklere ve ilk Meclisin gizli tutanaklarının bir bölümüne ulaşıldı.

Yapılan ilk incelemelerde eserlerin bir bölümünün vatandaşlar tarafından bağışlandığı, bir bölümünün ise Milli Kütüphane tarafından satın alınarak temin edildiği belirlendi.

Açıklamada, Bakan Çelik’in TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Milli Kütüphaneye ilişkin şu sözlerine de yer verildi
:

“Milli Kütüphane ile ilgili fevkalade, çok fazla şikâyet geliyordu. Milli Kütüphane ‘ye el atmayı bir borç bildim. Açık bir şekilde ifade etmek isterim, Milli Kütüphaneyi hiç iyi bir durumda görmedim. Buna büyük bir kararlılıkla el attım, sadece şu bilgiyi vermek isterim; yaklaşık olarak biri 8 yıl, diğer ikisi 10 yıl boyunca açılmamış üç ayrı depo son bir ay içinde bulunmuştur. Bu depoların birinde 60 bin, diğerinde 250 bin, üçüncü depoda ise 36 bin kitap işlem görmemiş haldeydi. Depoların açılmasıyla bu eserlerin Milli Kütüphane koleksiyonuna kazandırılma çalışmaları başlamıştır. Bu örnek bile Milli Kütüphaneyle ilgili şikâyetlerin ne kadar doğru olduğunu, bizim orada yaptığımız kadro değişikliğinin ne kadar gerekli olduğunu açık ve net bir biçimde göstermektedir. Bu depolarda 1960, 1966 ve 1976 yıllarında bağışlanan özel koleksiyonlar, millet adına devlete emanet edilmiş özel koleksiyonlar hiçbir işlem görmeden çürümeye terk edilmiştir
.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz