Son Dakika
18 Ekim 2017 Çarşamba

Türklüğe Saldırılıyor

24 Kasım 2013 Pazar, 11:16

Bahçeli, “Artan siyasi Kürtçülüğe ve bölücülüğe karşı Türkçülüğün söndürülmesine devam edilmesi halinde, ihtiyaç olduğunda vatanı savunacak Türk aransa da bulunamayacaktır” dedi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Antalya’da düzenlenen 2. Akademisyenler Kurultayı’nda konuştu. Bahçeli, “Çok aktörlü yürütülen bölücülük operasyonuyla Türklük bir alt kimlik olarak sunulmaya çalışılmakta, büyük ve asli unsur Türkler kendi devletlerinde göçmen, sığıntı, misafir ve etnik kalıntı muamelesine maruz kalmaktadır” dedi. Bahçeli şöyle devam etti: “Türklerden sözüm ona ayrışmama adına kimliklerinden ve değerlerinden taviz üstüne taviz vermeleri istenmektedir. Bu tavizin son sınırı belirlenmeli ve durulacak yer somut olarak tespit edilmelidir. Aksi halde yüz yıl sonra ortada Türk’ten eser kalmayacaktır. Bu gidişle ben kimim sorusunun cevabı Türküm olamayacaktır. Ne Mutlu Türküm Diyene sözünün oradan buradan silinmesini bugün dert etmemiz bir yana, yarınlarda Türk olmanın yasaklanacağı ve suçlanacağı karanlık dönemlere de şahitlik edilmesi ihanetin bu dozda gitmesi halinde sürpriz olmayacaktır. Devir kötünündür. Korkarım ki, artan siyasi Kürtçülüğe ve bölücülüğe karşılık Türkçülüğün söndürülmesine devam edilmesi halinde yarın ihtiyaç olduğunda vatanı savunacak Türk aransa da bulunamayacaktır.”

Konfetileri temizlediği kişi
Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetimin Kürdistan olarak ilan edilmesinin ve Mesut Barzani’nin Diyarbakır’da alkışlarla takdim edilmesinin musibetlere ortam açacağını savunan Bahçeli, Başbakan Erdoğan’ı düşüncesizlikle suçlayarak, “Başbakan Erdoğan, düşüncesiz, milli gerçeklerden uzak, sığ ve son derece sakıncalı tavrıyla peşmergeyi vatanımızın bir bölümünde siyasi figür olarak ön plana çıkarmıştır. Geçtiğimiz Nevruz’da İmralı canisinin mesajını Diyarbakır’da okutan ve sözde liderliğini meydanlarda onaylatan bu zihniyet, şimdi de Türkmen katillerini Diyarbakır’da yere göğe sığdıramamıştır” dedi. Diyarbakır’da barış mesajları verenlerin, Kerkük’ü, Tuzhurmatu’yu, Telafer’i her gün kana bulayanlar olduğunu kaydeden Bahçeli, “Başbakan’ın, elbisesinden konfetileri temizlediği kişi Türkmenleri etnik temizliğe tabi tutmaktadır. Hiç şüphesiz bu marazi hal Türk devlet geleneğini hiçe saymaktır. Türk milletinin bekasını yok hükmünde görmektir” diye konuştu.

Bölünme kaçınılmaz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı Türkiye üzerinden hesap yapanlara hayallerinde bile göremeyecekleri fırsat ve imkânları tanımakla suçlayan Devlet Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: “Bu ziyaret, fiziki ortam yanında psikolojik ortamın da etkisiyle ‘Irak Kürdistan’ı liderinin Türkiye Kürdistanı’nı ziyareti’ şekline dönüşmüş, yandaş medyanın etkisiyle buna bir de tarihi önem atfedilmiştir. Başbakan, Türk vatanını peşmergeye adeta ikram etmiş, siyasi ve etnik temelli iddialarına kucak açmıştır. Bilinmelidir ki, bu pervasızlığın, bu şuursuzluğun kuvvetlenmesi ve sürmesi halinde bölünme kaçınılmazdır. Önlem alınmaz ve Türk milleti gerekli demokratik müdahaleyi yapmazsa 29 Ekim 1923’de kurduğumuz devleti de, milli varlığı da yitirmenin sınır hattına gelmiş bulunuyoruz.”

Erdoğan Hans olmaktan kurtulamazdı
Başbakan Erdoğan’ın 3. Sanayi Şurası’nın açılışında Türklerin 16 devlet kurduğunu ancak 15’inin yıkıldığını söylediğini anımsatan Bahçeli, Türklerin tarihte
17 devlet kurup, 16 devletin yıkılmasını yaşadıklarını Türkiye Cumhuriyeti’nin ise
17. Devlet olduğunu kaydetti. Erdoğan’an kılavuzlarını gözden geçirmesini istedi. Erdoğan’ı tarihi çarpıtmakla, istismar etmekle ve karalamakla suçlayan Bahçeli, sözlerine şöyle devam etti: “Türk milletinin en büyük talihsizliği de tarihe kör ve şaşı bakan bir iktidar tarafından yönetiliyor olmasıdır. Başbakan Erdoğan PKK’yla pazarlık masalarında akıl ve mantığını da bırakmış, Barzani’nin etkisinde kalarak uyuşmuş ve cahilliğini yeniden gün yüzüne çıkarmıştır. Başbakan Erdoğan tarihten bölücülük için gerekçe ararken, ecdadımızın ruhunu incitmiş, muhteşem başarılarını gölgelemeye kalkışmıştır. Her şey bir yana, aziz atalarımız olmasaydı, bizlere bağımsız yaşama hazinesini bırakmasaydı Recep Tayyip Erdoğan tıpkı hizmetinde bulundukları gibi ya David ya Con ya da Hans olmaktan ve anılmaktan kurtulamazdı.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz