Son Dakika
13 Aralık 2017 Çarşamba

Bahçeli’den Vali’ye Sert Tepki

12 Kasım 2013 Salı, 13:26

HEDEF CEMAAT YURTLARI MI?

Bahçeli, öğrenci evi tartışmalarına ilginç bir iddiayla katıldı. Öğrencilerin büyük bir kısmının cemaat ve vakıf yurtlarında kaldığının altını çizen Bahçeli,”Dersanelerden sonra sıra cemaat yurtlarına mı geldi? Başbakan Erdoğan acaba cemaat ve vakıf yurtlarından da mı rahatsızdır?” dedi.

AKP VALİSİ MECZUP GİBİ…

Bahçeli, 10 Kasım’da kendisini protesto eden vatandaşa “Gavat” diyen Adana Valisi Coş’a “AKP Valisi bir meczup gibi terör estirmiştir” dedi.

Bahçeli’nin konuşmasının satırbaşları şöyle…

BAŞBAKAN NE YAPARSA YAPSIN

Türk milleti damarlarından akan tertemiz kanıyla egemenliğin hakkını verecek kötülerin hakkından gelecektir. Baaşbakan ne yaparsa yapsın bin yıllık hukukun önüne geçemeyecektir. Demokraside sık sık bahsetmek kimseyi demokrasi şampiyonu yapmayacaktır. Türkiye’nin bugünkü ortamında tam bir kavram kargaşası tam bir kelime anarşisi yaşanmaktadır.

YANDAŞ OLMAYANIN BAŞI EZİLMELİDİR

Millete diş bileyen odaklar demokrasi savunucusu olarak gösterilmektedir. AKP hükümeti döneminde Türk milleti acı verici propagandalara maruz bırakılmıştır.
Terörün kökü kazınsın demek şehitlerin gelmesine göz yumuyorsunuz demeksiniz anlamına getirilmiştir. Başbakan’a itiraz ediyorsanız demokrasi karşıtısınız demektir anlamına getirilmiştir. Bu anlayışa göre yandaş olmayan herkes karşı kutuptadır ve başı ezilmelidir.

PİMİ ÇEKİLMİŞ BOMBA

AKP’den memnun olmayan kim varsa ya faiz lobisinin ya da Türkiye’nin kötülüğünü isteyen mihrakların kontrolü altındandır. Başbakan Erdoğan kendisine oy vermeyen herkesi tehdit olarak görmeye başlamıştır. Vehimlere yakasını kaptırmış mantığını kurban vermiştir.
Bu zihniyet aynen pimi çekilmiş bombaya dönmüştür. AKP’ye verilen oyla Başbakan’ı şımartmış gerçek yüzünü ortaya çıkartmıştır. Türk milleti Başbakan Erdoğan’a oğluna altıncı gemiyi alsın diye yetki bahşetmemiştir.

ZAVALLI VALİLER

Başbakan hakaret çıtasını yükseldikçe partisinin il başkanı gibi davranan bazı zavallı valiler de durumdan vazife çıkarmışlardır. Kraldan fazla kralcı bürokratlar vatandaşa baskıda ölçüyü aşmışlardır. Adana’da yaşananları üçüncü dünya ülkelerinde bile nadiren rastlanmaktadır.

TENCERE KAPAK GİBİ

AKP Valisi bir meczup gibi terör estirmiştir. Adana’nın başına musallat olan bu zat sokak dövüşçüsü midir derebeyi, midir?. Kalabalıkların üstüne hakaretle ağza alınmayacak galiz ifadelerle yürüyen bir devlet görevlisine Adana müstehak değildir ve olmamalıdır. Başbakan ve Valisi tencere ve kapak misali birbirini bulmuş millete şiddet dolu sözlerde hevesle buluşmuştur. Başbakan Erdoğan hükümeti Adanalılardan özür dileyerek gerekli idari tasarrufu yerine getirmelidir.

KARAKTERLİ İNSAN POZLARI VERMESİ…

Bugün Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri konut yetersizliği diğeri de sağlıklı gıda ihtiyacıdır. Türk gençliği de bunları yakında hissetmektedir.
Başbakan öğrencilerimizi yaralayan ve zan altında bırakan ifadeler kullanmıştır.
Başbakan’ın grup toplantısında ‘karakteri farklı bir siyasetçi’ olduğunu söylemesi üzerinde durulması gereken bir durumdur.

ARINÇ’I KUM TORBASINA BENZETTİ

Başbakan yardımcısını kum torbasına çevirmiştir. Yaşadıklarımız işarete etmektedir ki Başbakan’ın bir dediği diğerini tutmayan sayısız konuşması vardır. Bir başbakan iki Erdoğan denilirken kast edilen de budur. Başbakan Erdoğan bal gibi, gün gibi bir gün söylediklerini ertesi gün inkar eden bir siyaset cambazıdır. Muhataplarına karakterli insan pozları vermesi nafile bir uğraştır.

ÖĞRENCİ EVLERİ TARTIŞMASI

Başbakan Erdoğan yurtta kalmayan tüm öğrencileri zan altında bırakmış aba altından sopa göstermiştir. Öğrencilere kalacak ve insanca yalayacak barınma yerleri temin etmek hükümetin en öncelikli görev alanlarındandır. Ancak Başbakan terör örgütlerine oluk oluk para akıtırken, IMF’ye 5 milyar dolar borç vermekten bahsederken gençlerimizi kaderine terk etmiştir.

Yurtta kalamayan milyonlarca öğrenci nerede kalacak? Parklarda mı yatacak? Yurtta kalamayan öğrenciler, kira külfetiyle başadebilmek için birlikte ev tutmaktadır. Türkiye’deki değerli bir çok şahsiyet bu şekilde okumuştur. Öğrencilerimiz aynı zamanda değişik türden cemaat, vakıf evlerini de tercih etmektedir. Acaba şimdi sıra dersanelerden cemaat yurtlarına mı geldi? Başbakan Erdoğan acaba cemaat ve vakıf yurtlarından da mı rahatsızdır?

Gençleri çarpık ilişkiler içinde göstermeye Başbakan’ın ne hakkı vardır.
Türk gençliği ahlaklı ve şuurludur. Aşağı yukarı her ailenin üniversitede okuyan çocuğu vardır. Şüphesiz hiçbir aile çocuklarının ahlaksız ilişkileri içine girmesine razı olmayacaktır.

BAŞBAKAN 20. MADDEYİ ÇİĞNEMİŞTİR

Başbakan 20. Maddeyi çiğnemiştir. Öyle boyutlara gelmiştir ki bu iddialar sanki tüm evlatlarımız karmakarışık ilişkileri içindedir. AKP’nin içi bu tartışmayla çatlamış ve kaynamıştır. Zira Başbakan Erdoğan kadim arkadaşlarına dahi vefasız ve önyargılıdır.
Polis şehirlerde ahlak devriyesine çıkmış ve savunmasız gençlerimizi baskı altına almıştır.
Yazıktır.

ZİNAYI NİYE SUÇ OLMAKTAN ÇIKARDIN?

Bu durumdan istifade karma eğitime karşı çıkan bazı milletvekillerine fırsat verilmiştir.
Türk gençliğine çapulcu tinerci demesi yetmemiş şimdi, de ahlaksız suçlamasında bulunmuştur. Amaç Türk gençliğini küçük düşürmek ve sorgulatmaktır. Muhafazakar demokratız diyor peki zinayı kim suç olmaktan çıkarmıştır.

Aklı fikri milletin özel hayatında olan, onu bunu izleyen, komplo kuran birisinden Başbakan olması hicran ve hicap vericidir. Özel hayata müdahale etmek sünnete aykırıdır.
Bize göre böyle her müdahale haramdır. Başbakan Erdoğan öğrenciler ve ailelerinden özür dilemelidir. Başbakan başkalarının ahlakıyla uğraşacağına önce kendi ahlakını düzeltmeli ve af dilemelidir. Başbakan devrin istibdat mimarıdır. Türk gençliği Başbakan’ın oyunlarını bozacaktır. Genç kardeşlerim iktidarı yerinden edecek güce sahiptir. Türk gençliği haklarına leke sürdürmeyecektir.

MHP lideri Bahçeli Erdoğan’a yüklendi

DHA
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Muhafazakar demokratlıkla övünen Başbakan siyasi ahlakını ve insafını devretmiş, hoşgörüsünü ve sağduyusunu yitirmiş, böylece gençlerden intikam almaya girişmiştir. Başbakan Gezi Parkı’nın acısını çıkarmak için her şeyi yapmaktadır. Başbakan’ın gözünü hırs bürümüştür. Bu şahıs, milletimizin birbirini gammazlaması için hiçbir vicdana sığmayan tezgahların mimarlığına soyunmuştur. Özel hayatları, konut dokunulmazlığını, kişisel hak ve hürriyetleri ihlal etmiş, herkesi belli bir kalıba sokmaya yeltenmiştir. Başbakan Erdoğan ölçüyü kaçırmış, oto kontrolü kaybetmiştir” dedi.MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ’Milli Değerleri Koru ve Yaşat’ adı ile planladıkları açık hava toplantılarının sonuncusunu olan ve Ankara’da düzenledikleri ’Türkiye’ adındaki mitingte konuştu. Bahçeli, “Milli değerlerimiz, iktidarın sevk ve idaresiyle saldırıya ve operasyona maruz kalırken atalet içinde kalamazdık, hareketsiz duramazdık. Tehditlerin arttığı ve yaygınlaştığı bir dönemde egemenliğin yegane sahibi aziz milletimize gittik, düşünce ve kaygılarımızı korkusuzca paylaştık. Sorunları kenardan izlemeyi, bir şey yokmuş gibi davranmayı hiç aklımızdan geçirmedik. En doğrusunun Türk milletiyle buluşmak olduğuna inandığımızdan adımlarımızı hep bu yönde attık, kararlarımızı hep bu yönde verdik. Geriye dönüp bakıldığında endişelerimizde ne kadar haklı, teşhislerimizde ne derece isabetli olduğumuz mutlaka ki takdir ve itiraf edilecektir” dedi.

“HER İŞBİRLİKÇİLİKTEN MEDET UMMAKTADIR”

“Başbakan Türk milletinden memnuniyetsizdir” diyen Bahçeli şunları söyledi “Siyasi geçmişinde bu hazımsızlığın, bu sinsiliğin, bu husumetin türlü örnekleri vardır. Aynı zamanda Türk milletine kin ve öfke kusmasının gerisinde milliyetinde yaşadığı derin açmazlar ve çelişkiler bulunmaktadır. Üstelik vesayeti altında bulunduğu yabancılara peşin peşin verdiği sözlerin gereğini yapmaktadır. Başbakan küresel mihrakların gözüne girmek, takdir toplamak, övülmek için her taklayı atmakta, her işbirlikçilikten medet ummaktadır. Türk milletinin vermediği bir yetkiyle, yani BOP’a Eşbaşkan olmakla övünmesi bundandır.”

“YARALARI TEDAVİ ETMEK YERİNE KAŞIMAKTADIR”

Başbakan Erdoğan’ın Türk milletini takatsiz, kimliksiz ve ezilmiş kalıntıya çevirmeyi hedeflediğini belirten Bahçeli, “Bebek katiliyle yürüttüğü müzakereler bu hedefin yalnızca bir safhası, bir bölümü ve bir kısmıdır. Başbakan yaraları tedavi etmek yerine kaşımakta ve kanatmaktadır. Yeni korku ve kutuplaşma zeminleri yaratmaktadır. Belleklerden silinmeyecek, akıllardan çıkmayacak, dünya durdukça hatırlanacak ve ihanetten başka izahı olmayacak kasti yanlışların içindedir. Başbakan devletin başından TC’yi, milletin başından da Türklüğü almaya ve gasp etmeye cüret etmektedir. Biliyorum, TC’yi tabelalardan sökmek hepinizin sinirlerini germiş, öfkenizi kabartmıştır. Biliyorum, bayrağı kale direklerinden indirmek hepinizi aşırı ölçüde germiş ve içinizi sızlatmıştır. Biliyorum, “Ne Mutlu Türküm Diyeneö sözünü her taraftan kaldırmak hepinizin bağrını delmiş, ağrınıza gitmiştir. Ama bunların hepsi Başbakan’ın eseridir. Bankalar ve valilikler yetmezmiş gibi, Devlet Madalya ve Nişan Yönetmeliği’nden Atatürk’ü ve TC’yi çıkarma cürümünün tarafı bu Başbakan’dır. Diyarbakır’da paslanmış ve eskimiş diyerek vinçlerle ’Ne Mutlu Türküm Diyene’ yazılı tabelayı kaynakla kesme haysiyetsizliği bu Başbakan’ın son icraatıdır” dedi.

“CİNSEL SALDIRI SUÇLARINDA SON 5 YILDA YÜZDE 30 ARTIŞ MEYDANA GELDİ”

Bahçeli, “AKP iktidarı; kadına yönelik şiddetin ve boşanmaların had safhaya vardığı kara bir dönem olarak şimdiden tarihe geçmiştir. 2002’den bu yana Türkiye’de boşanmaların oranı yüzde 24 yükselmiştir. Cinsel saldırı suçlarında son beş yılda yüzde 30 artış meydana gelmiştir. Kadın cinayetleri son yedi yılda yüzde bin 400 artmış ve AKP iktidarında beş bine yakın kadın maalesef hunharca katledilmiştir. AKP iktidara gelmeden iki yıl önce doğan çocukların onbinlercesi bugün uyuşturucu müptelası, suç örgütlerinin kucağındadır. Köprü altları kimsesizlerle doludur. Türkiye’de bir yılda 105’i doğrudan, 260’ı dolaylı olmak üzere toplam 365 kişi uyuşturucu madde kullanımından hayatını kaybetmiştir. Uyuşturucu kullanımı yüzünden ölenlerin en küçüğü 13, en büyüğü ise 79 yaşındadır. Bunların hepsi rezalet ve AKP’nin kabarık suç dosyasından bazılarıdır. Bunların hepsi sözüm ona muhafazak?r demokratlıktan dem vuran Recep Tayyip Erdoğan’ın iktidar yıllarında vuku bulmuştur” diye konuştu.

“BAŞBAKAN GEZİ PARKI’NIN ACISINI ÇIKARMAK İÇİN HER ŞEYİ YAPMAKTADIR”

Bahçeli, “Muhafazak?r demokratlıkla övünen Başbakan siyasi ahlakını ve insafını devretmiş, hoşgörüsünü ve sağduyusunu yitirmiş, böylece gençlerden intikam almaya girişmiştir. Her yurt dışı seyahati öncesi Türkiye’yi tartışmalara boğmak Başbakan’ın adet ve alışkanlığı olmuştur. Başbakan Gezi Parkı’nın acısını çıkarmak için her şeyi yapmaktadır. Tencere-tava çalanlardan hıncını almak, demokratik tepkileri sindirmek için her suçlamadan fayda beklemektedir. Başbakan’ın gözünü hırs bürümüştür. Bu şahıs, milletimizin birbirini gammazlaması için hiçbir vicdana sığmayan tezg?hların mimarlığına soyunmuştur. Özel hayatları, konut dokunulmazlığını, kişisel hak ve hürriyetleri ihlal etmiş, herkesi belli bir kalıba sokmaya yeltenmiştir. Başbakan Erdoğan ölçüyü kaçırmış, oto kontrolü kaybetmiştir. Başbakan’a göre herkes şüpheli, herkes güvenilmez ve herkes suça meyillidir. Millete hizmetk?r olduğunu söyleyen müzakereci Başbakan, diktatör kesilmiş, iyice ceberutlaşmıştır. Ancak Türk gençliği AKP’nin ipini çekecek, sandığı kafasına geçirecektir. Türk gençliği iktidarı geldiği gibi gönderecektir. Bunu yapmak genç kardeşim için artık milli bir görev olmuştur. Gezi olayları da dahil olmak üzere, hiçbir dönemde bu kadar aşağılanmayan Türk gençliği Başbakan’ın işini bitirecektir. Diyorum ki, gençlik millet elele, haydi iktidara güle güle. Herkesle kavgalı ve nizalı olan bu zihniyetten hesap sormak Milliyetçi Hareket’in boynunun borcudur” dedi.

ERDOĞAN’A ÇAĞRI: ERBİL’E GİT DÖNME

Bahçeli konuşmasını Başbakan Erdoğan’ın hafta sonu Diyarbakır’da Barzani ile yapacağı görüşmeyle bitirdi.

“Bölücülük konferansının son halkası Diyarbakır’da tamamlanacaktır. Bu ziyaret çok tehlikelidir. Başbakan bugün Barzani’nin ayağına gidiyorken gün gelince İmralı canisine gitmeye razı gelecek midir. İmralı canisi tarafından sırat köprüsünde olduğu ifade edilen çözüm süreciyle ilgili güven mi verecektir. Bu görüşmenin bölücü emelleri daha da güçlendireceği açıktır. Başbakan peşmergeyle Diyarbakır’da kesinlikle görüşmemelidir. Çok istiyorsa Erbile’e gidip orada görüşmesinin ve bir daha da geri dönmemesinin önünde bir engel yoktur.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz