Son Dakika
20 Eylül 2017 Çarşamba

Sevr ve Demokratikleşme Paketi’nin İlginç Benzerlikleri

14 Ekim 2013 Pazartesi, 16:20

ürkiye’de Demokratikleşme Paketi diye sunulan bir takım değişikliklerin, bir zamanlar Türkler’i toptan Avrupa ve Küçük Asya’dan atmak isteyen Avrupa, ABD ve dönemin Sovyetler Birliği’nin imzalattığı Sevr Anlaşması ile bazı maddeleri tam olarak örtüşüyor.

Osmanlı Padişahı Vahdettin’in, sessizce onay verdiği ve saltanat şurasının ayağa kalkarak 10 Ağustos 1920′de onayladığı Sevr Anlaşması, Türkiye’yi tamamen bitiriyor, Türkler’e sadece Ankara ve çevresini bıraktırıyordu.

TÜRKLÜĞÜ BİTİREN ANLAŞMAYLA AYNI

Toprak kayıplarının dışında, azınlıklar, dil, din ve azınlık malları ile ilgili bir çok maddenin Başbakan Tayyip Erdoğan’ın büyük törenlerle açıkladığı Demokratikleşme Paketi ile uyuşuyor. 433 maddelik, Türkler’i bitirmek isteyen ama Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları tarafından tarihin çöplüğüne atılan o kara anlaşma yerine daha sonra Lozan Anlaşması geldi ve Türkiye Cumhuriyeti kuruldu.

Ama batı, Sevr Anlaşması’nı asla unutmadı. SÖZCÜ olarak iki konuyu bir araştıralım dedik ve bakın neler bulduk. İşte Türkiye’ye demokratikleşme adıyla dayatılan maddelerle Sevr’in benzerlikleri;

FARKLI DİLLER KONUSU (Demokratikleşme paketi, Erdoğan’ın anlatımıyla): “Yapacağımız yasal değişikliklerle, özel okullarda, farklı dil ve lehçelerde eğitimin önünü açıyoruz. Geçen yıl yaptığımız eğitim düzenlemesiyle, farklı dil ve lehçelerin okullarda seçmeli ders olarak öğretilebilmesinin yolunu açmıştık. Şimdi de, özel okullarda farklı dil ve lehçelerde eğitim verilmesini mümkün hale getiriyoruz.

Ülkemizde Türkçe dışındaki dillerde eğitim ve öğretim konusu, 2923 Sayılı Kanun ile düzenlenmiştir. Bu kanuna yapacağımız bir Ek ile, Özel Eğitim Kurumları Kanunu hükümlerine tabi olmak üzere, farklı dil ve lehçelerde özel öğretim kurumu açılabilecek. Yine mevcut kanunda yer aldığı gibi, bu okullarda da belli dersler Türkçe olarak okutulacak.”

SEVR NE DİYORDU: Azınlık Hakları (madde 140-151): Osmanlı din ve dil ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlarına eşit haklar verecek, tehcir edilen gayrimüslimlerin malları iade edilecek, azınlıklar her seviyede okul ve dini kurumlar kurmakta serbest olacak, Osmanlı’nın bu konulardaki uygulamaları gerekirse Müttefik Devletler tarafından denetlenecek;

MALLARIN İADESİ KONUSU (Demokratikleşme Paketi, Erdoğan’ın anlatımıyla): “Mor Gabriel, diğer adıyla Deyrulumur Manastırı Arazisi Manastır Vakfı’na iade ediliyor. Böylece, bir haksızlığı gideriyor, Süryani vatandaşlarımıza önemli bir haklarını teslim ediyoruz. Esasen, Cumhuriyet tarihimiz boyunca, bu konuda en büyük hassasiyeti Hükümetimiz gösterdi, hakların iadesi konusunda ciddi bir çalışma sergiledi. 2003, 2008 ve 2011 yılında yaptığımız düzenlemelerle, mağduriyetlerin giderilmesi için samimi adımlar attık ve somut neticeler elde ettik. Şu ana kadar, bu kapsamda 250′den fazla iade yaptık ve toplam tutarı yaklaşık 2,5 milyar Liralık mülkü hak sahiplerine teslim ettik.”

SEVR NE DİYORDU: Madde 140-151;… gayrimüslimlerin malları iade edilecek, bu konudaki uygulamaları gerekirse müttefik devletler denetleyecek.

demokratikleşme-paketi-ve-sevr

GÜNEYDOĞU’YA VERİLEN TAVİZLER

Bunun dışında, özellikle Güneydoğu’yla ilgili konularda sürekli verilen tavizler de Türkler’i ve türklüğü silmek isteyen Sevr’in, uygulatmak istenenler tarafından hiç bir zaman unutulmadığını gösteriyor.

Ne yazık ki, Demokratikleşme Paketi de, bu konuda Sevr’e oldukça yaklaşıyor. Bu yaklaşımın ileride, Sevr’in ilgili maddesine benzer bir sonuç doğurabileceği endişesi de hayli yüksek.

SEVR’DE MADDE 62-64 ŞÖYLEYDİ: İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyon Fırat’ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak; bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti’ne bağımsızlık için başvurabilecek

DEMOKRATİKLEŞME PAKETİ NE GETİRDİ: “1949 tarihli İl İdaresi Kanunu’nun 2′nci maddesinde yer alan ve dayatma içeren ibareyi kaldırarak, köylerin 1980′lere kadar kullandıkları tarihi isimlerini yeniden almasını mümkün hale getiriyoruz. Mevcut Kanun’da belirtildiği gibi, Köy isimlerinin değiştirilmesi, İçişleri Bakanlığımızın tasvibiyle olacak. İl ve İlçe isimlerinin değiştirilmesi için mevcut kanun hükmünce yasal düzenleme gerekiyor. Bu tür taleplerde bu yola başvurulacak. İl ve İlçe isimlerinin değiştirilmesi yönünde talepleri Hükümet olarak dikkate alacağız” dedi.

“1933 yılında, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bir genelge yayınlanmış, ilk ve orta dereceli okullarda ‘andımız’ uygulaması başlatılmıştı. Bu uygulama zaman zaman kaldırıldı, metin değişikliğe uğradı. 12 Mart ve 12 Eylül’de, bireysel girişimler neticesinde bu uygulama devam etti. Geçen yıl, ortaokullarda bu uygulamayı kaldırmıştık. Şimdi de, ilkokullarda bu uygulamaya son veriyoruz.”

Ali Gülen / Sözcü

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz