Son Dakika
19 Kasım 2017 Pazar

Nihat Doğan Açtı Ağzını Yumdu Gözünü!

Son dönemde AK Parti karşıtlığı ile ön plana çıkan ve hükümetin yönetimini eleştiren Nihat Doğan bu kez çok sert konuştu ve birçok soruya açıklık getirdi.

29 Temmuz 2013 Pazartesi, 16:02

Nihat Doğan bir coştu pir coştu! Hakkındaki suçlamalara sert sözlerle yanıt verdi. Gezi olayları sonrası attığı tweetlerle eleştirilerin odağı olmasını şu sözlerle yorumladı; “Eleştirilince düşman olduk, hakkımı helal etmiyorum”

Bu kadarla da kalmadı ünlü türkücü… Kendisini en ağır sözlerle eleştiren Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek’i de yerden yere vurdu. Gökçek’e ‘cahil, cühela’ yakıştırması yapan Doğan, “Onların yalakası, piyonu, maskarası, maskotu değilim” dedi.

Nihat Doğan siyasete de yeşil ışık yaktı. ‘Siyasete atılmayı düşünüyor musunuz?’ sorusuna Gökçek’e atıfta bulunarak yanıt verdi: “Melih Gökçek gibi bir adam Ankara’yı 20 sene yönetebiliyorsa biz de yaparız”

İşte Nihat Doğan’ın Radikal gazetesine verdiği röportajdan ilgili bölümler:

RAMAZAN PROGRAMI İÇİN OLUMLU TEPKİLER ALDIK

Bizi tanıyan, bilen insanlardan olumlu tepkiler aldık. Tabii kişi bilmediğinin düşmanıdır. Dini yönümüzün kuvvetli olduğunu bilmeyen insanlar yadırgadı. Bizim düşmüş olduğumuz en büyük yanlış o şekilcilik algısı. O büyük bir yanlış, onu da kırmış oluyoruz. Çünkü din kimsenin tekelinde değildir, onu da insanlara öğretmeye çalışıyoruz.

DAHA ÖNCE EZAN OKUMADIM

Daha önce böyle bir tecrübem yoktu, ilk defa oldu. Bu sanatçılar Hıristiyan olabilir, ateist olabilir, kâfir dahi olabilir. Çağrı filminde oynayan Anthony Queen, Hz. Hamza’yı oynarken onu alkışlıyorsun ama bir Müslüman gelmiş, ezan okumuş ona karşı çıkıyorsun. Bundan daha güzel bir şey var mıdır?

KONUKLARDA HERŞEY SPONTANE GELİŞİYOR

Valla her şey spontane gelişiyor. Bizim programımız herkese açık. Malum son günlerde enteresan bir baskı var program yapanlara karşı. Ben öyle bir baskıyı kabul etmiyorum. Zaten kısa süreli bir proje, ramazan süresince kalan bir program olacak.

BASKILARA BOYUN EĞMEDİM

Ben hayatım boyunca hiçbir zaman baskılara boyun eğmedim. Kendi doğrularımın izinde giden bir insanım. Başkalarının doğruları da beni enterese etmiyor.

NEREDEYSE AK PARTİ’YE OY VERMEYENİ MÜSLÜMAN SAYMAYACAKLAR

– Gezi Olayları’ndaki duruşunuz nedeniyle, geçmişte bir kısmın size verdiği destek tepkiye döndü. Olayın bir de bu tarafı var.

Lince dönüştü bu. Ama ben yazdığım her şeyin arkasındayım, hiçbir zaman da pişmanlık duymadım. Hatalarımız vardır elbet ama yüzde olarak çok düşüktür. Bazen kalp kırıyoruz, bundan başka bir şeyimiz yok. Valla bir kere kendi adıma değil, insanların cehaleti adına üzülüyorum. Maalesef siyaseti bu kadar alıp, vicdanın, hakkın, neredeyse dinin, Kuran’ın üstüne koymaları, siyasi liderlerini peygamberin üzerine oturtmaları gerçekten cahillik, ahmaklık. Öyle bir hale gelmişler ki, bin kere tövbe etsen, bin defa hacca gitsen, hayatın sonuna kadar namaz kılsan dahi, sırf AK Parti’ye oy vermedin diye Müslüman kabul etmeyecekler seni. Bu çok acı bir olay.

ELEŞTİRİNCE DÜŞMAN OLDUK, HAKKIMI HELAL ETMİYORUM

“Müslüman nasıl örnek olur” göstersinler. Vicdanlı olsunlar, adaleti daha fazla dağıtsınlar. Adam kayırmasınlar, hırsızlık, yolsuzluk yapmasınlar. Karunluk yapmasınlar istedik. Anlaşamadığımız nokta da bu oldu. Eleştirince düşman olduk. Napalım düşman belliyorlar. İnanılır gibi değil. Yazıklar olsun. Hakkımı helal etmiyorum.

O TWEETLER SONRASI ‘ÇIKARI KESİLDİ’ DİYENLER VAR

“Ooo hayırdır ne çıkarın kesildi” diyorlar. Artık o kadar batmışlar ki menfaat denilen illette, kendilerini eleştirenlere ‘çıkarı bozulmuş’ diyebiliyorlar. Düşünebiliyor musunuz? Ben çıkarcı bir insan olsaydım cuntanın muktedir olduğu zamanda, AK Parti kapatılırken mazlumun yanında yer almazdım. Yine bugün çıkarcı olsaydım, AK Parti gibi bir iktidardan nemalanmak varken, şu an AK Parti’nin karşısında olmazdım.

MELİH GÖKÇEK’E CEVAP VERMEYE BİLE DEĞMEZ

Cevap vermeye bile değmez. Cahil, cühela adam. Beraber aynı davayı güttüğümüz adam Nihat Doğan’dan rahatsız oluyor. Çünkü Nihat Doğan’ın söylemlerine teveccüh eden insanlar var. Nihat Doğan onların yalakası, piyonu, maskarası, maskotu değil. Söylemleri etkili bir adam.

AKİL İNSANLAR LİSTESİNE KATILMADIĞI İÇİN Mİ?

Valla hiç düşünmedim, aklımın ucundan dahi geçmedi. Uludere’yi de eleştirdim, KCK Operasyonu’nda yine en ağır muhalefeti ben yaptım. İdris Naim Şahin gibi bir faciaya en çok tepkiyi ben koydum. Ben demokratım kardeşim, AK Parti’nin kölesi değilim. AK Parti vekili dahi olsam, bugünkü bu tepkilerimi yine koyardım. Ben bireysel özgürlüğe inanıyorum. Ben Allah’tan başka kimseye kul olmam. AK Parti gider, hak parti gelir. Ama vicdan giderse zalimler gelir.

ÇÖZÜM SÜRECİ UMUT VERMİYOR

Ben umutlu değilim, ne yaptılar da bilmiyorum. Barış coşkusu minimize oldu. İnşallah barış gelir ama Erdoğan’ın Türk İslam paradigmasıyla bu iş çözülmez. Öcalan, Marksist Leninist olabilir ama bu ezilmiş Kürt halkının haklı taleplerinin verilmemesi gerektiği manasına gelmez. İki kere iki dört. Ama vermemek için de direniyor. Bu paradigmayla bu sorun çözülmez.

AK PARTİ BEYİN TAKIMI İLERİYİ GÖREMİYOR

Bir taraftan Kemalizm’e iyi görüneceksin, bir yandan milliyetçilere… AK Parti’nin bir duruşu yok. Ne zaman dara düşseler, iki dakikada en koyu ülkücü kesiliyorlar. Atatürk ’e saldırı olsa en büyük Atatürkçü onlar oluyor. Kürtlere hep mesafeli oldular, dağdan tabutlar gelmeye başlayınca çözümcü oldular. Bir duruşları, stratejileri yok. Bence AK Parti’nin beyin takımı süreçleri okuyamıyor, ileriyi göremiyor. Sadece yol, köprü yapmayı bilen bir anlayış.

HÜKÜMETİN HERŞEYE BAHANESİ HAZIR

Hâlâ Uludere’nin failleri ortada yok. Lice’de masum insanların üzerina ateş açıldı. Halk kalekol istemedi hemen, “Oooo uyuşturucu…” Yani her şeye de bir bahaneleri hazır. O kaçakçı, buuyuşturucu, Gezi’deki çapulcu. Ne yapmak lazım arkadaşım? Bunların hepsine mermi mi atalım? Bir siz mi yaşıyorsunuz bu memlekette?

NİHAT DOĞAN’IN ÇÖZÜM ÖNERİSİ

Ben ana muhalefet parti başkanı olsam, Kuran çarpsın şu muhalefet partilerinden birini bana verseler, yemin ediyorum şu anki oy oranlarını yüzde 15 arttırırım. Hem de üç ayda. Bu kadar boşluk veriliyor adamlara ama kimse onları konuşmuyor. Sıfır sorundan geldi geldi, içte dahi bölünmüş bir yapıya. İçeride küçücük kaldılar. Sonra gele gele Öcalan’ın iki dudağı arasına sıkıştılar.

MELİH GÖKÇEK GİBİ BİR ADAM ANKARA’YI YÖNETİYORSA BİZ DE YAPARIZ

Bugün Öcalan, “Köprüleri attım, çözüm süreci yok” dese üç ayda darma duman olur bunlar. Zaten yüzde 50’lik eylem refleksi kazanmış, yıllardır sokağa çıkmayan Beyaz Türk bir kitle var halihazırda bekleyen. Öbür tarafta 30 yıldır aktif eylem yapan, sokakta çatışan Kürtler var. E diğer tarafta sabrı taşmış milliyetçiler var. Onlar da Bahçeli’ye dua etsinler. İktidar sarhoşluğu içinde kimseyi tanımayan bir hale geldiler. İki kere iki dört. Kim ona yalaklık yapıyorsa, yere göğe sığdıramıyorsa ilahlaştırıyorsa danışman oluyor. En ufak eleştiri dahi kaldıramıyorlar. Dost acı söyler. Bir insanın kibir bataklığına battığının en büyük delaleti, en küçük eleştiriye düşman, en büyük yalakalığa dost gözüyle bakmasıdır. 2002’den daha kötü durumdayız.

SİYASETE ATILACAK MI?

Var tabii niye olmasın. Melih Gökçek gibi bir adam Ankara’yı 20 sene yönetebiliyorsa biz de yaparız. Yapılacaksa onlardan çok daha iyi yaparız, yaptıklarının esamisi bile okunmaz.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz