Son Dakika
24 Eylül 2017 Pazar

“Camilerde Atatürk’ün Adını Anmaya Korkuyoruz”

Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüştüğü ilahiyatçılar, artık camiilerde Atatürk’ün adını anmaya korktuklarını söylediler.

27 Temmuz 2013 Cumartesi, 11:18
Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüştüğü ilahiyatçılar, artık camilerde Atatürk’ün adını anmaya korktuklarını söylediler.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu önceki akşam Ankara’da ilahiyat fakültesi hocaları, Diyanet çalışanlarının sendikalarının yöneticileri ve emekli din adamları ile iftarda buluştu. CHP’nin müftü kökenli İstanbul milletvekili İhsan Özkes’in Gençlerbirliği Sosyal Tesisleri’nde düzenlediği iftara 40’a yakın din adamı ile gazetecilerin Ankara temsilcileri katıldı. Yemek öncesi iftar duasını yapan İsa Varlı’nın “Yaptıkları ve Türkiye’de özgürce ibadet imkânı sağladığı için” Atatürk’e de dua etmesi üzerine söz alan iki konuk şu görüşleri paylaştı:
Abdullah Tosun (Emekli TRT Sosyal İşler Daire Başkan Yardımcısı): Artık camilerde toplantılarda Atatürk’ün ismini bile anmaya korkar hale geldik. Bu mesele bizim için şan, şeref ve haysiyet meselesidir.
Asaf Demirbaş (Emekli TRT Dini ve Ahlaki Yayınlar Müdürü): Bugün mevlit programlarında Atatürk’ün adı anılmıyor. Diyanet İşlerini kuran Atatürk değil mi? Kuran’ı tercüme ettiren Atatürk değil mi? Diyanet’i Atatürk kurdurmadı mı? Niye dua edilmiyor? Mevlitlerde Atatürk’ün adının kaldırılması çok yanlış.
İftara katılan Diyanet çalışanları sendikalarının başkanları ise bu şikâyetlerin genellenmemesi gerektiğini belirterek “Birkaç kendini bilmezin Atatürk’ü hiçe sayıp ismini söylememesi tüm kurumu bağlamaz. Biz tüm Türkiye’yi geziyoruz. Genelde Atatürk ve silah arkadaşları diye zikrediliyor ve edilmeye de devam edecek” karşılığını verdiler.
 
‘Diyanet AKP’nin arka bahçesi’
Sendika temsilcilerinin ağırlıklı vurguları ise “Diyanet’in AKP döneminde siyasallaştığı” yönünde oldu. Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, “İnsanlara ötekileştirme yapılıyor. Ayrışma var. Senin adamın benim adamım mantığı. Çalışanlarda tedirginlik var. Milletvekili, il başkanı, belediye başkanı atamalarına müdahale ediyor. Eğer iktidara yakın sendikada değilse, din görevlilerimizi sendikasından dolayı dışlıyorlar” dedi.
Diva-Sen Genel Başkanı Hüseyin Demirci de “Diyanet hiçbir zaman olmadığı kadar siyasallaştı. Çözüm Diyanet’in özerk yapıya geçmesidir. Başkan seçimle gelmeli. Öyle olursa iktidara göre Diyanet olmaz. Başbakan yardımcısının söylemine endeksli Diyanet İşleri başkanı olmaz” diye konuştu.
Emekli müftü ve eski CHP milletvekili Gani Aşık ise “Diyanet İşleri hiçbir zaman bugünkü kadar iktidarın arka bahçesi haline gelmemişti” değerlendirmesini yaptı. Cemevlerinin yasal statüye kavuşması için Diyanet’in katkıda bulunmadığını belirten Aşık, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Alevilerin de temsil edilmesi gerektiğini belirtti.
 
‘Kindar gençlik’ diyen dindar olamaz 
Başbakan Erdoğan’ın din konusundaki söylemlerini eleştiren Ankara Üniversitesi’nden Prof. Nusret Çam, “Türkiye’de din elden gidiyor. Özü yitiriliyor. Mevlana’nın, Yunus’un, Yesevi’nin anlattığı din değil bu. ‘Kindar gençlik’ yetiştirmekten söz eden biri dindar olabilir mi? Din mazlumdur, naiftir. Ama şimdi içi boş ritüellere, şekilciliğe indirgenmiş durumda” diye konuştu.
 
Devrimci Müslüman Gençler 
İftara kendilerine “Devrimci Müslüman Gençler” ismini veren bir grup da katıldı. Liderlerinden Eren Erdem şöyle konuştu:
“28 Şubat döneminde yargılandım. AKP döneminde de defalarca tutuklandım. 28 Şubat’ta başörtüsü eylemlerinde bizimle yürüyenler bugünlerde müteahhit oldu. Biz hâlâ aynı şeyleri söyleyince adımız fitneci oldu. 28 Şubat’ta dayak yiyenler bugün de dayak yiyorlar. O günlerde dayak yiyip şimdi sopayı eline geçirenler ne hikmetse bugün dövmekten zevk alıyorlar.”
 
BEŞ VAKiT EZAN ATATüRK SAYESiNDE 
Gecenin sonunda konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da bazı çevrelerden Atatürk’e yönelik eleştirilere şu sözlerle karşılık verdi:
“Atatürk büyük bir lider. Arkadaşımızın duasında ettiği gibi öbür dünyaya giderken sadece kefeni ile gitmiş. Bütün mal varlığını topluma bırakmış. Toplu iğne dahi yapamıyorduk, 1925’te uçak fabrikasının temelini atıyor. 1934’te Kayseri’den kalkan ilk uçağımız Ankara’ya iniyor. Haliç’te denizaltı yapmaya çalışıyoruz. 1930’da Merkez Bankası’nı kuruyoruz. Şimdi küçümsediğimiz o demir ağları örüyoruz. Sümerbank’ları, Etibank’ları yapıyoruz. Kimseden borç para istemediler, el avuç açmadılar. Yolsuzluk yapanları Yüce Divan’a gönderdiler. Ben bu insana ‘Müslüman değilsin’ dersem haksızlık yapmış olmaz mıyım? Eğer bu ülkenin minarelerinde 5 vakit ezan okunuyorsa o insanların sayesinde oldu.”
En büyük devrimci: Peygamber
Konuşmasında tüm peygamberlerin dünyayı değiştirdikleri için ‘devrimci’ olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Hz. Muhammet milyarlarca kişiyi etkilemiştir. Tarihin gördüğü en büyük devrimcidir. Yeni bir çağ açmıştır. İslamiyetin başlangıç yıllarına bakalım. O dünyada yaratılan bilim, geliştirilen bilim, kitaplar Rönesans’a kaynaklık yapmıştır. Sormamız gereken soru şudur; İslamiyetten sonra bilim bu kadar hızla gelişirken ve ortaçağ karanlığından Avrupa’yı kurtarırken neden şimdi Avrupa ya da Batı bizden çok daha ileride, İslam dünyası neden geride?”
 
Birbirimizi yeni 
tanıyoruz 
CHP ile dindar kesimler arasındaki ilişki konusunda da Kılıçdaroğlu şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bizim bir özelliğimiz var: Dini siyasete karıştırmayız, karıştırılmasını da doğru bulmayız. Bizler birbirimizi yeni tanıyoruz aslında çünkü bizim bulunduğumuz mahalleler farklıydı. Kendi içimizde konuşurduk. Hiç yan yana gelip, yüz yüze gelip konuşmadık ki. Şimdi sohbet etmeye çalışıyoruz. Aslında çok farklı şeyler düşünmüyoruz. O zaman neden bu kutuplaşma, bu kavga? Çünkü siyasetçi bu kavgadan oy devşirecek. Yanlış da burada zaten”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz