Son Dakika
26 Eylül 2017 Salı

Tapşıran tapşırana

J. K. Rowling’in Robert Galbraith mahlasıyla bir suç romanı kaleme alması, edebiyat dünyasında küçük çaplı bir infial yarattı. .

16 Temmuz 2013 Salı, 09:53

Tapşırma olarak da bilinen mahlasla yazma geleneğinden cımbızladıklarımız..

J.K. Rowling mahlaslara, diğer adıyla tapşırmaya yabancı değil. Rowling’in adı zaten bir mahlas. Dolayısıyla Rowling’in, Robert Galbraith mahlasıyla bir suç romanı yazması, “ayna içinde ayna içinde ayna içinde…” etkisi yaratıyor. Lacan ve Borges mezarında ters dönüyor. Haliyle.

 

Hikâyeleyelim: Joanne Rowling, Harry Potter güzellemesiyle 25 yayıncıdan ret cevabı alır. En sonunda kitabı yayımlayacak bir yayıncı bulur ama o da Joanne’in yazdığı bir şeyi basmaya yanaşmaz. Ergenliğin sivilceli sularına adım atmış erkek çocukların, bir kadının yazdığı kitabı okumaya yanaşmayacağı düşünülür.

 

Rowling’e adının sadece baş harflerini kullanması önerilir. Gelgelelim, Rowling’in göbek adı bile yoktur. Anneannesi Kathleen’in K’sini apartır. Ve bir modern zamanlar masalı başlar…

jk-rowling-the-cuckoos-calling

Nisanda çıkan Rowling kitabı The Cuckoo’s Calling, çok satan listelerinde ilk sıraya doğru hızla yükseliyor. Londra’daki pek çok editörse önlerine Robert Galbraith adıyla gelen romanı almadıkları için bin pişman. Yıllar önce Rowling’in Harry Potter’ını reddeden yayıncılar şimdi de Rowling imzalı başka bir altın yumurtayı reddetti. Tarih, diyorlar, tekerrürden ibaretmiş. Meğer.

 

J. K. Rowling, “yazdıklarının gerçek değerini görmek için” mahlasla yazdığını söyledi. Mahlasların iştah kabartan tarihi ise daha tuhaf örneklerle dolu. İşte mahlas olduğunu bile unuttuğumuz kimi müstear isimler…

 

 

Ailesini utandırmak istemedi

Eric Arthur Blair, ilk romanı Paris ve Londra’da Beş Parasız’ı yayımlarken ailesini utandırmaktan korkuyordu. Çareyi George Orwell adının arkasına gizlenmekte buldu. Sylvia Plath de annesini utandırmamak için Sırça Fanus romanını Victoria Lucas mahlasıyla yayımladı. Joyce Carol Oates’a göre; James Joyce erken dönem öykülerini yayımlamaktan utandığı için Stephen Dedalus adının arkasına gizlendi.

 

Yeni bir başlangıç için Voltaire

François-Marie Arouet, 1700’lerde Bastille’in zindanlarında bir oyun kaleme aldı. Geçmişle tüm bağını silmişti. Yeni bir isme ihtiyacı vardı. Voltaire Vakfı’na göre, soyadını ve “genç” anlamındaki “le jeune”yi harmanladı. Sonuç: Voltaire.

 

Babama söylemeyin

Şilili Ricardo Eliecer Neftalí Reyes Basoalto, edebiyatla besleniyordu. Babası ise onun bu tutkusuna köstekle yanıt vermenin yerinde olduğunu düşünen bir adamdı. Genç şair, çareyi Çek yazar Jan Neruda’ya yaslanmakta buldu. Şiirlerini Pablo Neruda olarak yayımlamaya başladı.

 

Mektupları asılı kaldı boşlukta

Charles Lutwidge Dodgson, özel hayatına fazlasıyla bağımlı olduğundan Lewis Carroll adıyla yazmaya başladı. Ofisine gelen okur mektuplarını bile reddediyordu. Maksat, millet anlamasın.

 

Kim sanatkâr kim zanaatkâr

Dorris Lessing, eleştirmenlerin esere mi kendisine mi ilgi gösterdiğini görmek için 1980’lerde Jane Somers adıyla iki roman yazdı. Booker ödüllü John Banville de Benjamin Black adıyla suç romanları yazıyor. Banville kendisini “sanatkâr”, Benjamin Black’i ise “zanaatkâr” olarak tanımlıyor.

 

Bu bir kişilik bölünmesi değildir

Denizde kum, edebiyatta mahlas. Eli kalem tutmayan fanilerin yapması durumunda şizoid bozukluk kategorisinden tanımlanacak kendine yeni bir ben yaratma hâlleri, edebiyat dünyasında epey yaygın. Ne ki, sebepler farklılık gösterebiliyor. İşte saygın yazarları kişilik bölünmesini andıran tavırlara sürükleyen nedenlerden bazıları:

 

» Kadın yazarlar için erkek egemen dünyada yazmanın tek yolu, erkek kisvesi altında yazmaktı. Bronte Kardeşler Currer, Ellis ve Acton Bell adlarıyla yazdı. Mary Anne Evans, George Eliot adıyla var oldu. Halide Edip, Salih Zeki mahlasıyla yazdı. İlginçtir, hatta karşı tezdir: Jane Austen’ın ilk romanı “A Lady” mahlasıyla çıkmıştı. Keza ilginçtir: Ahmet Mithat’la birlikte Hayal ve Hakikat romanını kaleme alan Fatma Aliye, romanın kapağında “Bir Kadın” mahlasıyla yer alır. Evet, kadının adı yoktur. Vesaire.

 

» Dünyanın herhangi bir yerinin herhangi bir zamanda baskıcı olmayan bir rejimle kutsandığına dair bir kanıt olmasa da, kimi yazarlar iktidarın orantısız gücünden kendilerini korumak için adlarını gizler. Çoğu memurdur.

 

» Yazarların tamamıyla ekonomik nedenlerle isim değiştirmece oynadığı da görülmüştür. Yazarlıkta seri üretime geçen Stephen King, Richard Bachman adıyla yedi roman kaleme aldı.

 

» Yazarlar, bazı eserleri kendi adlarına layık bulmayabilir. Sözgelimi erotik romanlar yazıp da kendi adını kullanan yazar bulmak epey zordur.

 

Cemal Süreya’dan Yahya Kemal’e

İşte Türkiye edebiyatında adını mahlasa bandıran kimi yazarlar…

 

» Kemal Tahir: Mike Hammer

» Melih Cevdet Anday: Niyaz Niyazoğlu, Yaşar Tellidere

» Nazım Hikmet Ran: Mümtaz Osman, İbrahim Sabri

» Sait Faik Abasıyanık: Sait Faik Adalı, Sait Adalı, Adalı

» Necip Fazıl Kısakürek: M. Sarıçizmeli, Dedektif Bir, Pervasız

» Mehmet Nusret Nesin: Aziz Nesin, Fevzi Şerbetçi

» Peyami Safa: Server Bedi, Safiye Peyman, Cingöz Recai

» Cemalettin Seber: Cemal Süreya, Osman Mazlum

» Reşat Nuri Güntekin: Hayrettin Rüştü, Cemil Ferit

» Ahmet Agâh Beyatlı: Yahya Kemal, Yahya Kemal Beyatlı

» Faruk Nafiz Çamlıbel: Çamdeviren, Deli Ozan

» Mehmet Sezai Karakoç: Mehmet Yasin, Mehmet Leventoğlu

» Süleyman Tarık Buğra: Mehmet Nazım, Jale Baysal

» Sezai Karakoç: Mehmet Leventoğlu, Yasin Işık

» Mehmet Akif Ersoy: Bedayül Adem

Taraf-MURAT ŞEVKİ ÇOBAN

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz