Son Dakika
23 Kasım 2017 Perşembe

Karatay’dan Ramazan Mönüsü

Ünlü Profesör Doktor Canan Efendigil Karatay, Ramazan’da nasıl beslenilmesi gerektiğini anlattı.

11 Temmuz 2013 Perşembe, 12:02

 

“Halk beni anladı, 3 yılda sağlığına kavuştu” diyen Profesör Doktor Canan Efendigil Karatay, “Eğer sağlık probleminiz yoksa ve sabah 5 kilometre yürüyorsanız, akşam saat 8’e kadar istediğinizi yiyin ama az yiyin” diyor. Önemli olanın “doğal” karbonhidrat, yağ ve proteinin olduğunu da vurgulayan Karatay’la hastalarından fırsat bulup hastanede konuştuk. Buğdayın un haline geldiğinde şekere dönüştüğünün altını çizen Karatay, rafine olmuş hiçbir şey yemeyin diye öğütlüyor…

 

Ekmek bağımlılık yapıyor

Rafine olmuş karbonhidrat şekerdir. Zayıflamak istiyorsanız, kalp ya da felç hastasıysanız ekmek yemeyeceksiniz. Eğer kilo vermek istemiyorsanız, metabolik bozukluğunuz yoksa ekmek yiyin. Ama tabii ki çok yemeyin. Çok yerseniz, karaciğeri yağlandırır. Eskiden yediğini “yakmak” diye bir şey vardı. Şimdi o tarih oldu. Önemli olan, yediğiniz gıdaların içinde bulunan besin değerleri… Ekmekte fazla bir beslenme değeri yok ama 100 gram fındık, fıstık yerseniz, içinde pek çok doğal vitamin, mineral, omega-3, protein ve doğal karbonhidrat var. Ancak insanlar ekmeği bırakamıyor. Çünkü buğdayın içindeki gluten ve gliadin gibi birçok buğday proteini beynimizi etkileyerek bağımlılık yapıyor. İnsan vücudu için en alerjik protein “gliadin”dir. Bağırsaklardaki küçük tüyleri harap eder. Kronik bağırsak hastalıklarının sebebidir.

 

Beldeki yağlanma gizli şeker

70 kilo bir insanda ortalama beş litre kan vardır. Bu beş litrede, vücudun günlük ihtiyacı olan şeker beş gramdır ve bir kesme şeker kadardır. Fazlası toksiktir ve bütün hücrelerimizi mahveder. Mesela pekmez yenirse, aniden kan şekeri yükselir. Pankreasımızdan, yüksek kan şekeri vücutta dolaşıp hücreleri bozmasın diye koruma amaçlı insülin salgılanır ve insülin hormonu kan şekerini yağa çevirerek, yağ olarak depo eder ve dolaşımdan uzaklaştırır. Sonuç olarak, karaciğeriniz ve göbeğiniz yağlanmaya başlar. Bu, ilaçla kolay kolay düzelmez. Sağlıklı protein, sağlıklı yağ yemeden sağlıklı kilo veremezsiniz. Hasta olun ya da olmayın insülin salgılatmayacak yiyecekleri yerseniz hayat boyu sağlıklı olarak mutlu bir şekilde yaşarsınız.

 

Alerjiniz yoksa sorun da yok

Zayıf olmak sağlıklı olmak demek değildir ya da “Bir çay içti 60 kilo verdi” gibi ifadeler duyuyoruz, böyle bir şey yok. Dünyada beş milyar insan var. Herkesin bünyesi farklı. Ama şöyle de bir şey var ki yumurtanın faydaları asırlardan beri biliniyor. Yumurta zararlı değil, ama alerji varsa ya da kişinin safra kesesi alınmışsa yaramayabilir, onun dışında yumurta yararlıdır. “Kolesterolü yükseltir” söylemi doğru değildir. Ama tabii ki yumurtayı benim tarif ettiğim gibi pişirip yiyeceksiniz. Kavurursanız, yakarsanız, çok haşlarsanız olmaz. Sarısının etrafı yeşil olursa yumurta, yumurtalıktan çıkar. Trans yağlar oluşur. Bu da kalp krizi, felç, şeker hastalığına sebep olur.

 

Bir tane lahmacun yemek çok faydalı

Lahmacun, çok incedir ve genelde hamuru mayasız yapılır. Bol etli, domatesli, maydanozlu, yeşil soğanlı yapılıp üstüne de limon sıkılırsa çok lezzetli olur. İçinde karbonhidrat, et, sebze vardır ve çok faydalıdır. Aynı şekilde Konya’nın ve Elazığ’ın etli ekmekleri de azar azar yenebilir. Ama kalp ya da şeker hastasıysanız yiyemezsiniz. İncecikseniz yiyin. Ancak on tane yemek de olmaz. Vücudunuzu dengelemeniz lazım. Ekmek yerseniz aşırı meyve yemeyeceksiniz. Ne kadar yiyeceğiniz de herkese göre değişir. Bence her gün mevsimine göre bir tane meyve yenebilir, orman meyveleri de bir avuç kadar tüketilebilir.

 

Her araştırmaya güvenmeyin

Önemli olan araştırmanın hangi üniversitede yapılmış olduğu değil. Araştırma eğer bir firmaya bağlıysa güvenmeyeceksiniz. Bağımsız bilim insanlarının yaptığı araştırmalara güvenebilirsiniz. Ben hiçbir yere bağlı değilim, o yüzden rahat konuşuyorum. Mesela Oxford’ta bir araştırma laboratuarı var ki, bir ilaç firması finanse ediyor. Buna benzer laboratuvarlardan güvenilir bilimsel bilgi elde edilmesi ya da çıkması mümkün olabilir mi? O yüzden her araştırmaya güvenmeyin.

 

Aile, çocuğu hasta eder

BABAM şeker hastasıydı. Annem bize hiç şeker vermedi. Ben de çocuğumu öyle yetiştirdim. Amerika’da oğlum arkadaşlarının evine giderdi. Arkadaşının annesi arayıp, “Mehmet hasta mı kola içmiyor” derdi. Çocuk hayatında kola görmediyse, onu nereden bilsin. Çocuğun önüne ne koyarsan, çocuğunu nasıl beslersen, çocuk odur. Eğer çocuk hastaysa, alerjisi varsa sebep ailedir. Tüm suni gıdalar alerjendir. Mart ayında Oxford’ta çocuk psikiyatristlerinin katıldığı, beslenmeyle ilgili bir toplantıya katıldım. Çocuklarda, hiperaktivite, saldırganlık, öğrenme ve dikkat bozukluğunun nedeninin yapay gıdalar olduğu ve bunların beyni bozduğu konuşuldu. Toplantıda, Prof. Robert Lusting “Eğer bir ürün pakete girdiyse o doğal değildir ve eğer bir yiyecek ilan ediliyorsa o da hakiki bir yiyecek değildir” dedi. Bolivya’da kimse ünlü bir fast food restoranına gitmediği için o firma Bolivya’dan çekiliyormuş. Halkın uyanması önemli. Anne babaların çok dikkatli olması lazım. Dedeler neneler torunlarının yanlarına gelirken çocuklara şeker, çikolata değil fındık fıstık getirsinler. Çünkü fındık fıstık çıtır çıtır, hem kan yapar hem ısıtır.

 

İFTAR VE SAHUR ÖNERİLERİ

 

Sahur

Az pişmiş 2 yumurta (peynirli veya sebzeli omlet olabilir, köy tereyağında menemen yapılabilir, yumurta yiyemeyen köfte yiyebilir)

Bol domates, salatalık, biber (mevsimine göre ne yeşillik varsa)

Bir avuç içi kadar tuzsuz peynir

10 – 20 adet az tuzlu zeytin

Bir kâse yoğurt

Bir çay bardağı fındık fıstık

Süt, ayran ya da şekersiz limonlu çay, bol su

Veya bir kâse çorba…

Sahur, kuvvetli protein içermelidir. Bu yiyecekler susatmaz. İftarla sahur arasında en az iki litre su içilip vücudun depolarının dolması lazım. O yüzden bir sürahi limonlu su hazırlayıp, onu iftardan sahura kadar azar azar için. Bir de yaz ayı, günler uzun, havalar sıcak. Terle tuz kaybediyoruz. Susuz, ayransız olmaz. Halsizleşirsiniz.

 

İftar

Zeytinle açılabilir. Sıcak bir çorba içilebilir. (Paça, en sağlıklı çorbadır. Et suyu, mideyi hemen rahatlatır. Tarhana, mercimek, ezogelin veya her türlü sebze çorbası içilebilir. Ama hazır çorba kesinlikle olmaz.)

 

Bir orta boy lahmacun.

Bir avuç içi kadar ramazan pidesi. (Üzerine bol tereyağı sürülecek. “Canan hoca bol yağla yenilecek dedi ama herhalde yağsız demek istedi” diyorlar. Anlamıyorlar. Pide, bol tereyağıyla ya da zeytinyağına batırılarak yenecek. Çünkü yağın enerjisi en sağlıklı enerjidir. Yağ, şekeri yükseltmez. Uzun süre tok tutar. Yağ yediğinizde temel vitaminler olan A, D, E, K vitaminleri o güzel vücudunuza girer. Doğal köy tereyağı, sızma zeytinyağı yemezseniz hastalıklar başlar.)

 

Menemen, pastırma, sulu sebzeli et yemekleri, zeytinyağlı yemekler, bulgurla yapılmış dolma, sarma, her türlü et kebabı, bulgur pilavı, tüm mercimek yemekleri olabilir… Bu bağlamda Allah ne verdiyse yenebilir. Aç kalmak yok. Doyana kadar yiyeceksiniz. Aç kalırsanız kilo veremezsiniz. Yalnız rafine olmuş un, şeker ve tuzdan uzak duracağız. Kristal kaya tuzu kullanacağız.

 

Aşırı karbonhidrat tehlikeli

Ev baklavası en güzel tatlılardandır. Ancak şeker hastasıysanız şekerli yiyecekler yediğinizde çok fazla susarsınız. Baklava ve börekte sizi susatan şey undur. Un vücutta su tutar, tansiyonunuzu yükseltir. Bilinenin aksine yağ tüketmek değil, aşırı karbonhidrat tüketmek insülini fırlatır, şeker hastası olun olmayın damarları büzüştürür. O yüzden en hafif tatlı güllaçtır.

 

Yemekten sonra yürüyün

Normalde akşam saat 8’den sonra yemek yenmemeli ancak Ramazan’da yiyeceksiniz. Çünkü tüm gün oruçlusunuz. İftarda azar azar yiyebilirsiniz. Yatmadan önce de 20 dakika yürümek çok önemli. İftardan sonra kılınan teravih namazı hem ibadet hem de hareket yapma imkânı sağlıyor.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz