Son Dakika
22 Eylül 2017 Cuma

Biz olmasak daha fazla kan akacaktı

Kılıçdaroğlu, Parti Meclisi toplantısı öncesinde çok önemli açıklamalar yaptı.

06 Temmuz 2013 Cumartesi, 00:23

Gezi olaylarının içinde CHP’nin yer aldığının söylendiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, CHP’nin olayların içinde olduğunu ve bunu gururla söylediğinin altını çizdi. Kılıçdaroğlu, “Ama nasıl içindeydi? Gittiler TOMA’ların önünde oturdular, panzerlerin önünde oturdular. Gençlerle polisi karşı karşıya getirmemeye özen gösterdiler. Çatışma olmasın gençlerle polis arasında, yazıktır, bu çocuklara zarar gelmesin dediler. Bizim milletvekilleri olmasaydı çok daha fazla kan akacaktı. Otursun sabah akşam dua etsin o tiran.” diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında parti genel merkezinde toplandı. Toplantı öncesi bir konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dünyanın değiştiğini, Türkiye’nin de değiştiğini ifade etti. Kendilerinin de değişiyor olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, en çok, en hızlı değişen, en hızlı değişime ayak uyduranın ise CHP olduğunu vurguladı. “Değişimin adresi artık burasıdır. Hukukun üstünlüğünü savunan kurum varsa burasıdır.” diyen Kılıçdaroğlu, ülkedeki devrimlerin arkasında partilerinin bulunduğunu söyledi.

Dördüncü büyük devrimin de özgürlük ve demokrasi olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, bu ülkeye demokrasi ve özgürlüğün gelmesi gerektiğinin altını çizdi. Gezi Parkı olaylarıyla ilgili Cumhurbaşkanı başta olmak üzere herkesin bir ders çıkardığını dile getiren Kılıçdaroğlu, ders almayan bir kişi olduğunu ve onun adını da herkesin bildiğini kaydetti.

 

“GENÇLİĞİN ÜZERİNE TAŞLA, SOPAYLA, PANZERLE GİDİLİR Mİ; ALNINDAN ÖPÜLÜR”

Gençlerin ‘bana danışacaksınız, benim de söz hakkım olacak’ dediğini aktaran Kemal Kılıçdaroğlu, onlara bu imkanın sağlanması gerektiğini ifade etti. Üniversite mezuniyet törenlerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, mizahlara herkesin gülümsediğini; ancak kaşları çatık bir kişi olduğunu, onun da tiran, diktatör denilen kişi olduğunu kaydetti.

Gençlerin özgürlük, demokrasi, sevgi istediğini anlatan Kılıçdaroğlu, ” ‘Biz farklılıklarımızın farkındayız ama farklılıklarımızla beraber özgürcü yaşamak istiyoruz’ diyor. Bundan güzel ne olabilir. Bu gençliğin üzerine taşla, sopayla, panzerle gidilir mi; alnından öpülür. Bizim ufkumuzu açtı. Hiçbir ayrım yapmayacağız. Ne inançlarından dolayı ne kıyafetlerinden ötürü. Baş tacı edeceğiz. Onlar bu ülkenin geleceği. Kendi geleceğimize sahip çıkacağız. Gençlerine sahip çıkamayan ülke geleceğine sahip çıkamaz.” dedi.

Gençlerin, siyasetin kısır alanından çıkmasını ve daha geniş çerçeveden bakmasını istediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, onların küresel dünyanın gençleri olduğunu belirtti. Ellerinde bilgisayarlarla dünyanın en uzak köşesinde arkadaşına ulaşabildiklerini, haberleştiklerini anlatan CHP Genel Başkanı, dünyanın her tarafından özgürlük ve demokrasi talebinin yükseldiğini vurguladı.

 

“BİZİM MİLLETVEKİLLERİ OLMASAYDI DAHA FAZLA KAN AKACAKTI”

Gençlerin medya üzerindeki baskıyı kabul etmediğini, özgürce haber verilmesini istediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, tiranın onlar üzerinde kurduğu baskıdan pes etmediklerini vurguladı. Baskı kurdukça yeni pencereler açıldığını, özgürlük sesinin daha yükseldiğini anlatan Kılıçdaroğlu, onlara saygı duyulması gerektiğini ifade etti.

Olayların içinde CHP’nin yer aldığının söylendiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, CHP’nin olayların içinde olduğunu ve bunu gururla söylediğinin altını çizdi. “Ama nasıl içindeydi? Gittiler TOMA’ların önünde oturdular, panzerlerin önünde oturdular. Gençlerle polisi karşı karşıya getirmemeye özen gösterdiler. Çatışma olmasın gençlerle polis arasında, yazıktır, bu çocuklara zarar gelmesin dediler. Bizim milletvekilleri olmasaydı çok daha fazla kan akacaktı. Otursun sabah akşam dua etsin o tiran.” diye konuştu.

 

“DARBE DEMOKRASİNİN ÖNÜNDEKİ EN ÖNEMLİ ENGEL”

Demokrasiye, özgürlüğe sahip çıkacaklarını vurgulayan Kemal Kılıçdaroğlu, dünyada önemli değişimler olduğunu, Mısır’da önemli bir değişiklik yapıldığını söyledi. “Mısır’daki darbe, Tahrir Meydanı’nın demokrasi üretmesinin önüne geçmiştir.” diyen Kılıçdaroğlu, bir darbecinin gelip Tahrir Meydanı’nı yerle bir ettiğini, o düşünceleri yok ettiğini belirtti. Darbenin, nereden, nasıl gelirse gelsin demokrasilerin önündeki en önemli engel hatta tek engel olduğunun altını çizen Kılıçdaroğlu, darbenin darbe olduğuna dikkat çekti.

 

Tahrir Meydanı’nda toplananların özgürlük, demokrasi istediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Neden darbeyle yok edildi?” diye sordu. Türkiye’deki gençlerden örnek aldıklarını ifade eden Kılıçdaroğlu, Gezi Parkı olaylarının tüm dünyada yankılandığını ve onurları olduğunu kaydetti.

“Özgürlük isteyenin evi mi basılır? Tam bir yüz karası, tam bir aymazlık.” diyen Kılıçdaroğlu, emniyet güçlerine de seslendi: “Yasa dışı emirlere sakın uymayın. Uyan yasa dışı işlere bulaşır. Hukukun üstünlüğü içinde harekete edin. Hukuk evrenseldir, bir ülkenin sınırları içine hapsedemezsiniz. Artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi var. Sizin verdiğiniz karar oradan dönebiliyor. Demek ki hukuk, insan hakları, özgürlük kavramı evrenseldir. Demokrasi evrenseldir, sürekli gelişendir.” şeklinde konuştu.

 

“SANDIK DEMOKRASİSİ BİTMİŞTİR; KATILIMCI DEMOKRASİYİ SAVUNUYORUZ”

Şimdi sandıkta oy kullanmanın demokrasi sayıldığını dile getiren Kılıçdaroğlu, sandığın onun bir parçası olduğunu; ancak katılımcı demokrasiyi savunduklarını söyledi. “Sandık demokrasi bitmiştir. Katılımcı demokrasi var artık.” diyen Kılıçdaroğlu, Hitler’in sandıkta en yüksek oy aldığını ama kimsenin onları demokrat kabul etmediğini hatırlattı.

Mısır’da Türkiye’nin yapması gerekenlere de değinen Kılıçdaroğlu, “Cadı avı olmamalı, iç savaşa sürüklenmemeli, kan akmamalı. Ama stratejik kitabı yazan adama teslim ederseniz, Mısır’la ilgili sağlıklı görüş beyan edemezsiniz. Mısır bölgenin en önemli ülkelerinden biridir. Oradaki her çalkantı Ortadoğu’ya yansır.” ifadelerini kullandı.

Demokrasinin olmazsa olmazlarından birinin de uzlaşma olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, eğer Mursi uzlaşma kültürünü egemen kılsaydı böyle bir tabloyla karşı karşıya kalmayacağının altını çizdi. “Benim oyum var. Yüzde 50, evlerde hapsediyorum, bir düdükle dışarı çıkarırım. Böyle bir anlayış olur mu?” diyen Kılıçdaroğlu, bunu kabul etmeyeceklerini söyledi.

 

“DİNİ SİYASETE ALET EDENLERİN DEMOKRASİLERDE YERİ YOKTUR”

Mısır’ın bir şeyi daha gösterdiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, dini siyasete alet edenlerin artık demokrasilerde yeri olmadığını vurguladı. Kılıçdaroğlu, “Hiçbir kimse Allah ile kul arasında bir yer, bir konum belirlemesin. Recep Tayyip Erdoğan’a da bu ders olsun.” dedi.

Kimsenin inancına müdahale, yorum yapma hakkına sahip olmadıklarını anlatan Kılıçdaroğlu, “Eğer yaparsanız Allah ile kul arasında konumlandırmış oluruz. Tüm İslam coğrafyasının bunun bulması lazım.” diye konuştu. İnancın güvencesini sağlayanın ise laiklik olduğunu söyledi.

 

“KAMER GENÇ’E TAHAMMÜL EDEMEDİLER”

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in Meclis Genel Kurulu’ndaki sözlerine değinen Kılıçdaroğlu, 550 milletvekili olan Meclis’in Genç’e tahammül edemediğini ifade etti. Kısıtlayarak demokrasinin güçlenemeyeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, kısıtlanması halinde yasaklamalara karşı çıkılacağını belirtti. “Konuşmayacaksınız diyor. Kimsin sen? Benim gibi düşüneceksin diyor. Kimsin sen?” diye konuştu.

 

“TORBA KANUNU TORBAYI GEÇTİ, ÇUVAL DESEK ARTIK ORAYI DA GEÇİYOR”

Parlamentonun saygınlığı açısından son derece zor durumda olduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, torba yasaları eleştirdi. Çok kanun çıkarılmasının parlamentonun saygınlığını her zaman tartışmaya açacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, “Torba kanunu torbayı geçti. Çuval desek artık orayı da geçiyor.” ifadelerini kullandı.

Bir kanunla 150 kanunda değişiklik yapıldığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, dünya demokrasi tarihinde böyle bir örneğin gösterilemeyeceğini belirterek bunun utanç süreci olduğunu kaydetti. “Emin olun Hitler’in aklına bile gelmemiştir. Nasıl bir demokrasi sürecidir.” diyen Kılıçdaroğlu, Meclis Başkanı’na seslendi: “Bu ayıbı ne kadar taşıyacaktır?”

Anayasa Mahkemesi (AYM) başkanına da seslenen Kılıçdaroğlu, “Biz Anayasa Mahkemesi’ne başvurduk. Yıllar geçti neden karar vermiyorsunuz? Bu ayıp aynı zamanda Anayasa Mahkemesi’nin ayıbıdır.” dedi.

 

“BIÇAK KEMİĞE DAYANDI ARTIK GEREĞİNİN YAPILMASI GEREKİR”

Anayasa Mahkemesi’nin uzun tutukluluk süresiyle ilgili verdiği karardan dolayı duyduğu memnuniyeti dile getiren Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin yüksek mahkemeye bunu taşıdığını hatırlattı. 10 yıl içerde tutulmanın bir ceza ve ayıp olduğunu anlatan CHP Genel Başkanı, Türkiye’nin saygınlığını uluslar arasında koruyanın da CHP olduğunu vurguladı.

 

Kılıçdaroğlu, Silivri’deki yargıçların evrensel hukuk kuralları içinde, toplumun vicdanını kanatmadan kara vermelerini talep etti. “Bu ayıptan Türkiye’yi kurtarsınlar.” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: “Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. En son Anayasa Mahkemesi kararı çıkmıştır. Artık gereğinin yapılması gerekir.”

 

Kaynak: Cihan

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz