Son Dakika
23 Kasım 2017 Perşembe

Opera Festivaline Damga Vurdu

4. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’nin gala konserinde 200. doğum yıldönümü kutlanan İtalyan besteci Giuseppe Verdi’nin eserlerinden bölümler seslendirildi

03 Temmuz 2013 Çarşamba, 12:35

Herhangi bir opera tutkununa “2013’ün sizin için önemi ne?” diye sorsanız “Giuseppe Verdi ile Richard Wagner’in 200’üncü doğum yıldönümü olması” cevabını alırsınız herhalde. İkisi de 1813 tarihinde dünyaya gelen bu iki bestekârın yapıtları, yaratıldıkları günden beri kimbilir kaç kez farklı yönetmenlerin yorumuyla sahnelendi. Hafızalarda derin izler bırakan onlarca soprano, tenor, bariton bu iki sanatçının eserlerini seslendirerek adını duyurdu. Alman besteci Richard Wagner’in görkemli ve anlatım gücü yüksek müziği ile Giuseppe Verdi’nin İtalyan operasının doruk noktasını teşkil eden yapıtlarını dinlerken hayranlık duymamak mümkün değil.

İstanbul’da 2010 yılından beri düzenlenen Uluslararası Opera Festivali’nin 2013 programına bu iki dev bestecinden birinin eserlerini almaması düşünülemezdi. Malûm Wagner operaları çok uzundur; kalabalık orkestra, koro ve deneyimli bir solist kadrosu gerektirir. Sanatçının eserlerindeki aryalar da bağımsız bir müzik parçası olmayıp birbirine bağlı bulunduğu için bunları konser programlarına dahil etmek kolay değil. Ancak opera rejisörü Yekta Kara’nın sanat yönetmenliğinde düzenlenen 4. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’nin gala konserinde Giuseppe Verdi eserlerinden bölümler seslendirilmesinin tüm bunların dışında bir nedeni daha var: Türkiyeli müzikseverlerin aralarında La Traviata, Aida, Il Trovatore, Rigoletto, Macbeth ve Otello‘nun da olduğu eserlere imza atan sanatçıyı ve İtalyan operasını çok sevmesi…

Sıcak bir Aya İrini akşamı

4. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’nin gala akşamı için 1 temmuz akşamı yüzlerce klasik müzik dinleyicisi Topkapı Sarayı’nın bahçesindeki eski Bizans kilisesi Aya İrini’nin yolunu tuttu. Ne de olsa “Viva Verdi” adlı gala konserine katılacak solistlerin ne kadar başarılı oldukları önceden duyulmuştu. Gerçekten de Roberto Abbado yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nın eşlik ettiği İspanyol soprano Davinia Rodriguez, İtalyan tenorlar Stefano Secco ve Marco Berti ile bariton Marco Vratogna, Aya İrini’nin balkon merdivenlerini bile dolduran kalabalık dinleyici topluluğuna uzun ama tadına doyulmaz bir Giuseppe Verdi akşamı yaşattı. Özellikle de tizlerde pırıl pırıl ve güçlü sesiyle tenor Stefano Secco ve soprano Davinia Rodriguez’in yorumları çok beğenildi.

Verdi’den bir seçme

Konserde Otello, La Battalia di Legnano/Legnano Savaşı, Luisa Miller, La Traviata, Kaderin Gücü/La Forza Del Destino, Rigoletto, Simon Boccanegra, Il Trovatore ve I Vespri Siciliani operalarından aryalar ve koro parçaları seslendirildi. Tüm eserler beğenilmekle birlikte dinleyicinin âşinası olduğu La Traviata‘dan Estrano, Rigoletto’dan La Donna é Mobile ve Il Trovatore‘den Çingeneler Korosu, daha çok alkış aldı.

Estrano – Sempre Libera‘yı seslendiren Davinia Rodriguez’in kıvrak, parlak ve güçlü sesi çok beğenildi. Stefano Secco’nun La Donna é Mobile yorumu da. Bu arada orkestranın ve bariton Kevork Tavityan yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Korosu’nun da konserin başarısında büyük katkısı olduğunu söylemeden geçmemek gerek.

İtalyan operasının doruk noktası

Ölümünün üzerinden 112 yıl geçti ama Giuseppe Verdi’nin ezgileri hâlâ herkesin dilinde. Hayatı boyunca opera izlememiş olanlar bile televizyon reklamlarında, filmlerde onun bestelediği aryaları dinliyor. Evet, bu insanların çoğu hafızalarına kazınan melodilerin ne zaman, kim tarafından bestelendiğini, hangi eserin parçası olduğunu bilmiyor ama Verdi’nin müziğini tanıyor, hatta mırıldanıyor. Eserleriyle ölümsüzlüğe kavuşan Verdi, 10 Ekim 1813’te fakir bir bakkalın oğlu olarak Busetto’da doğmuş, yedi yaşında org dersleri alarak müziğe başlamıştı. Zor bir hayatı oldu Verdi’nin. İlk eşini ve çocuklarını peş peşe kaybetmesinden sonra uzun süre beste yapamadı. Ta ki kendisine büyük bir başarı kazandıracak Nabucco operasını yaratacak gücü kendinde buluncaya kadar… Zamanın önemli sopranolarından Giuseppe Strepponi’nin hayatına girmesinden sonra müziğe hızlı bir dönüş yapan besteci kendisine ün kazandıran onlarca opera besteledi. Onun eserleri İtalyan operasının doruk noktasıydı.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz