Son Dakika
19 Mayıs 2019 Pazar

30 Haziran 2013 Pazar, 01:47
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Gri Bölgeden Çıkış

Gezi Parkı Eylemleri nereye gidiyor ?

Gezi Parkı eylemleri geçirdiği evrelerle; devingen, değişken bir kimliğe bürünmüş durumda.

Eylemler; bir gün tencere tava sesleriyle kendisini ifade ederken, bir başka gün meydanlara inen taraftar gruplarıyla insan seline dönüşebiliyor.

Bir diğer gün, alanları gençler hareketlendirirken, sonrasında duran adamlar ortaya çıkıp eylemleri bambaşka bir noktaya taşıyabiliyorlar.

Türkiye’ye yayılan Gezi eylemlerindeki genel eylemci profiline bakıldığında, belirli bir organizasyonu olmayan, herhangi bir partiyle bağlantısı bulunmayan, bireysel katılımlarla büyüyen ‘tepkili’ bir kitlenin varlığı net bir şekilde görülebiliyor.

Eylemler, değişen yöntemlerle devam ederken, seçimlerin belirleyici kitlesi olan muhafazakar kesim ile Gezi Parkı eylemcileri arasındaki uçurum her geçen gün büyüyor. Bu durum söylemlere de yansıyor.

Başta Sosyal medyada olmak üzere insanlar birbirlerini düşman olarak görmeye başlarken, toplumun geneline yayılan bir gerginlik atmosferi gelişiyor.

Terör Örgütünün Alanda Ne İşi Var ?

Eylemlerin çıkış gününden itibaren genel profil incelendiğinde Türk bayraklı, Atatürk posterli ve Y Kuşağı olarak adlandırılan genç kesimin sürükleyici olduğu bir eylemci kimliği bulunuyor.

Bu profil, zaman zaman devreye sokulan terör örgütü yandaşlarıyla manipüle edilmek isteniyor. Birçok yayın organında terör örgütü PKK’nın alandaki varlığını kanıtlayan görseller hızlı bir şekilde servis ediliyor.

Yüzbinlerce Türk bayraklı insan bir anda terör örgütü paçavralarına göz yuman, onlarla birlikte yürüyen bir kitle haline getirilmek isteniyor.

Çözüm süreci adı altında İmralı’yı kanaat adası haline getirmek isteyenler, Gezi Eylemleri’nde de orayı kullanmayı iyi biliyorlar.

Gezi Parkı eylemlerinde ortalıkta görünmeyen örgüt yandaşları, Öcalan’ın ‘talimatı’ üzerine alanlarda etkin bir konuma getirilmek isteniyorlar.

Öcalan’ın gezi direnişini selamladığını söyleyen BDP’li vekillerin söylemleri de hızlı bir şekilde medyaya servis ediliyor.

Olayları merkez medyadan takip etmek zorunda kalan kitle bu yayınlardan etkilenerek, alanlardaki kişileri ‘terörist’ olarak görmeye başlıyor.

Propaganda Süreci ve Tahrik

Kitle iletişim araçları vasıtasıyla çıkartılan mesajlarla olaylar manipüle edilmeye çalışılırken, bu sefer de örgütün fevri hareketleri gelişmeye başladı.

Bunun son örnekleri olarak:

  • Diyarbakır’da düzenlenen (sözde) ‘Kürdistan Konferansı’,
  • Çeşitli illerde BDP’li belediyelerin desteğiyle düzenlenen festival görünümlü gövde gösteriler, örgüt propagandası,
  • Diyarbakır’da Öcalan posterleri ve sloganlarıyla yürüyüş düzenlenmesi,
  • Cizre’de yol kesip, kimlik kontrolü yapılması,
  • Tunceli’de karakol inşaatı için çalışan iş makinalarının yakılması, çalışanlarının tehdit edilmesi,
  • BDP’nin sokaklara ineceğiz ve Öcalan’ın özgürlüğü için her yerde protestolar yapacağız açıklamaları,
  • Son olarak Diyarbakır’ın Lice ilçesinde çıkartılan olaylar, örnek gösterilebilir.

Bundan Sonrası

Gezi Parkı olayları Türkiye’nin ana gündem maddesini değiştirmiş durumda. PKK artık gündem belirleyemiyor, açılım sürecinin esamesi okunmuyor. İşte bu yüzden son 10 gündür her yerde örgüt propagandası yapılmaya, medya organlarında haber olmaya çalışıyorlar. Kısmen de olsa başarılı oluyorlar.

‘Çözüm Süreci’ adı altında PKK’ya askerin ve polisin müdahale etmediği bilinirken; karakol inşaatına saldırıp, oradaki işçilere molotof atarak ortalığı alevlendirmek, tek kelimeyle “provokasyon”dur.

Açılım süreci kapsamında, odasına konan özel televizyonla gün boyu PKK tartışmalarını dinleyen Öcalan, Gezi Parkı olayları nedeniyle bunları göremez oldu.

Eskiden olsa, tüm kanallar ondan bahseder, o ‘büyük’ aydınlar ‘sayın Öcalan’ diye atıfta bulunurlardı…

Şu bir gerçek…Gezi Parkı olayları PKK’nın tüm çabasına rağmen yön değiştirmedi, araçları yakan, molotof atan, polise saldıran grupların da kimler olduğu çok iyi biliniyor.

Apolitik gençlerin yoğun hareketliliklerinden faydalanmak isteyen örgüt bunu başaramadığı gibi, İstanbul Taksim, İzmir Gündoğdu gibi meydanlarda da defalarca tepki aldı.

İhtimaller

Gezi Parkı eylemlerinin yoğunluğu artıkça, PKK’nın da provokasyonlarının artması muhtemel gözüküyor.

İlerleyen günlerde, Gezi Parkı eylemleri ile PKK’yı aynı kare içerisinde değerlendiren yaklaşımlar gelişebilir.

Böyle bir manzara karşısında, birçok genç terör örgütüyle aynı karede olmayı kabul edemeyeceği için alanlardan çekilebilir.

Seçim dönemi yaklaştıkça sokakta polise molotof ve taş atan kişiler artabilir, BDP ve PKK gibi unsurlar sokaklarda daha fazla etkinleşebilirler.

Gezi Eylemlerini yönlendiren grupların (Taksim Dayanışması, forumlar vb.) biran önce terörle aralarına mesafe koymaları gerekiyor.

Sadece AKP’ye karşıt olabilmek adına, terör örgütü ve onlara yakın gruplarla hareket ederlerse, seçimlerin belirleyicisi olan muhafazakar/milliyetçi kitlenin tepkisini alabilirler.

Gezi Eylemcileri; Gri bölgeden çıkarak, siyah ile beyaz arasında bir tercih yapmalılar.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
izmit escort atasehir escort mecidiyekoy escort evden eve nakliyat klima kombi servisi halkali escort bahcesehir escort