Son Dakika
26 Haziran 2019 Çarşamba

“Taksim’in Annesi” Lütfiye Turan ile Söyleşi

Gezi Parkı eylemlerinin başından beri eylemci gençlere evinin kapılarını açan Lütfiye Turan ile Fadi Akbaş ve Jenia Suponeva röportaj yaptılar. İşte o röportaj:

29 Haziran 2013 Cumartesi, 04:08

Lütfiye Turan…Uzun yıllardır Taksim’de oturuyor…

Gezi eylemcilerinin ‘Taksim’in Anne’si” dedikleri Lütfiye Turan, Taksim Meydanı’na dev Türk bayrağı asan ve orayı anıtlaştıran iş adamı Ferit Turan’ın da annesi.

HaberDokuz / İstanbul / Fadi Akbaş -Jenia Suponeva

Önce bir demet çiçek aldık. Sonra doğru Lütfiye Anne’ye doğru yola koyulduk. Kapıyı çaldık. Mutlu, umutlu, gülen gözlerle karşıladı bizi. Sarıldık, ellerinden öptük ve sohbetimize başladık.

Fadi ve Jenia : Nasılsın Lütfiye Anne. Sağlığın halin keyfin nasıl?

Lütfiye Anne : İyiyim evlatlarım. Sizleri gördüm daha da iyi oldum. Çok özledim sizleri. Hep dua ediyorum sizlere bu zor günlerde Allah güç kuvvet versin hepinize.

Fadi ve Jenia : Çok teşekkür ederiz eksik olma Anne. Sen bu bölgede Gezi Eylemleri’nin bir simgesi haline geldin. Artık en ufak müdahalede zarar gören herkes koşup sana sığınıyor. İlk olarak nasıl başladı bu durum? İnsanları nasıl evine kabul ettin. Bu sürece nasıl dahil oldun?

Lütfiye Anne : Müdahalenin ilk günüydü. Camdan izliyorum içim gidiyor. Gözyaşlarımı tutamıyorum. Nasıl yardım etsek bu gençlere diye yanıp tutuşuyorum. Bende kalp rahatsızlığı var. Dışarı da çıkamıyorum. Tam böyle çaresiz beklerken oğlum Ferit (ünlü iş adamı Ferit Turan) yaralanan bir grupla apartmana girdi. Hemen kapıyı açtım. Çocuklar perişan halde. Bayılanlar, ayakta duramayanlar. Hemen içeri aldım hepsini. Limon veriyorum su veriyorum sarılıyorum onlarla ağlıyorum. Bir yandan da kızıyorum bu devlete bu çocukların günahı ne? PKK kaç kere buralarda miting yaptı hiç böyle müdahale etmediler. Ben yıllardır buradayım neyin ne olduğunu çok iyi bilirim. Allah ıslah etsin ve size kuvvet versin evladım. Velhasıl ilk grupla ilgilendik. Oğlum Ferit kapıya indi gördüğünü içeri soktu eve gönderdi. Biz birlik olduk yaralarımızı sardık. Ben telaş içindeyim ne yapsam makarna mı yapsam çorbamı yapsam. Evde ekmekte yok çıkamadık gaz atıyorlar hep. Neyse elimden geldiğince Allah ne verdiyse yemek pişirdim. Hep beraber oturduk yedik. İyice düzeldi hepsinin durumu sonra ortalığın sakinleşmesini bekledik. Sabahın ilk ışıklarıyla ilk grup gitti. Bende sağ salim gönderdim diye derin bir nefes aldım.

Fadi : Annem. Allah sana uzun ömürler versin. Sen bizlere ne kadar iyilik yaptın böyle. Çok teşekkür ederiz. Peki hükümetin bu tutumunu nasıl değerlendiriyorsun?

Lütfiye Anne : Ben önce Müslüman, sonra Türk, sonra Atatürk kızıyım. Ben Müslümanlığı bunlardan öğrenmedim. Kaç yaşına geldim ben böyle bir zulüm görmedim. Bu insanlar manevi duyguları, dinimizi kullanıp cahil bir nesil yetiştirmek istiyorlar. Sizler bizim kahramanlarımız, aslanlarımızsınız. Siz bu insanlara öyle bir korku verdiniz ki 1 asır yeter. Çok güzel şeyler başardınız. Bu insanlar artık neyin ne olduğunu anladılar. Siz devletten korkulmayacağını gösterdiniz. Dualarım hep sizinle.

Fadi : Senin duaların bizleri ayakta tutuyor Anne. Peki genel manada eylemler hakkında ne düşünüyorsun?

Lütfiye Anne : Sizler, haklı eyleminiz insanların üzerinde ki ölü toprağını kaldırdı. Beni yurt dışından yurt içinden ne insanlar arıyorlar hepsi oğlumun arkadaşları hepsi sizleri merak ediyor ve sevinç içinde dua ediyor sizlere. Bu direniş gereken yerlere atılan sert bir silledir. Biz hep yanınızdayız ben sizin bir Anne’nizim. Sizler evlatlarımızsınız. Oğlum Ferit’e söyledim maddi ne yardım gerekiyorsa parka yapmasını söyledim. Zaten biz reklam sevmeyiz. Biz dadaşız, Müslümanız sağ elimizin verdiğini sol elimiz görmez. Tekrar söylüyorum insanları uyandırdınız. Herkese hepimize bana bile bu yaşımda yaşama ve mücadele gücü verdiniz. Sizleri çok seviyorum canlarım benim. (Kalktık hepimiz göz yaşları içinde tekrar sarıldık.)

Jenia : Anne peki polisin şiddet yaptığını bizzat gördünüz mü? Çünkü olayların içindesiniz sürekli. Gözünüze çarpan bir hadise oldu mu?

Lütfiye Anne : Evet kızım. Bize sürekli yaralı geliyordu biz onlara bakmaya yaralarını sarmaya morallerini düzgün tutmaya çalışıyorduk. O sırada sokağın aşağısında bir çığlık bir feryat sesi geldi. Camdan baktım bir grup polis gencecik birini nasıl dövüyor. Bu zalimler teröristlere böyle müdahale etmediler. Bunlar cani insan değil satılmış hepsi. Ekmek parası için yapıyorsun da kan bulaşmış ekmeği çocuklarına ailene nasıl yediriyorsun? Ne yazık ki ona da şahit olduk. Elimizden bir şey gelmedi.

Fadi : Peki Anne, seni fazla yormayalım toparlamak gerekirse son olarak bu durumlar hakkında ve seni seven, bizler vasıtasıyla sürekli halini hatırını soran ve eylemlere devam edenlerle birlikte genel olarak bu Türk gençliğine ne söylemek istersin?

Lütfiye Anne : Yavrum benim. Ne söyleyeyim? Siz zaten söylenecek her şeyi söylediniz. Bu canilerin koltuklarını salladınız. Ben hep dua ediyorum Allah’ım sizleri korusun kollasın. Ben size ne söyleyeyim? Atatürk seneler önce “Ey Türk Gençliği !”demiş ya… Ben size bunların aynısını söylüyorum. Sizler öyle bir şey başardınız ki hepimizin canına can kattınız. Hepinizi öpüyorum kucaklıyorum. Ne zaman isterseniz gelin bir ihtiyacınız olduğu zaman oğluma da bana da söyleyin. Ayrıca bu hükümeti destekleyenlere söylüyorum cahillik yapmayın. Gözünüzü açın. Dinimizi, maneviyatımızı ortak paydalarımızı kullanan bu kan emicilere karşı hep beraber birlik olalım. Hepiniz Allah’a emanet olun.

Ve müsaade istedik. Ayrılırken tekrar sarıldık, ellerinden öptük, hoş duasını aldık. Göz yaşlarımızla birlikte eve doğru yola koyulduk… 

Yorum

  1. asuman

    29 Haziran 2013 at 05:13

    süperrr cok teşk ederız..ellerınden operız lütfıye anne cocuklarımız sıze emanet…

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz

sakarya escort sakarya escort sakarya escort istanbul escort