Son Dakika
18 Kasım 2017 Cumartesi

Swoboda’ya: Sen kim oluyorsun

21 Mayıs 2013 Salı, 14:50
Swoboda’ya: Sen kim oluyorsun

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satırbaşları:

“Biz elimizden gelen lojistik desteği veriyoruz” diyorlar. Terör örgütüne Türkiye Cumhuriyeti’nin yataklık yapması ne demek? 

Erdoğan, Reyhanlı yerine ABD’ye gitti. 5 konuda duvara çarptı. Obama’yı ikna etmeye gittiler, kimyasal silah var diye. onlar da dediler ne kimyasalı kardeşim, hani ispatla. Gösterdikleri bembeyaz bir sayfa. Giderken Cenevre ipe un sermektir dedi. Gitti bunu da söyledi. Obama dur bakalım kardeşim. Dışişleri başkanlarımız konuştu anlaştı. Erdoğan toplantı sonrası çıktı ve dediki: Görüşüm değişti. Beyzbol sopasını görünce görüşün değişmez mi? Ben onu bilmez miyim? Suriye politikası falan yok efendim. Defalarca söyledim. Egemen güçlerin istekleri üzerine politika oluşturursanız duvara toslarsınız. Sopa politikası bunlarınki. Gazze’ye gideceğim diyordu. Ne dediler. Hele bir dakika önce ABD’ye git sonra Gazze işini görüşürüz. Gitti ABD’ye. Dediler ki, bir dakika ya! Gideceksen hem Gazze’ye hem de Batı Şeria’ya gideceksin. Sonra ne dedi? Görüşüm değişti. Sen Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olamazsın.

Kendi ülkesini kendi malı gibi gören anlayıştır bu. Kafasında sağlıklı bir Türkiye Cumhuriyeti olmayan anlayışıdır bu. Siz büyükelçiyi, dışişleri müsteşarını dışarı çıkartacaksınız içeride pazarlık yapacaksınız, ben sormayacak mıyım, sen hangi ülkenin pazarlığını yapıyorsun? 

Brüksel’de bir toplantıya katıldık. Konuşmadan sonra sorulara yanıt verdik. Daha sonra grup başkanı Swoboda ile basın toplantısı yaptık. Swoboda ayrıldıktan sonra bir gazetecinin CHP’nin Baasçı  bir parti olduğunu söylüyorsunuz. Siz ne diyorsunuz? diye sordu. Ben de basına yansıyan cevapları verdim. Toplantıdan sonra bize protokol odası ayrılmıştı. Bize belli kişileri ziyaret etmemiz söyleniyordu. Çok önemli ziyaretler gerçekleştirdik. 18:00 sıralarında Swoboda ile ziyaretimiz vardı. Bana asistanı tarafından Swoboda’nın Esed ile ilgili görüşlerimden dolayı rahatsızlık duyduğunu iletti. Ben de görüşlerimden dolayı rahatsızlık duyanlarla görüşmem dedim. Sen kim oluyorsun da benim düşüncemden rahatsız oluyorsun. Ben hesabımı sana değil kendi milletime veririm. Diktatör demişim alınmışlar. Yasama, yargı benim için ayak bağı olan, ben Silivri davalarının savcısıyım diyen adama diktatör denir. Ben de onu söyledim zaten. 

Mahkemeye verecekmiş beni. O kadar mutlu oldum ki. Belki Türkiye’nin en hayırlı davası olacak. Şunu söyleyeceğim. Bu talimatı veren kim. Genelkurmay diyor ya hükümet bize talimatı verir, biz yerine getiririz diye. Ben de buradan söylüyorum. Uludere’de ölenlerin talimatını veren Recep Tayyip Erdoğan’dır. 

ATO bugün Ankara’da bilboardları süslemiş, Recep Tayyip Erdoğan IMF’ye borcumuzu ödedi. Yağdanlığın bu kadarını görmedim. Ona zeytinyağı gönderin. Toplantılarına katıldım birgün. AK Parti Ankara İl Başkanlığı ATO’ya söylemiş, başbakan geldiğinde alkışlasınlar diye. O gün biliyordum ama ses etmedim. Bugün gördümki onların arzuları yağ çekmek. CHP’li belediyelere sabah akşam operasyon yapıp onlara iş yaptırmayan bir düzeni oluşturanlara ne denir? Diktatör denir.

Başbakanken sahip olduğun yetkililere olur ya cumhurbaşkanı olunca da sahip olayım diyen adama ne denir? Diktatör denir. Ama hevesi kursağında kalacak. CHP olduğu sürece başkanlık sistemi Meclis’ten geçmeyecek. 

Bizim bir görevimiz var. Vatanseverlerin bir görevi var. Ülkenin içinde bulunduğu koşullar iyi değil. Biz cumhuriyetin, halkın partisi kendimizi çok daha iyi anlatmalıyız. Meydanlara çıkıp derdimizi anlatacağız. Sokak sokak, köy köy dolaşacağız. Türkiye’yi AKP kabusundan mutlaka mutlaka kurtaracağız. 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz