Son Dakika
23 Eylül 2017 Cumartesi

Arslan Tekin’den “Vahdettin” Tepkisi

21 Mayıs 2013 Salı, 17:52

Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin’in bir toplantıda dile getirdiği Osmanlı’nın son padişahı “Vahdettin” ile ilgili sözlerine tepkiler gecikmedi. Bugünkü köşesinde sert bir çalımla topa giren Yeniçağ Gazetesi yazarı Arslan Tekin, Mehmet Ali Şahin’e verdi veriştirdi.

Vahdettin ne idi?

Hiçbir Osmanlı padişahı vatan haini gösterilemez. Ama basiretsizlik, iş bilememezlik, beceriksizlik, idaresizlik, korkaklık… Bu hususiyetler insanı gaflete ve ardından ihanete götürür.

Vahdettin muhakkak ki vatan haini diye anılamaz. Cumhuriyet kurulduktan sonra, kimse Osmanlı dönemi özlemi çekmesin diye o dönem kötülenmiş olabilir. Kimin haklı kimin haksız olduğu ilk zamanlarda söylenemezdi. Sonra çok araştırıcı çıktı ve tarihi aydınlattı. Siz aydınlanan tarih içinden hakikati bulabilirsiniz. O da sizin kültürünüze ve temayülünüze bağlı.  “Temayül”  kelimesini bilerek kullandım. Neye meyyalseniz, ona göre zihniniz kurgulandığı için, tarihin aydınlığında bazı hakikatler alacakaranlık bile görülebiliyor.
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, partisinin bir toplantısında konuşmuş. Tarih kitaplarındaki bilgiler eksikmiş. Yakın tarih bütün çıplaklığıyla öğrenilmeliymiş:
“Son Osmanlı Padişahı Vahdeddin’in vatan haini olduğu konusunda yanlış bilgiler içeren tarih kitaplarında Erzurum Kongresi’nin 1. maddesinde de yer almıyor. Rahmetli Bülent Ecevit, bir gazeteye verdiği demeçte, ‘Vahdeddin hain değildir, Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışını onaylayan ve kaderini Atatürk’e teslim eden odur’ demiştir. Bu açıklamadan sonra çok büyük tartışma oldu. Eleştirdiler ama insaflı tarihçiler bu durumu tebrik etmektedir. Bir takım gerçekleri gizlemeye ve tarihi farklı göstermeye hakkımız olmadığını düşünüyorum.”
Fakültede İnkılâp Tarihi dersini aldığım  “en Atatürkçü”  Prof. Muzaffer Arıkan merhum da  “Atatürk’ü Anadolu’ya Vahdettin göndermişti”  demişti. O da Vahdettin’i hain görmüyordu. Ama netice? Mustafa Kemal Millî Mücadele’yi başlattı, Padişah, İngilizlerin mutlak kontrolünde… Sonunda tedricen Mustafa Kemal’in idam fermanını imzaladı! Ara duraklar ne idi? Bunlar da yazılmalıdır.
Gerçekleri görelim: İngilizleri, Sevr’i, Sevr’in hâlâ günümüzde uygulanması için fırsat kollanmasını işlemeyi de ihmal etmeyelim. Ve yine ihmal etmememiz gereken çok önemli bir husus,  “Mustafa Kemal Devrimleri”  diye belli kesimlerin karşı çıktığı inkılâpların hemen hepsinin Osmanlı zamanında tartışıldığını ve devlet sürseydi bir bir hayata geçirileceğini de anlatsınlar. Ve yine onların anladığı manada şer’î kanunların da yürürlükte olmadığı yazılmalıdır.

Ha… Bir şey daha yazılmalıdır:
Daha önce  “Coolidge yetiş! Halifelik gidiyor!”  Başlıklı bir yazım vardır. Hangi belgeyi vermiştim burada? Vahdettin’in, 1924’te hilâfetin kaldırılışı üzerine, aman kaldırılmasın diye ABD Başkanı Coolidge’den yardım isteyen mektubunu! Ne hazin değil mi? (Belge,  “Prof. İhsan Güneş-Vahdettin”  diye yazın karşınıza çıkar!)

Vahdettin elbette tarihî kişilik ama bu mektup da kitaplarda yer almalıdır!

Mehmet Ali Şahin Bey! AKP yönetiminde ne var biliyor musunuz? Cehalet… Ak-Kara… Kusura bakmayın… Çok az okuyorsunuz. “Allah-Kitap-Osmanlı”  deyince bütün meseleleri halletmiş oluyorsunuz!”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz