Son Dakika
13 Aralık 2017 Çarşamba

Şeytan Ordusu El Nusra nereye gidiyor?

19 Mayıs 2013 Pazar, 16:01

Vahşi Vahhabiler bölünüyor mu?

Mart 2011’de Suriye’de başlayan ayaklanmalar kısa bir süre sonra silahlı çatışmalara, ardından da ardı arkası kesilmeyen katliamlara dönüştü. Dışardan ihraç edilen bir savaşla birlikte, “yabancı savaşçılar” Suriye’de geniş bir etkinlik kurmaya başladı. El Kaide’ye bağlılığını açıklayan El Nusra örgütü bugün, Suriye’deki en etkili, ama aynı zamanda en vahşi yöntemler uygulayan “acımasız” savaşçılardan oluşan silahlı grup olarak dikkat çekiyor. Kürtler için ciddi bir tehdit oluşturan, Türkiye’nin desteklediği ve ABD’nin “terörist örgüt” ilan ettiği bu oluşumda kimler yer alıyor ve bu örgüt kime hizmet ediyor. Gelen bilgiler örgütün kendi içinde de bölünmeler yaşadığını gösteriyor.

Kuzey Afrika’da yaşananların Ortadoğu’daki diktatör rejimlere yayılan ayaklanmalar, bölgesel ve uluslararası güçlerin karışması nedeniyle “devrim” olmaktan çıkarken, Suriye’deki bombardımanlar ve çatışmalarda Batılı kaynaklara göre 100 bine yakın kişi hayatını kaybetti, 4,5 milyon kişi göçe maruz kaldı.  Bugün ABD, Esad sonrası ne olacağını öngörmediği için, net bir politika içine giremiyor. Özellikle İsrail’in güvenliği eksenindeki politikası da burada etkili oluyor.

Perşembe günü ABD başkanı ve Türk başbakanı uzun süredir planlanan bir görüşme gerçekleştirdi. Bu görüşmenin temel gündemi ise Suriye oldu. Görüşme sonrası yapılan basın açıklamasında Esad’ın gitmesi üzerine anlaştıklarını ortaya çıktı. Fakat bunun için nasıl bir süreç izleneceği konusunda net bir ifade kullanılmadı. Washington ile Moskova arasında kısa bir süre önce varılan uzlaşıda, Başar El Esad’ın bir geçiş hükümeti ardından gidişine açık kapı bırakılmıştı. Erdoğan-Obama görüşmesinde Suriye muhalefetine yardımların sürmesi sözü tekrar edilirken, özellikle silah yardımlarının daha kontrollü yapıldığı belirtiliyor. Pratikte ne kadar gerçeği yansıtıyor bilinmez.

KİMİN ELİ KİMİN CEBİNDE BELLİ DEĞİL

Erdoğan, Obama görüşmesinde Suriye ile ilgili göze çarpan önemli bir konu da Cephet El Nusra’nın (El Nusra Cephesi) durumunun gündeme gelmesi oldu. Bu grup, çok sayıda kanlı eyleme imza attıktan sonra bir süre önce El Kaide’ye bağlılığını açıklamıştı. ABD tarafından “terör örgütleri” listesine alınana bu örgütün, ABD’nin bölgedeki sadık müttefiki Türkiye tarafından desteklenmesi ciddi bir rahatsızlık konusu oldu.

Katar ve Suudi Arabistan gibi petrol zengini körfez monarşileri ile Türkiye ve Batılı güçler, destekledikleri silahlı gruplarla Suriye’deki ayaklanmaya müdahil oldular. Diğer tarafta ise Suriye’yi destekleyen Rusya ve İran öncülüğündeki bir blok var. Tam bir insani krize ve felaket dönüşen savaşa, iki yılı aşkın bir süredir çözüm bulunamadı.

Kendilerine Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) adını veren yapılanma, ağırlıklı olarak Sünni gruplardan oluşuyor. İçerisinde savaş suçları, soygun, yağma, işkence ve alıkoyma gibi suçlara bulaşan gruplar da var. Batı’nın resmi olarak desteklediği oluşum olan ÖSO, çok parçalı veya başlı yapısından dolayı hangi grup tarafından temsil edildiği pek net değil. Bu nedenle halen hangi grup OSÖ, hangisi değil gibi tartışmalar önemini koruyor.

Suriye çatışmasında öne çıkan temel grup Cephet El-Nusra olarak dikkat çekiyor. Kuzey Afrika ülkeleri, Arap ülkeleri, Avrupa ve dünyanın daha birçok yerinden gelen savaşçıların içerisinde yer aldığı El Nusra grubu, alanda özellikle Esad rejimi ile olan savaşında da ciddi şüpheler uyandırıyor. Bu örgüt mensupları özellikle Türkiye ve Ürdün hattından Suriye’ye giriş yapıyor. Türkiye’nin de bu örgüte silah, cephane ve destek verdiği artık gizli bir durum değil. Özellikle geçen yıl sonlarında Türkiye sınırlarından geçerek Kürtlere yönelik grubun gerçekleştirdiği saldırılar, bu desteğin açık göstergesi oldu. Yine kısa bir süre önce Batı Kürdistan’ın Til Temir kasabasında yaşanan çatışmalardan sonra Kürtler tarafından sağ yakalanan El Nusra üyelerinin hiç birisi Suriye’li değildi.

NEDEN ESAD’IN ORDUSU İLE SAVAŞMIYOR

ÖSO’ya yapılan para ve silah yardımlarının da büyük bölümünün El Nusra örgütüne gittiği iddia ediliyor. Suriye’deki çatışmalarda bir çok ülke kendisine yakın grupları finanse ediyor ve silahlandırıyor. Bunun yanısıra Esad ordusunun ve Şebiha olarak bilinen milis güçlerinin Cephet El-Nusra ile son zamanlarda ciddi bir çatışmaya girmemesi de şüphe uyandıra bir durum. Hata bazı yerlerde Cephet El-Nusra, ÖSO ile Suriye askerleri arasında tampon bölgeler oluşturarak adeta Suriye ordusunu korumaya alıyor. Örgütün böyle bir pozisyon almasının motivasyonları bilinmiyor ancak en son Suriye’nin Rakka şehrinde böyle bir durum yaşandı. Yerel birçok kaynak Suriye topçusunun ve uçaklarının Cephet El-Nusra mevzilerini bombalamadığını söylüyor. Örgüt aynı zamanda ÖSO’ya da yakın duruyor ve birçok grupla birlikte hareket edebiliyor.

EL NUSRA PARÇALANIYOR MU?

Kürt bölgeleri için de ciddi bir tehdit oluşturan El Nusra örgütü, son zamanlarda kendi içerisinde de ciddi bir gerilim yaşıyor.  Irak El Kaidesi’nin örgüt içine sızarak eski yönetimi pasifleştirmesi, kimi kaynaklara göre örgütü dağılma noktasına getirdi. Irak’tan gelen El Kaide cihatçıları İslami bir emirlik kurmak istiyor, örgüt içinde yaşayan gerilimlerin sonucu olarak çok sayıda Suriyeli savaşçının El Nusra’dan ayrıldığı ifade ediliyor.

Usame Bin Ladin öldükten sonra yerine geçen Ayman El Zewahiri’nin talimatlarına uyan Irak El Kaide’si, başlangıçta El Nusra örgütünü destekledi, silah ve savaşçı sağladı.  Reuters’in haberine göre El Nusra’nın Nisan ayında El Kaide’ye bağlılığını açıklaması ardından, uluslararası El Kaide örgütü El Nusra’nın kontrolünü ele geçirerek, eski komutanlarını marjinalleştirdi. Irak El Kaidesi’nin şefi Ebu Bekir El Bagdadi’nin de Nisan ayı sonunda Suriye’nin kuzeyine yerleştiği iddia ediliyor. Reuters bu bilgileri El Nusra ve diğer silahlı gruplar bünyesindeki kaynaklara dayandırdı.

ARTIK İKİ EL NUSRA VAR!

Bir grup komutanı, “Mevcut durumda iki Nusra var. Biri El Kaide’nin büyük İslam ulusu kurma hedefini takip ediyor, diğeri Suriyelidir ve Esad’a karşı savaşta bize yardım etmeyi amaçlıyor. Bu kaynaklara göre El Nusra dağılmak üzere. Hatta silahlı gruplar içerisindeki bazı kaynaklara göre El Nusra’nın Suriye kolu ayrıldı bile. Bu kolun başında Ebu Muhammed bulunuyor. Golani’ye bağlı çok sayıda savaşçının başka gruplara katıldığı belirtiliyor.

Suriye’de Şeriat mahkemeleri kurarak kamuoyu önünde infazlar gerçekleştiren Bagdadi’ye bağlı grupların, bu nedenle halkın da yoğun tepkisini aldığı gelen bilgiler arasında. Bu hafta içerisinde Rakka’da Alevi inancına mensup olan ve subay olarak tanıtılan üç kişi halkın önünde infaz edildiler.

BİR GRUP AYRILDI!

Golani’ye yakın bir kişi “Onu alanda istemiyoruz. Savaşçıları ile birlikte Irak’a geri dönsün” derken, Bagdadi’nin yöntemlerini sevmediklerini belirtiyor. Yine Golani’ye yakın bu kişi, “Golani Zewahiri’ye dini bağlılık sözü verdi, ne politik ne de askeri anlamda değil” ifadelerini kullanıyor.

El Nusra içerisinde başka bir kaynak, “Durum büyük ölçüde değişti. Bagdadi ve adamları aktifler, ama El Nusra olduğu gibi değil artık” diyor. Aynı kaynak, “Bagdadi ile birlikte olanlar tüm savaşçıların en acımasızlarıdırlar. Kardeşlerimiz mümkün olduğunca onlardan kaçınmaya çalışıyor” diye ekliyor.  Birçok kaynak, Bagdadi’nin yöntemlerinin 2007’de Irak’ın batısında halkın tepkisine yol açarak, ABD destekli Sahwa milislerinin ortaya çıkmasına sebebiyet verdiği gibi Suriye’de de halkın sırtını “isyancılara” dönmesine yol açacağından endişe ediyor.

EL BAGDADİ SURİYE’DE KALIRSA FELAKET OLACAK

Bir başka kaynak, “Mevcut durumda iki seçenek var. Ya Zewahiri, Irak İslam Devleti’nin (El Kaide) Suriye El Nusrası’ndan ayrıldığını açıklar, ya da Bagdadi’nin Suriye’de kalmasını ister. Bu durumda bir felaket olur” diyor. Ancak Batılı ülkelerin desteğindeki bir grubun başında yer alan bir komutan, Ebu Bekir El Bagdadi’nin El Kaide’nin şefinden Suriye’de kalması için onay aldığına inandığını söylüyor. Bu komutan, El Kaide’nin Golani’ye tuzak kurduğunu söyleyerek, kontrolü ele geçirmeye erişecek gücü sağlayıncaya kadar Golani’ye silah ve adam sağladıklarına işaret ediyor.  Golani hakkında detaylı bilgi bulunmuyor. Sadece 40 yaşlarında olduğu biliniyor. Golani’nin kendisine yakın adamlarla birlikte Şam bölgesinde gizlendikleri ifade ediliyor.

Obama-Erdoğan görüşmesinde El Nusra’nın gündeme gelmesi, Türkiye’nin bu grupla ilişkilerinde nasıl bir rol oyamayacağını zaman gösterecek.

 

AZİZ KÖYLÜOĞLU

Yorum

  1. Ahmet Tokgöz

    11 Kasım 2013 at 19:13

    Şeytan ordusu dediğin mi Al-Nusra cephesi ? İşinize gelmiyor ondanmı şeytan ordusu oluyor ? Kuran ve Sunnet ışında islami bir devlet kurmak isteyenlere mi şeytan ordusu diyorsunuz ? Attığın başlığa kendin inanıyo musun sen ?

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz