Son Dakika
23 Kasım 2017 Perşembe

Hangi Fotoğraf Karesi Gerçek ?

19 Mayıs 2013 Pazar, 03:25

Başbakan Erdoğan’ın 15. ABD gezisinden çok güzel fotoğraf kareleri yansıdı basına ve Türk kamuoyuna…(!)

erdoğan obama görüşmesinin arka planı

Gülen gözler, mutlu yüzler ve bacak bacak üstüne atılarak yapılan görüşmeler.

Reyhanlı’da hayatını kaybeden 51 vatandaşımıza rağmen nasıl oluyor da gülüyorlar anlamak mümkün değil ama sonuçta koskoca ABD Başkanı karşısında bacak bacak üstüne atılmış ya gerisi teferruat tabi.

Teferruatları bir tarafa bırakacak olursak o meşhur bacak bacak üstüne atmaların hemen ardından bir gündem mühendisliği yapılarak merhum Başbakan Bülent Ecevit’in önceki başkanlardan Bill Clinton’la karşılıklı görüşmesinden yansıyan şu fotoğraf karesi düşüyor haber sitelerine.

bülent ecevit clinton

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu fotoğraf karesinden hareketle bir başka fotoğraf karesi daha düşüyor basına ve şu algı oluşturuluyor Türkiye’de ;

Nereden nereye !

erdoğan obama oturma

 

“Dün ABD karşısında esas duruşta bekleyen zayıf bir Türkiye vardı. Bugün ise ABD karşısında bacak bacak üstüne atabilen güçlü bir Türkiye var”.

Peki, gerçek bu mu?

Tabi ki gerçek bu değil.

Gerçek ne mi ?

İşte size gerçeği anlatan bir fotoğraf ;

 

 

 

 

obama beyzbol

 

Bu fotoğraf ABD’nin psikolojik harekâta ne kadar önem verdiğini gösteriyor ve ‘‘Patron benim’’ diyor açıkça.

Velhasıl ülkemizdeki yandaşların ve AB Bakanı Egemen Bağış’ın ‘‘Türkiye artık eskisi gibi çantada keklik bir müttefik değil ama güvenilir bir müttefik” demelerine bakmamak lazım.

Tabi politika gereği kamuoyunda bu algı oluşturulmak istense de Irak’ta yaşananlara baktığımızda ABD’nin güvenilir müttefikliğinin müslüman Türkiye ve muhafazakâr AKP tarafından asla kabul edilmemesi gerekir ama iktidara giden her yol mübahtır anlayışı hakim olunca Irak’a ırak kalıyor AKP.

ırak amerikan işgali

Irak’ı işgal eden ABD’nin bir askerinin Iraklı bir Müslümana karşı silahını doğrulttuğu bir fotoğraf karesi.

Yukarıdaki fotoğraf karesi ABD’nin Irak işgalinden sadece bir kare olup yaşanan acıları, akan gözyaşlarını anlatmaya yetmez bile.

Kimliğini Muhafazakârlık yani Dindarlık üzerine kuran AKP’nin Irak’ı işgal ederek sayısız kan ve gözyaşına sebep olan ABD’yi model ortak-güvenilir müttefik olarak kabul etmesi karşısında akıllara şu soru geliyor ;

Öncelik muhafazakârlık-dindarlık mı yoksa model ortaklık-güvenilir müttefiklik mi ?

Bu sorunun cevabını Başbakan Erdoğan şu trajikomik açıklamasıyla veriyor aslında ;

‘‘Türkiye ile ABD’nin kadim ittifakı, en çok da küresel sorunları çözmek hedefine odaklanmıştır. Açıkçası bölgemizde ve dünyamızda barış, hoşgörü, huzur, refah ve istikrar dışında da hiçbir gayemiz yoktur’’

Düşünsenize Irak’ta kan ve gözyaşının müsebbibi olan bir ABD ile barıştan başka hiçbir gayesi olmayan bir Türkiye pardon bir Erdoğan barış gayesi için bir araya gelmiş !!!

Bu gayenin ilk adımı terör örgütü ile yapılan pazarlıklarda atılmış olabilir ama Reyhanlı’da hayatını kaybeden 51 vatandaşımız için atılan adımlar ise sadece nutuklar ve kuru gürültüler.

reyhanli-feryat

Reyhanlı Patlamasında kızını ve torununu kaybeden Döne Ninenin o anki feryadını gösteren bir fotoğraf karesi.

Demek ki bu barış gayesi Reyhanlı’yı es geçip direkt olarak Kandil’e ulaşmış ki Reyhanlı’da bombalar patlarken Kandil’de halaylar çekiliyor.

Hülasa bu kadar fotoğraf karesinin ardından asıl sorulması gereken soru şu aslında ;

ABD Başkanı karşısında bacak bacak üstüne atarak poz vermeyi iyi bilen Başbakan Erdoğan’ın Türkiye’si mi gerçek yoksa kızını ve torununu Reyhanlı patlamasında kaybederek feryadıyla yürekleri dağlayan Döne Ninenin Türkiye’si mi gerçek ?

Ya da barıştan başka gayesi olmayan Başbakan Erdoğan’ın güvenilir müttefiki ABD’mi gerçek yoksa Irak’ta binlerce çocuğu öldürerek katleden emperyalist müttefiki ABD’mi gerçek ?

Bu sorulara son bir soru daha eklemeden olmaz ;

Muhafazakârlık, İslam Dünyasında yıllardır akan kan ve gözyaşının bir numaralı sorumlusu olan ABD ile model ortaklık-güvenilir müttefiklik mi yapmaktır yoksa Peygamber Efendimizin ‘‘zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır’’ düsturuna göre mi hareket etmektir ?

Bir ipucu vereyim ;

Cevaplar vicdanınızda…

Yorum

  1. Rumuz

    02 Ekim 2015 at 07:26

    Puhahaha. Elinde baseball sopasıyla Erdoğanla konuştu öyle mi? İspat olmadan niye inanalım ki? Belki telefonu kapatıp baseball maçına gidecek?

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz