Son Dakika
23 Ağustos 2017 Çarşamba

Putin’in Özbekistan Hamleleri

18 Mayıs 2013 Cumartesi, 16:05

Ekonomik, askeri ve siyasi olarak önemli bir coğrafya olan Türkistan, Rusya için küresel rekabet açısından da bir prestij meseledir. Rusya’nın dünyada etki sahibi bir ülke olarak kabul görmesi için öncelikle Türkistan coğrafyasındaki etkisini artırması gerekmektedir ki Rusya da bu yönde stratejik hamleler yapmaktadır.  Rusya’nın Türkistan’daki stratejik hamleleri Kazakistan, Tacikistan ve Kırgızistan ile başlamıştır.Kazakistan ile Avrasya Birliği çatısında ekonomik bütünleşme yoluna giren Rusya, askeri ve siyasi olarak da Kazakistan ile ilişkilerini güçlü tutmaktadır. Tacikistan ile Kırgızistan henüz Avrasya Birliği’nin üyesi olmamakla beraber Kırgızistan 2013 yılını Avrasya Birliği’ne hazırlık yılı olarak görmekte ve Avrasya Birliği’ne katılmak istemektedir. Tacikistan da Avrasya Birliği’nin potansiyel üyeleri arasında gözükmektedir.  Rusya 2012 yılı içerisinde Tacikistan ve Kırgızistan’da attığı stratejik adımlar ile bu iki ülkedeki etkinliğini artırmıştır.

Kırgızistan ve Tacikistan’ın Rusya ile ilişkilerinde iki konu öne çıkmıştır. Bunlar; Türkistan’daki su sorunu bağlamında Tacikistan ve Kırgızistan’daki barajların yapım süreci ve bu iki ülkedeki Rusya’nın askeri varlığıdır. Rusya her iki meselede de istediğini almıştır. Rusya, Kırgızistan’da 4 farklı askeri tesise sahiptir. Bunlardan en önemlisi Bişkek yakınlarındaki Kant Askeri üssüdür. Bunun dışında Rusya, Issık Gölde deniz askeri eğitim merkezi ve Sismik gözlemevine, Celalabat’ta ise bir nükleer test gözlemevine sahiptir. Daha önce yapılan anlaşmalara göre bu Kant askeri üssünün kullanım süresi 2017’de sona eriyordu. Fakat Putin’in ziyareti sırasında imzalanan anlaşmaya göre, bu tesislerin kullanım süresi 2017 sonrasında 15 yıl daha uzatılmıştır. Taraflardan herhangi birinin itirazı olmaması durumda da bu süre 5’er yıl daha otomatik olarak uzatılacaktır. Bu anlaşma karşılığında ise Kırgızistan’ın Rusya’ya olan 189 milyon dolarlık borcu da silinmiştir.

Kırgızistan’daki Kant üssünün kullanım süresinin uzatılmasının ardından, Putin’in 6 Ekim 2012’de Tacikistan’a gerçekleştirdiği ziyarette imzalanan anlaşma ile Tacikistan’daki askeri üssünün kullanım süresi de 2042’ye kadar uzatılmıştır. Bunun karşılığında Rusya, Tacikistan Ordusunun modernizasyonunu gerçekleştirecek, uyuşturucu ve terörle mücadelede Tacikistan ile birlikte hareket edecektir.

Rusya’nın Türkistan bölgesindeki etkisini gösteren bir diğer konu ise bölgedeki su sorunu ve hidroelektrik santrallerinin yapımındaki rolüdür. Rusya bu konuda bölgedeki dengeleri gözetmekte ve Özbekistan’ın tepkisini çekmemeye çalışmıştır. Kırgızistan’daki Kambar Ata-1 barajının yapımına destek olan Rusya, Tacikistan’daki Rogun barajının yapımı konusunda çekimser bir tavır takınarak Rusya-Tacikistan ilişkilerinde konuyu gündeme getirmemiştir. Çünkü Kırgızistan Kambar Ata-1 barajının yapımı konusunda Özbekistan ile anlaşarak hareket etmiştir fakat Özbekistan Rogun barajının yapımına tamamen karşıdır. Bu açıdan Rogun barajının yapımına destek olmak bölgede Özbekistan ile karşı karşıya gelmek anlamındadır. Rusya her ne kadar böyle bir girişimde bulunmaktan kaçınsa da Rusya’nın Rogun barajının inşasında gizlice Tacikistan’ı desteklediği iddiaları Özbekistan tarafından dile getirilmektedir. Rusya’nın Kırgızistan ve Tacikistan’daki baraj yapım süreçlerine destek vermesi Özbekistan üzerindeki baskıyı da artırmaktadır. Bu süreçte Rusya-Özbekistan ilişkileri ya daha fazla gerilecektir ya da Özbekistan Rusya’yı baraj inşası konusunda kendi safına çekmeye çalışacaktır. Bu durum Rusya-Özbekistan ilişkilerini daha karışık hale getirmektedir.

Rusya’nın Türkistan Engeli: Özbekistan

Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Özbekistan Türkistan’da Rus nüfuzu için aşılması en zor engel olmuştur. Özbekistan’daki Rus algısı diğer Türk Cumhuriyetlerine nazaran daha olumsuz olduğu gibi Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından da Rusya’ya karşı en mesafeli olan Türk Cumhuriyeti Özbekistan olmuştur. 11 Eylül 2001 sonrası ABD’nin Afganistan operasyonu ile birlikte ABD’nin bölgedeki en önemli müttefiki haline gelen Özbekistan Rusya’ya karşı da hep mesafeli durmuştur. Ancak 2014 sonrası ABD’nin Afganistan’dan çekilecek olması Türkistan’daki dengeleri de değiştirecektir. 15 Nisan 2013’te Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov Rusya’yı ziyaret etmiş ve Rusya Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelerek Türkistan’daki ekonomik ve güvenlik konularını görüşmüştür. İki liderin görüşmesinde ekonomik işbirliği ve 2014’te ABD ve NATO’nun Afganistan’dan çekilmesinin ardından bölgenin güvenliği konuları öne çıkmıştır. Rusya’nın Türkistan’daki etkinliğini artırmasının önündeki en büyük engel Özbekistan, bu ziyaretle birlikte değişimin sinyalini vermiştir. Özbekistan ile Rusya arasındaki ilişkilerin gelişmesi ise bölgenin güvenliği konusundaki endişelerin tarihi algıların ötesine geçebilme ihtimalini göstermiştir. Fakat Özbekistan dış politikasında tarihi ve siyasi algıların önemli rol oynadığı unutulmamalıdır.

Özbekistan’ın Dış Politikasının Etkenleri

Özbekistan’ın dış politikasının oluşmasında ve Özbekistan ile büyük güçler arasındaki ilişkilerin şekillenmesinde birbiriyle bağlantılı olan üç etken vardır. İlk olarak Özbekistan, Türkistan tarihinde bölgenin hâkim gücüdür. Kendisini Timur’un mirasçısı olarak gören Özbekistan, Buhara, Semerkant ve Hive gibi şehirlere sahip olmasından dolayı bölgedeki medeniyet mirasına da sahip çıkmaktadır. Timur Devleti sonrasında Türkistan’daki Şeybani Devleti, Buhara Hanlığı, Hive ve Hokand hanlıkları dolayısıyla siyasi mirasa sahip olan Özbekistan, Ali Şir Nevai ve Uluğ Bey gibi alimlerle bölgedeki medeniyetin de mirasçısı olmuştur.

Rusya Analiz.com

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz