Son Dakika
19 Ekim 2017 Perşembe

Emre Uslu “El Muhaberat, MİT’i tokatladı”

17 Mayıs 2013 Cuma, 11:17

Reyhanlı bombalamasıyla ilgili her geçen gün ilginç ayrıntılar ortaya çıkıyor. Önce ortaya çıkan bilgileri sıralayalım sonra da bunun aslında ne anlama geldiğini analiz etmeye çalışalım.


1)
 Bombalama olayına karışan kişilerin Ankara’da keşif yaptığı bilgisi medya ile paylaşıldı. Yetkililer de böyle bir olasılığın olduğunu kabul ediyor.


2)
 Bombalar deniz yoluyla Samandağ üzerinden ülkeye sokulmuş ve organize bir ekip tarafından araçlara yerleştirilmiş.


3)
 23 nisanda MİT’in istihbaratına göre Suriye’de muhaliflerin kontrolündeki Rakka şehrinde üç araca bomba yüklendiği bunun Türkiye’de patlatılacağı belirtiliyor.


4)
 Rakka’da bomba yüklenen araçların hedefinin Amerikan Büyükelçiliği/ Konsolosluğu ve hedefleri olduğu bilgisi var.


5)
 Bombalamadan bir gün önce Reyhanlı’da polisin bomba araması yaptığı (iddia).


6)
 Olayı organize edenlerin Ankara ve Gaziantep’te Transit marka araç almak için galerileri gezdikleri belirlendi.


7)
 Aynı kişiler olaydan kısa süre önce keşif için beyaz Transit minibüsle Ankara’ya geldi. Emniyet Müdürlüğü’nün bitişiğindeki Ankamall AVM ile Kocatepe Camii çevresinde keşif yaparken kameralara yakalandı. Hatta Kocatepe Camii’nin etrafında fotoğraf çeken ikili daha sonra aynı gün Hatay’a döndü.


8)
 Kiraladıkları başka bir araçla da Yayladağı’na Arapça konuşan birisini bıraktılar.


9)
 Bombalama olayının hemen ardından olayla ilgisi olan kişileri polisler elleriyle koymuş gibi bulup topladılar.


10)
 Patlamadan önce Hatay Emniyet Müdürlüğü’ne eylemle ilgili ihbar geldiğini belirten İçişleri Bakanı Güler şunları söyledi: “8 Mayıs 2013 tarihinde Hatay Emniyet Müdürlüğü’nden ses getirecek bombalı bir eylem yapılacağı yönünde bir ihbar alınmıştı. Alınan bu, ihbar üzerine 9 mayıs günü güvenlik birimlerimize gereği için talimat verilmiş, bütün ilgili kurumlar bu arada bilgilendirilmiştir. Alınan ihbar doğrudan Reyhanlı ilçesine ilişkin bir tehdidi işaret etmemekte bölgenin ve yurdun bazı yönlerine yönelik eylem hazırlıklarını kapsamaktadır.”


11)
 Bombalamada kullanılan araçlar trafiğe hiçbir şekilde çıkmayan ve bir depoda muhafaza edilen araçlardı ve olay yerine getirip patlatıldı.


12)
 Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün “Muhtemel eylem” başlıklı, birimlerini uyardığı ve muhtemel eylem alanının Ankara olduğunu ifade eden yazısı mevcut. O yazıda eylemin tarihi bile belirtiliyor: 10 Mayıs 2013.

Bu bilgiler ışığında şu değerlendirmeleri yapmak mümkün:


a)
 Emniyet birimleri araçları ve/veya olaya karışan kişileri biliyor ve takip ediyordu.


b)
 İstihbarat takibi 8 mayıs itibariyle operasyona dönüştürüldü. Türk güvenlik birimlerinde genel uygulamadır; istihbarat takibi operasyona dönüştürülecekse bu adli polis birimlerine terör, organize şube, asayiş gibi bir ihbar mektubu veya ihbar telefonu ile bildirilir. Çoğunlukla ihbarı yapan istihbarat polisidir. Bu hem istihbarat operasyonunun deşifre olmasını önlemek hem de adli süreçte operasyonu yasal bir kılıfa büründürmek için yapılır. (Okuyucular daha net anlasın diye anlatayım: İstihbarat birimleri “önleme” istihbaratı yapar, önleme istihbaratından gelen bilgiler operasyon yapmaya müsait hâle gelince bu bir ihbar ile adli birimlere bildirilir ve operasyon için düğmeye basılır. Bundan sonraki istihbarat çalışması operasyon istihbaratıdır ve artık savcının gözetiminde yapılır.)

Reyhanlı bombalamasında önleme istihbaratının operasyon safhasına gelmesi 8 mayıs itibariyle mümkün olmuştur.


c)
 Asıl hedef Ankara idi ve güvenlik birimleri tüm hesaplarını buna göre yapıyordu. Bombaların Ankara’da patlatılacağını düşündükleri/ bildikleri için şahısların tüm bağlantılarını ortaya çıkarmak için takibi sürdürmenin daha yararlı olacağını düşündüler ve şahısları gözaltına almadılar.


d)
 Eylemi yapan kişiler takip edildiklerini nasıl biliyordu ve bu takipten nasıl kurtuldu?

Büyük olasılıkla bu şahıslara güvenlik birimlerinin içinden sızan bilgiler var. El Muhaberat veya İran İstihbaratı Savak MİT veya Emniyet istihbaratının içinden aldıkları bilgilerle takipten haberdar oldu. Hatta eylemi Ankara’da yapacaklarını Türk güvenlik güçlerinin bildiğini de biliyorlardı.


e)
 Ankara’da Emniyet’in yanında keşif yapmaları, ellerinde bir yıl önceden alınmış hazır minibüsler dururken, Ankara ve Gaziantep’te minibüs satın almaya çalışmaları bize şunu gösteriyor: Şahıslar takip edildiklerini biliyordu. Güvenlik görevlilerini yanıltmak, izlemek için tüm bu izleri bıraktılar ve güvenlik güçlerini farklı yöne çektiler. 10 mayısta Ankara’daki eylem yapılacağı yemini atıp 11 mayısta Reyhanlı’da patlattılar bombaları.


f)
 Burada kritik soru şu: Rakka’da üç araca bomba yüklenip Türkiye’de patlatılacağı bilgisini veren MİT, araçların plakasına kadar çok detaylı bir istihbarat veriyor. Ancak Türkiye’de yüklenen araçlar Ankara’da patlatılacakmış gibi yapılıp Reyhanlı’da patlatılıyor. MİT’e Rakka’da bomba yükleniyor bilgisi veren kaynaklar (El Muhaberat) ile MİT üzerinden güvenlik birimlerini yanıltıp dikkatleri Ankara’ya çeken kaynaklar aynı kaynaklar olmasın?

Manzara şu: MİT tıpkı Uludere’de olduğu gibi El Muhaberat/ Savak’ın karşı istihbarat operasyonu ile tufaya düşürüldü yanlış/eksik bilgi ile Emniyet güçleri büyük balığa, Ankara’daki Amerikan Konsolosluğu’nu vuracak araçlara yönelince, Reyhanlı’da bomba patlıyor. Durum bu kadar net.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz