Son Dakika
23 Eylül 2017 Cumartesi

Barış Elçisi Öcalan’dan Terörist Başı Bahçeli’ye !

05 Mayıs 2013 Pazar, 16:44

Ne kadar da “tehlikeli” bir başlık değil mi ?

Ya da ne kadar da “düşündürücü” bir başlık…

Evet, yukarıdaki başlık bugün için tehlikeli ve daha da önemlisi düşündürücü olabilir ama yaşanan gelişmeler bu başlıktaki ifadelerin gerçekleşme ihtimali olabileceğini gösteriyor.

AKP’nin terörist başı Öcalan ile başlattığı İmralı Görüşmeleri hızla ilerlerken bu görüşmelere karşı en sert tepkiyi gösteren MHP Lideri Devlet Bahçeli hem Başbakan Erdoğan’ın hem de yandaş medyanın hedef tahtasında.

devlet bahçeli ve mhp ye saldırılar

MHP’nin Bursa Mitinginde Ülkücülerin ‘‘Vur de vuralım Öl de ölelim’’ sözlerine karşılık Bahçeli’nin ‘‘Onun da zamanı gelecek’’ cevabını vermesiyle başlayan AKP – MHP gerginliğinde şimdilerde Başbakan, bütün gücüyle Devlet Bahçeli’ye saldırıyor.

İmralı Görüşmelerini başlatanlar ve destekleyenler, Devlet Bahçeli’ye ve MHP’ye karşı öyle ağır ve ölçüsüz saldırıyorlar ki kamuoyunda MHP’nin kandan ve terörden beslendiği algısı oluşturulmak isteniyor.

Bu algının oluşması için Başbakan Erdoğan’ın Devlet Bahçeli’ye karşı kullandığı üslup etkili oluyor. Başbakan Erdoğan’ın başlattığı bu üsluba katıksız bir şekilde yandaş medya da destek veriyor.

Öyle ki bu algının toplumsal bazda destek bulması için iktidar ve yandaşları özellikle ‘‘MHP barışa karşı, terör biterse MHP de biter’’ söylemlerini sıkça kullanıyor.

Amaç ne ?

Tabi ki MHP eksenli Milli Direnci kırmak ve terörist başı ile yapılan pazarlıkları bir an önce hayata geçirmek.

Özellikle Başbakan Erdoğan her konuşmasında ‘‘Devlet Bahçeli ve MHP’’ üzerinden İmralı Görüşmelerini meşrulaştırmaya ve masumlaştırmaya gayret ediyor.

Hükümetin MHP’nin Bursa Mitingiyle başlattığı Bahçeli’ye ve MHP’ye tehditler savuran saldırılarında şimdi geçmiş defterler karıştırılmaya başlandı.

DSP-MHP-ANAP koalisyonunda yaşananları araştırmakla ve Devlet Bahçeli’ye karşı yargı yolunu açmakla tehdit eden Başbakan Erdoğan bu tehditlerine karşı Bahçeli’den hiç beklemediği bir tavırla karşılaştı.

Korkacağını ve teslim olacağını zannettiği Bahçeli tam tersine hodri meydan dedi ve dokunulmazlığının kaldırılmasıyla ilgili olarak örnek bir duruş sergiledi.

Bu konuda şimdi tüm gözler AKP’de ve Başbakan Erdoğan’da.

Araştırma Komisyonunun kurulması, Bahçeli’nin dokunulmazlığının kaldırılması ve ardından belki de MHP’ye yönelik kapatma davasının açılması bile söz konusu.

Tabi iktidar ve yandaşları MHP konusunda daha ne kadar bu sert söylemlere ve tehditlere devam eder bilinmez ama gelinen noktaya baktığımızda Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının Devlet Bahçeli hakkında başlatmış olduğu soruşturma da dikkatlerden kaçmamalı.

Eğer Başsavcılık, Sayın Bahçeli hakkında dosya hazırlar ve fezlekeyi de TBMM’ye gönderirse işte o zaman hem siyaset hem de toplum yeni bir gerilimle karşı karşıya kalacaktır.

Bu konuda AKP Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik böyle bir tezkereye karşı olduklarını söylese de Başbakan Erdoğan’ın ‘‘Meclise gelirse gerekeni yaparız’’ sözleri akıllarda kalan ciddi bir tehdit.

Fakat ne gariptir ki terör örgütü PKK ile sarmaş dolaş olan BDP Milletvekilleri hakkında, konuşmaktan öte tek bir yasal adım atmayan AKP’nin, ülkenin bölünmesi tehlikesi karşısındaki hassasiyetlerini yüksek sesle dile getiren MHP’ye karşı bu kadar dışlayıcı ve ötekileştirici bir politika izlemesi ülkemizin içinde bulunduğu girdabı çok iyi özetliyor.

Terörist başı Öcalan’ın barış elçisi olması ve terör örgütü PKK’nın siyasal muhatap haline gelmesi karşısında, Bahçeli’nin “terörist başı” gibi ithamlara maruz kalması ve MHP’nin “bölücü bir parti” şeklinde tanımlanması, akla ziyan bir durum gibi görünse de esasında manzara tam da bu minvalde şekillendiriliyor.

Gelişen süreçte, MHP’ye yönelik başka hangi adımlar atılır bilinmez ama MHP özelinde Türk Milliyetçiliğinin ırkçı ve çağdışı olarak görülmesi de pek manidar bir durumdur.

Amaç bir taşla iki kuş vurmak.

Yani hem MHP’yi hem de Türk Milliyetçiliğini bitirerek bölünmenin ya da federasyonun önündeki siyasal ve toplumsal direnci kırmak.

Tabi bu kırma ve kırılma planları gerçekleşir mi şimdilik bilinmez ama bunun ilk sınavı 2014 seçimlerinde verilecektir.

MHP 2014 seçimlerinde ciddi ve yüksek bir oy alırsa iktidar MHP’ye yönelik saldırılarından başarısızlıkla çıkmış olacak ve pekçok planı suya düşecektir.

Velhasıl daha önce kaset skandallarıyla dizayn edilmek istenen ve o dönemi zorlukla atlatan MHP şimdi de açılım süreciyle tamamen siyaset dışına itilmek isteniyor.

Görünen o ki MHP’nin ve yöneticilerinin omuzlarındaki yük çok ağır.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz