Son Dakika
21 Ağustos 2017 Pazartesi

30 Nisan 2013 Salı, 04:03
Batuhan ÇOLAK
Batuhan ÇOLAK batuhancolak@gmail.com Tüm Yazılar

Tehlikeli Paket !

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayıyla birlikte uzun süredir konuşulan 4.Yargı Paketi yürürlüğe girdi. Özellikle terör suçlarından tutuklu olarak yargılanan veya ceza almış birçok kişinin serbest kalması anlamına gelen pakette önemli değişiklikler bulunuyor. Bunların başında silahlı terör eylemlerine karışmamış PKK/KCK mensuplarının serbest bırakılması geliyor. KCK Operasyonları Neden Yapılmıştı Terör örgütü PKK’nın 2005 yılında ilan ettiği KCK yapılanması, […]

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayıyla birlikte uzun süredir konuşulan 4.Yargı Paketi yürürlüğe girdi.

Özellikle terör suçlarından tutuklu olarak yargılanan veya ceza almış birçok kişinin serbest kalması anlamına gelen pakette önemli değişiklikler bulunuyor. Bunların başında silahlı terör eylemlerine karışmamış PKK/KCK mensuplarının serbest bırakılması geliyor.

4.yargı paketi neler getiriyor KCK,PKK

KCK Operasyonları Neden Yapılmıştı

Terör örgütü PKK’nın 2005 yılında ilan ettiği KCK yapılanması, günümüzde kamuoyuna sunulan “suçsuz, masum PKK” tablosunun, sistemli olarak başlatıldığı ilk organizasyondur.

KCK ile birlikte terör örgütünün çizdiği tabloya bakıldığında; legal ve illegal alanda etkin bir eylemlilik halinin varlığını ortaya çıkıyordu. KCK’nın giderek artan eylemleri ve bu eylemlerin şehirlere yayılması, büyüyen bir terörizm sorununa işaret ediyordu.

Terör örgütüne yakın siyasi partinin yerel seçimlerde aldığı belediyeler, yıllardan bu yana çeşitli STK’lar üzerinden gerçekleştirilen propagandalar, üniversiteleri saran terör örgütü yandaşlarının eylemleri, emniyetin KCK operasyonlarını başlatmasına zemin hazırlamıştı.

Bu durumda güvenlik güçlerinin terör örgütüne karşı yeni önlemler alması gerekiyordu. Böylece Hükümet’in de desteğiyle; Belediye başkanlarından Sivil toplum kuruluşu (STK) yöneticilerine, akademisyenlerden üniversite öğrencilerine kadar birçok alandan çok sayıda kişiye yönelik olarak KCK operasyonları başlatılıyordu.

2009 yılında KCK’ya yönelik başlayan operasyonlar toplumun belirli kesimlerinde farklı bir algının oluşmasına yol açtı. Özellikle medyanın büyük bir kesiminde KCK’nın tam olarak ne olduğunun anlaşılamaması ve genellikle “terör örgütün şehir yapılanması” olarak ifade edilmesi, önemli bir bilgi eksikliğini ortaya koymaktaydı.

Bu kapsamda KCK’nın nasıl bir yapılanma olduğu, ne şekilde hareket ettiği ve neyi amaçladığı sorularına yanıt veremeyen kitle iletişim araçlarından çıkan yetersiz bilgiler, olayın kamuoyu nezdinde tam olarak anlaşılmasının önüne geçmekteydi. Bu süreçte KCK operasyonlarını “Kürt hareketine karşı devletin bir politikası” olarak nitelendiren terör örgütü yandaşları kişi ve yönlendiriciler kısmen de olsa bu manipülasyonlarında başarılı oluyorlardı.

KCK Operasyonlarının Önemi

2009 yılında başlayan KCK operasyonları, terör örgütü PKK’nın son yıllarda gerçekleştirdiği eylem ve yapılanma faaliyetlerinin önünde büyük bir engel oluşturmuştur. Örgütün siyasallaşma ve sivilleşme hamlesini boşa çıkaran bu operasyonlar, 2005 sonrasında Türkiye’deki terörizm gerçeğinin ulaştığı noktayı da gözler önüne seriyordu.

KCK; alternatif bir devlet sistemini öngören, PKK’nın silahlı eylemlerinden ziyade Türkiye’yi yönlendirmek isteyen bir yapıdır. Bu sinsi ve bir o kadar da tehlikeli yapı, emniyetin operasyonlarıyla büyük darbe almıştır.

KCK operasyonlarıyla bir gerçek daha ortaya çıkmıştı. Artık terör sadece dağdaki terör eylemiyle sınırlı kalmıyor, birçok alana, kuruma sirayet edebiliyordu. Sivil toplum örgütlerinden üniversitelere, yerel yönetimlerden medyaya kadar uzanan KCK operasyonları hiç şüphesiz yakın dönemde terörün bitirilmesi adına atılan en ciddi adımların başında gelmekteydi.

Ancak günümüzde AKP’nin “terörsüz bir ülke” parolasıyla başlattığı süreç bu operasyonları değersiz kılmıştır.  Son dönemde izlenen politikalar ve örgüte karşı operasyonların durdurulması; savcıların, emniyet mensuplarının aylarca uğraş verdikleri ve pasifize etmeye çalıştıkları KCK yapısını yeniden “güç” haline getirmiştir.

4.Yargı Paketi ve Sonrası

Terör örgütünün eylemsizlik kararı sonrasında uzun bir süredir konuşulan “hükümet ne verdi de örgüt geri çekiliyor” sorununa yanıtını bulabilmek için 4.Yargı Paketi’ne bakmak yeterli olacaktır.

Bu paket, çok sayıda örgüt mensubunun tutukluluk hallerinin ortadan kalkmasına ve örgüt faaliyetlerinin yeniden hız kazanmasına neden olacaktır. Aynı zamanda PKK, tahliyelerle birlikte önemli elemanlarını (beyin kadrosu) geri kazanacak ve güçlenecektir. Bu süreç; toplumdaki adalet duygusunu zayıflatacak, terör mağduru vatandaşlar (sivil, kamu görevlisi, güvenlik güçleri) açısından kabul edilemez bir durumu ortaya çıkaracaktır.

Yeni yasa ile “örgütün bildiri ve açıklamalarını basıp yayanlar, örgüt propagandası yapanlar, örgütün çağrı veya talimatları üzerine düzenlenenler de dahil olmak üzere gösterilere katılanlara artık terör örgütü suçundan ceza verilmeyeceği” ihtimali doğru okunmalıdır.

Türkiye’nin yıllarca emek verdiği terörle mücadele süreci bir kenara atılmamalı, “Terörsüz bir ülke” diyerek  atılan adımlarla yeni sorunlar oluşturulmamalıdır.

Yorum

  1. Nrmn Çlk

    06 Mayıs 2013 at 17:29

    aklı hür,vicdanı hür,yüksek karakterli,cesur BATUHAN,sen çok yaşa.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz