Son Dakika
20 Ağustos 2017 Pazar

Sami Selçuk: Görmezden gelmek suçtur

15 Nisan 2013 Pazartesi, 10:49

BDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, yazılı talimatın, İmralı’da heyetle Abdullah Öcalan’ın daha önce görüşülüp, değerlendirildiğini açıkladı

Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk, PKK’nın sınır çekilmesi sürecinde hükümetin savcılara ve güvenlik güçlerine vereceği yazılı talimatın kanuni temeli bulunmadığına dikkat çekti. Selçuk, “Eğer bir kişi bir terör örgütü mensubu ise bu davranış bir suçtur. Herhangi bir görevliye ‘Bu suçu görmezden gelin’ denemez. Bunun hukuki temeli, yasal dayanağı yoktur. Ne güvenlik görevlilerini ne de savcıları böyle bir buyruk bağlamaz. Yasaya aykırı buyruk dinlenmez. Güvenlik birimlerini dinleyip hareketsiz kalırlarsa suç işlemiş olurlar” dedi.

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer‘in “‘Yazılı Talimat İmralı Mutabakatına Uygun’” başlığıyla yayımlanan (15 Nisan 2013) yazısı şöyle:

‘Yazılı Talimat İmralı Mutabakatına Uygun’

Başbakan Erdoğan ve AKP kurmayları, PKK militanlarının sınır dışına çıkışı sırasında güvenlik birimlerinin müdahalede bulunmaması için yazılı bir talimat verilip verilmeyeceği konusunda son birkaç gün içinde kamuoyuna birbirinin taban tabana zıttı açıklamalarda bulundular. Kırgızistan yolunda “Öyle şey olmaz” diyen Erdoğan, dönüş yolunda “polis ve askerin rahat çalışabilmesini temine yönelik bir adım” atacaklarının sinyalini verdi. Öyle anlaşılıyor ki hükümet, PKK’lıların çekilme sürecine ilişkin ‘valilikler’ kanalıyla polis ve askere bir talimat verme noktasına gelmiş durumda.

Demirtaş: Konuşulmuş, mesafe alınmıştı

Başbakan’ın ‘çekilme sürecinde güvenlik birimlerine yazılı talimat verileceği’ anlamı taşıyan son açıklamasını, sürecin önemli bir tarafı olan BDP’nin Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş şöyle değerlendiriyor:

“Bu konu İmralı’da Abdullah Öcalan ile devlet heyeti arasında konuşulmuş ve mesafe kat edilmiş bir mevzuydu. Hükümet bugüne kadar kamuoyuna bir taahhütte bulunmamıştı. Sayın Başbakan parlamentoda kurulan komisyonun yanı sıra bu tür idari tedbirleri de düşünüyorsa bu tabii ki olumlu olur.”

Bu tür bir talimata neden ihtiyaç duyulduğunu ise Demirtaş şöyle izah ediyor:

“Geri çekilme sırasında provokasyon olmaması, olası ölümlerin engellenmesi için böyle bir düzenleme gerekli. Bir başka boyutu daha var: Bu işin gayri ahlaki, gayri meşru bir iş olmadığının ortaya konması açısından da idari bir düzenleme önemlidir. Yasal bir güvence olsun ki, herkesin hukuk karşısında güvenliği olabilsin. Bu iş öyle ‘Sırtımı döndüm birbirimizi görmezden gelelim’ tarzıyla yürüyemez. Yürürse riskli olur.”

Selçuk: Hukuki temeli yok, bağlamaz

Başbakan Erdoğan’ın “Polis de asker de rahat çalışsın”; BDP lideri Demirtaş’ın da “Yasal bir güvence hukuk karşısında herkese güvenlik getirir” diye benimsedikleri güvenlik birimlerini bağlayıcı yazılı talimat konusunun hukuki boyutunu da Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk’a da sorduk. Selçuk, hükümetin vereceği talimatın kanuni temeli bulunmadığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Eğer bir kişi bir terör örgütü mensubu ise bu davranış bir suçtur. Herhangi bir görevliye ‘Bu suçu görmezden gelin’ denemez. Bunun hukuki temeli, yasal dayanağı yoktur. Ne güvenlik görevlilerini ne de savcıları böyle bir buyruk bağlamaz. Yasaya aykırı buyruk dinlenmez. Güvenlik birimlerini dinleyip hareketsiz kalırlarsa suç işlemiş olurlar.”

‘Asker ve savcı suç işlemiş olur’

Konunun savcıları ilgilendiren bölümü üzerinde de ağırlıklı olarak duran Selçuk şunları söyledi:

“Cumhuriyet savcısı böyle bir suçu kovuşturmak zorundadır. Ceza Yargılaması Yasası’nın 160. maddesine göre ‘bir suç işlendiği izlenimini öğrendiği anda’ gerçeği araştırır ve 170. maddeye göre de ‘yeterli kuşku’ varsa davayı açmak zorundadır. Dava açma zorunluluğu ilkesi karşısında hiçbir takdir yetkileri yoktur. Savcılara kimse de buyruk veremez. Dolayısıyla cumhuriyet savcısı böyle bir durumu kovuşturmak zorundadır.”

Tek yol: Süreli yasa

Yargının ‘ülke yararını gözetme’ gerekçesiyle müdahil olmaması gerektiği şeklinde bazı kesimlerde değerlendirmeler yapıldığını belirten Selçuk, bu tür değerlendirmelere katılmadığını vurgulayarak “Cumhuriyet savcıları ‘ülke yararı’ ölçütüne göre dava açmaktan kaçınamaz. Kaçınırsa yargısal etkinlik değil siyasi etkinlik yapmış olurlar” dedi.

Mevcut yasal çerçeve içindeki tek çözüm yolunun, “PKK mensuplarının kendiliğinden teslim olarak ‘etkin pişmanlıktan’ yararlanmaları” olduğunu belirten Selçuk, yeni bir yasal çerçevenin de hukuki meşruiyet sorununu çözebileceğini ifade etti. Selçuk, “TBMM’den süreli bir yasa çıkarılarak bu sorun çözülebilir” dedi.

Valiler askeri üs dışına çıkarmayacak

Başbakan’ın valilere genelge gönderileceği şeklindeki ifadeleri, hükümetin TBMM’den bir kanun çıkarmak yerine, valilikler üzerinden TSK birimlerini kontrol etmek şeklinde bir yaklaşım içinde olacağını gösteriyor. TSK birliklerinin güvenlik operasyonları, bulundukları il valilerinin iznine bağlı. Hükümetin TSK’ye yazılı bir talimat vermek yerine, valiliklere göndereceği genelgeyle ‘TSK birimlerinin kendi emniyetleri dışında üs bölgeleri dışına çıkışını’ engelleme yolunu tercih edebileceği ileri sürülüyor. Bu yöntemle, üs dışına çıkmayan askerin, sınır dışına çekilmekte olan PKK’lılarla sıcak temasının önlenmesi hedefleniyor.

T24

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz