Son Dakika
18 Kasım 2017 Cumartesi

Aliyev’lerin ardı arkası kesilmeyen yolsuzlukları

06 Nisan 2013 Cumartesi, 09:04

Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), dün Azerbaycan’dan Kanada’ya, Pakistan’dan Rusya’ya aralarında siyasetçi ve ünlülerin de bulunduğu 130 bin kişinin adının geçtiği offshore sistemindeki 32 trilyon doları bulan para üzerinden vergi kaçakçılığıyla ilgili kirli çamaşırları ortaya döktü.

İşte Hürriyet’ten Tolga Tanış ve İrem Köker’in o haberi:

“Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ), 1997’de kurulan ve bugün 60 ülkeden 160 gazetecinin uluslararası dosyalarda işbirliği halinde çalıştığı bir gazetecilik platformu.

2.5 MİLYON DOSYA

* ICIJ ekibi, 2.5 milyon dosya, 2 milyon e-posta içeren 260 gigabyte büyüklüğündeki datayı incelemeye başladı. Belgelerin taranması için 46 ülkeden 86 gazeteci destek verdi. Bu süreçte ICIJ’nin uyguladığı yöntemler ise modern araştırmacı gazeteciliğin nasıl bir noktaya ulaştığını gösteren önemli bir örnek oluşturdu.

* ICIJ editörleri, Virgin Adaları, Cook Adaları ve Singapur’daki 10 offshore bölgesinde 122 bin şirket, 12 bin aracı ve 130 bin kişi hakkında bilgi içeren dosyaları önce özel bir yazılımla tekrarlardan arındırdı. Böylece ilk datanın yüzde 40’ı temizlendi.

* Daha sonra 170 ülkeye yayılan offshore’cuları araştırmak için örgütün üyeleri gazeteciler ve Azerbaycan’da olduğu gibi OCCRP (Organize Suçlar ve Yolsuzlukları Haber Projesi) türü benzeri başka saygın araştırmacı gazetecilik kuruluşlarının temsilcilerinden dünya çapında bir ekip oluşturuldu. Böylece projeye 46 ülkeden 86 araştırmacı gazeteci katıldı.

* Data analiz edilirken, resim ve klasik arama motorlarının tanımlayamadığı bilgiler için FTR (metin dışı) yazılım sistemleri kullanıldı. Avustralyalı NUIX ve Amerikalı dtSearch şirketlerinden bedava yazılım desteği sağlandı. Ayrıca Almanya, İngiltere, Yeni Zelanda ve Kostarika’daki bilgisayar programcıları örgüte kod yazarak destek oldu.

WIKILEAKS’TEN 130 KAT BÜYÜK

* Dünya çapında ortak bir projede buluşan gazetecilerin iletişimi için ise İngiliz bir programcı 2012’nin Aralık’ında iki haftalık bir çalışmayla ICIJ için internet bazlı bir platform yarattı. Interdata adlı sistemde, Wikileaks’ın yayınladığı ABD Dışişleri Bakanlığı kriptolarından 130 kat daha büyük olan araştırma için 28 bin arama yapıldı.

* Araştırmayla bugün birçok ekonomiste göre dünyayı darboğaza sokan offshore bankacılığın dünyadaki finansal sistemin nasıl içine işlediği ve politikacıların bu sistemi yolsuzluklarını gizlemek için nasıl kullandıkları gözler önüne serilmiş oldu. Offshore hesapların, küresel finans sistemine yılda ortalama 1-1.6 trilyon dolar zarar verdiği hesaplandı.

GELECEĞİN GAZETECİLİĞİ

ICIJ’in yürüttüğü bu proje, başka bir açıdan özellikle gelişmekte olan ülkelerde tüm baskılara rağmen gazeteciliğin nasıl devam ettiğini gösteren bir örnek. ICIJ, OCCRP gibi kuruluşlar özellikle son 10 yıldır şeffaflıktan uzak hükümetlerin olduğu ülkelerde bu türden uluslararası çalışmalar yürütüyor. Ve belge, bilgi desteğiyle bu ülkelerde yaşanan yolsuzluk ve usulsüzlüklere uluslararası medyada ışık tutuyor. Bağışlarla ayakta kalan bu örgütler, bazı ülkelerde önde gelen yayın kuruluşlarının mensuplarıyla çalışırken, bazı ülkelerde de sadece kendileri için araştırma yürüten gazeteler istihdam edebiliyor.

Azerbaycan’da Aliyev çiftliği

* ICIJ’in yürüttüğü ‘Offshore Projesi’nin en çarpıcı kısmı, hiç şüphesiz Azerbaycan’da Aliyev Ailesi’nin gizli ticari faaliyetlerini ortaya çıkaran bölüm.

* Buna göre Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, karısı Mihriban Aliyev ile British Virgin Adaları’nda 2003’te Rosamund adlı bir şirket kuruyor.

* 2008’de ise bu sefer Azeri işadamı Hassan Gozal ile o tarihlerde 19 ve 23 yaşlarında olan Aliyevlerin iki kızı ortak iş yapıyor.

* Gozal, yine British Virgin Adaları’nda kurulan Aliyevlerin kızları Arzu ve Leyla Aliyev’in sahibi gözüktüğü üç şirketin direktörü oluyor.

*Ve bu arada Azerbaycan’da milyarlarca dolarlık inşaat ihaleleri kazanıyor. Şirketlerin isimleri ise Arzu Aliyev’in üzerinde gözüken Arbor Investment ile Leyla Aliyev’in sahibi olduğu LaBelleza Holding ve Harvard Management.

* Her üç şirkette de aracı olarak Malezya merkezli Naziq &Partners şirketi var. Şirketlerin kuruluş formaliteleri için hizmet sağlayıcı ise Singapur merkezli Portcullis TrustNet.

* Belgeler, 2003’te İlham Aliyev’in Azerbaycan Parlamentosu’nda görev yaparken aynı zamanda offshore şirketlerin başında olduğunu doğrularken, babası Haydar Aliyev’in ölümünden sonra o yılın Ekim ayında devlet başkanı olmasından sonra da görevinin devam ettiğini, offshore işinin 2004 ortasına kadar sürdüğünü gösteriyor. 2008’den sonra da işi kızlarının üzerinden yürüttüğü belgeleniyor. Halbuki Azerbaycan Anayasası, Azeri Parlamentosu mensuplarının bir yandan ticari faaliyet yürütmesini kesin bir dille yasaklıyor.

* Offshore kayıtları, Arzu ve Leyla Aliyev’in üzerlerindeki şirketler dışında Dubai’da 100 milyon dolara yakın değerde mülk sahibi olduğunu gösterirken, Hassan Gozal’ın ise sahibi olduğu Azersun, Dia gibi şirketleri üzerinden Azeri Hükümeti’nden 4.5 milyar dolarlık inşaat ve petrol ihalesi aldığı biliniyor.

Listede yok yok…

ICIJ, Yunanistan’da yaygın bir uygulama olmasından dolayı bu ülkeyle ilgili belgeleri ayrı bir bölümde değerlendirirken, ortaya başka ülke ve siyasetçilerle ilgili önemli iddialar da attı. Bunlardan bazıları şunlar:

* Almanya sosyetesinin önde gelen isimlerinden, Brigitte Bardot’nun eski kocası Gunter Sachs’ın Cook Adaları’nda kurduğu iki şirket ve beş vakıfla, vergi kaçırdığı iddia edildi. Mayıs 2011’de intihar eden Sachs’ın ayrıca Panama, British Virgin Adaları ve Lüksemburg’da da benzer “yapıları” olduğu ve malvarlığının büyük bölümünü yurtdışında sakladığı bildirildi. Alman Maliye Bakanlığı offshore Leaks’de adı geçen isimleri vergi kaçırmaktan dava açamak için resmen istiyor.

* Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın sağ kolu Jean-Jacques Augier, British Virgin Adaları’nda kurulu bir şirketle birlikte Çin’de dağıtım işi yapan Cayman adaları merkezli bir şirkete yüzde 25 ortak olduğu ortaya çıktı. Augier, ortağının Çinli işkanı Xi Shu olduğunu söyledi.

* Moğolistan eski Maliye Bakanı Bayartsogt Sangajav’ın görevi sırasında İsviçre’deki banka hesabını kullanarak bir offshore şirket kurduğu ortaya çıktı. Sangajav, bu şirketi gizli tutmasının hata olduğunu kabul etti.

* Filipinler’in yolsuzluklarıyla ünlü eski Devlet Başkanı Ferdinand Marcos’un kızı Maria Imelda Marcos Manotoc da vergi cennetlerinde çok sayıda şirket sahibi olan isimler arasında yer alıyor.

* Rusya Başbakan Yardımcısı Igor Shuvalov’un eşi Olga Shuvalova’nın da çok sayıda offshore hesabı olduğu öne sürüldü. Igor Shuvalov, bu hesaplarla hiçbir ilgisi olmadığını açıkladı. “( Tolga Tanış / Washington)

KOMŞUNUN DA İPİNİ OFFSHORE ÇEKMİŞ

“ICIJ’nin araştırmasından çıkan belgelere göre Yunanistan ekonomisinin de offshore (kıyı bankacığılı) sistemi yüzünden iflasın eşiğine geldiği iddia ediliyor. Ülkenin bu yüzden 70 milyar dolarlık kayıp yaşadığı belirtiliyor.

Tarihin en büyük küresel gazetecilik araştırmasından çıkan belgeler arasında Yunanistan’la ilgili de önemli iddialar yer alıyor. Çok sayıda Yunan vatandaşının ‘vergi cenneti’ olarak bilinen bu ülkelerde şirket sahibi olduğu ortaya çıkarken, tahvil alım-satım işlemleri yapıldığı ve savunma ihalesi alan bazı şirketlerin sahiplerinin buralarda kurulu olduğu belirlendi. Yunan hükümeti, bu hesap ve şirketleri mercek altına almaya hazırlanırken, ülkenin bu yüzden iflas ettiği kaydediliyor.

KÖYLÜLER BİLE KAÇIRMIŞ

Başta Virgin Adaları olmak üzere, bu vergi cennetlerinde şirket sahibi olan Yunanlar arasında armatör ve önde gelen işadamları gibi çok zenginlerin yanı sıra orta sınıf aileler ve hatta köylüler de bulunuyor. Yunan vatandaşları, ülke dışında kurdukları şirketleri Maliye Bakanlığı’na bildirmek ve kendi ülkelerinde vergi ödemek zorundalar. Ancak ICIJ, Yunanistan vatandaşlarına ait olan 107 offshore şirketinin yalnızca dördünün vergi bildiriminin yapıldığını tespit etti.

DERİN BİR ENDİŞE

Bununla birlikte, vergi mevzuatındaki açıklar nedeniyle çok sayıda kişi, vergi bildirimi yapmamanın hukuki bir dayanağını bulabiliyor. Toplanamayan vergiler, Yunanistan’ın en ciddi sıkıntıları arasında yer alırken, son iki yıl içerisinde offshore şirketlerin ödediği toplam vergi miktarı yüzde 90 azalarak 345 bin Euro’ya geriledi. ICIJ’in ortaya çıkardığı belgeleri değerlendiren Yunanistan Gelir İdaresi Genel Sekreteri Charis Theocharis, bu bulguların hükümet içinde “derin bir endişe” yarattığını ve herhangi bir usulsüzlük yapılıp yapılmadığının anlaşılması amacıyla derhal inceleme başlatılacağını açıkladı.

70 MİLYAR DOLAR VERGİ

Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, derin bir ekonomik kriz içinde bulunan Yunanistan’da toplanamayan vergilerin miktarı 70 milyar dolar ile gayrisafi yurtiçi hasılasının da yüzde 25’ine denk. Yunanistan hükümetine bağlı mali suçlar inceleme biriminin Baş Denetçisi Yorgo Kanellopulos da, “Offshore şirketler, Yunan konut sahipleri tarafından vergi kaçırmak; işadamları tarafından kârlarını gizlemek ve siyasetçiler tarafından da rüşvet almak için kullanılıyor” dedi.

Paravan ablanın 1200 şirketi var

* VİRGİN Adaları, Cook Adaları ve Singapur gibi yerlerde bulunan offshore bölgelerinde hesap açmak, şirket, vakıf veya yatırım fonu kurmak çok kolay. Bu küçük yerlerin en önemli geçim kaynağı finansal hizmetler sektörü olduğundan dolayı, bu tarz hesap ve şirketlerden vergi alınmıyor. Bu nedenle bu tarz yerlere “vergi cenneti” de deniyor. Dahası, istenildiği takdirde burada kurulu şirketlerin sahiplik yapıları gizli tutulabiliyor. Buralardaki şirketler, ağırlıklı olarak “temsilci atama” olarak isimlendirilen yöntemle kuruluyor. Şirket kurmak isteyen bir kişi, burada bulunan bir temsilciye vekalet göndererek, anında şirketi kurdurabiliyor. Temsilcilerin temsil ettikleri kişiyi açıklama yükümlülüğü ise yok. ICIJ’in ortaya çıkardığı belgelere göre, Karayipler’de küçük bir ada Nevis’te yaşayan 38 yaşındaki İngiliz vatandaşı Sarah Petre-Mears, 1,200 şirketin temsilcisi ve yöneticisi konumunda bulunuyor.

Çin’e akan paralar

* ICIJ araştırmasının ortaya koyduğu en çarpıcı sonuçlardan biri de, offshore şirket sahiplerinin en çok Çin, Hong Kong ve Tayvan’da yaşıyor oluşu. Bu durum, örneğin British Virgin Adaları gibi küçük bir yerden neden Çin’e büyük para transferleri yapıldığını açıklıyor. Diğer bir grup da Rusya ve eski Sovyet cumhuriyetlerin-dekiler.Güney Kıbrıs’tan Rusya’ya akan ve en son yaşanan ekonomik krizde daha net ortaya çıkan vergi kaçkını Rus parası da araştırmanın yine önde gelen başka bir boyutu.

İlginç vakalar

* Ünlü armatör Aristotle Onassis’in efsanevi yatı Christina O’nun restorasyonu, Cook Adaları’nda bulunan The Christina Limited Partnership üzerinden yapıldı.Şirketin ortakları, Onassis’in arkadaşı John Paul Papanicolaou, İrlandalı avukat Ivor Fitzpatrick ve İrlandalı müteahhid Robert Harris.

* Belgelerde Yunanistan Hava Kuvvetleri’nde 242 milyon dolarlık ihale kazanan ISI Hellas S.A. da yer alıyor. ISI Hellas’ın ortaklık yapısı incelendiğinde, birbirinde hisse sahibi olan ve British Virgin Adaları’nda kurulu çok sayıda şirkete ulaşılıyor.

* Yunanistan’ın en büyük perakende gruplarından Jumbo SA’nın Başkanı Apostolos Vakakis de belgeler de adı geçen isimler arasında yer alıyor. Vakakis’in British Virgin Adaları’nda kurduğu Karpathia adlı bir şirket üzerinden, Jumbo’nun çıkardığı tahvillerden 36.7 milyon euroluk alım yaptığı ve daha sonra bunları satarak, 28.4 milyon euro kâr ettiği ortaya çıktı.” (İrem Köker / İstanbul)

Bir diğer önemli gelişme ise Balkanlar ve Kafkasya’da karşı (renkli) devrimleri organize ve finanse eden kuruluşların yayınladığı kitapların Azericeye tercüme edilerek Azerbaycan’da sivil toplum örgütlerine dağıtıldığı ortaya çıktı.

Azerbaycan APA TV’nin haberine göre ABD Albert Einstein Enstitüsü tarafından hazırlanan “Diktatörlükten Demokrasiye” ve “Pasifist Eylemin 198 Metodu” adlı iki kitabın Azerbaycan’da bazı sivil toplum örgütlerinde eğitim için kullanıldığı ortaya çıktı.

Diktatörlükten Demokrasiye” adlı kitabın 2005 yılı Azerbaycan Halk Cephesi Partisi Dış işleri sözcüsü Razi Nurullayev tarafından desteklenen bir hareketin isteği sonucu çevrildiği belirtildi.

Kitap mevki elde etme, askerlerle yakın ilişki kurma, üstsüz protesto, dini hareketler, gizli protestolar gibi teknikleri içeriyor. Kitap özellikle hedef kitlesi olarak sosyal aktivistler, politik aktivistler, gazeteciler gibi grupları belirliyor.

Diğer bir kitap olan Pasifist Eylemin 198 Metodu’nda tasvir edilen metotlar pasifizmden oldukça uzak bir çizgi izliyor. Kitapta yer alan “Demokratik Değişimler” bölümünde kansız darbe, sivil itaatsizlik, isyancılık gibi metotlar anlatılıyor.

WikiLeaks bu kitapları basan kuruluş, Albert Einstein Enstitüsü hakkında birçok belge yayınladı. Belgelerde bu enstitünün 60’lardan bu yana diğer “ülkeleri özgürleştirme” girişimlerinin en önemli öznelerinden biri olduğu gözler önüne seriliyor. Ayrıca belgelerde son yıllarda bu enstitünün en büyük finansal kaynağının, Ulusal Demokratik Enstitüsü ve dünyanın birçok ülkesinde karşı darbe amaçlı para toplayan ve Amerikancı sivil toplum kuruluşlarına fon aktaran NED (National Endowment for Democracy) adlı örgütler olduğu belirtiliyor.

Albert Einstein Enstitüsü hakkında WikiLeaks’te yer alan pek çok doküman bu kuruluşun Freedom House ve Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitü gibi kuruluşlarla işbirliği yaptığını da ortaya döküyor. Enstitünün şu anki en büyük ortağı ise Sırbistan’da karşı devrimi organize etmek için kurulan CANVAS (Kabul Edilmiş Pasifist Eylem ve Strateji Merkezi) adlı organizasyon. Bu kurum ayrıca Gürcistan ve Ukrayna’da da renkli devrimleri hazırlayan örgüt olarak biliniyor.

Wikileaks’in Şubat ayında yayınladığı son belgelere göre Azerbaycan, CANVAS’ın faaliyet alanındaki ülkelerden biri. Kuruluş faaliyetlerini Freedom House, Uluslararası Cumhuriyetçi Enstitü ve Soros’la işbirliği içinde yürütüyor. (soL )

 

Odatv.com

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz