Son Dakika
18 Kasım 2017 Cumartesi

CHP, Anayasa önerisi taslağını açıkladı

05 Nisan 2013 Cuma, 22:00
CHP, Anayasa önerisi taslağını açıkladı

CHP Konya Milletvekili Atilla Kart ve CHP İzmir Milletvekili Rıza Türmen Meclis’te düzenledikleri basın toplantısında, önerileri hakkında bilgi verdi.

CHP’nin yeni anayasanın başlangıç bölümü önerisi şöyle:

“Çatalhöyük’ten bu yana toprağı yoğurup, uygarlığı inşa eden, bin yıldır dostlukla yaşayan; Balkanlar’dan, Kafkaslar’dan, Orta Asya’dan, Mezopotamya’dan yollara düşen, Anadolu’da buluşan kadim uygarlıkların mirasçısı olan Türkiye Cumhuriyeti Ahalisi; Çanakkale’de, Sakarya’da, Afyon’da, İstiklal Destanını dünyaya haykırmış, mazlum uluslara rehber olmuş; Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde her türlü ayrımcılığı reddederek, farklılıkları ve kültürel çoğulculuğu, ulusal bütünlük anlayışı içinde zenginliklerin kaynağı olarak kabul eden eşitlik anlayışıyla ve ‘Türk Ulusu’ adıyla; insan onuruna, insan haklarına, hukukun üstünlüğüne, sosyal adalete, katılımcı ve çoğulcu demokrasi anlayışına dayalı laik Cumhuriyetin kurum ve kurallarını düzenleyen; tarihi ve kültürel mirasımızla çevre değerlerimizi koruma ve yaşatma amacı taşıyan bu Anayasayı ortak iradesi ile oluşturmuş; köken, dil, cinsiyet, inanç ayrımı yapmaksızın, bize yadigar olan, ‘Türkiye’ adıyla andığımız bu güzel ülkeyi yurt edinmiş nesiller olarak; Ay yıldızlı bayrak altında; Egemen irademizin ve Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün çağdaş uygarlık hedefi ile ebedi barış idealine bağlılığımızın ifadesi olarak; seçilmiş temsilcilerimizle birlikte, bu Anayasayı kabul ediyor, ilerleyen bilimin ışığında, sürekli değişen dünyanın gereklerine uygun olarak, yurttaşlar arasında dayanışma ve gönüllü birlikteliğe dayalı bir anlayışla gelecek kuşakların özgürlüğü, huzur, refah ve mutluluğu için; Bu Anayasa’ya sahip çıkacakları ve meşruiyetini yitirmiş herkese karşı direnme hakkını kullanacakları inancı ile gelecek kuşaklara emanet ve tevdi ediyoruz.”

Değiştirilmez maddeler korundu

CHP’nin önerisinde, mevcut Anayasa’daki devletin şekli ve Cumhuriyet’in nitelikleri önemli ölçüde korunuyor. Cumhuriyetin nitelikleri başlığında, “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti” olarak tanımlanıyor. Burada mevcut Anayasa’daki “insan haklarına saygılı” ibaresinin, “insan haklarına dayalı” olarak değiştirilmesi öneriliyor.

Önerinin genel esaslar bölümünde, mevcut Anayasa’daki gibi “Türkiye Devleti’nin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün, dilinin Türkçe, bayrağının, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayrak, milli marşının İstiklal Marşı ve başkentinin Ankara olduğu belirtiliyor.

CHP, birinci maddedeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile ikinci maddedeki Cumhuriyetin nitelikleri ve üçüncü maddesindeki hükümlerin değiştirilemeyeceğini ve değiştirilmesinin teklif edilemeyeceğini öneriyor.

CHP’nin önerisinde devletin temel amaç ve görevleri, “yurttaşlarına özgürlük, refah ve güvenlik sağlamak; ülkenin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, insan onurunu, Cumhuriyet’i ve demokrasiyi korumak; kişinin temel hak ve özgürlüklerini ve hukuk devletini güvence altına almak; sosyal adalet ilkesiyle bağdaşmayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmak, kişinin maddi ve manevi varlığını geliştirmesi için gerekli koşulları hazırlamak” olarak sıralanıyor.

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” hükmü korunan öneride, milletin, egemenliğini, Anayasa’nın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanacağı belirtiliyor.

Egemenliğin kullanılmasının, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağına yer verilen öneride, hiçbir kimse veya organın kaynağını Anayasa’dan almayan bir devlet yetkisi kullanamayacağı ifade ediliyor. Öneride, ulusal üstü yetkileri bulunan kuruluşlara üyeliği gerektiren uluslararası anlaşma hükümleri saklı tutuluyor.

Anayasa değişikliklerinin kabulü ve katılım şartı

CHP, önerisinde, “İnkılap kanunlarının korunması”na yer veriyor. Ayrıca, Anayasanın hiçbir hükmü, Türk toplumunu çağdaş uygarlık seviyesinin üstüne çıkarma ve Türkiye Cumhuriyetinin lâiklik niteliğini koruma amacını güden, aşağıda gösterilen inkılâp kanunlarının, Anayasanın halkoyu ile kabul edildiği tarihte yürürlükte bulunan hükümlerinin, Anayasaya aykırı olduğu şeklinde anlaşılamaz ve yorumlanamaz” ifadesine yer veriliyor.

Öneride, Anayasa değişikliği kanununun, toplam kayıtlı seçmenlerin ve oylamaya katılanların üçte ikisinin oyu ile kabul edilmemesi durumunda reddedilmiş sayılacağı yer aldı. Halkoyunda kabul edilen anayasa değişikliği kanunu Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girecek. Anayasanın bütünüyle değiştirilmesi dışında, konu itibariyle birbiriyle bağlantısı olmayan hükümler üzerinde ayrı oylamalar yapılacak. Olağanüstü hal, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde anayasa değişikliği yapılmayacak. Anayasanın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten başlangıç kısmı, Anayasa metnine dahil edilecek.

“Milli iradenin iğfal edilmesini istemiyoruz”

Kart, Anayasa taslağı önerilerinin özü konusunda, “Bölge ayırım yapmadan tüm Türkiye’yi kucaklayan Türkiye Cumhuriyeti’nin tüm yurttaşlarına hitabeden, eşit yurttaş algı ve olgusunu yaratan, Cumhuriyet’in kazanımlarına sahip çıkan, çoğulcu, katılımcı, demokratik anayasayı inşa etme gayreti ve sorumluluğu içindeyiz” dedi.

Kart, temel sözleşme olan anayasada hem katılım anlamında asgari üçte iki, hem de katılanların asgari kabulü olarak üçte ikiyi öngördüklerini belirterek, “Batı demokrasilerinde de bunun örneklerini görüyoruz. Yüzde 50 ile referandum yapıldığını, yüzde 20 ile anayasanın değiştiğini görüyoruz. Seçmenin, vatandaşın asgari katılımını sağlamak için limit getiriyoruz. Mili iradenin iğfal edilmemesi, dayatma yapılmaması, oldu bitti yaratılmaması için anayasa değişikliklerinde konu başlıklarına göre ayrı ayrı oylama yapılmasını öneriyoruz. 10 yıl yapıldığı gibi torba kanun uygulamasını anayasada da yapılmasını istemiyoruz. Milli iradenin iğfal edilmesini istemiyoruz” diye konuştu.

Yorum ve ihtilafa yol açmamak için başlangıç metninin de Anayasaya dahil olduğunu ifade ettiklerini kaydeden Kart, ayrıca önemli bir değişiklik olarak bütçe görüşmelerine yönelik “Kesin Hesap Komisyonu” kurulmasını, bunun başkanının anamuhalefet partisinden olmasını, Kesin Hesap Kanunu’nun ayrıca müzakere edilmesini önerdiklerini anlattı.

Kart, anayasadaki değiştirilemez maddelerle ilgili önerileri konusunda şunları söyledi:

“Değiştirilemez maddeler yönünden değişiklik yapmamışsak da aslında o zemini yakaladığımız ikinci maddedeki ‘insan haklarına saygılı’ kavramını, ‘insan haklarına ve insan onuruna dayalı’ olarak değiştirme düşüncesindeyiz. Önerimizde yer alan ‘Dili Türkçe’dir’ ifadesini de ‘Resmi dil Türkçe’dir’şeklinde değiştirmek amacındayız. Resmi dil ve müfredat dili Türkçe’dir. Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarının tümünün anadil eğitimi hakkı elbette mevcuttur. Devlet bu noktada üstüne düşen görevleri yapacaktır, yapmalıdır. Değiştirilmezlik hükmü mevcutken, bu öneriler üzerinden taslağımızın özünün tartışmaya açılmasını istemiyoruz. Orada bir anayasa hükmü var, bu hüküm üzerinde değişiklik mutabakatı sağlamadan bu noktada girişimde bulunmayı siyaset pratiği açısından uygun bulmadık.” .

Başlangıç bölümünde “Türkiye Cumhuriyeti Ahalisi” ibaresinin yer aldığını belirten Kart, ifadenin 1920’lerde Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının sıkça kullandığı kavram olmaktan öte, 1924 Anayasasında da yer aldığını söyledi. Kart, “Türkiye Cumhuriyetleri yönetimleri maalesef bu kavramın içini demokrasi ile dolduramadı. Cumhuriyetin kazanımlarını demokrasi ile güçlendirmek irademizi ifade ediyoruz” diye konuştu.

Direnme hakkı

Türmen de Anayasalarda başlangıç bölümünün çok önemli olduğunu ve anayasaya hakim olan temel felsefeyi yansıttığını, diğer hükümlerin de bu temel felsefeye göre kurulduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

“Bizim başlangıç bölümünde şöyle bir anlayışın hakim olduğunu görürsünüz; Cumhuriyet’in temel değerleri üzerinde katılımcı ve çoğulcuyu bir demokrasiyi nasıl inşa ederiz. Bizim anayasaya bakış açımız budur. Farklılık ve kültürel çoğulculukla birlikte ulusal bütünlük bir arada ele alınmaktadır. Bunun böyle olması doğaldır. Ulusal bütünlüğü ancak farklı kimliklere yer açarak çoğulculuğu kabul ederek ulusal bütünlüğü sağlayabilirsiniz.

Anayasada, gönüllü birliktelik önemlidir. Hiç kimse ulusal aidiyeti zorla olamaz. Herkesin ulusal aidiyeti ancak gönülü birliktelik ve kendi iradisiyle olur. Direnme hakkı önemlidir. Direnme hakkı, meşruiyetini yitirmiş herkese karşıdır. Sivil ya da asker olması arasında hiçbir ayrım gözetilmemiştir. Direnme hakkını ilk kez biz kullanmıyoruz. İlk kez 1776 Amerika bağımsızlık bildirgesinde görürüz, ondan sonra Alman Anayasasında vardır. Direnme hakkı, demokrasinin bir parçadır. Meşruiyetini yitirmiş bir iktidar veya gruba karşı her zaman direnme hakkı kullanılabilir. Bizim önerimiz, geleceğe dönük bir anayasadır. Geleceğin özgür demokratik Türkiye’sini yaratma anayasasıdır.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz