Son Dakika
23 Mayıs 2019 Perşembe

Burası İngiltere !

26 Mart 2013 Salı, 03:43

İngiltere vizesi almak için ne yapmalıyım

söz gelişi bir adamcağızın göğsüne yirmiye doğru madalya
takması, onlara olağan görünüyor; vize
bizlerce bir kabaklık sayılıyordu. Parklarda, otobüslerde metrolarda yapıt
okunması, kütüphaneci dükkânlarının uğrunda kuyruklar oluşması ve kitapların da,
plâkların da aşkın ucuza satılması, bizlerin hoşuna gidiyor; onlar bunun farkına
birlikte varmıyorlardı.

Vize Çevreyi kirleten, çapar bula-calı kallavi reklâm panolarının
karşımıza çıkmaması, bizleri rahat ettiriyor; bunların adına Lenin’in koca
uzunluk fotoğraflarıyla karşılaşmak, onları rahatsız ediyordu. Oysa, benzeri
bizim Mustafa Kemal gibi, fotoğraflarına da, heykellerine bile yansıyan
karizmatik kişiliğiyle, kenarları aşağıya namuslu kıvrılan havalı ağzıyla, çekik
gözleriyle, Lenin yoğun calip geliyordu bize. Vize
Gelgelelim Nâzım Hikmet’in mezarına varmak nazire ekonomik olunca, bizim grubun
solcularıyla

sağcıları arasında, duyulmamış bir “millî vahdet ve
beraberlik” durumu ortaya çıktı: rus rehberlerimiz,

sabah kahvaltısında, tamir çalışmalarından ötürü,
mezarlığın tutuk olduğunu, oraya

gidemeyeceğimizi bildirdiler. ingiltere vizesi Bunun
üzerine, solcular elan ağızlarını açmaya saat bulamadan,  sağcılar, öfkeyle
ayağa fırlayıp kıyametleri kopardılar:

Bir gömütlük nite kapalı olurmuş? Bir müze değilmiş ki
onarım gezmek şartıyla kapatılsın! Nâzım, yetişkin bir Türk şairiymiş. Türklerin
onun kabrini ziyaret etmeye haklan varmış.

ingiltere vizesi Ruslar bunu mutlaka engelleyemezlermiş, filan
filân. Bu “millî galeyan” karşısında iki rehberimiz dehşete düştü; sadece ertesi
devir bizi oraya götürdüler. Mezar elhak güzeldi. Bir granit bloğundaki
kabartmada, Nâzım sıkıntısız öne eğik üzere gösteriliyordu. Ne gariptir ki o
belli belirsiz eğilişi, ingiltere vizesi Mustafa Kemal’in bir parmağı
dudağında, zamanında kuruşluk paralarda üstelik görülen o şöhretli fotoğrafını
anımsatıyordu biraz. Granite, Türk harfleriyle Nâzım Hikmet’in imzası
kazılmıştı. Mezara çiçek demetleri bıraktık. Bizim sağcılar, şairin anıtının
başında, birbirlerinin poz kurum fotoğraflarım çektiler.

almanya vizesi
Rusya’da bizi en iyi rahatsız eden şeylerden biri
Sovyet vatandaşlarının, yoğaltım toplumunun en hoşur ürünlerine da malik
olabilmek için ne derece hevesli gözlü davrandıklarını görmek oldu. eloğlu
olduğumuzu anlar anlamaz, bize yanaşıyorlar, değişim vasıtasıyla bir şeyler
almaya çalışıyorlardı.

Bayağı çocuklar Lenin rozetlerine cevap çiklet
istiyorlardı. Rozetlerdeki Lenin’in o hayırlı yüzüne,



almanya vizesi

sonra da çiklet paketine bakıp ölümlülük oluyordum. Büyükler, ruble
verip dolar istiyorlardı, ya da blucin,   mont, tişört istiyorlardı. üstelik
tişörtlerin en çapar bulacalılarını, üzerinde yazılar, resimler bulunanını
beğendiklerini anlamıştım. çünkü bahşiş verecek param olmadığından, oteldeki
temizlikçi kadına bir koşa çorap bir de lâcivert tişört armağan etmiştim. nisa
sevinmesine sevindi ama, elini göğsüne koyarak, makale yazıyormuş ya da tasvir
çiziyormuş kabilinden hareketler yaptı, herhalde tişörtün üstünde I Love Michael
Jackson kadar yazılar, abuk sabuk resimler olmasını istiyordu. meğer ben bunu
alırken, yazısız ve desensiz bir tişört bulabilmek için fena uğraşmıştım.
Leningrad’da bir köprüde, bir hayli sevimli, gepegencecik iki çiftle
karşılaşmıştık. Oğlanlar gitar çalıyor, kızlar kolay sesle şarkı söylüyorlardı.


almanya vizesi
Bu hayırlı gençler, bizden bir madde istemez herhalde”
diye düşündük. amma onlar da yanımıza gelip, ruble ve dolar pazarlığına
başladılar hemen. Sovyet Rusya’da düğünler iyi ilginç: Gelinle eloğlu
geleneklere uyarak, önce Lenin’in mezarına gidiyorlar.

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
izmit escort atasehir escort mecidiyekoy escort evden eve nakliyat klima kombi servisi halkali escort bahcesehir escort