Son Dakika
20 Kasım 2017 Pazartesi

Hocalı Soykırımının Yıldönümü

26 Şubat 2013 Salı, 02:55

Ermeni işgalciler tarafından kafa derileri yüzülerek, diri diri yakılarak, tecavüze uğrayarak, karınları deşilerek, gözleri oyularak, çeşitli uzuvları kesilerek, vücutları parçalanarak, hunharlık tarihine geçecek metotlarla katledilen şehit Azerbaycan Türkleri soykırımın 21. yılında anılıyor

Ermeni vahşetine tanıklık eden gazetecilerin “insanlığın faciası” olarak tanımladığı Hocalı Türk soykırımının üzerinden 21 yıl geçti. 1992 yılında, 25 Şubat’ın 26’ya bağlandığı saatlerde, Azerbaycan’ın Hocalı kasabasına giren Ermeni işgalciler, resmi rakamlara göre 63’ü çocuk, 106’sı kadın ve 70’i yaşlı 613 Azerbaycan Türkünü katletti. Tarihte örneği olmayan bir hunharlığa sahne olan gecede 1275 Azerbaycan Türkü rehin alındı, 487’si sakat kaldı, 68’i kadın, 28’i çocuk olmak üzere 150 Türk ise hâlâ kayıp.

Amaç dünyaya tanıtmak

Soykırımı tanıtmak ve soykırımcı Ermenilerin cezalandırılmasını sağlamak üzere dünyanın dört bir yanında çeşitli etkinlikler düzenleyen Azerbaycan Türkleri, geçtiğimiz ay ABD Başkanlığı’nın resmi internet sitesine “Soykırımı anın ve hatırlayın” başlıklı bir dilekçe yerleştirdi. ABD’de yaşan Türkler, Azerbaycan topraklarının yüzde yirmisinin Ermeni işgali altında olduğuna dikkat çekilmesi ve  Obama’nın bu konuda bir bildiri yayımlaması amacıyla, 22 Ocak günü başlattıkları kampanyada 115 binin üzerinde imza topladı. Ermenistan’ın ABD Büyükelçiliği önünde de protesto düzenlendi.
Hâlâ Meksika ve Pakistan dışında Hocalı’daki vahşeti “soykırım” olarak tanıyan ülke bulunmuyor. Geçtiğimiz hafta Dış İlişkiler Komitesi’nde kabul edilen yasa tasarısı Parlamento da da onaylanırsa Hocalı Soykırımını tanıyan 3. ülke Çek Cumhuriyeti olacak.

“Geliyorum” demişti

Hocalı katliamı, “Sadece Ermenilerin yaşadığı Büyük Ermenistan” projesinin ayaklarından biriydi. Ermeniler 1905’te başlattıkları “Türklerden arındırma” operasyonları kapsamında 1988 yılından itibaren Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sini işgal etti. 1 milyon kişiyi göç ettirdi. 20 binden fazla Türkü öldürdü. 50 bin kişiyi sakat bıraktı. 5 bin kişiyi rehin aldı. Azerbaycan’da bugün sadece Ermeni terörü mağduru olan  8 bine yakın “şehit ailesi” var.
Bağlantı yolları ve bölgenin tek havalimanına sahip olmasıyla “üs” niteliği taşıyan Hocalı’da soykırımının ilk adımı şehrin karayolu ulaşımına kapandığı 30 Ekim 1991’de atıldı. O günden sonra Hocalılar için helikopterden başka ulaşım aracı kalmamıştı. 20 Kasım 1991’de Azerbaycan yetkilileri ile Rus ve Kazak gözlemcileri taşıyan helikopterin düşürülmesinden sonra bu imkan da ortadan kalktı. Hocalı halkı Ermenilerin işgal ettiği köy ve şehirlerin ortasında sıkışmış halde, çaresiz ve yapayalnız kaldı.
Ermeni işgalciler, 25 Temmuz 1990’da yayınlanan bir kanunla av tüfekleri dahil bütün ateşli silahların toplanmasıyla tamamen savunmasız kalan Dağlık Karabağ’a, Rus 366. Motorize Alayına ait 9 tank, 4 zırhlı taşıyıcı, 70 piyade zırhlı savaş aracı, 4 Strela -10 roket sistemi, 8 top, 57 havan topuyla geldi ve hiçbir askeri gücü bulunmayan Hocalı’yı yerle bir etti.
Hocalı’da işlenen insanlık suçunun failleri isim isim belli. “Katiller” listesindeki isimlerden biri de tartışmalı bir seçim sonrası yeniden Ermenistan’ın başına geçen Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan.  2009’da Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün misafiri olarak Türkiye’de ağırlanan Sarkisyan 1991-1994 yılları arasında, işgalin başından ateşkese kadar Dağlık Karabağ Savunma Ordusu’nun komutanıydı. AKP, açılım ortağı olan katilin rahatsız olmaması için Azerbaycan bayraklarının Bursa Atatürk Stadı’na sokulması yasaklarken, Sarkisyan ise bulduğu her fırsatta Türkleri öldürmekten gurur duyduğunu tekrarladı:
“Hocalı’dan önce, Azerbaycanlılar bizim şaka yaptığımızı sanıyordu, Ermenilerin sivil topluma karşı el kaldırmayacaklarını sanıyorlardı. Biz bunu kırmayı başardık…”
Sarkisyan’ın ülkesindeki gençlere gösterdiği hedef aynen şöyleydi: “Karabağ’ı biz aldık, Ağrı’yı da size bıraktık!”
Ermenistan katil Sarkisyan’ı Cumhurbaşkanı yaparken, Hocalı’nın bir öç alma eylemi olduğunu söyleyen ASALA militanı Monte Melkonyan’ı da “milli kahraman” ilan etti ve ülkenin dört bir yanına heykellerini dikti.

Köpeklerin önüne attılar

Hocalı katliamcılarından Zori Balayan gözü dönmüşlüklerini yazdığı kitapta şöyle anlattı:
“Arkadaşımız Haçatur’la ele geçirdiğimiz eve girerken askerlerimiz 13 yaşında bir Türk çocuğunu pencereye çivilemişlerdi. Türk çocuğunun bağırış çağırışları çok duyulmasın diye, Haçatur çocuğun annesinin kesilmiş memesini çocuğun ağzına soktu… Başından, sinesinden ve karnından derisini soydum. Saate baktım, Türk çocuğu yedi dakika sonra kan kaybından öldü… Ruhum halkımın yüzde birinin bile intikamını aldığım için sevinçten gururlanıyordu. Haçatur daha sonra ölmüş Türk çocuğunun cesedini parça parça doğradı ve bu Türkle aynı kökten olan köpeklere attı. Akşam aynı şeyi üç Türk çocuğuna daha yaptık…”
Ölüler arasında bir çığlık
Soykırımın ertesinde bölgeye giden gazeteciler dehşeti böyle belgeledi:
“Ermeni askerleri binlerce aileyi yok etmiştir.” (Sunday Times, 1 Mart 1992)
“Bir erkek çocuğunun kafası yoktu. Her tarafta işkenceyle öldürülmüş bayan, çocuk ve yaşlılar vardı.” (İzvestiya, 13 Mart 1992)
“Cesetlerin çoğu kaçmaya çalışırken yakın mesafeden vurulmuştu, bazılarının yüzleri paramparça idi, bazılarının kafa derileri yüzülmüştü…”
(Newsweek, 16 Mart 1992)
“…Ermeni grup, Hocalı’nın 1 kilometre batısında bir yere 2 Mart günü 100 Azeri ölüsünü getirip yığdı. Son kamyonda 10 yaşında bir kız çocuğu gördüm. Başından ve elinden yaralıydı. Yüzü morarmıştı. Soğuğa, açlığa ve yaralarına rağmen hâlâ yaşıyordu. Çok az nefes alabiliyordu. Gözlerini ölüm korkusu sarmıştı. O sırada Tigranyan isimli bir asker onu tuttuğu gibi öteki cesetlerin üstüne fırlattı. Sonra tüm cesetleri yaktılar. Bana sanki yanmakta olan ölü bedenler arasından bir çığlık işittim gibi geldi.” (Daud Kheyriyan, ‘For the Sake of Cross’/ Haçın Hatırı İçin).

Karabağ hâlâ işgal altında

İnsan Hakları İzleme Örgütü Hocalı’da yaşananların “ Dağlık Karabağ’ın işgalinden bu yana gerçekleşen en kapsamlı sivil katliamı” olduğunu ve ölümlerde “Ermeni güçlerinin doğrudan sorumlu olduğunu” rapor etti.
ABD Kongresi Uluslararası İlişkiler Komisyonu Üyesi Don Barton, Kongreyi ’Hocalı soykırımı’nı tanımaya çağırdı. Barton Temsilciler Kurulu’ndaki konuşmasında, “ABD Kongresi, Hocalı soykırımını tanımakla uluslararası toplumun uzun yıllardan beri bu konuyla ilgili sessizliğini bozacaktır” dedi.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin Hocalıda yaşananların “soykırım” olarak tanınması çağrısı Türkiye, Azerbaycan, Birleşik Krallık, Arnavutluk, Bulgaristan, Lüksemburg, Yugoslavya Federal Cumhuriyeti, Makedonya Cumhuriyeti, Norveç, Polonyalı parlamenterler tarafından imzalandı. Yine AKPM Ermenistan’ın Azerbaycan’da “işgalci” olarak tanımlayan bir karar aldı.Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 822, 853, 874, 884 sayılı kararlarıyla “Azerbaycan topraklarının Ermeniler tarafından işgal edildiğini” kabul etti.
BM İnsan Hakları Örgütü Başkanı Holly Cartner “Hocalı’da sivillerin ölümünden Ermenileri sorumlu tuttuklarını” açıkladı.

1992’de Ermeni işgalciler, resmi rakamlara göre 63’ü çocuk, 106’sı kadın ve 70’i yaşlı 613 Azerbaycan Türkünü katletti. O gün 1275 Azerbaycan Türkü rehin alındı, 487’si sakat kaldı, 68’i kadın, 28’i çocuk olmak üzere 150 Türk ise hâlâ kayıp.

Türkiye’de bir çok kentte Ermeni katliamı bir kez daha lanetlendi. Çeşitli mitingler, yürüyüşler ve panellerle o günün yaşanan acı bir kez daha gözler önüne serildi.  MHP İstanbul İl Başkanlığı da TBMM’nin Hocalı Soykırımını tanıması talebiyle Galatasaray Lisesi önünde kurduğu stantta imza topladı.

Yeniçağ Gazetesi

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz